zaman tüneli
instagram'dan sürekli reels gönderen arkadaş
anneme instagram açtık. günde 50 tane reels atıyorum. annelik bazen çocuğunun gönderdiği 50 reelsi de izlemektir.
devamını gör...
okan buruk’un askeri (yazar)
#3445148 foto atmamaya yemin etmiş insanlar yaşıyıor aramızda hocam.
yalnız yazarken toplu düşününce acayip oldum *. bence biz sözlük olarak yaza çıkamayacağız.
yalnız yazarken toplu düşününce acayip oldum *. bence biz sözlük olarak yaza çıkamayacağız.
devamını gör...
dondurma yalarken kesik atmak
çok itici gelen bir yürüme taktiği. yüz vermezsen hart diye ısırır dondurmayı.
devamını gör...
magnum dondurma yiyen erkek mahcubiyeti
kandırılmaktan gelen bir mahcubiyet olabilir. yaz aylarında sık sık magnum yerim. senelerdir maserati çekilişi için numara yolladım, bir kez bile araba çıkmadı. buna karşın, oralım iyileşti.
profesyonelleştim. eskiden dişlerim değerdi, dondurmayı incitirdim. şu an magnumu tüm olarak ağzıma atıp, çubuğundan çekerek çıkarıp bütün halde yutabiliyorum.. suistimal edip kullanmaya kalkarlar diye, oral uzmanı olduğumu en yakın arkadaşlarıma bile söyleyemiyorum. bir delikanlıyı bu hale getirmenin bedeli, şu arabayı vermek olmalı bence. bir hiç uğruna, 3 senede teğmen zurka olduk.
profesyonelleştim. eskiden dişlerim değerdi, dondurmayı incitirdim. şu an magnumu tüm olarak ağzıma atıp, çubuğundan çekerek çıkarıp bütün halde yutabiliyorum.. suistimal edip kullanmaya kalkarlar diye, oral uzmanı olduğumu en yakın arkadaşlarıma bile söyleyemiyorum. bir delikanlıyı bu hale getirmenin bedeli, şu arabayı vermek olmalı bence. bir hiç uğruna, 3 senede teğmen zurka olduk.
devamını gör...
normal sözlük müzisyen yazarlar veri tabanı
darbuka, gırnata, dümbelek çalarım.
9/8'lik aşık olur, 4/4'lük içerim.
şoparım ben yaaa, huuşşşttt!
9/8'lik aşık olur, 4/4'lük içerim.
şoparım ben yaaa, huuşşşttt!
devamını gör...
primal fear
bu film hakkında uzun bir yazı yazmıştım. biraz özetleyerek burada da yazacağım.
öncelikle avukatım ben de. hukuk temalı dizi ve filmleri pek sevmem. tek istisnası bu, o da favori filmim olmasından kaynaklı. çok iyi olduğu için değil ana karakter martin ile tamamen empati kurabildiğim için seviyorum bu filmi.
film 90'lar sonu chicago'sunda geçiyor. bilen bilir shameless dizisi de aynı şehirde geçiyor ağırlıkta. yani dizideki ve filmdeki pek çok mekan aslında ortak, adalet sarayı iki yapımda da aynı mesela. 20 yıla yakın zamanda aynı kalabilmesi bir adliyenin binasının burada büyük başarı.
sosyal sorunlar - kilise - sermaye ilişkisine biraz değinmiş film. bence eksi yönü film sonunda buraları yeterince deşememesi oldu.
martin'in neden pes etmeden ısrarla savunduğunu anlayabiliyorum. kendini bile kandırıyor kazanmak için. ben de bunu hissediyorum zaman zaman. yazdığım şeye inanmıyorsam kazanamıyorum genelde. inanç güçlü bir duyguymuş dedim.
gazeteci ile başbaşa olan konuşmalarda şaka yaptığını söylese de söylediği her şeyde samimi. evet tam olarak birinin hayatını kurtarmak gibi hissettiriyor. tüm aile senin ağzından çıkacak iki lafa bakıyor. büyük cerrahlar neden kibirli anlıyorsun yeterince ceza dosyası ile uğraşınca.
savcı bahsinde gelecek olursak filmdeki savcı tam tekmil kamu avukatı gibi. bizde de böyle olması lazımdı. martinin asistanı delil toplayabiliyor. türkiyede avukatı kendisi delil bile toplayamıyor. yeni yeni biraz düzelse de 2010lara kadar anadoluda savcı yargılananın merkeziydi. bir zamanlar anadoluda filmi bunu incelemek için çok idealdir .
sonuç olarak izlemeye değer film. edward norton döktürmüş.
ek olarak filmin renk paleti çok güzel bence.
ayrıca yazayım yazı çok uzun olduğu için buraya atmadım. merak edip okumak isteyen olursa özelden atarım.
öncelikle avukatım ben de. hukuk temalı dizi ve filmleri pek sevmem. tek istisnası bu, o da favori filmim olmasından kaynaklı. çok iyi olduğu için değil ana karakter martin ile tamamen empati kurabildiğim için seviyorum bu filmi.
film 90'lar sonu chicago'sunda geçiyor. bilen bilir shameless dizisi de aynı şehirde geçiyor ağırlıkta. yani dizideki ve filmdeki pek çok mekan aslında ortak, adalet sarayı iki yapımda da aynı mesela. 20 yıla yakın zamanda aynı kalabilmesi bir adliyenin binasının burada büyük başarı.
sosyal sorunlar - kilise - sermaye ilişkisine biraz değinmiş film. bence eksi yönü film sonunda buraları yeterince deşememesi oldu.
martin'in neden pes etmeden ısrarla savunduğunu anlayabiliyorum. kendini bile kandırıyor kazanmak için. ben de bunu hissediyorum zaman zaman. yazdığım şeye inanmıyorsam kazanamıyorum genelde. inanç güçlü bir duyguymuş dedim.
gazeteci ile başbaşa olan konuşmalarda şaka yaptığını söylese de söylediği her şeyde samimi. evet tam olarak birinin hayatını kurtarmak gibi hissettiriyor. tüm aile senin ağzından çıkacak iki lafa bakıyor. büyük cerrahlar neden kibirli anlıyorsun yeterince ceza dosyası ile uğraşınca.
savcı bahsinde gelecek olursak filmdeki savcı tam tekmil kamu avukatı gibi. bizde de böyle olması lazımdı. martinin asistanı delil toplayabiliyor. türkiyede avukatı kendisi delil bile toplayamıyor. yeni yeni biraz düzelse de 2010lara kadar anadoluda savcı yargılananın merkeziydi. bir zamanlar anadoluda filmi bunu incelemek için çok idealdir .
sonuç olarak izlemeye değer film. edward norton döktürmüş.
ek olarak filmin renk paleti çok güzel bence.
ayrıca yazayım yazı çok uzun olduğu için buraya atmadım. merak edip okumak isteyen olursa özelden atarım.
devamını gör...
kişisel gelişim
gurbete gidişimdir
kişisel gelişimdir
eğil eğil öpeyim
belki son görüşümdür
kişisel gelişimdir
eğil eğil öpeyim
belki son görüşümdür
devamını gör...
normal sözlük müzisyen yazarlar veri tabanı
bence müzik zevkim ve müziğe duyduğum ilgi alaka o kadar yüksek ki kendilerini müzisyen zannedenlerin (buna bir çok popüler isim de dahil) icra ettikleri şeyleri dinlemeye bu yüzden katlanamıyorum. günümüzde müziğin içine etmenin adına müzik yapmak diyorlar. maalesef durumumuz biraz da budur.
bu memlekette müzik genel anlamda rahatsız ediyor. ne varsa halk müziğinde, sanat müziğinde. gerisini kaldırıp atabiliriz gerçekten. çünkü kötüsü iyisinden yüzlerce ve binlerce kat fazla.. o yüzden o noktada müzikal anlamda pek kaybedeceğimiz bir şey inanınız ki yoktur. bizim köklü müziklerimiz, mirasımız bize fazlasıyla yeter. gerisini kaldır at. hiçbir halta benzemiyor zaten.
maalesef bu konuda hiç mütevazi olamayacağım.
bu memlekette müzik genel anlamda rahatsız ediyor. ne varsa halk müziğinde, sanat müziğinde. gerisini kaldırıp atabiliriz gerçekten. çünkü kötüsü iyisinden yüzlerce ve binlerce kat fazla.. o yüzden o noktada müzikal anlamda pek kaybedeceğimiz bir şey inanınız ki yoktur. bizim köklü müziklerimiz, mirasımız bize fazlasıyla yeter. gerisini kaldır at. hiçbir halta benzemiyor zaten.
maalesef bu konuda hiç mütevazi olamayacağım.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
işyerinde bir tane daha aramızda kalsın muhabbetine mazhar oldum
devamını gör...
ağır cezalar suç oranlarını düşürür mü sorunsalı
küçük suçlardan kimse ceza almıyor. devamlı haberlerde şahit oluyoruz. yok şu kişiyi darp etti, şu kişiyi yaraladı, şu kişilere hakaret, şu kişilere tehdit, bunu yaptı, şunu yaptı ve adli kontrol şartıyla serbestlik. eskiden bekçilerden çekinilen, bekçilerin oldukça otorite sağladığı zamanlarda bile bekçinin düğmesini koparmanın dahi altı aydan başlayan bir cezasının olduğu konusunda bir alt limit ceza bilgisi ve bilinci vardı. ama artık bu ceza sınırlarının alt ve üst dengeleri iyice bozuldu. adi suçlardan hapis cezası almak neredeyse bitti. yalnızca cinayet suçuna ceza veriliyor. onda da sanık iyi hal, ağır tahrik gibi hafifletici sebepler ve birde üzerine af eklenince 10 yıl bile yatmadan özgürlüğüne kavuşuyor.
devamını gör...
işte mobbing yüzünden intihar edenler
(bkz: işte o yazarlar)
devamını gör...
işte mobbing yüzünden intihar edenler
özel veya devlet fark etmeksizin mobbingçilerin zerre vicdanının sizlamasina neden olmayan iş şehitleri. psikolojisi bozukmus deyip geçiyorlar hatta patronların, müdürlerin, hakimlerin, savcıların arkadaşları da mobbingçilere senin suçun yoktu diyorlar. iş hayatı değil ama askerde de intihara sebep olan komutanların vicdani sizlamaz. intihar edenlerin yaptığı en büyük yanlış ve salaklık intihardan önce mobbingçileri gebertmemeleri.
devamını gör...
ağır cezalar suç oranlarını düşürür mü sorunsalı
tolstoy şöyle şeyler söylemiştir:
"olup bitenler, kitaplarda yazıldığına göre, suça engel olma, göz korkutma, adam etme ve kurallara uygun olarak cezalandırma olarak açıklanıyordu yalnızca. ama gerçekte bunların ne birine, ne öbürüne, ne üçüncüsüne, ne de dördüncüsüne benzer bir şey vardı ortada. suça engel olmak yerine tam tersine suçun yayılması söz konusuydu. göz korkutmak yerine, örneğin hapishanelere neredeyse kendi isteğiyle giren serseriler gibi pek çok suçlu suç işlemeye özendiriliyordu. adam etmek yerine bütün bu ahlaksızlıklar sistemli biçimde bulaştırılıyordu. kendisine karşı işlenmiş bir suçun cezasını kendi eliyle verme isteği ise hükümetin belirlediği cezalarla ortadan kaldırılamadığı gibi, şimdiye dek içinde böyle bir istek olmayan halkın arasında giderek yayılıyordu."
yani işte ne yaptırımların sayısal değerleri, ne türleri ne de işkence çeşitleri bir kişiyi suçtan alıkoymaya yeterli değildir. hatta bana kalırsa kimi yaptırımlar mağdur/ların ve yakınlarının suç işlemesini önlemek için uygulanıyor.
nasil ki döverek bir çocuğu terbiye edemeyiz, büyümüş çocuklar da ayni şekilde iflah olmayacaktır. istersen bundan sonraki her suç için müebbet uygula, ceza oranları bu şekilde azalmayacak, aksine toplumsal duyarlılığı tamamen ortadan kaldıran ve kutuplaştıran şeyler olacaktır.
insan olmak çok başka bir şeydir ve eli sopalı işkencecilerin yorulan elini dinlendirmek adına diğer eline alacakları sopa, dövülenlerin suç işlemek için kazanacağı yeni süreleri hesabıyla neticelenecektir.
"olup bitenler, kitaplarda yazıldığına göre, suça engel olma, göz korkutma, adam etme ve kurallara uygun olarak cezalandırma olarak açıklanıyordu yalnızca. ama gerçekte bunların ne birine, ne öbürüne, ne üçüncüsüne, ne de dördüncüsüne benzer bir şey vardı ortada. suça engel olmak yerine tam tersine suçun yayılması söz konusuydu. göz korkutmak yerine, örneğin hapishanelere neredeyse kendi isteğiyle giren serseriler gibi pek çok suçlu suç işlemeye özendiriliyordu. adam etmek yerine bütün bu ahlaksızlıklar sistemli biçimde bulaştırılıyordu. kendisine karşı işlenmiş bir suçun cezasını kendi eliyle verme isteği ise hükümetin belirlediği cezalarla ortadan kaldırılamadığı gibi, şimdiye dek içinde böyle bir istek olmayan halkın arasında giderek yayılıyordu."
yani işte ne yaptırımların sayısal değerleri, ne türleri ne de işkence çeşitleri bir kişiyi suçtan alıkoymaya yeterli değildir. hatta bana kalırsa kimi yaptırımlar mağdur/ların ve yakınlarının suç işlemesini önlemek için uygulanıyor.
nasil ki döverek bir çocuğu terbiye edemeyiz, büyümüş çocuklar da ayni şekilde iflah olmayacaktır. istersen bundan sonraki her suç için müebbet uygula, ceza oranları bu şekilde azalmayacak, aksine toplumsal duyarlılığı tamamen ortadan kaldıran ve kutuplaştıran şeyler olacaktır.
insan olmak çok başka bir şeydir ve eli sopalı işkencecilerin yorulan elini dinlendirmek adına diğer eline alacakları sopa, dövülenlerin suç işlemek için kazanacağı yeni süreleri hesabıyla neticelenecektir.
devamını gör...
normal sözlük müzisyen yazarlar veri tabanı
abicim bu nasıl bir yürüme şeklidir.
ent...
ent...
devamını gör...
normal sözlük müzisyen yazarlar veri tabanı
devamını gör...
magnum dondurma yiyen erkek mahcubiyeti
genellikle siyah poşete koydurup erimeden eve koşturup evde yerler ama dışarda yemek zorunda kaldıkları anlarda bir eliyle kapatarak ufak ısırıklar alırlar.
devamını gör...
mehmet akif ersoy
12 mart istiklal marşı nın kabulünde saygı, sevgi,rahmet ve minnetle anıyoruz.
ne mutlu türk'üm diyene!
ne mutlu türk'üm diyene!
devamını gör...
sözlükte herkesin flörtünün olması
dear future wife. ı know the times are tough. just stay put.
devamını gör...
black swan
pink turns blue'nun yeni albümü. ben bayağı beğendim. dancing with ghosts şu anlık en sevdiğim.klasik post punk akıyor yağ gibi
devamını gör...
