zaman tüneli

günolar.
güne güzel bir kahve ve güzel bir şarkı ile başladığım için mutluyum ama her şey her an değişebilir.
devamını gör...

insanların sayıp sevdikleri abi, kardeş, patron, baba, evlat vb. olarak gördükleri kişinin ortaya çıkan yazışmalarından sonra ne hissettikleri ve ne düşündükleri sorusudur.

insan inanmak istemez herhalde. reddetmek ister. özellikle de bu ülkede bu pozisyonlara gelmiş olan kişilerin 10 kere daha dikkatli ve titiz yaşamaları gerektiğini düşünen bir insanım. çünkü özel hayatın gizliliği filan fasa fiso. çarşaf çarşaf yayılabiliyor, görüyorsunuz...
zira olan bir tek size olmuyor. çevreniz çok olumsuz etkilenebilir. kimseyi hayal kırıklığına uğratmamak için insanların bu tip ilişkilerden kaçınması gerekir diye düşünüyorum..

değer miydi başkan?
devamını gör...

galiba az önce başardığım eylem. şirketin temizlik malzemeleri deposuna geldim hızlı hızlı yazıyorum.

ik departmanına çay bıraktım az önce. hanife hanım, merve bey ve uluç kağan bey sohbet ediyorlardı. ben merve bey'in masasına çayı bırakırken hanife hanım dedi ki "abi memlekette onca şey oluyor, bu adama itibar suikasti yapanlar peki şunlara ve bunlara neden ses çıkarmıyor?".

ah hanife. çayı bıraktım, postürümü düzelttim, hanife hanıma yan bakıp dedim ki "işte bu whataboutism, bu şekilde düşünmek düşünce safsatası örneğidir". diğerlerine çay vermeden düşün dünyasında ağır bir suç işlenmiş gibi ortamı terk ettim, kapıdan çıkarken içeri son bir bakış attığımda merve bey hayran hayran beni süzüyordu.

galiba oldu arkadaşlar. akşam müsait misin mesajı bekliyorum. bu arada "bey" merve'nin soyadı. yanlış olmasın. fıstık gibi kızdır.
devamını gör...

jiyan, heval, rojin, rojda, rojbin, rojhat, velat, medeni, maşallah, fırat, mizgin, baran, bejan, bedirhan, mervan, şirvan, abuzer, azat, ubeydullah, delal, adıgüzel, şehriban, süphan, miran, dilan, seyithan, jinda, medet, nujin, bawer, kendal, dicle, viyan, eyil, devin, mahsun, mazlum, şilan, agit, nimetullah, mir, şeyhmus, berivan, ali asker, bişar, şöhret, diyar, mehdi, lorin, ronahi...
devamını gör...

kredi kartı limiti vermekten aciz bankadır. iş bankası ve akbank'ta yüksek limitli kredi kartlarım var, ama bu içine tükürdüğümün bankası bana 5 lira limit vermiyor boyuna ret veriyor. yapacağınız işe tüküreyim.
devamını gör...

bir kamil çetin filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu kamuran süner ve şafak sezer yazmıştır. filmde şafak sezer, ersin korkut, nilgün belgün, müjde uzman, erhan yazıcıoğlu, onur büyüktopçu, yıldırım memişoğlu, deniz oral, ruhi sarı, buket dereoğlu ve bülent bilgiç rol almıştır.

çöküşü hızla devam etmesine rağmen beşinci filme kadar ulaşan kutsal damacana serisinin dördüncü filmi olan bu film kadroya birkaç ünlü eklenerek kurtarılmaya çalışmış bir filmdir. ancak elbette başarılamamıştır.

bu filmde fikret vatikan'da bir rahiptir. papa seçimi esnasında etkin rol oynayıp ortalığı birbirine kattıktan sonra buradaki görevi mecburen sona erer ve kürkçü dükkanına geri döner.

döndüğü zaman çok zengin bir ailenin şeytan tarafından ele geçirilen kızlarını kurtarmak için kollarını sıvar. ancak bu zengin insanların malikanesinde aynı göreve talip olan iki kişi daha vardır. bunlardan biri bir medyum diğeri ise bilim insanıdır.

zengin aile, üç şarlatan ve fikret'in yancısı vitaminsiz asım anlamsız bir mücadeleye girer.

kutsal damacana dracoola ile birlikte serinin en kötü filmlerinden biridir.
devamını gör...

bugün uzaktan çalışıyorum. dışarıdayım yani. damacanayla kahve içtim. gün boyu tuvalet kovalayacağım muhtemelen.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beşiktaş iyi oynamadı fırsatları değerlendirdi diyebilirim.fener gol atar diye düşünürken beşiktaş golü buldu.

tam kadro ile çıksalar acaba maçın skoru yine böyle mi olurdu? orası muamma....
devamını gör...

büyükada

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

avatar'ın 2. filmi ile kıyaslandığı takdirde 3. film başarılı ancak film süreleri oldukça uzun biraz daha kısaltmaları iyi olurdu. aksiyon oldukça fazla ama konu döngüsü 2. film ile aynı maalesef alternatif dikkat çekici konulara da değinilebilirdi.
devamını gör...

eski sevgiliden arkadas olmaz ama arkadastan eski sevigili olur.
devamını gör...

görmek, öğrenmek istemediğim ayrıntılar.
devamını gör...

kesinlikle olmaz her ne kadar medeni kafasında olursa bile her iki taraftan biri herhangi bir ilişkisi olduğu zaman çirkinlikler ortaya çıkar.
devamını gör...

küçük çaplı sinir krizleri geçiriyorum. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

belirledikleri ücret ile 24 saat bile yaşayamayacak bakanlar halkın bu ücretle bir ay yaşayabileceğini düşünmeleri ultra üst zeka olduklarının göstergesi resmen.
devamını gör...

devlet samimi olsa, tek bir içiciden uyuşturucu baronuna ulaşır; lakin bunu istemiyor. kullanıcıya bir şey dememesi esasta " yakalanmadan kopya çekebilirsiniz" demektir.
devamını gör...

maalesef ki işte
devamını gör...


iran'ın su krizinin ulaştığı kritik seviye, türkiye için yalnızca bir uyarı değil, aynı zamanda yönetişim krizlerinin nasıl benzer sonuçlar doğurduğuna dair çarpıcı bir örnektir. analizlerime göre, liyakatin yerini siyasi sadakatin alması ve yaygın sistem yolsuzluğu, türkiye'nin su güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. tarım sektörünün su kaynaklarının %74'ünü verimsizce tüketmesi, altyapı yatırımlarındaki yanlış planlama ve kaynak israfı, iklim koşullarından bağımsız olarak derinleşen bir krizin habercisidir.

tıpkı iran'da urmiye gölü'nün liyakatsiz yönetim ve yolsuzluk nedeniyle %90 oranında küçülmesi gibi, türkiye'nin fırat-dicle havzası da benzer yönetişim hatalarıyla karşı karşıya. türkiye meteoroloji genel müdürlüğü verilerinin gösterdiği temmuz 2025'teki %71'lik ülke geneli ve %95'lik trakya yağış azalışı, sadece meteorolojik bir olay değil, aynı zamanda uzun vadeli ve liyakate dayanmayan su politikalarının sonucudur.

istanbul'un barajlarının eylül 2025 itibarıyla %39.98 seviyesine inmesi, teknik uzmanlık yerine siyasi kayırmacılığın tercih edildiği yönetim anlayışının alarm veren göstergesidir. bu oran, bir önceki yıla göre belirgin düşüşü işaret ederken, tahran'ın teknik kapasite yerine ideolojik önceliklerle yönetilerek ulaştığı kritik durumu hatırlatmaktadır.

on yıllık periyotta yağışlardaki %27'lik azalmanın ötesinde, asıl endişe verici olan, bu krizi yönetmekle görevli kurumlardaki liyakat erozyonu ve kaynak dağılımındaki yolsuzluk iddialarıdır. iran'ın bu krizden 100 milyar doların üzerinde mali kayba uğraması, yönetişim krizinin bedelinin ne denli ağır olabileceğini göstermektedir.

türkiye'nin aynı kaderi paylaşmaması için, tarımda verimli sulama sistemlerine geçişten daha acil olan, su yönetiminde liyakati merkeze alan, şeffaf ve yolsuzluğa kapalı bir sistem inşa etmesidir. bu uyarıları dikkate almazsak, sadece su kaynaklarımızı değil, milli güvenliğimizi de tehlikeye atacak sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz. bu bir iklim meselesi değil, temelde bir yönetişim ve liyakat krizidir.

*** ***

türkiye'nin su yönetimi krizinin özünde, iklimsel faktörlerin ötesinde, liyakat sistemindeki aşınma, kurumsal hafızanın zayıflaması ve kaynak yönetimindeki sistematik sorunlar yatmaktadır. tarihçi prof. dr. ilber ortaylı'nın, "anadolu su medeniyetler beşiğidir, ama biz bu mirası hoyratça tüketiyoruz" uyarısı ve "kuraklık değil, plansızlık ve liyakatsizlik bizi vuruyor. suyun idaresi siyasetin değil, ehliyetin konusu olmalı" tespiti, meselenin medeniyet ve yönetişim boyutunu ortaya koymaktadır. bu çerçevede, su yönetimini siyasi kaygılardan arındırılmış, liyakate dayalı bağımsız bir kurumsal yapıya kavuşturmak; fırat-dicle havzası başta olmak üzere havza bazında entegre ve jeopolitik dengeleri gözeten bir yönetim modelini hayata geçirmek; ve tarımsal dönüşümü sağlayarak suyu verimli kullanmak acil bir zorunluluktur. ortaylı'nın "su meselesini çözemeyen devlet, bölgesinde söz sahibi olamaz" ikazını dikkate alan türkiye, su yönetimini bilim, liyakat ve strateji temelinde yeniden inşa ederek iran'ın yaşadığı türden bir krizi önleme fırsatına sahiptir.

türkiye'nin su krizinin boyutları, eğirdir gölü örneğinde olduğu kadar endişe vericidir ve ülke genelinde sistematik bir yönetişim krizine işaret etmektedir. ikinci büyük içme suyu kaynağı olan eğirdir gölü, vahşi sulama, kaçak sondaj kuyuları ve madencilik faaliyetleri nedeniyle kritik bir eşiğe gelmiş durumdadır. gölden yılda 140 milyon metreküp suyun tarımsal sulamada kullanılması, su bütçesinde telafi edilemez bir açığa yol açmaktadır. dsi'nin "kredi borcunu kapatmak için kredi çekmeye" benzeyen projeleri, sorunun teknik çözümlerden ziyade liyakatsiz yönetim anlayışından kaynaklandığını göstermektedir. bu durum, su yönetiminde popülist politikaların bilimsel yaklaşımların önüne geçtiğine dair çarpıcı bir örnek teşkil etmektedir.

su kaynakları üzerindeki yıkıcı baskı, eğirdir ile sınırlı kalmayıp tüm anadolu'yu etkisi altına almış durumdadır. iç anadolu'da tuz gölü'nün kuruması, konya kapalı havzası'ndaki yeraltı suyu seviyelerinin alarm verici düzeylere inmesi ve marmara bölgesi'nde ergene nehri'nin endüstriyel kirlilikle baş edememesi, krizin ne denli yaygın olduğunu ortaya koymaktadır. bodrum yarımadasında yaz aylarında yaşanan su kesintileri ile bursa ovası'ndaki tarımsal verimlilik kaybı, sorunun sadece kurak bölgelerle sınırlı olmadığını göstermektedir. bu coğrafi yayılım, su krizinin artık bölgesel değil, ulusal ölçekte ele alınması gereken bir mesele olduğunu kanıtlamaktadır.

hidroelektrik enerji üretimindeki plansız genişleme, ekosistemler üzerinde geri dönüşü zor tahribatlara yol açmaktadır. özellikle nehir tipi küçük hes'ler (küçük hidroelektrik santraller), dere yataklarının doğal akışını kesintiye uğratmakta ve sucul ekosistemleri parçalamaktadır. bu santrallerin lisanslandırılması sürecindeki yönetmelik ihlalleri ve çevresel etki değerlendirme süreçlerindeki eksiklikler, enerji ihtiyacı ile çevresel sürdürülebilirlik arasındaki dengenin nasıl göz ardı edildiğini göstermektedir. nehir ekosistemlerindeki bu parçalanma, sadece biyolojik çeşitlilik kaybına değil, aynı zamanda su kalitesinin bozulmasına ve yeraltı suyu besleniminin azalmasına da neden olmaktadır.

su yönetimindeki bu çok boyutlu krizin aşılması, köklü bir paradigma değişimini zorunlu kılmaktadır. su havzalarının bütüncül yönetimi, tarımsal sulamada modern tekniklerin yaygınlaştırılması ve su yönetiminin liyakati önceleyen bağımsız kurumlar eliyle yürütülmesi acil ihtiyaçlar arasındadır. eğirdir gölü'nün hoyran bölümündeki sığlaşmanın gösterdiği gibi, müdahale için zaman hızla tükenmektedir. binlerce yıldır anadolu medeniyetlerini besleyen su kaynaklarının korunması, sadece ekolojik değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik bir zorunluluktur. bu nedenle, su yönetiminde liyakat, şeffaflık ve bilimsellik temelinde yapılacak reformlar, türkiye'nin geleceği için hayati önem taşımaktadır.


kaynak

"iran'ın su krizi: urmiye gölü’nün yok oluşundan tahran’ın susuzluğuna – yolsuzluk, yetersizlik ve ideolojik körlüğün mirası....."
devamını gör...

muhteşem başkanın malum spikere sorduğu sorudur.

konuşma kayıtlarında geçiyormuş.. demin okudum. adam çok merhametli çıktı rıza baba. diyeceğim ama diyemiyorum.
adamda merhamet olsa öyle şeyler yapar mı?

edep sen ne güzel şeysin. ey edep! ille de edep! ille de edep!
devamını gör...

cehaletini giderdiğini zannedenden daha cahili var mı?
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim