zaman tüneli

"ölüm adın kalleş olsun" der ozan.. bir kalleş üstüne konuşmaya değer mi..?
devamını gör...

herkese tatlı rüyalar
devamını gör...

ilginç..! durum sizi rahatsız ediyorsa sizde "dışardan sevgilisi yok gibi görünme" ipuçlarını anlamaya öğrenmeye çalışın o zaman.
(tanım için şaşırmayın, valla niye güzinablalığa soyunduğumu ben de bilmiyorum.)
devamını gör...

zaman zaman geçiriyoruz maalesef, önemli olan ümidimizi kaybetmeyip bu günlerin sona ereceğini bilmek ve az hasarla bu süreci atlatabilmek.
devamını gör...

devamını gör...

girişte yanlış, sonuçta yanlış.. rakıyla başlayıp bitirseniz bu kompozisyonda giriş-gelişme-sonuç (sizi bilmem de, en azından) benim gibi rakı severleri memnun ederdi. :)
devamını gör...

bu yıl öğrendikleri şey... diye devam etsin hadi.
malum yılın sonuna geldik.
neyse'ler, keşke'ler, iyi ki'ler...

ben geçen gün eşimle uzun zamandır tartışmadığımı fark ettim. ve sebebini de sonunda sınır çizmeyi öğrendiği biriyle ilgili olduğunu anlamış olduk.

hem keşke, hem iyi ki olarak yerini almış oldu.
devamını gör...

evettt, 23 aralık yani bugün benim doooğum günüm!!112!! soranlara 32 yaşındayım diyorum, bekarlık yaşlandırmıyor, gençliğimin sırrını buna borçluyum evet.
devamını gör...

allahü teala başka dert vermesin amin.
devamını gör...

allahü teala başka dert vermesin
devamını gör...

devamını gör...

tam da benim profili yansıtandır, güzel bir seçim. *
devamını gör...

60 yaşında ergen olmak kadar büyük loserlık yok..
devamını gör...

devamını gör...

merhabalar sevgili yazarlar. 3 ay önce annemin dayısı vefat etti. ben kendisine hep “yukarı dede” derdim. dayımların üst katında yaşıyorlardı ve dede diye hitap ederdim ama dedemle aynı ortamdayken karışmasın diye yukardaki dede gibi söylerdim öyle de kalmıştı.

yukarı dedenin bi tekli koltuğu vardı hep orada otururdu. bayramlarda hep en çok harçlığı yukarı dededen alırdım. hatta ben çok çok küçüktüm, o zamanlar en kallavi harçlık 20 tl idi, bir gün onu ziyaretten dönerken otobüs durağında elime para sıkıştırmıştı. ayıp olur diye onun yanında bakmadım tabi avcuma. otobüse binene kadar düşündüm acaba 20 lira mı verdi yoksa 10 mu çünkü kesinlikle 5 lira vermemiştir hatta kesin 20 lira vermiştir. çünkü hep yüksek harçlık verir o.

otobüs geldi ve bindiğin gibi avcumu açtım. 50 tl. anneme doğru baktım, onun da eline sıkıştırmış. 50 tl. sizin için belki çok önemli değildir ama para sıkıntısı çektiyseniz hayatınızın bir döneminde, 2007 senelerinde 50 liranın evinizin market alışverişini ne denli karşılayabileceğini bilirsiniz..

o gün gözümde yukarı dede benim için bir yaslanılacak dağ oldu. zamanla büyüdüm ve ziyaretlerim seyrekleşti ama içimdeki değeri hiç değişmedi. nadir de olsa görüştüğümüzde bana nasıl baktığı ve gözlerindeki sevgiyi hep hissettim.

vefat ettiğini hâlâ daha algılayamıyorum. sanki o eve gittiğimde tekrar o koltukta oturuyor olacak.

ve dün, en yakın arkadaşımın babaannesi vefat etti. kendisi beni çok severdi. defalarca sofrasına oturdum. sürekli arkadaşımla bana selam gönderirdi halimi hatrımı sorardı. beni her gördüğünde de kuran okumayı biliyo kusun diyip arkadaşıma da öğretmemi isterdi. söz öğreticem derdim*, hay sen çok yaşa canım kızım derdi.

gönlü geniş, çok iyi bir insandı. ben sana örtü alıcam, sana örtü alasım var demişti. zahmet etme teyzem diyip geçiştirmiştim ama sonra arkadaşıma sorup hangi rengi sevdiğimi öğrenip bana o renk örtü almıştı..

en son arkadaşımın çeyizi için gittiğimiz eve bu sefer ismi gibi melek olan teyzemin kuran okunması için gittik. beni çok sevdiğini bilir ve hissederdim hep. umarım bundan sonrasında ben de ona dualarımla bunu hissettirebilirim.

bugün de en alt katımızda oturan alzheimer hastası teyzenin vefat ettiğini öğrendim.

ölüm uzun zamandır kendini bu denli hatırlatmamıştı bana. ve azrail uzun zamandır bu kadar çevremde dolanmamıştı.

büyümek bunu mu gerektiriyordu gerçekten? çevremde varlığını gördüğüm, bildiğim insanların ölümüne tek tek şahit olmam mı gerekiyor? ben küçükken herkes gençti ve kimse ölmüyordu. şimdi ben büyüyorum ve herkesin zamanı mı geliyor, cidden mi?

ben böyle mi devam edeceğim hayatıma? sürekli birilerinin ölümüne şahit olarak mı geçecek yani bu ömür?

ne büyük hayatlar yaşıyoruz güya, ne dünyevi dertlere sahibiz..

melek teyzem kirası iki katına çıktı diye üzülüyomuş, hiç ödeyemedi bile..
bu haftaki planımız iki yakın arkadaşımla oturup yeni yıla dair beklentilerimizi yazmaktı fakat biz cenaze evinde buluştuk.

ölüm var, üzeri karla kapalı
ölüm var, bedeni kanlı yaralı
ölüm var, üzerime damladı yağmur
yar, elim azrail’e bağlı..


open.spotify.com/track/5YhP...
devamını gör...

öyle duruyormuşum dışardan, nasıl oluyorsa artık. bu yüzden yalnızmışım. daha saçma bir teselli duyanınız varsa aşağıya yazıversinn.
devamını gör...

algıda seçicilik duyarlığı olmasın.. (hayat sizi ne sebeple vıtrine oturtsun ki.. işte o "sebep" konusu üzerinde düşünün.)
devamını gör...

ben de yapıyorum, burası biraz da günlüğüm gibi
devamını gör...

tamam da anlayamadığım şu, 'eli yüzü düzgün fıstık gibi bir kız' yapay zekaya bulaşsa ne oluyor ki.. yapay zeka pavyon mu ki, kötü yola düşmüş gibi algılansın. doğru ve yerinde kullanıldığında yapay zeka, kişiyi geliştiren bir şey değil mi..
yanlış mı biliyorum.?
devamını gör...

canım ne isterse onu yapıca'm!
benim tüm başlıklar...
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim