zaman tüneli

uludağ'dan gelmiş. nickaltını yanlış açmış. sağlık olsun.
devamını gör...

sonunda açmışlar yazarlığımı. vatana millete hayırlı olsun.
devamını gör...

aaa yazar burada "bakım" demek istemiş. ben de "bakayım" kelimesinin günlük kullanımı sandım. işte bu kadar fesatım.
+ aaa çok güzel bir gömlek buldum.
- bakim.

+ bir yemek yaptım, üffff.
- bakim.

+ berberden çıktım saçlarım bu sefer istediğim gibi oldu.
- bakim.

gibi gibi.
devamını gör...

ahmet şara ve sdg komutanı denen terörbaşı mazlum abdi’nin boyunu aşan bir anlaşmadır.
besbelli suriye’de”yeni şeyler”tezgahlanıyor.
sonuç olarak pkk ya devlet kurdurdular.
devamını gör...

internette dolaşan bilgilere göre yetişkinlerin 7 ile 9 saat uyuması gerekirken, yaşlıların, genç çocukların ve bebeklerin uyku süresi değişiyor. 2000 senesine dayanan bir makaleye göre bazı insanlar 6 saat uykuyla bile uyuklama modunda gezerken bazılarında uykusuzluk bile etki etmiyor.

bilinene göre uyku ihtiyacı yaş ilerdikçe azalmıyor ancak kesintisiz uyku uyumak zorlaşıyor/azalıyor.

1997’de (eski araştırma kendime göre ama neyse) yapılan bir araştırmaya göre gece çalışanlar, doktorlar ve stajyer doktorlar (5 saat uyuyorlarmış günde ve beklenilen %100 performans), tır şoförleri, ebeveynler ve ergenlikte olan kişiler.

uyku problemlerinin tek bir nedeni yok. kısa süreli uyku uyumada güçlük çekmenin bir numaralı sebebi stres. işte veya okulda yaşanan performans baskısı, aile ya da evlilikte olan problemler, ciddi bir hastalık ya da ailede ölüm bunları tetikleyen durumlar. durum düzelince/geçince uyku sorunu ortadan kayboluyor ancak eğer ki geçmezse uykusuzluk uzun süreli olmaya başlıyor.

öğlenden sonra veya akşam alınan kafeinli içecekler/yiyecekler uykuyu etkiliyor/etkiliyebilir. kafeinin yapısı adenozin ile neredeyse aynı olduğundan ve kafenin daha hızlı haraket ettiğinden adenozin reseptörlerine bağlanarak(=adenozin reseptörlerini bloke ederek) vücuttaki kalp atışını, uyanıklığı ve adrenalini arttırır. dopamin merkezi aktivite edildiği için kahve içen kişi kendini iyi hissetmeye başlar.

çevresel faktörler ortamın çok sesli, çok sıcak veya soğuk veya çok aydınlık olmasıdır.

beyin ve sinir sisteminde, kardiyovasküler sisteminde, metabolik sisteminde ve bağışıklık sisteminde olan değişiklikler direkt veya direkt olmayan bir şekilde uykuya etki edebilir.

uyku hastalıkların başında insomnia gelmekte. insomnia uyumakta güçlük çekmek ya da uykusuz kalmak diye tanımlanıyor. insomnianın zararları kaza yaşanma riskinin artması, işte/okulda performansı normalden daha da düşük olması, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, depresyon ve uyuşturucu kullanımı riskini artırmasıdır. bunun yanı sıra, intihar olasılığını ve başka sebeplerden dolayı ölüm riskini artırır.

yukarıda bahsettiğim insomnia durumunda yaşanılan zararlar da uykusuzluğa sürükleyebilir: obezite, diyabet, normal olmayan alkol ve uyuşturucu tüketimi, psikolojik hastalıklar (bipolar, depresyon), yüksek tansiyon ve artmış kardiyovasküler riski.

kaliteli uyku çekmek alzheimer hastalığının ve yaşlandıkça gerçekleşen anlama kabiliyetinin düşme riskini azaltır.

uykusuzluk vücutta enflamasyon ile nöronlara zarar verir.

kaynaklar:
1. www.apa.org/monitor/2017/10...
2. www.apa.org/topics/sleep/why
3. www.apa.org/monitor/2022/07...
4.
devamını gör...

ayfon’dan iyi olduğunu iddia ettiği, nokya 3210’a ait imei ile illegal yoldan kayıt yapılan kaçak şayomi kullanan ve görüşmelerini genelde hoparlör kullanarak yapan davar insan kişisidir.

irkan, alektarlar koltuğun altında kalık, beni era!
devamını gör...

bir cok insan için, sapıklık göstergesi olsa da, benim için "s.o.s." tir. arkadaşlarının ağlama duvarı olan bir kadın olarak, genelde bu cümle bana yönlendirildikten sonra çok büyük aksiyonlar almak zorunda kalıyorum. bu cünkü arkadaşlarımın "koş! başımda olay var!" demesinin kestirme yoludur.
devamını gör...

