zaman tüneli
geceye bir fransızca şarkı bırak
devamını gör...
eksi oy butonunun gelmeyişinin yazarları çıldırtmıyor olması
besim tibuk'un doğum günlerinde tüm başlıklarda eski oy açılsın onun dışında sadece nickaltlarına açın. nickaltına eksi verebilmeliyiz. aslında tam olarak bunu istiyor muyum bilmiyorum biraz önce "ulan adın batsın sözlük şimdi eksi oy olacaktı" dedim. o anda bi çıldırıştım. çıldırayazdım. çıldırımtırak.
devamını gör...
geceye bir fransızca şarkı bırak
devamını gör...
bir şeyler anlatmak ister misin
sana anlatacağıma yastığa anlatırım. yorgana dinletirim.
devamını gör...
ağır gelen hisler
karşımdakinin benden bir şey isteyeceğini anladığımda gelen his. ''yok olayım'' ya da ''yok olsun''. ne olursa olsun benden bir şey istemesin. beklentiye girmesin. özveride bulunmayayım. kimse de bana...
devamını gör...
spor yaparken dinlenecek şarkı önerileri
devamını gör...
ağır gelen hisler
daha demin basit tarot baktık arkadaşlar evet/hayır şeklinde
sorduğum soruya hayır çıkması hem de net bir hayır
bu bana ağır geldi yani bu ladar net olmasa iyi olurdu
sorduğum soruya hayır çıkması hem de net bir hayır
bu bana ağır geldi yani bu ladar net olmasa iyi olurdu
devamını gör...
glitch sanatı
izlediğimiz videonun karelerinin anlık kayması, televizyonun ekranının parazitlenmesi veya bir oyun karakterinin aniden tuhaf şekle bürünmesi gibi durumlar bizi sinirlendirir çünkü hata meydana gelmiştir. glitch sanatı ise temelinde şu basit fikri barındırır; bozulma da güzel olabilir. bu sanatı yapanlar hataları kusur değil, fırsat olarak görüp, teknolojinin sunduğu pürüzsüz görüntüleri kasıtlı olarak bozarak, görüntünün kontrolden çıkmış halini estetik olarak sunar.
glitch sanatı dijital kodları bozma, eski cihazların devrelerine fiziksel müdahale etme ve sürreal bir etkiyle estetiği taklit etme olmak üzere üç ana yolla uygulanır. ben, bu tekniklerden daha tematik olan heykel örneğini vereyim.
yoshitoshi kanemaki'nin heykelleri, dijital ortamın aksaklığını fiziksel dünyaya taşıyan eserler olarak adlandırılıyor. bakıldığı zaman "adam ahşap oymuş" diyorsunuz ama sanat sanat diye kuduran tayfaya göre eserlerin felsefi yönü glitch sanatı şeklinde.
kanemaki'nin eserlerinde sanki insan hareketinin veya duygusal değişiminin sürreal duygusal çözünme'ye uğramış halini görüyoruz; ahşap figür, anlık tebessümü, şaşkınlığı ve hüznü tek bir çözülmüş kareye sıkıştırıyor. dijital ortamda kod ne yapıyorsa, kanemaki de ahşapla zamanı yan yana yığıyor, akışını bozuyor. bu da, kanemaki'nin eserlerini glitch sanatı'nın teknik özelliklerinden ziyade, felsefi ve estetik sonuçları üzerinden ele alarak çağdaş sanatla birleştiğini gösteriyor.
glitch sanatı dijital kodları bozma, eski cihazların devrelerine fiziksel müdahale etme ve sürreal bir etkiyle estetiği taklit etme olmak üzere üç ana yolla uygulanır. ben, bu tekniklerden daha tematik olan heykel örneğini vereyim.

yoshitoshi kanemaki'nin heykelleri, dijital ortamın aksaklığını fiziksel dünyaya taşıyan eserler olarak adlandırılıyor. bakıldığı zaman "adam ahşap oymuş" diyorsunuz ama sanat sanat diye kuduran tayfaya göre eserlerin felsefi yönü glitch sanatı şeklinde.
kanemaki'nin eserlerinde sanki insan hareketinin veya duygusal değişiminin sürreal duygusal çözünme'ye uğramış halini görüyoruz; ahşap figür, anlık tebessümü, şaşkınlığı ve hüznü tek bir çözülmüş kareye sıkıştırıyor. dijital ortamda kod ne yapıyorsa, kanemaki de ahşapla zamanı yan yana yığıyor, akışını bozuyor. bu da, kanemaki'nin eserlerini glitch sanatı'nın teknik özelliklerinden ziyade, felsefi ve estetik sonuçları üzerinden ele alarak çağdaş sanatla birleştiğini gösteriyor.
devamını gör...
bu son deyip tekrardan yapılan şeyler
çekirdek çitlemek.
bitmeden bırakamıyorsun.
bitmeden bırakamıyorsun.
devamını gör...
born in winter
tm abim cansın abim şimdi aklımdan çık abo sabahtan beri
devamını gör...
bu son deyip tekrardan yapılan şeyler
lole geri dönmek. 13 senedir belli aralıklarla bırakıp daha dönmem diyip her seferinde kendimi lol oynarken buluyorum.
devamını gör...
bir şeyler anlatmak ister misin
papa geldiğinden beri durmadan ayin yapıyor.süslümanlar sesiz bu olaya yarın biri kalkar da yılbaşı ağacına laf ederse dalağını severim...
devamını gör...
bu son deyip tekrardan yapılan şeyler
sinek as sana diyor askitooooo. *
devamını gör...
prog rock
progressive rock demektir. merriam-webster ve oed gibi çok mühimsenesi sözlüklerde de bu şekliyke [prog rock] yer alır. sözlükte progresif rock olarak da açılmış başlığı. ben de bir zamanlar progresif diyordum da artık prog veya progressive demeyi tercih ediyorum.
progressive metal ve prog metal ikilisi de aynı şekilde... ben açmıştım ikincisinin başlığını. yani sözlükte aratırken bence kabul edilen iki başlığın da olması iyi bir şey.
prog rock türüyle 90'ların ilk yarısında jethro tull ve pink floyd gibi gruplarla tanışsam da bu türe tam eğilmem 2005 gibi falan olmuştu. hala aslında prog metalciyim ama prog rock kültürü babında da kalburüstü olmaktan uzak olsam da fena değilimdir.
2004-2005'ten beri takıldığım prog archives sitesi mesela bu bağlamda bilgilenmemde ve kültürlenmemde epey büyük bir rol oynamıştır, hala da oynamaktadır. orada prog rock, sayısız alt türe bölünmüştür. işte siteyi inceleyip görebilir, ilgilenen biri çıkarsa.
birkaç tane de sevdiğim prog rock parçası paylaşayım ve bu yazımı noktalayayım.
gryphon - second spasm
yes - close to the edge (bunun başlığının açılmaması çok absürtmüş ya. başkası açmazsa ben bir ara açayım.)
renaissance - trip to the fair
genesis - firth of fifth
pink floyd - high hopes
van der graaf generator - a plague of lighthouse keepers
mia - cornonstipicum
return to forever - the romantic warrior
pallas - the bringer of dreams
saens - babel lights
ozric tentacles - feng shui
the gourishankar - moon7
iq - life support
pandora - dramma di un poeta ubriaco
l'ombra della sera - ho incontrato un'ombra (a blue shadow)
vrajitor’s tenebrarium - e.n.l.d. (plak şirketi albümü komple youtube'a koymuş.) [grubun başlığında * tanıtıp kritik etmiştim.]
daha da bir sürü çok sevdiğim prog şarkısı sayabilirim elbette.
progressive metal ve prog metal ikilisi de aynı şekilde... ben açmıştım ikincisinin başlığını. yani sözlükte aratırken bence kabul edilen iki başlığın da olması iyi bir şey.
prog rock türüyle 90'ların ilk yarısında jethro tull ve pink floyd gibi gruplarla tanışsam da bu türe tam eğilmem 2005 gibi falan olmuştu. hala aslında prog metalciyim ama prog rock kültürü babında da kalburüstü olmaktan uzak olsam da fena değilimdir.
2004-2005'ten beri takıldığım prog archives sitesi mesela bu bağlamda bilgilenmemde ve kültürlenmemde epey büyük bir rol oynamıştır, hala da oynamaktadır. orada prog rock, sayısız alt türe bölünmüştür. işte siteyi inceleyip görebilir, ilgilenen biri çıkarsa.
birkaç tane de sevdiğim prog rock parçası paylaşayım ve bu yazımı noktalayayım.
gryphon - second spasm
yes - close to the edge (bunun başlığının açılmaması çok absürtmüş ya. başkası açmazsa ben bir ara açayım.)
renaissance - trip to the fair
genesis - firth of fifth
pink floyd - high hopes
van der graaf generator - a plague of lighthouse keepers
mia - cornonstipicum
return to forever - the romantic warrior
pallas - the bringer of dreams
saens - babel lights
ozric tentacles - feng shui
the gourishankar - moon7
iq - life support
pandora - dramma di un poeta ubriaco
l'ombra della sera - ho incontrato un'ombra (a blue shadow)
vrajitor’s tenebrarium - e.n.l.d. (plak şirketi albümü komple youtube'a koymuş.) [grubun başlığında * tanıtıp kritik etmiştim.]
daha da bir sürü çok sevdiğim prog şarkısı sayabilirim elbette.
devamını gör...
bu son deyip tekrardan yapılan şeyler
affetmek
devamını gör...




