1.
halihazırda 1 milyar insanın yaşadığı ve 2025 itibariyle 3.5 milyar insanın yaşayacağının ve bu sayının giderek artacağının öngörüldüğü kriz.
sıradan insanlar olarak ne yapabiliriz?
1) bilinçli birer yurttaş olup devletlerden gerekli koruyucu-önleyici politikaları talep etmek. örneğin bölgesindeki akarsuyu kirleten fabrikaya izin veren belediye başkanını/bakanı ilk seçimde yollamak. belediyelerden geri dönüşüm kutularını yaygınlaştırmasını talep etmek etc.
2) bilinçli birer tüketici olup şirketlerden üretim esnasında kullandıkları suyu azaltmalarını ve daha çevre dostu yöntemler kullanmalarını talep etmek (sadece meyve sebzenin değil, her şeyin ama her şeyin üretimi esnasında yüksek miktarda su kullanılır ve kirletilir), zararlı politikalarını sürdüren şirketleri boykot ederek değişime zorlamak etc.
evde otururken meyve yıkadığımız suyu azaltmakla (bunu elbette yapmalıyız) büyük ölçekli ve gerekli değişimleri sağlamakta zorlanırız ama gezegenimizi umursayan insanlar olarak yöneticilerin ve üreticilerin üzerindeki etkimizi fark eder ve "böyle gelmiş böyle gider, bir benle olmaz ki, ben şöyle yapsam ne olacak sanki amaaaan" gibi düşüncelerimizden ve öğrenilmiş çaresizliğimizden kurtulursak, hep birlikte daha güzel yarınlar inşa edebiliriz.
sıradan insanlar olarak ne yapabiliriz?
1) bilinçli birer yurttaş olup devletlerden gerekli koruyucu-önleyici politikaları talep etmek. örneğin bölgesindeki akarsuyu kirleten fabrikaya izin veren belediye başkanını/bakanı ilk seçimde yollamak. belediyelerden geri dönüşüm kutularını yaygınlaştırmasını talep etmek etc.
2) bilinçli birer tüketici olup şirketlerden üretim esnasında kullandıkları suyu azaltmalarını ve daha çevre dostu yöntemler kullanmalarını talep etmek (sadece meyve sebzenin değil, her şeyin ama her şeyin üretimi esnasında yüksek miktarda su kullanılır ve kirletilir), zararlı politikalarını sürdüren şirketleri boykot ederek değişime zorlamak etc.
evde otururken meyve yıkadığımız suyu azaltmakla (bunu elbette yapmalıyız) büyük ölçekli ve gerekli değişimleri sağlamakta zorlanırız ama gezegenimizi umursayan insanlar olarak yöneticilerin ve üreticilerin üzerindeki etkimizi fark eder ve "böyle gelmiş böyle gider, bir benle olmaz ki, ben şöyle yapsam ne olacak sanki amaaaan" gibi düşüncelerimizden ve öğrenilmiş çaresizliğimizden kurtulursak, hep birlikte daha güzel yarınlar inşa edebiliriz.
devamını gör...
2.
rakamlarla ifade etmek gerekirse bugün türkiye'de kişi başına düşen su tüketim miktarı 1519 m3' tür. 2030 yılında bu rakamın nüfus artışıyla birlikte 1100 m3' e düşeceği öngörülmektedir.
devamını gör...
3.
bundan etkilenecek olan ülkelerden birisi olan türkiye, su zengini değil aksine su fakiri bir coğrafyada yer alıyor. nüfusu doğal yollardan pek artmasa da yaşanmakta olan ve etkisi devam edecek iklim krizi ile birlikte alacağı göçlerle nüfusu pek düşüş yaşamayacak gibi...
toplam nüfusunun yaklaşık 8-9'da biri istanbul'un avrupa kıtasında kalan kesiminde yaşıyor. aşağıdaki yer:

rejimin su sorunu da dahil gelecekte yaşanacak problemlere karşı felsefesi ise şu: "vurun daha ölmedi."
yokluğumu fırsat bilip "kanal istanbul" denen rant ve talan projesi uğruna avrupa yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan sazlıdere barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
bu kez alelacele toki'yi devreye almışlar. dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
ibb’nin ve iski’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi cumhurbaşkanlığı kararıyla sazlıdere barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, iski’ye bile bildirmemişler.
şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz istanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, istanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, istanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
ekrem imamoğlu
istanbul'un da türkiye'nin de kanal istanbul'a ya da başka bir rant projesine ihtiyacı yok. şuna ihtiyacı var:
toplam nüfusunun yaklaşık 8-9'da biri istanbul'un avrupa kıtasında kalan kesiminde yaşıyor. aşağıdaki yer:

rejimin su sorunu da dahil gelecekte yaşanacak problemlere karşı felsefesi ise şu: "vurun daha ölmedi."
yokluğumu fırsat bilip "kanal istanbul" denen rant ve talan projesi uğruna avrupa yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan sazlıdere barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
bu kez alelacele toki'yi devreye almışlar. dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
ibb’nin ve iski’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi cumhurbaşkanlığı kararıyla sazlıdere barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, iski’ye bile bildirmemişler.
şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz istanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, istanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, istanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
ekrem imamoğlu
istanbul'un da türkiye'nin de kanal istanbul'a ya da başka bir rant projesine ihtiyacı yok. şuna ihtiyacı var:
devamını gör...
4.
2025 yazı: #3558660
iran'ın ciddi su krizini görmezden gelmek imkansız hale geliyor. bugün atılan şu tweet'e dikkat edin:
"tahran'ın birçok bölgesinde 24 saati aşkın süredir su tamamen kesik.
hani savaş bitsin de normal hayata dönelim istiyordunuz!"
aynı zamanda iran ulusal su ve atıksu mühendisliği şirketi, ülkedeki kentsel nüfusun neredeyse yarısının içme suyuna erişimde sıkıntı yaşadığını açıkladı!
resmi tahminlere göre aralarında tahran, meşhed, isfahan, arak, bandar abbas ve yezd'in de bulunduğu 29 eyaletteki 52 şehir şu anda ciddi su sıkıntısı yaşıyor.
rejim bu koşullar altında geri tepme mekanizmasını nasıl harekete geçirebilir?
rejimi destekleseniz de karşı çıksanız da su her şeyden önce gelir. o olmadan, en gerçek anlamıyla hayat da olmaz. unutmayalım ki suriye'deki su krizi 2011 gibi erken bir tarihte halk ayaklanmasını tetikledi ve gerisi tarih oldu.
kaynak
iran, nüfusunu ve istikrarını tehdit eden derinleşen bir su ve iklim kriziyle karşı karşıya
iran, büyük bölgelerin yaşanabilirliğini ve milyonlarca insanın geçim kaynaklarını tehdit eden akut su kıtlığı, yaygın arazi çökmesi ve iklim kaynaklı yer değiştirmelerin damgasını vurduğu, giderek artan bir çevre felaketiyle karşı karşıya. uzmanlar, krizin ele alınmaması halinde ülkenin modern tarihindeki en ciddi ulusal acil durumlardan birine dönüşebileceği konusunda uyarıyor.
ulusal iklim ve kuraklık kriz yönetimi merkezi başkanı ahad vazifeh, tahran, isfahan, yezd, kerman, kum ve kaşan gibi iran'ın önemli tarihi ve kentsel merkezlerinin artan kırılganlığı konusunda uyarıda bulunmuştur; bu merkezlerin çoğu ülkenin kurak orta çölünün kenarında ya da kalbinde yer almaktadır. yoğun nüfusları ve stratejik önemleriyle bu şehirler şiddetli kuraklık, azalan yağışlar, yeraltı sularının aşırı çekilmesi ve toprak çökmesi gibi sorunlarla karşı karşıyadır. örneğin, yezd'de yıllık ortalama yağış miktarı 100 milimetreden azdır; buna karşılık ulusal ortalama 235 mm, gilan eyaleti'nde ise yaklaşık 1.000 mm'dir.
suyun aşırı kullanımı toprağın bozulmasına, akiferlerin çökmesine ve şehir merkezlerinin altında tehlikeli derecede istikrarsız bir jeolojik temel oluşmasına neden olmuştur. urmiye gölü'nün uydu görüntüleri, gölün bu yaz sonuna kadar tamamen kuruyacağı yönündeki korkuları arttırdı. iran medyasında yer alan haberlere göre 800.000 iklim göçmeni ülke içinde yerlerinden edilmiş durumda.
ülkedeki barajların hızla kötüleşen durumu sorunu daha da derinleştiriyor. iran parlamentosu üyesi ve çevre ve tarım komisyonu başkanı somayeh rafiei'ye göre 44 büyük baraj şu anda “kritik” durumda. rezervuarlara su girişi geçen yıla kıyasla %37 oranında azaldı. barajlarda depolanan su hacmi de yıldan yıla %18 ve beş yıllık ortalamanın %15 altında. tahran vilayeti'nde baraj kapasitesi sadece %24 seviyesinde olup, hidroelektrik üretimi ciddi şekilde sınırlandırıldığı için su mevcudiyeti ve enerji üretimi açısından büyük risk oluşturmaktadır.
rafiei ayrıca iran'daki sulak alanların %66'sının toz fırtınası bölgelerine dönüşerek hava kirliliğini arttırdığını ve tarım arazilerinin kaybına katkıda bulunduğunu bildirmiştir.
yeraltı su kaynaklarının aşırı kullanımı da aynı derecede endişe vericidir. iran'ın suyunun yaklaşık %60'ı yeraltı su rezervlerinden gelmektedir, ancak mevcut su çıkarma oranları doğal yeniden dolum oranından üç kat daha hızlıdır. 30'dan fazla ilde denetimsiz ve aşırı yeraltı suyu çekimi nedeniyle arazi çökmesi yaşanmaktadır. bu olgu artık yerel ya da geçici değil; ülke çapında, geri dönüşü olmayan bir model haline geldi. tahran, isfahan, kerman, fars ve razavi horasan en çok etkilenen iller arasında yer alırken, uzmanlar kentsel altyapı, ulaşım ağları ve hatta yaşamların risk altında olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.
iran, suyunun yaklaşık %90'ını genellikle verimsiz ve modası geçmiş sistemlerle tarım için kullanmaktadır. bu orantısız kullanım büyük ölçüde nüfusun %71'ini barındıran ve ulusal su talebinin %70'ini oluşturan bölgelerde yoğunlaşmaktadır. yine de aynı bölgeler su kıtlığı ve çevresel açıdan en sıkıntılı bölgeler arasında yer alıyor ve ülkenin kalkınma stratejisindeki derin bir dengesizliği vurguluyor.
bu arada, çevresel çöküşün yarattığı gerginlik iç göç dalgalarını tetikliyor. iran göç gözlemevi'ne göre 1986-2016 yılları arasında ülkede yılda ortalama bir milyon iç göçmen kaydedildi. sadece 2011-2016 yılları arasındaki beş yıllık dönemde 4,3 milyondan fazla insan, genellikle kuraklık ve çölleşmeden etkilenen kırsal veya çevre bölgelerden merkezi şehirlere taşındı. bu plansız göç, kendileri de kritik su sıkıntısı ve altyapı kısıtlamalarıyla karşı karşıya olan kentsel alanlar üzerinde ilave nüfus baskısı yaratmaktadır.
çevre araştırmacıları ve ulusal ajanslar iran'daki su krizinin ulusal güvenliğe doğrudan bir tehdit haline geldiğini artık kamuoyuna açıklıyor. uzmanlar iran hükümetini sürdürülebilir olmayan su çıkarımını derhal durdurmaya, modern sulama ve kentsel su sistemlerine yatırım yapmaya, tarımsal uygulamaları değiştirmeye ve bölgesel kalkınma politikalarını yeniden gözden geçirmeye çağırıyor. ancak bu uyarılar yıllardır ciddi bir politika tepkisi olmaksızın dolaşımda.
hızlı ve koordineli bir şekilde harekete geçilmediği takdirde iran, iklim değişikliği, kaynakların kötü yönetimi ve siyasi eylemsizliğin kontrolsüz bir şekilde bir araya gelmesinden kaynaklanan yaşanmaz şehirler, kitlesel yerinden edilme, tarımsal çöküş ve artan huzursuzluklarla dolu bir gelecekle karşı karşıya kalabilir.
kaynak
iran'ın ciddi su krizini görmezden gelmek imkansız hale geliyor. bugün atılan şu tweet'e dikkat edin:
"tahran'ın birçok bölgesinde 24 saati aşkın süredir su tamamen kesik.
hani savaş bitsin de normal hayata dönelim istiyordunuz!"
