zaman tüneli
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler başlığı sendromu
kendisine yazacaktım ama kalp atar diye yazamıyorum… yine de iyidir be.
a pardon o başlık bu başlık değilmiş
a pardon o başlık bu başlık değilmiş
devamını gör...
ben amerika'dayken
bir kere gittim. san diego’da çizgi romancıların festivali vardı. her yer ünlü kaynıyor. burger king’te çalıştım 70 gün falan. sadece tepsi topluyordum. kravatlı birini görünce kaçıyorduk denetçi olabilir diye. kaydımız küreğimiz yok. benim gibi mısırlı ya da meksikalı birisi vardı. bu ikisini hep karıştırırım. sonra üç kişi olduk ben diğer ikisini de karıştırdım bi süre. plajda uyudum iki hafta.
önceleri bodrum’a benzettim sonra palmiyelerden dolayı mersin lan burası dedim. yaklaşık 13 dakika sonra mersin silksen böyle olamaz dedim. ben bilmiyorum ya dünya gözüyle daha güzel bi şehir görür müyüm? daha güzel sahiller, daha güzel mimari, daha güzel dağ-tepe bulursunuz ama bunların aynı anda güzel olduğu tek yer burası.
ben amerika’dayken pek bi cacık olmadı. fazla medeni, insanlar çok sakin, herkes her soruya cevap verme derdinde. beni düşünün, benim bi de ingilizce konuştuğumu düşünün, üstüne oranın egelisi gibi takılan bi gacıyla iletişime geçtiğimi düşünün. bunların hepsi oldu. boşuna american dream demiyorlar. babam o zaman tarla tapanı müteahhite vermemişti pek para yoktu. şu an gitsem sanki bi play boy malikanesi de ben açardım gibi.
bütün varlıklar ve değerler daha doğrusu maddi manevi her şey paraya çevriliyor. amerika bi yatırımcı kaybetti, türkiye amatem’e bi hasta kazandırdı.
önceleri bodrum’a benzettim sonra palmiyelerden dolayı mersin lan burası dedim. yaklaşık 13 dakika sonra mersin silksen böyle olamaz dedim. ben bilmiyorum ya dünya gözüyle daha güzel bi şehir görür müyüm? daha güzel sahiller, daha güzel mimari, daha güzel dağ-tepe bulursunuz ama bunların aynı anda güzel olduğu tek yer burası.
ben amerika’dayken pek bi cacık olmadı. fazla medeni, insanlar çok sakin, herkes her soruya cevap verme derdinde. beni düşünün, benim bi de ingilizce konuştuğumu düşünün, üstüne oranın egelisi gibi takılan bi gacıyla iletişime geçtiğimi düşünün. bunların hepsi oldu. boşuna american dream demiyorlar. babam o zaman tarla tapanı müteahhite vermemişti pek para yoktu. şu an gitsem sanki bi play boy malikanesi de ben açardım gibi.
bütün varlıklar ve değerler daha doğrusu maddi manevi her şey paraya çevriliyor. amerika bi yatırımcı kaybetti, türkiye amatem’e bi hasta kazandırdı.
devamını gör...
hayat kalitesini yükselten alışkanlıklar
beşiktaş ile ilişiği kesmek. şu alışkanlığı kazanabilirsem, her bejeke müsabakasına elimde tuzluk ile koşmasam yaşam kalitem über seviyede yükselecek. basket dışında beşiktaş hayatın muğakoyuyor sağolsun.
devamını gör...
hayat kalitesini yükselten alışkanlıklar
beşiktaşı bırakabilsem hayat kalitem 10 seviye artar ama gel gör ki insan kalbini söküp atamıyor.
devamını gör...
hayat kalitesini yükselten alışkanlıklar
akşamdan akşama "en az" bir kadeh..
(tamam da içine ne koyacağız diye soranlara aman sakın söylemeyin, belki araştırma merakı duyarlar da hayatları renklenir. :)
(tamam da içine ne koyacağız diye soranlara aman sakın söylemeyin, belki araştırma merakı duyarlar da hayatları renklenir. :)
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler başlığı sendromu
valla kesin biri "kalpli" şaka yapar diye bir süre o başlıkta yokum arkadaşlar. başka türden bir sendrom daha yaşamak istemiyorum. anlayışla karşılayınız. demin özelden, daha önce hiç yazışmadığımız bir yazar durup dururken bir sürü kalp emojisi gönderdi. iyi niyetli olduğundan güldüm ve eğlendim de işte herkesin şakasını kaldıramam şu anda bu konuda. haha.
devamını gör...
paranoyak deli
#3816282
he orası, bildin. kız fiyatları da çok uygun ha. sen gel gel.
he orası, bildin. kız fiyatları da çok uygun ha. sen gel gel.
devamını gör...
tool
üç dört bira içtikten sonra sound'ı güzel gelen grup. ayık olunca kafa gıdıklıyor.
devamını gör...
bizden olmazdı denilen insanın şu anki medeni durumu
takılmayın böyle şeylere. fazla anlam yüklemeyin kendinize. ilişki de bir canlı türüdür. bazen mezara kadar gider bazen ölür. toprağı olmadığınızı anladığınız yerde durmayın. geçin. ve kendinizi değersiz hissetmeyin. hayat akıyor siz de akın. bazen tecrübe edinmek gerekir bir sonraki için. puzzle uymuyorsa uymuyordur diyebilme cesareti gösterin. kendinizin kıymetini bilin ki kıymetinizi bilenleri çekin. bu böyledir.
devamını gör...
sevilen kadının yarım bıraktığı çorbayı tiksinmeden yemek
aynı termostan kahve içmişliğimiz var.
o benden tiksinmezdi, ben de ondan tiksinmezdim.
o benden tiksinmezdi, ben de ondan tiksinmezdim.
devamını gör...
diko
devamını gör...
tool
2007'de kuruçeşmedeydim. içeriye hiçbi şeyin alınmadığı konserde dev bi israil bayrağı açıldı maynard bayrağı açanlara eyw baba gibi hareketler yaptı.. biliyosunuz soner yalçın'ın kitabında maynard'ı görünce kafayı yemiştik.. neyse müzik olarak dahlvier'e katılıyorum..
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
kızıl saçları, siyah elbisesiyle çok beğendim.*
ekleme: araya tren girmiş djdjd renklirüyalaroteli içindi.
dostlarımızla geleceğiz: hanımcılık kazanacak diye düşünüyorum ama bir gün bir kaosun ortasında kalma ihtimali de çok yüksek gibi görünüyor.
ekleme: araya tren girmiş djdjd renklirüyalaroteli içindi.
dostlarımızla geleceğiz: hanımcılık kazanacak diye düşünüyorum ama bir gün bir kaosun ortasında kalma ihtimali de çok yüksek gibi görünüyor.
devamını gör...
emekli yazarlar dertleşiyor
en düşük emekli maaşı ne kadar olur?
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
klavyesinin tuşlarına tıkır tıkır basan çok tatlış bir insan. çok pozitif.
edit, diko abi kusura bakma paranoyak'a yazdıydım tanımı.
diko abim için ne düşüneyim, diko abim çok babaç bir insan.
edit, diko abi kusura bakma paranoyak'a yazdıydım tanımı.
diko abim için ne düşüneyim, diko abim çok babaç bir insan.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
mahalleye etli ekmekçi açmışlar öyle böyle değil. gelince haber ver de gidek yiyek diye seslenmeyi düşündüğüm yazar.
devamını gör...
ayıptır söylemesi
fb. liderliğe soyunmuşken üçüncülüğe düşmüş diyolla :)
devamını gör...
tom barrack
#3816109
tom barack'ın "abd'nin yeni orta doğu bekçisi" olma özelliğini bir yana bırakırsak, söylediğinde yanlış bir şey yok.
bu durum tamamen dini reformla ilgilidir. dini reformları gerçekleştirip birey olmayı başaran toplumlar (diktatörlükleri ayrı tutuyorum) demokrasiyi sindirebilmişlerdir. diğerleri ise demokrasi kılıfı giydirilmiş totaliter rejimlerdir ve bu da halkın seçimidir.
iki örnekle açıklamaya çalışayım.
- islam dünyası: dini reformlar gerçekleşmediği için hiçbir müslüman ülkede (buna türkiye de dahil) demokrasi çoğunluğun umrunda değildir ve hiçbir zaman gerçek bir demokratik rejimle yönetilmemişlerdir. benzer bir durum ortodoks hıristiyanlar için de geçerlidir. rusya'nın, ukrayna'nın veya belarus'un geçmişinde demokrasi yoktur. benzer bir durum amerika için de geçerlidir. her ne kadar medya amerika'yı demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği gibi lanse etse de bundan 50 yıl önce siyahilerle beyazların aynı otobüse binemediği; hala sadece iki partinin iki ultra zengin adayı arasından birinin seçilmek zorunda olduğu ve bunun yanı sıra, büyük birkaç şehir dışındaki halkın çoğunluğunun dindar olduğu bir ülkedir.
demokrasisi en gelişmiş ülkeler olarak gösterilen iskandinav ülkeleri, en az inançlı bireye sahip ülkelerdir.
özetle; barrack efendi doğru bir şey söylemiştir.
tom barack'ın "abd'nin yeni orta doğu bekçisi" olma özelliğini bir yana bırakırsak, söylediğinde yanlış bir şey yok.
bu durum tamamen dini reformla ilgilidir. dini reformları gerçekleştirip birey olmayı başaran toplumlar (diktatörlükleri ayrı tutuyorum) demokrasiyi sindirebilmişlerdir. diğerleri ise demokrasi kılıfı giydirilmiş totaliter rejimlerdir ve bu da halkın seçimidir.
iki örnekle açıklamaya çalışayım.
- islam dünyası: dini reformlar gerçekleşmediği için hiçbir müslüman ülkede (buna türkiye de dahil) demokrasi çoğunluğun umrunda değildir ve hiçbir zaman gerçek bir demokratik rejimle yönetilmemişlerdir. benzer bir durum ortodoks hıristiyanlar için de geçerlidir. rusya'nın, ukrayna'nın veya belarus'un geçmişinde demokrasi yoktur. benzer bir durum amerika için de geçerlidir. her ne kadar medya amerika'yı demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği gibi lanse etse de bundan 50 yıl önce siyahilerle beyazların aynı otobüse binemediği; hala sadece iki partinin iki ultra zengin adayı arasından birinin seçilmek zorunda olduğu ve bunun yanı sıra, büyük birkaç şehir dışındaki halkın çoğunluğunun dindar olduğu bir ülkedir.
demokrasisi en gelişmiş ülkeler olarak gösterilen iskandinav ülkeleri, en az inançlı bireye sahip ülkelerdir.
özetle; barrack efendi doğru bir şey söylemiştir.
devamını gör...

