zaman tüneli

efsane şarkıcı bruce dickinson'ın 2024 başlarında çıkacak 7. solo albümü the mandrake project'ten ilk yayımlanan single. gece 00:50'de prömiyerini yaptı ve eş zamanlı olarak dinledim/izledim. az önce kalktıktan sonra bir kere daha izledim/dinledim ve beğendim. mis gibi eski usul heavy metal. sound da farklı ve etkileyici. bruce'un performansı eskisi gibi değil elbette ama gideri var hala. düz ve duru falsetto ses bile kullanmış adam ve bunu bu şekilde yaptığı ilk örnek bu herhalde. şarkı da tipik bir çıkış şarkısı diyebilirim; albümde mutlaka farklı ve daha sofistike parçalar da olacaktır kanısındayım. klibi de hoş.

dinlemek/izlemek için:
devamını gör...

kadın çalışsa da/ çalışmasa da erkekle eşit konumdadır. bunun herhangi bir olguya bağlanmasına ve şarta göre tanımlanmasına gerek yok. günümüzde çoğu kadın, pozisyonu sebebiyle eşinin 2-3 katı dahi maaş alabilmekte ve daha iyi bir kariyere sahip olabilmektedir. bu tarz şeyler insanlar arasında üstünlüğe sebebiyet vermez. kadını " inferior ( aşağı yaratım- ikincil cinsiyet) " olarak görmekten vazgeçmelisiniz. bu olay 19 yy sonu ve 20.yy'ın başında ortaya çıkan " feminist edebiyatı" ile çözüldü zaten ki en erken dönem metinler 14yy'da yazıldı. yani siz 7-8 yüzyıl önceden beri var olan bir olguyu kabul etmemekte hala direniyorsunuz.

işte buna " cehalet" deniyor. isterseniz profesör olun, cahilsiniz.

üzgünüm.
devamını gör...

başlığa en çok başka takım taraftarları yazmış.
sizce biz görmüyor olabilir miyiz?
tabii ki görüyoruz, farkındayız. biz de kendi takımımızla dalga geçiyoruz.
dün gece real madrid'i efsane bir son saniye basketi ile yenen basketbol takımımıza sevinirken yaşadığımız şoku size hangi kelimelerle anlatsak anlarsınız.
neyse, taraftar olmak koşulsuz sevmekten geçer arkadaşlar. manasız bir tutku ile bağlıyız, işte tam da bu yüzden gerçeklerle aramıza duvar örüyoruz.
herkesin başarısı da başarısızlığı da kendine.
devamını gör...

beklentilerimi karşılayacak bir ay değil.
devamını gör...

öğrenci kabulü sadece karadeniz teknik üniversitesi'nde olan bölüm. ısparta'da da var ama öğrenci kabulü yok.

şimdi senin için tayin mi alalım, trabzon'da mı yaşayalım? ivedilikle tür çeşitliliği bol olan bölgelerde yaygınlaşmalı. seni okuyacağım yiğidim.
devamını gör...

istiklal marşından sonraki favorim.
devamını gör...

öğrenci işlerine sordum, yks puanıyla geçebiliyormuşum, baya iyi oldu sınav stresi falan çekmeden geçebilme şansım. kariyer merkezinde 1 ay yoğunluk varmış, yoğunluk bitince oradaki danışmanlara konuşup bir karar vericem. şu an en sıcak baktığım bölüm, gerçi hala kararsızım ama bu olay iyi oldu.
şu an biyolojideyim, diğerleri yaban hayatı ve yönetimi, zootekni, veterinerlik

zootekni diplomalı hayvancılık gibi geliyor, parası olanla aramdaki tek farkın diploma olması çok büyük eksi, yani severek okurum ama üreticiliği zaten param olunca ilerde yapabilirim. zaten çoğu hayvancılık işletmesi diplomasız çalışan çalıştırıyor yada çalışan olmuyor.
veterinerlik çocukken istediğim meslek ama büyüyünce o yaralı, hastalıklı hayvanların ölümünü girmek, onları o halde görmek falan kaldıramam gibi, ayrıca hastalıklarını falan öğrenmek ilgi çekici gelsede hekim olmak istemiyorum,veterinerligin başka ana dallarında var ama asıl meseleye gelelim. ben ileriki hayatımda doğada çalışmak ıstiyorum, bir binanın içinde yada ofiste yada hastanede değil. doğa ile iç içe bir şey yapmak istiyorum. laboratuvar egelnceli olsada ileriki meslek hayatımda laboratuvarda da kalmak istemiyorum. bunun için en fazla bana uyumlu olan alanin yaban hayatı ve ekolojiye geçmek olduğunu düşünüyorum ama hala devam ediyor araştırmalarım. bu arada yaban hayatı ekolojisi ve yönetimi bölümü aktif olarak sadece bizim üniversitede var şansıma.
ayrıca doğa fotoğrafı çekmeye bayılıyorum, yaban hayatı biyoloji ve fotoğrafçısı olmak baya fazla ilgimi çekiyor. kamp falan kuruyorlarmış oda güzel, yani örümcek fobim var ama ormanda çalıların arasında yaprak, mantar toplamışlığım var , o zaman unutuyorum fobiyi.
devamını gör...

kimse kendisini hesapta çıkartılan yeni kelime ile " manifestlemesin".
herkes kaderini belirli bir ölçüye kadar kendisi yönetir, geriye kalan kısmı zaten bizim kontrolümüzde değildir. size düşen kadar kısmı için, hayatınızın değişmesi bireysel çabanızla doğru orantılıdır. yani herhangi bir mevsim dönümü, gün, tarih size bunları getirmez. elinizden geleni yapıp, tevekkül edeceksiniz. yani çabanızı harcayıp, rabbinize bırakacaksınız. oluru varsa ya da olması icap ediyorsa, zaten oluyor.

kısacası modern dünyanın safsatalarına hele su astrolojik manyaklığa sakın itibar etmeyin. ben görünce şaşırıyorum koca koca insanlar kendilerine astrolog tutmuş, çocuklarının doğumlarına kadar sordurtuyorlar. bu ne çeşit bir pervasızlık kusura bakmayın ama? hangi fani insan, yaratılmış bir çocugun geleceği konusunda ön görüde bulunabilir? (rabbimin izin verdiği ve bu konuda yeti verdiği insan/lar dışında tabi.) hazal kaya'nın bir röportajına denk geldim. sanırım ahmet mümtaz taylan'ın programına katılmış. astrologu olmadan adım atmadığını söylediğinde, çok sasırdım. kendisini bilinçli bir hanımefendi sanıyordum ama modern cehalet böyle bir şey olsa gerek. herhangi bir faniyi tanrısallaştırıp, sürekli geleceğiniz ile alakalı danışmak nasıl bir cehalettir? hangi faninin geleceği bilebileceği yazıyor kutsal kitabımızda? cinlerin dahi, gayb'dan haber veremediği açıkca belirtilmiş, paranormal vakalarda( cinlerle iletişim durumunda) çizginin ötesinden alınan haberlerin/ mesajların doğru olmadığı özellikle bildirilmiştir hatta cinlerin yalancı ve yanıltıcı olduğu ibareleri de bulunmaktadır. yani hangi medyum/ astrolog neyi bilebiliyor?

gaybı sadece rabbim bilir ve yönetir. bunun ötesinde bir opsiyon yok. rica ederim böyle şaklabanlara inanıp, sunları zengin etmeyin.
devamını gör...

bestesi hafiften araktır.
devamını gör...

türk dilini türkçeleştirme çabaları kapsamında mayıs ayına verilen ad.
millet ağzıyla değil başka yeriyle gülmeye başlayınca 1945'te tekrar mayıs yapılmıştır.
not: şubat ayı da güccük yapılıvermiiş.
devamını gör...

(bkz: anadolu modernizmi)
devamını gör...

allah bile peygamberlik görevini 40 yaşında veriyor. neden? belli bir yaş olgunluğuna ihtiyaç var. neticede insanlar arasında hüküm verebilecek kişinin belli bir olgunlukta olması şart. bu yüzden 30 yaşından sonra insan hakim ve savcı olabilmeli. öncesinde ise avukatlık yapmalı. bir 7-8 sene iş yaptığı halkını tanımalı. sınava 30 yaşından sonra girebilmelidir. avustralya'da hakim olabilmek için 10 sene avukatlık yapmanız şart mesela. 25 yaşında hakim olmaz. yaptıysanız da verdiği kararlar, yukarıdaki arkadaşın dediği gibi istinaf ve yargıtay'a iş yükü olarak döner.
devamını gör...

ünivde türkülerle tanışmamı sağlayan kişilerden biri, diğeri en son konserine 8 kişi gelen zattı.
çıkışını popla yaptı aslında sonra bir baktık feci türkü söylüyor, o da dümeni oraya kırdı. tv de gece yarısına kadar süren bir programı vardı bayılırdık uykusuzca izlemeye. bir ara kayboldu, çok fena kilo aldı unutuldu hatta, yeni yeni tekrar görüyorum, bu seferde aşırı zayıf, umarım bir sorun yoktur.
böyle bir söyleme yok....

devamını gör...

yormasin başka bişey istemiyorum. çıtam artık deniz seviyesinde
devamını gör...

haberim var aralık verdik...çok güzel bir şarkı çokkkk..

devamını gör...

enflasyonu halka yavaş yavaş, acıtmadan itelemek için hükümetin yaptığı üçkağıt oyunudur bu. evet.

bu mevzuda hökümet, mahalefetle ortak çalışıyor.

muhalefet diyor ki : hökümet, asgari ücretli aç, birez zam bas.

hökümet diyor: yok abee. zam yapamam, durumlar eyi değil.

muhalefet diyor: sen emekçi düşmanısın, zalimsin, kötüsün.

hökümet diyor: nahlet olsun ,tamam yapam.

asgari ücretli saf'ın dudakları kulaklarına varıyor. gözlerininin içi gülüyor.

hökümet asgari ücrete % 20, piyasaya yüzde 50 zam basıyor.

3 ay sonra muhalefet aynısını emekli için yapıyor.

hökümet yine memura yüzde 20, piyasaya yüzde yüzde elli zam basıyor.

3 ay sonra aynı şey emekli için yapılıyor.
devamını gör...

devamlı, sürekli, non stop. takvimlerden haberin var mı?
devamını gör...

bu maçı da özetlerden izledim ve şunu farkettim. adamlar çok iyi pas yapıyorlar. fenerbahçe'nin rakibi kadar hızlı değiller ama pasları çok iyi. beşiktaş da çok kötü, sanki takım ruhunu yitirmiş. aynı fenerbahçe'nin ki gibi dalga bile geçilemeyecek kıvama gelmiş. üzüldüm lan. bir galatasaray'lı olarak üzüldüm.
devamını gör...

çabuk geçsin ve yeni yıl yeni umutlar getirsin.
devamını gör...

maçı özetlerden izledim ve birşeyi fark ettim. kuzey takımlarının kondisyonu çok yüksek ve hızlılar. galatasaray'ın (bkz: molde) maçlarında gördük. bu yüzden defansta hep az adamla yakalanıyor fenerbahçe. fenerbahçe'nin defansı çok kötü. bir galatasaray'lı olarak üzülerek bakıyorum. kendileri bizimle dalga geçseler de bir şeylerin farkında hala değiller. ezberlemişler himmet, hakem vs. bu ezberlerinizi unutun dostlarım. bu ezberleriniz sizi bir yere götürmüyor.
bir sürü galatasaray'lı arkadaşım "abi izlerken biz utandık, ne de olsa türk takımı" diyor.
ezcümle abicim fenerbahçe o kadar kötü ki dalga bile geçilemeyecek kıvamda.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim