zaman tüneli

ucuz şeyleri sevmiyorum. konuştuğum insanların ucuz ortamlarda, ucuz muhabbetler yapmasını sevmiyorum.
ben 60'lar muhabbeti istedim hayat boyu. götlü şeyler değil.

kalbimin kriz geçireceği sabah - kimin katkısı varsa, hakkımı da helal etmiyorum.

devamını gör...

yunanca "çok teşekkür ederim" anlamına gelir.
devamını gör...

bırakmıyorlar ki uyuyalım kardeşim!*
devamını gör...

sabah saat 5 te havaalanında olmam gerekli.
devamını gör...

inadına ulan!

mektupları yak, şarkılara küs
hasretler giy, kendinden vazgeç
yastığına sarıl, korkular tut
dağılsın kalbin, öl hatta orda
lanetler yağdır, beni hatırla


devamını gör...

özel tutum ve durumları nedeniyle afişe edilecek yeni firma ve marka dışında, periyodik gün uygulamasından vazgeçilip, marka ve bir liste olarak uygulanmalı. bu haliyle katılım giderek düşecek ve eylem güç ve birliğini zayıflatacaktır.
devamını gör...

kafamı kaldırıp, görürsem bana baktığını aptal aptal...
ağzı yüzü yamulmuş, saçı rüzgârla dağılmış, bir akşamüstü balıkçıdayız öyleyse...

saçı-başı karışmış halde,
gülerim.
gülerim ve güzel bu derim.

salak.
devamını gör...

yunanca teşekkür etme anlamına gelir.
devamını gör...

'yaralandın mıı heyy caann.. yaralandııın mıı.." sını hatırladığım bir parçası var. (izlerken hep titremesinden, müziğe odaklanma problemi yaşadım. ilginç biriydi. bence sahiciydi ve hissettiği gibi yaşıyordu. nitekim öyle de öldü.)
devamını gör...

ingilizcede 40 yapar! ay pardon, bi an gaza geldim, yani kırk demek ingilizcede.

ama ben böyle başlıkları bir enteresanlıkları yoksa açmıyorum.

forty, harfleri alfabetik olarak dizilmiş tek ingilizce sayıdır.
devamını gör...

gerçekte olunan kişi ile yüzleşme eylemi, kişilerarası çatışma, bireyin iç dünyasındaki yapılar arasında uzun süren bir mücadelenin sonucu oluşan, sosyal çevreyle çelişkili bağlantıları yansıtan ve karar alma sürecini geciktiren akut bir olumsuz deneyimdir.

gerçekte olduğumdan kişiyle yüzleşseydim sadece özür dilerdim! bu sebeple yüzleşmiyorum.
devamını gör...

kayahan- bir garip serçe
"yandı mı bu postaneler, yıkıldı mı yoksa"
devamını gör...

düşünemedim o nasıl nick öyle güldüm.
devamını gör...

nefes almasa iyi insan aslında.
devamını gör...

ekşi sözlük'ün kurulduğu yıl olan 1999'da girilen ilk entrylerdir ve insana güzel bir nostalji yaptırır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sürekli suretle terk ediliyorum.*
devamını gör...

vardır, olabilir, var diyebilen kadınlarının bileceği şeylerdir sanırım. bir erkek olarak kendi adıma "bağımlılık yaratıcı" bir özelliğim olduğundan/olacağından emin değilim. bağımlılık bir zaaf çünkü. bağımlıya dair bir zaaf. bu durum öteki içinde bir artı sayılmamalı. oysa sağlıklı insan ilişki ve seçimleri, kararları bilinçli olmalı diye düşünenlerdenim. (bir sigara bağımlısıyım ama otuz yıllık eşime bağlılığım zaafımdan değil sonsuz sevgimden kaynaklanıyor. bağlılığım bir bağımlılık değil yani.)
devamını gör...

(bkz: bu gece karakolluk olabilirim)

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yine bir genel boykot günü geldi. yurtdışındaki halkları boykota çağıralım. dayanışalım, bahtiyar olalım.
devamını gör...

yalnız kalmaktı bir zamanlar. yalnız kalmaktan kasıt, yalnız olmak, sevgilinin olmaması falan filan hikayeleri değil. en kötü zamanımda yanımda olan arkadaşlarımı, kardeşten öte bildiğim insanlar olmadan yaşamaktı. hayatımdaki herkesin sırtını döndüğü, her şeyi ama her şeyi yalnız başıma sırtlamak zorunda kaldığım dönemde yüzüme bakıp, "kardeş sen bizsiz bir şey yapmayı düşünmüyon di mi?" sorularıyla daraltan, yüzüm asık olduğunda bir kilometre öteden görüp bir saniyenin binde biri süresinde yanıma gelebilecek arkadaşlarımı, kardeşlerimi görememekti bir zamanlar başıma gelmesini isteyeceğim en kötü şey. insanın galiba çözemediği, çözemeyeceği tek durum bu. başına gelmesinden korktuğu her şeyi teker teker dibine kadar yaşama hikayesi. neyse çok uzadı. başıma gelmesini isteyeceğim en son şey yalnız kalmaktı. 11 yıl öncesine gidebilseydim, tam bugün s.kko bi okulun s.kko bi yurdunda, s.kko hocalardan kaçıp bi doğum günü pastası kestiğimiz ana giderdim.
"etrafındaki yüzleri bir daha göremeyeceksin, daha çok vakit geçir, daha çok ara, daha çok görüş. 11 yıl sonra s.kko bi şehrin s.kko bi mahallesinde, s.kko bi bilgisayar ekranına bakarak bir yazı yazacaksın, kafan biraz güzel, işlerinin pek yolunda olmadığı bir dönem olacak. kimseyle konuşmak istemediğin ama telefonundan gelen s.kko bi bildirimle pastasını üflerken bile seni yanında görmek isteyen kardeşlerinle bir daha görüşemeyecek olmanın hüznünü yaşıyor olacaksın, şu anda aklına gelmeyen ve gelmeyeceğini düşündüğün şeylerin hepsini yaşayacaksın." derdim.
yalnız kalmak istemezdim en çok, çocukluktan yeni çıktığım o dönemin beyaz sayfalarını kömür karası bir kalemle yazmak istemezdim. ya da s.kko bir telefonun hatırlattığı bir doğum gününü, tek başıma kutlamak istemezdim. iyi ki doğdun ulan. bugün 29. yaş günündü.
yalnız kalmaktı bir zamanlar, şimdilerde içinden seslendiğim.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim