zaman tüneli
bacak bacak üstüne atıp ayağındaki terliği oynatan kadın
devamını gör...
bacak bacak üstüne atıp ayağındaki terliği oynatan kadın
terlik düşmesin diye o.
bir yandan karşısındakini dinler yorumlar yapar konuya hakim olmakla kalmaz bir de ayağındaki terliği ustaca hamlelerle ayağında tutmaya devam eder.
bunu erkeklerin top sektirmesi gibi düşünebilirsiniz. bırakırsan ölürsün gibi ama sanıyorum erkekler top sektirirken sohbete dahil olamıyor pek. o nedenle dikkatli olunması gereken kadındır diye düşünmekteyim.
bir yandan karşısındakini dinler yorumlar yapar konuya hakim olmakla kalmaz bir de ayağındaki terliği ustaca hamlelerle ayağında tutmaya devam eder.
bunu erkeklerin top sektirmesi gibi düşünebilirsiniz. bırakırsan ölürsün gibi ama sanıyorum erkekler top sektirirken sohbete dahil olamıyor pek. o nedenle dikkatli olunması gereken kadındır diye düşünmekteyim.
devamını gör...
oklavayla hamur açan kadın seksiliği
maksadı seks olan bireyin duran direği bile seksi bulma potansiyelinin yansımasıdır.
bence sosyalleşseniz siz de birilerini bulabilirsiniz.
bence sosyalleşseniz siz de birilerini bulabilirsiniz.
devamını gör...
gerizler başı
ağzının tadını bilenler için bir nüshasını şöyle bıraktığım hasret gültekin versiyonuna gönül rahatlığıyla çökebilirsiniz efenim…
devamını gör...
tekila
iki parmak tekilaya biraz soda ve şekersiz limonata katarak yaptığım basit bir kokteylim var. inanılmaz keyif alıyorum içerken. olmeca silver, beypazarı ve uludağ şekersiz ile yapıyorum.
devamını gör...
oklavayla hamur açan kadın seksiliği
az sonra leziz gözlemeleriyle bana ziyafet çektireceği için gerçekten de seksi gelecektir.
devamını gör...
oklavayla hamur açan kadın seksiliği
gözlemeci teyzelerim senin tanımını görürse gözlemelerini pişirirken yakarlar bak diyim.
devamını gör...
rakı
kaliteli, kalitesiz tartışmasının saçma olduğu içkidir. tahminlere göre doğu roma'da benzeri üretilen ve türkler tarafından güncel tadı ve kimliği kazandırılan, bana göre yokluk içkisidir. çünkü şarap zengin sofralarının içkisiydi, bira kültürü de pek yoktu. haliyle yoksul rumeli ve anadolu insanı rakı türlerini bir şekilde icat etmişlerdi. üretimi basit, masrafsız. yine bana göre insana verdiği keyif hissi en iyi iki içkiden biridir. bir diğeri de viskidir. ikisi de hoş, sakin, tatlı bir sarhoşluk verir. tadı ise üretime, türe göre değişir. yaş üzüm, göbek rakıları yumuşak içimliyken klasik üretimler daha keskindir. favorilerim kesinlikle altınbaş 24 ayar, kulüp rakı, beylerbeyi göbek no.3 ve efe yaş üzüm.
devamını gör...
oklavayla hamur açan kadın seksiliği
eski kadınların hepsi seksiydi şimdikiler öyle mi? hey gidi hey.. o oklavalar ekstra olarak kocaları dövmek içinde kullanılıyordu.
devamını gör...
hindistan sokak lezzetleri
yemeyin oğlum yemeyin hayatımda ilk serumu bunlar sayesinde taktırdılar bana,
uçaktan indim açım gördüm bir tezgah tost gibi bir şey yapıyor neyse aldım yedim sonu çok fena oldu.
uçaktan indim açım gördüm bir tezgah tost gibi bir şey yapıyor neyse aldım yedim sonu çok fena oldu.
devamını gör...
hindistan sokak lezzetleri
dizanteri geçirme garantili lezzetlerdir.
devamını gör...
adana otogarı
bir kaç ay önce ilk kez gittiğimde navigasyon ne gösterdiyse oradan daldım. meğersem otobüslerin giriş kapısıymış. ama işaret mi yoktu, ben mi fark etmedim, yoksa o sırada direksiyonla mesajlaşmak arasında mıydım, orasını hâlâ bilmiyorum.
güvenlik görevlisi yaklaşarak durumu açıkladı; buradan girişin yasak olduğu, normalde ceza yazılması gerektiği gibi şeyler söyledi. devamlı caddeden geçerken görüyordum oranın ana giriş olduğunu düşünmüştüm. geçmiş bulununca durumu fazla uzatmadan geçmeme izin verdi. adeta geçici bir vizeyle adana otogarı’na kabul aldım.
annem uçaktaki bagaj sınırına takılmamak için kolileri, kavanozları, kargoyu bana yıkmıştı. firmayı da özel seçmiş ki otogarın içinde. 90’ların şehirlerarası yolculuk romantizmiyle yapılmış bir plan. mersin'den kadın ne bilsin adana otogarı’nın çehresini.
ben de saf, aracı kargonun önüne çekip indiririm sandım. indim, her yer kokulu peron, yerini de bilmiyorum. firmayı aradım. sesimden anlamış olsalar gerek, nerede olduğumu sorup sağ olsunlar geldiler, kolileri birlikte taşıdık.
bir insan kaç koku tanıyabilir? kaç farklı çöp çeşidini tek karede görebilir? orada cevabı var. herkes başka bir telden çalıyor.
gönderdiğim kavanozlar yerlerine ulaştı. annemin sistemi çalıştı. ama bir daha gider miyim? bilmiyorum.
güvenlik görevlisi yaklaşarak durumu açıkladı; buradan girişin yasak olduğu, normalde ceza yazılması gerektiği gibi şeyler söyledi. devamlı caddeden geçerken görüyordum oranın ana giriş olduğunu düşünmüştüm. geçmiş bulununca durumu fazla uzatmadan geçmeme izin verdi. adeta geçici bir vizeyle adana otogarı’na kabul aldım.
annem uçaktaki bagaj sınırına takılmamak için kolileri, kavanozları, kargoyu bana yıkmıştı. firmayı da özel seçmiş ki otogarın içinde. 90’ların şehirlerarası yolculuk romantizmiyle yapılmış bir plan. mersin'den kadın ne bilsin adana otogarı’nın çehresini.
ben de saf, aracı kargonun önüne çekip indiririm sandım. indim, her yer kokulu peron, yerini de bilmiyorum. firmayı aradım. sesimden anlamış olsalar gerek, nerede olduğumu sorup sağ olsunlar geldiler, kolileri birlikte taşıdık.
bir insan kaç koku tanıyabilir? kaç farklı çöp çeşidini tek karede görebilir? orada cevabı var. herkes başka bir telden çalıyor.
gönderdiğim kavanozlar yerlerine ulaştı. annemin sistemi çalıştı. ama bir daha gider miyim? bilmiyorum.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
devamını gör...
fidel castro'nun ben komünist değilim demesi
küba devrimini yapanlar sınıf olarak küçük burjuva, ideolojik olarak marksist idi. haliyle devrimin kimliği ilk başlarda tam oturmamıştı bile. bir de hâlâ amerikan işgali riski vardı, keskin söylemlerden kaçınıyordu devrimi yapanlar. ernesto che guevara hariç, o toleranssız net şekilde marksistti. bir de özünde sosyalist diye bir şey yoktur. marksizmde sosyalizm dediğimiz şey zaten komünizme geçişin aşamalarından biridir, tıpkı kapitalizm gibi bir aşamadır ama komünizme kapitalizmden daha yakındır. bu sebeple sosyalist birey olamaz. sosyalist devlet, parti veya dernek olabilir ki onların da amacı sınıfsal devrimin nihai aşaması komünizmdir. tabii bu marksist bakış açısından böyle.
devamını gör...
yalancı dizgini
ortaçağ'da kadınlar üzerinde kullanılmış, konuşmayı engelleyen, ağıza batan dikenlerle süslenmiş bir tür işkence aleti... nam-ı diğer scold's bridle, ortaçağ avrupasındaki 'kadın susmalı' kafasından çıkmış bir manifestodur, enginizasyon zihniyetinin rezilliklerinden birisidir.

kadınların "çenesini tutamayacağına" inanılan bir çağda, birisine iftira attığı ya da sadece "haddini" aştığı düşünülen kadınlara bu maske takılırmış. mesela bazen sırf kocasına laf yetiştirdiği için, bir kadın bununla gezmeye mahkum edilirmiş. güya suçlu bulunan kadın bu şekilde sokaklarda dolaştırılır, halkın tükürüğüne, attıkları çürük meyve-sebzelere ve utanç bakışlarına maruz bırakılırmış. bu noktada örnek olarak hoş bir black mirror bölümü olan white bear izlemenizi öneriyorum. sizin anlayacağınız, fiziksel acı ile birlikte public humiliation da mevcut. yani karakteri, kişiliği de ezmeye çalışan bir ceza yöntemi.
ilk kez iskoçya'da kullanıldığı düşünülüyor. bir araziyi yanlış ölçtüğü iddiasıyla köylüsüne iftira atan bir köylüye uygulanmış. almanya'da ucuna çanlar da bağlamışlar o kişinin geldiğini haber vermek adına. günümüzde bunlar kurgusal geliyor insanlara. o derece değişik bir kafa yaşamış ortaçağ insanı.
bu vahşetler yerine, çok konuşan, sürekli konuşan, bildiğini okumaya çalışan, iftira atan, özür dilemeyi de bilmeyen bir kadın olunca gidiyom ben mesela. anında sittirip giderim. kleopatra gelse "uza bacım" derim.
"bir erkek gidiyorsa gidiyordur" diye kezban aforizmaları da yazmam. saçma zaten. giden insan gitmiş olur. maskeye aforizmaya gerek yok.

kadınların "çenesini tutamayacağına" inanılan bir çağda, birisine iftira attığı ya da sadece "haddini" aştığı düşünülen kadınlara bu maske takılırmış. mesela bazen sırf kocasına laf yetiştirdiği için, bir kadın bununla gezmeye mahkum edilirmiş. güya suçlu bulunan kadın bu şekilde sokaklarda dolaştırılır, halkın tükürüğüne, attıkları çürük meyve-sebzelere ve utanç bakışlarına maruz bırakılırmış. bu noktada örnek olarak hoş bir black mirror bölümü olan white bear izlemenizi öneriyorum. sizin anlayacağınız, fiziksel acı ile birlikte public humiliation da mevcut. yani karakteri, kişiliği de ezmeye çalışan bir ceza yöntemi.
ilk kez iskoçya'da kullanıldığı düşünülüyor. bir araziyi yanlış ölçtüğü iddiasıyla köylüsüne iftira atan bir köylüye uygulanmış. almanya'da ucuna çanlar da bağlamışlar o kişinin geldiğini haber vermek adına. günümüzde bunlar kurgusal geliyor insanlara. o derece değişik bir kafa yaşamış ortaçağ insanı.
bu vahşetler yerine, çok konuşan, sürekli konuşan, bildiğini okumaya çalışan, iftira atan, özür dilemeyi de bilmeyen bir kadın olunca gidiyom ben mesela. anında sittirip giderim. kleopatra gelse "uza bacım" derim.
"bir erkek gidiyorsa gidiyordur" diye kezban aforizmaları da yazmam. saçma zaten. giden insan gitmiş olur. maskeye aforizmaya gerek yok.
devamını gör...
oklavayla hamur açan kadın seksiliği
giriştiği işte tam bir uzman edasıyla hamur açan kadınlarda görülebilecek seksiliktir.
usta ellere saygı ve hayranlıkla karışık bir sevda duyulur.
usta ellere saygı ve hayranlıkla karışık bir sevda duyulur.
devamını gör...
agnostik torunum
eyvah: dedem ateist! olarak devam filmi gelmelidir.
devamını gör...