kadinlarin gunluk rutinidir.
ben mutluysam bakimliyimdir, mutsuzsam bakimsizimdir.
10 senedir bakimsizim.
eski esimin gidisi bitirmis beni. uhu.
devamını gör...

terk edildim sözlük. toksik bir flörte kapıldığım için 10 senelik sevgilim tarafından terk edildim. özür diledim, pişmanım dedim ama kabul etmedi. bir şey diyemiyorum, bu hikayede suçlu olan taraf benim, lütfen ilk taşı en günahkar olanınız atsın.

ve ben de bu acı gerçeği kabullenebildikten sonra her yıkık erkek gibi soluğu spor salonunda aldım.

şimdiye kadar 5 kez 100 kilonun üzerine çıktım ve her seferinde 20 kilo vererek 82-85 kilolara tekrar düştüm. bu sefer 98 kiloyum. 98 kiloyum dediysek şişman damgası vurmayın. göbeğim hiç olmadı. 106 kilo olduğum en ağır zamanımda bile belim göğsümden çok daha inceydi ve gayet orantılıydım.

haftanın 3 günü koşu günüm. her bir seferinde 23 km koşuyorum. koşmak iyi geliyor. günahlarımdan kaçıyorum sanki.

ağırlık kaldırmak beni rahatlatıyor. vicdanımın ağırlığını böyle unutuyorum. biliyor musunuz? squat yaparken bazen gözlerim kararıyor, bayılacakmışım gibi hissediyorum, gözlerimin önünde yıldızlar uçuşuyor, işte tam o anda burnum kanıyor, kendi kanım genzime kaçıyor, demir tadı geliyor, işte o zaman bir mucize oluyor sanki ve kendime geliyorum, acılarım bana bir güç veriyor ve dizlerimden bedenime dalga dalga yeni bir güç yayılıp ayağa kalkıyorum. deadlift yaparken bar eğiliyor lan, o an kendi gücümü görüyorum ve kendi kendime hayran oluyorum, gülmeyin. şu an özsaygımı kaybettim ve kazanmanın başka bir yolu yok!

6 ağustos doğum günüm, o tarihte 80-83 kg demirden bir adam olacağım ve kendime en güzel doğum günü hediyesini vereceğim, söz veriyorum.

aylık olarak süreci fotoğraflayıp sürecin sonunda paylaşacağım, sizden ricam sevdiklerinize değer verin ve onları üzmeyin, kırmayın. bazen size mutluluk veren şeyler o kadar sıradanlaşıyor ki değerini yokluğunda anlıyorsunuz. keşke zamanı geri alabilsem.
devamını gör...

#3444701
senaryo şu;
denizin tuzlu kokusuna eşlik eden, çiçekli dalları okşayan bir rüzgâr... sabah kuş sesleriyle uyanıyor kasaba, sarı sıcağın etkisiyle zaman yavaş akıyormuş gibi bir his yaşatıyor gün boyunca. gece olunca dalgaların ninnisini dinliyor kıyılar.

hayalimiz gerçek olmuş, komşu olmuşuz ege'de. çiçekli bahçelerimizin arasına kurduğumuz ahşap masada kahve içiyoruz sabahları bazı günler. gevezeliğimize rağmen konuşmadan anlaşabildiğimiz sabahlar bunlar. akşamları bahçede yemek yerken etraftaki insanların kahkahaları, okey taşlarının sesi, esintiyle birlikte uzaklardan ara ara gelen anason kokusu sarıyor her tarafı.

kır gazinosunu da açmışız. rüzgârla dans eden fenerler asılı ağaçlarda renk renk. tahta sandalye ve masalar, üstlerinde rengârenk örtüler... mutfaktan kekik veya tarçın kokuları saçılıyor etrafa. akşamları geliyor yavaş yavaş insanlar mekâna. kimi yiyip içiyor sohbet ederek, kimi bir kenarda müzikle salınıyor, kimi denize dalmış ay ışığı eşliğinde. hiç konuşmadan "işte buydu be!" diye düşünerek birbirimizi anladığımız saatler bunlar yine.

budur.

az daha uzatırsam yalın ayak başı kabak fırlayacağım evden ege'ye gitmek için *

sen de gel naruto. biz pek insan sevmiyoruz ama misafirperver olabiliriz, misafirin kim olduğuna bağlı olarak *
devamını gör...

bundan 20 sene evvel paris te sportif shik modasi vardi. her seyin altina spor ayakkabi giyiyorlardi.
biliyorsunuz batidan turkiye ye her sey 20 senede geliyor, simdi turkiye de de moda.

benim o donem ayakkabi fetisisim vardi.
mavi adidas, kirmizi puma, siyah le coq sportif, siyah beyaz converse vs 10-15 cift spor ayakkabim vardi.
her kiyafetime uygun renk giyerdim.

bir gun kiz yurdunda canadali bi kiz cevirdi beni:
-nasil hep bu kadar bakimlisin ve bu kadar uyumlu giyiniyorsun?

;)
devamını gör...

babası türkiyenin ilk adli tıp uzmanlarından annesi ise türkiyenin ilk kadın ressamlarından biridir.enver paşa eniştesidir.aralarında tagore'unda oldugu bazı hintli mistik şairlerin ilk çevirmenidir.
devamını gör...

daha düne kadar otoyollarda gece yarısı müşteri kovalayan trans bireyler,teknoloji sayesinde haritada yerlerini bile gösteremedikleri cografyalarda yüzlerce hayrana kavuştu.
devamını gör...

asteğmenlerden de kadromdaki subay statüsündesin diyerek para kesen ancak terhislerinde vermeyen,son dönemlerde oldukça karanlık oyunların döndügü,mevcut yönetimin rantına göz diktigi,özel kanunu olan fabrika işletip vergi vermeyen,asker çocuklarının mucbir istihdam merkezi.
devamını gör...

ne güzel demiş turgut uyar...
"üç noktayla biten cümleleri seviyorum,
bardağımda yarım kalan çayımı,
yarım sigaramı,
iki dudakla yürek arasında kalan
söylenmemiş sözleri,
yarım kalan aşkları,
seni…
"
sevdikleriniz hiç eksilmesin yanınızdan...
sevin sevilin ve mutlu olun...
güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle günaydın mutlu sabahlar sözlük...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"online fuhuş sistemidir:"

eskiden insanlar pavyonlara gitmeye utanırdı ki, eskiden bu tarz şeyler sadece belirli mekanlarla sınırlı olmasına rağmen ((((bu tarz eğlenceler isteyen, belirli olan mekanlara giderdi o kadar. toplumun geneline yayılan bir süreç yoktu. bu tarz olgular hep toplumun azınlık kısmını oluştururdu. bu nedenlere dayanarak, ahlaki yapı tam anlamıyla çökmemiş oluyordu.)))), toplumda tepki inanılmaz büyük ölçekli seyir ediyordu. insanlar için aile düzenini- dirliğini ama bilhassa yetişmekte olan kız cocuklarını korumak hayati önem arz ediyordu. şimdi bu iş, para için yapılan bir meslek haline geldi üstelik herkes bunu "meşrulaştırdı."

sokak kadınlığı eskiden müşkül durumda olduğun için yaptığın bir yüz kızartıcı eylemdi. şimdi üniversite okurken dahi, kendine seçtiğin bir meslek oldu. herkes son model telefonlar- arabalar hatta evler için, sürekli bedenini pazarlıyor. allah evlatlarımızı bu manyaklardan / manyaklıklardan esirgesin. toplum veba kaptı..
devamını gör...

öncelik olarak düşüncelerimi belirtmek ve okunmak için yazarım,eğer başkalarında güzel izlenimler bırakıp beğeniliyorsa ne mutlu.
devamını gör...

(bkz: ayranına tuz ekem mi)
(bkz: küfürbaz haydo)
devamını gör...

çay, kültürden kültüre göre değişiklik gösteren, inanılmaz evrensel bir içecek türüdür. ( kendisini sabaha karşı, 04:54'te gayet keyifle içmekteyim mesela)


çay, bir çok aile için kültürdür aslında. büyük masaların etrafına insanların toplanmasını, ortak seylerden bahsetmesini , borcamlara sığmayan tatlıların paylaşılmasını sağlayan harika samimi alanlar oluşmasına sebebiyet verir. aslında iletişim için, katıksız bir kurtarıcıdır. dolayısıyla her lokal kültürde ( şehirden şehire) çayın ifade ediş biçimi değişir.

çay yapılır,
çay koyulur,
çay doldurulur,
çay dökülür ve daha nice tanımlamalarına rastlamak mümkündür fakat bana soracak olursanız, tek bir açıklaması doğrudur ve bakidir. " çay yapısı gereği ile demlenir" arkadaşlar. dolayısıyla en doğru tanımlama " çay demler misin?" olmalıdır. çay, demleme usulü ile elde edilen, sistematik bir su bileşenidir. öncelikle içine atılan tohum( çay'ın kendisi) su buharı yardımı ile yumuşatılır ve üstüne su ekleyerek bir süre pişirilir ki tadı eklenen yeni suya dağılsın. bu sebeple zaten çay'ın hazırlanış şeklinden gelen gerçeklik bize gösteriyor ki " çay demlenir".

hem anne hem baba tarafı karadenizli olan bir kadın olarak söylüyorum; " çay demlenir."
devamını gör...

an itibari ile bakım yapılıyor, türkçe dil desteği ve daha iyi optimizasyon ile gelir inş.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim