zaman tüneli
dardanel
mr.no alt markalarını pek seviyorum ama niçin bu kadar pahalı olduğunu da anlayamıyorum.
indirime girince toplu alıyorum mecbur.
indirime girince toplu alıyorum mecbur.
devamını gör...
aşık olunan kişiyi unutma süresi
#3553466 katılmakla birlikte eklemek isterim ki neşet ertaş eliyle kalbini işaret edip "bak burası insanın toprak olmadan da gömülebildiği yerdir" demiştir.
unutulmaz. buruk bir hüzün kalır belki ama acısı zayıflar sadece.
unutulmaz. buruk bir hüzün kalır belki ama acısı zayıflar sadece.
devamını gör...
kıbrısta rte için atılan hoşgelmedin manşeti
rte'yi geçtim, adamlar bizim için "go home türkiye!" falan diyorlar. kendilerinin müvekkili ve hamisi bir ülkeye böyle demek nankörlüktür. askerlerimiz adadan bir çekilse rumlar bunu aynı günde yer ve kktc'yi hemen düşürürler.
devamını gör...
kıbrısta rte için atılan hoşgelmedin manşeti
devamını gör...
90'ların en güzel yanları
90'ları bu kadar değerli ve unutulmaz yapan şey geçiş dönemi olmasıdır. en güzel tarafı da budur. teknolojinin yeni yeni hayatımıza girdiği, ilk özel televizyonların yayına başladığı, sokaklarda bu kadar çok arabanın olmadığı, komşuluk ilişkilerinin doyasıya yaşandığı, insanların nispeten daha saf ve temiz olduğu yıllardır.
örneğin o zamanlar doğalgaz yoktu. koca koca kömür tezekleri gelirdi. şimdiki gibi torba kömür de yoktu. kime kömür geldiyse bütün sokak toplanır kömürleri balyozlarla kırar, kömürlüğe taşır istiflerdik. sonra da ev sahibiyle birlikte annelerimiz yemek, çay vs hazırlar hep birlikte sohbet muhabbet gece yarılarına kadar otururduk.
teknoloji yoktu. cep telefonları yeni yeni çıkmaya başlamıştı. takoz gibi kocaman telefonlardı. öncesinde renkli televizyonlar bile çok yaygın değildi. bizim televizyonumuz siyah beyaz ve kumandasızdı ki uzaktan kumanda bile yoktu. çocuklar olarak o vazifeyi biz görürdük. o yüzden şimdi yüzüne bakmadığımız o televizyonlar, o kumandanın ilk kez geldiğini görmenin yaşattığı çocuksu heyecanı bir düşünün. herkes kafasını telefona gömüp odalarına çekilemiyordu. şimdiki gibi bireysel ve mutsuz değil, bir arada ve mutluyduk.
okulumuzu galiba 1996 yılında bilgisayar gelmişti. sınıf sınıf gidip bilgisayarı gezip nasıl çalıştığını ne işe yaradığını falan anlatıyordu öğretmenler. ertesi sene de bilgisayar sınıfı açılmıştı. sonrasında zaten evlerde internet ve pc yaygın olmadığı için yoğun internet kafe trafiğimiz başladı ama o daha 2000'lerin başı bir dönem gibi sanki.
dediğim gibi özel tv kanalları ülkeyi bambaşka bir yere götürdü. o trt tekeli ve ciddiyeti gitti zamanla. biraz daha rahat bir yayın anlayışı ile yozlaşma da beraberinde geldi. bu kadar sansür yoktu. küfür, sigara sevişme gırlaydı. metin akpınar ve zeki alasya'nın hasip ile nasip filmi vardı mesela. yarış içinde olan ikili ilk önce kimin çocuğu olacak diye de yarışıyordu ve çocuk yapma yarışları ayan beyan gösterilirdi. sonradan hep sansürlendi bunlar. kırmızı noktalı filmler ve cine5 dönemini de es geçmek olmaz. valla arkadaşlar pornoya erişim bile şu an bulunmaz nimet en basitinden. bizim dergilerimiz vardı agkds sayfaları yapış yapış. oradaki seks hikayelerini okuyup ufkumuzu genişletirdik ahsdkjdls
yani bugünün aksine o dönemde her şey için büyük emek gerekirdi. kanal değiştirmeden tut banyo yapmak bile zahmetliydi. ödevlerimizi ansiklopediden yapardık mecburen. ödev konusunu bulana kadar tonla şey okumuş olurduk. bazı şeyler ilgimizi çeker dalar giderdik. o yüzden mesela istemeden de olsa daha donanımlı olduk bence. sis tem buna itiyordu sizi. oysa şimdi her şey çok basit. iki tuşla her şey elinin altında. ama bu çabuk tüketen, tatmin olmayan, mutsuz bir nesli yarattı. bunlar genç arkadaşlara lafı güzaf gelebilir ama teknoloji bugünkü mutsuzluğumuzun en büyük nedeni. buna dair sosyolojik tespitlerimi paylaşıp uzun uzadıysa anlatmak, temellendirmek isterdim ama zaten yeterince yazdım. 90'lar deyince bana bir haller oluyor hababam sınıfındaki müfettiş gibi adjsjkhfjl
valla ben seviyorum ve çok özledim. çocukluğumu özledim, o dizileri o günleri özledim. tasolarımı, sporcu kartlarımı özledim. sevdiğim şarkı çıksın diye radyo başında tv başında beklemeyi bile özledim. ulan en basitinden şu an istediğinizde istediğin şarkıyı dinlemek bile ne büyük nimet. ama o şarkılar bile o yüzden bu kadar kıymetli belki de...
örneğin o zamanlar doğalgaz yoktu. koca koca kömür tezekleri gelirdi. şimdiki gibi torba kömür de yoktu. kime kömür geldiyse bütün sokak toplanır kömürleri balyozlarla kırar, kömürlüğe taşır istiflerdik. sonra da ev sahibiyle birlikte annelerimiz yemek, çay vs hazırlar hep birlikte sohbet muhabbet gece yarılarına kadar otururduk.
teknoloji yoktu. cep telefonları yeni yeni çıkmaya başlamıştı. takoz gibi kocaman telefonlardı. öncesinde renkli televizyonlar bile çok yaygın değildi. bizim televizyonumuz siyah beyaz ve kumandasızdı ki uzaktan kumanda bile yoktu. çocuklar olarak o vazifeyi biz görürdük. o yüzden şimdi yüzüne bakmadığımız o televizyonlar, o kumandanın ilk kez geldiğini görmenin yaşattığı çocuksu heyecanı bir düşünün. herkes kafasını telefona gömüp odalarına çekilemiyordu. şimdiki gibi bireysel ve mutsuz değil, bir arada ve mutluyduk.
okulumuzu galiba 1996 yılında bilgisayar gelmişti. sınıf sınıf gidip bilgisayarı gezip nasıl çalıştığını ne işe yaradığını falan anlatıyordu öğretmenler. ertesi sene de bilgisayar sınıfı açılmıştı. sonrasında zaten evlerde internet ve pc yaygın olmadığı için yoğun internet kafe trafiğimiz başladı ama o daha 2000'lerin başı bir dönem gibi sanki.
dediğim gibi özel tv kanalları ülkeyi bambaşka bir yere götürdü. o trt tekeli ve ciddiyeti gitti zamanla. biraz daha rahat bir yayın anlayışı ile yozlaşma da beraberinde geldi. bu kadar sansür yoktu. küfür, sigara sevişme gırlaydı. metin akpınar ve zeki alasya'nın hasip ile nasip filmi vardı mesela. yarış içinde olan ikili ilk önce kimin çocuğu olacak diye de yarışıyordu ve çocuk yapma yarışları ayan beyan gösterilirdi. sonradan hep sansürlendi bunlar. kırmızı noktalı filmler ve cine5 dönemini de es geçmek olmaz. valla arkadaşlar pornoya erişim bile şu an bulunmaz nimet en basitinden. bizim dergilerimiz vardı agkds sayfaları yapış yapış. oradaki seks hikayelerini okuyup ufkumuzu genişletirdik ahsdkjdls
yani bugünün aksine o dönemde her şey için büyük emek gerekirdi. kanal değiştirmeden tut banyo yapmak bile zahmetliydi. ödevlerimizi ansiklopediden yapardık mecburen. ödev konusunu bulana kadar tonla şey okumuş olurduk. bazı şeyler ilgimizi çeker dalar giderdik. o yüzden mesela istemeden de olsa daha donanımlı olduk bence. sis tem buna itiyordu sizi. oysa şimdi her şey çok basit. iki tuşla her şey elinin altında. ama bu çabuk tüketen, tatmin olmayan, mutsuz bir nesli yarattı. bunlar genç arkadaşlara lafı güzaf gelebilir ama teknoloji bugünkü mutsuzluğumuzun en büyük nedeni. buna dair sosyolojik tespitlerimi paylaşıp uzun uzadıysa anlatmak, temellendirmek isterdim ama zaten yeterince yazdım. 90'lar deyince bana bir haller oluyor hababam sınıfındaki müfettiş gibi adjsjkhfjl
valla ben seviyorum ve çok özledim. çocukluğumu özledim, o dizileri o günleri özledim. tasolarımı, sporcu kartlarımı özledim. sevdiğim şarkı çıksın diye radyo başında tv başında beklemeyi bile özledim. ulan en basitinden şu an istediğinizde istediğin şarkıyı dinlemek bile ne büyük nimet. ama o şarkılar bile o yüzden bu kadar kıymetli belki de...
devamını gör...
nick değişen yazarı tanıyamama açmazı
hemen mesajlara girip tespit ederek uzmanlaştığım açmazdır.
bu sözlüğün zillisiyiz herkesle bir merhabamız bir iletişimimiz olmuştur. sözlük inşaat halindeyken beyaz atletle sarı kola içtik kim ne değiştirdi biliriz.
bu sözlüğün zillisiyiz herkesle bir merhabamız bir iletişimimiz olmuştur. sözlük inşaat halindeyken beyaz atletle sarı kola içtik kim ne değiştirdi biliriz.
devamını gör...
ayrılıkçı türkler
anlam veremediğim fikir akımı. madem ayrilma taraftarisiniz lan oğlum desenize biz niye toprak veriyoruz ? terörle iltisakli olanları akrabalarıyla beraber ırak'a tehcir edelim. bak bu daha rasyonel.
devamını gör...
ayrılıkçı türkler
aslında bu adamlar rasyonel düşünüyor ama bir yandan, jeopolitik açıdan, celâl hocanın da ifade ettiği gibi, fırat ve dicle, türkiye için son derece stratejik havzalardır.
devamını gör...
yazarların en sevdiği 90’lar pop şarkısı
devamını gör...
nick değişen yazarı tanıyamama açmazı
valla bir insan neden nick değiştirir bu açmazı çözememişken bir de onu tanımaya uğraşmakla çalışmak gibi bir amaca düşmek.
hiç tarzım değil. gelip bir de tanımıyormuş gibi yapmayı düşünüyorsa gitsin az ötede oynasın pls.
hiç tarzım değil. gelip bir de tanımıyormuş gibi yapmayı düşünüyorsa gitsin az ötede oynasın pls.
devamını gör...
atatürk inkılapları yerine bolşevik devriminden etkilenmek
uzun uzun yazardım da başlıktaki 3 ıq tipleri görünce salla gitsin dedim.
birindeki devrimler devlet kurulmadan 30 yıl öncesinde ittihatçı çevrelerce planlanmış diğerinde bir avuç gürcü köylüsünün kafasına göre insanlari kıyma makinesine gönderdiği realite.
sizden adam olmaz a..k.. mecazen demiyorum harbi harbi adam olmaz. yazacak yer buldunuz ya hiçbir siyasi birikiminiz olmadan ağız ishali tipler gibi yazmak için yazıyorsunuz.
birindeki devrimler devlet kurulmadan 30 yıl öncesinde ittihatçı çevrelerce planlanmış diğerinde bir avuç gürcü köylüsünün kafasına göre insanlari kıyma makinesine gönderdiği realite.
sizden adam olmaz a..k.. mecazen demiyorum harbi harbi adam olmaz. yazacak yer buldunuz ya hiçbir siyasi birikiminiz olmadan ağız ishali tipler gibi yazmak için yazıyorsunuz.
devamını gör...
türkiye'deki orta direğin giderek erimesi
islamcı politikaların gereğidir. fakirler olmasa zenginler, sadakayı kime verecek?
devamını gör...
nick değişen yazarı tanıyamama açmazı
tanınıyor. sadece biraz zaman lazım yazması için. kimisi o zamanı bekleyemeden eski nickiyle iletişim kurduklarına "amma da salakmışsın, tanıyamadın" ayağı çekerek kendince özdoyum sağlıyor. onları zaten tanımak istemiyoruz.
devamını gör...
aşık olunan kişiyi unutma süresi
unutmak mı. güldürmeyin adamı.
asla unutamazsın. sonrasında her birlikte olduğun kişide ondan bir parça ararsın. parça parça birleştirirsin onu tüm başka başkalarla.
kiminin gözü kiminin sözü kiminin sesi kiminin gülüşü.
asla unutamazsın. sonrasında her birlikte olduğun kişide ondan bir parça ararsın. parça parça birleştirirsin onu tüm başka başkalarla.
kiminin gözü kiminin sözü kiminin sesi kiminin gülüşü.
devamını gör...
uzun bir ilişkiden çıkan birinin istediği tek şey
arkadaşlar gelmeyin tünelin ucu bombok bir yere çıktı
eminim sevgi bittiyse durum farklıdır, ama ayırılan da, ayıran da hayatını baştan kurmak zorunda kalıyor. 0'dan. silden.
önce huzur, sonra da rutin ister.
eminim sevgi bittiyse durum farklıdır, ama ayırılan da, ayıran da hayatını baştan kurmak zorunda kalıyor. 0'dan. silden.
önce huzur, sonra da rutin ister.
devamını gör...
çağla çukurova
rastrel'in bir ukdesidir.
çağla çukurova, 1994 doğumlu türk bir aktristir ve aynı zamanda 2016 miss turkey güzelidir.

çağla çukurova, 1994 doğumlu türk bir aktristir ve aynı zamanda 2016 miss turkey güzelidir.

devamını gör...
aşık olunan kişiyi unutma süresi
aşık olunan kişiyi unutmak hemen hemen imkansızdır. bir insanı koşulsuz, şartsız, amasız, fakatsız sevdiyseniz "o" artık yüreğe kazınmış bir yazıdır.
devamını gör...
türkiye'deki orta direğin giderek erimesi
o direk bize girdi direkt
devamını gör...