aynı zamanda iran ulusal su ve atıksu mühendisliği şirketi, ülkedeki kentsel nüfusun neredeyse yarısının içme suyuna erişimde sıkıntı yaşadığını açıkladı!
resmi tahminlere göre aralarında tahran, meşhed, isfahan, arak, bandar abbas ve yezd'in de bulunduğu 29 eyaletteki 52 şehir şu anda ciddi su sıkıntısı yaşıyor.
rejim bu koşullar altında geri tepme mekanizmasını nasıl harekete geçirebilir?
rejimi destekleseniz de karşı çıksanız da su her şeyden önce gelir. o olmadan, en gerçek anlamıyla hayat da olmaz. unutmayalım ki suriye'deki su krizi 2011 gibi erken bir tarihte halk ayaklanmasını tetikledi ve gerisi tarih oldu.
kaynak
iran, nüfusunu ve istikrarını tehdit eden derinleşen bir su ve iklim kriziyle karşı karşıya
iran, büyük bölgelerin yaşanabilirliğini ve milyonlarca insanın geçim kaynaklarını tehdit eden akut su kıtlığı, yaygın arazi çökmesi ve iklim kaynaklı yer değiştirmelerin damgasını vurduğu, giderek artan bir çevre felaketiyle karşı karşıya. uzmanlar, krizin ele alınmaması halinde ülkenin modern tarihindeki en ciddi ulusal acil durumlardan birine dönüşebileceği konusunda uyarıyor.
ulusal iklim ve kuraklık kriz yönetimi merkezi başkanı ahad vazifeh, tahran, isfahan, yezd, kerman, kum ve kaşan gibi iran'ın önemli tarihi ve kentsel merkezlerinin artan kırılganlığı konusunda uyarıda bulunmuştur; bu merkezlerin çoğu ülkenin kurak orta çölünün kenarında ya da kalbinde yer almaktadır. yoğun nüfusları ve stratejik önemleriyle bu şehirler şiddetli kuraklık, azalan yağışlar, yeraltı sularının aşırı çekilmesi ve toprak çökmesi gibi sorunlarla karşı karşıyadır. örneğin, yezd'de yıllık ortalama yağış miktarı 100 milimetreden azdır; buna karşılık ulusal ortalama 235 mm, gilan eyaleti'nde ise yaklaşık 1.000 mm'dir.
suyun aşırı kullanımı toprağın bozulmasına, akiferlerin çökmesine ve şehir merkezlerinin altında tehlikeli derecede istikrarsız bir jeolojik temel oluşmasına neden olmuştur. urmiye gölü'nün uydu görüntüleri, gölün bu yaz sonuna kadar tamamen kuruyacağı yönündeki korkuları arttırdı. iran medyasında yer alan haberlere göre 800.000 iklim göçmeni ülke içinde yerlerinden edilmiş durumda.
ülkedeki barajların hızla kötüleşen durumu sorunu daha da derinleştiriyor. iran parlamentosu üyesi ve çevre ve tarım komisyonu başkanı somayeh rafiei'ye göre 44 büyük baraj şu anda “kritik” durumda. rezervuarlara su girişi geçen yıla kıyasla %37 oranında azaldı. barajlarda depolanan su hacmi de yıldan yıla %18 ve beş yıllık ortalamanın %15 altında. tahran vilayeti'nde baraj kapasitesi sadece %24 seviyesinde olup, hidroelektrik üretimi ciddi şekilde sınırlandırıldığı için su mevcudiyeti ve enerji üretimi açısından büyük risk oluşturmaktadır.
rafiei ayrıca iran'daki sulak alanların %66'sının toz fırtınası bölgelerine dönüşerek hava kirliliğini arttırdığını ve tarım arazilerinin kaybına katkıda bulunduğunu bildirmiştir.
yeraltı su kaynaklarının aşırı kullanımı da aynı derecede endişe vericidir. iran'ın suyunun yaklaşık %60'ı yeraltı su rezervlerinden gelmektedir, ancak mevcut su çıkarma oranları doğal yeniden dolum oranından üç kat daha hızlıdır. 30'dan fazla ilde denetimsiz ve aşırı yeraltı suyu çekimi nedeniyle arazi çökmesi yaşanmaktadır. bu olgu artık yerel ya da geçici değil; ülke çapında, geri dönüşü olmayan bir model haline geldi. tahran, isfahan, kerman, fars ve razavi horasan en çok etkilenen iller arasında yer alırken, uzmanlar kentsel altyapı, ulaşım ağları ve hatta yaşamların risk altında olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.
iran, suyunun yaklaşık %90'ını genellikle verimsiz ve modası geçmiş sistemlerle tarım için kullanmaktadır. bu orantısız kullanım büyük ölçüde nüfusun %71'ini barındıran ve ulusal su talebinin %70'ini oluşturan bölgelerde yoğunlaşmaktadır. yine de aynı bölgeler su kıtlığı ve çevresel açıdan en sıkıntılı bölgeler arasında yer alıyor ve ülkenin kalkınma stratejisindeki derin bir dengesizliği vurguluyor.
bu arada, çevresel çöküşün yarattığı gerginlik iç göç dalgalarını tetikliyor. iran göç gözlemevi'ne göre 1986-2016 yılları arasında ülkede yılda ortalama bir milyon iç göçmen kaydedildi. sadece 2011-2016 yılları arasındaki beş yıllık dönemde 4,3 milyondan fazla insan, genellikle kuraklık ve çölleşmeden etkilenen kırsal veya çevre bölgelerden merkezi şehirlere taşındı. bu plansız göç, kendileri de kritik su sıkıntısı ve altyapı kısıtlamalarıyla karşı karşıya olan kentsel alanlar üzerinde ilave nüfus baskısı yaratmaktadır.
çevre araştırmacıları ve ulusal ajanslar iran'daki su krizinin ulusal güvenliğe doğrudan bir tehdit haline geldiğini artık kamuoyuna açıklıyor. uzmanlar iran hükümetini sürdürülebilir olmayan su çıkarımını derhal durdurmaya, modern sulama ve kentsel su sistemlerine yatırım yapmaya, tarımsal uygulamaları değiştirmeye ve bölgesel kalkınma politikalarını yeniden gözden geçirmeye çağırıyor. ancak bu uyarılar yıllardır ciddi bir politika tepkisi olmaksızın dolaşımda.
hızlı ve koordineli bir şekilde harekete geçilmediği takdirde iran, iklim değişikliği, kaynakların kötü yönetimi ve siyasi eylemsizliğin kontrolsüz bir şekilde bir araya gelmesinden kaynaklanan yaşanmaz şehirler, kitlesel yerinden edilme, tarımsal çöküş ve artan huzursuzluklarla dolu bir gelecekle karşı karşıya kalabilir.
kaynak
devamını gör...
5.
"izmir'de 2 ay yetecek kadar su kaldı. tüm türkiye'de durum buna benzer. merak ediyorum antalya civarında tonlarca su tüketen golf sahaları hala var mı?
kısıtlı su kaynakları olan ülkeye 10+ milyon sığınmacı getirdiler ve sınırlar hala açık. bu ülke insanlara en temel ihtiyacı bile sunamaz hale gelmek üzere iken ekstra milyonlarca nüfus taşıdılar"
26 haziran
"izmir'de en büyük barajların kuruması sonucu susuzluk hat safhada ve su kesintileri başlamak üzere. bu uygulama birçok ile daha yayılacaktır" link
***
"daha önce duyurduk: ağustosta su kesintisi başlıyor!
izmir büyükşehir belediye başkanı cemil tugay: “yağış olmazsa ve yeni su kaynakları oluşturamazsak, bazı saatlerde su kesintisi yapmak zorunda kalacağız”
ağustos ayında izmir genelinde su kesintileri başlayacak."
link
kısıtlı su kaynakları olan ülkeye 10+ milyon sığınmacı getirdiler ve sınırlar hala açık. bu ülke insanlara en temel ihtiyacı bile sunamaz hale gelmek üzere iken ekstra milyonlarca nüfus taşıdılar"
26 haziran
"izmir'de en büyük barajların kuruması sonucu susuzluk hat safhada ve su kesintileri başlamak üzere. bu uygulama birçok ile daha yayılacaktır" link
***
"daha önce duyurduk: ağustosta su kesintisi başlıyor!
izmir büyükşehir belediye başkanı cemil tugay: “yağış olmazsa ve yeni su kaynakları oluşturamazsak, bazı saatlerde su kesintisi yapmak zorunda kalacağız”
ağustos ayında izmir genelinde su kesintileri başlayacak."
link
devamını gör...
6.
umrumda olmayan kriz. bok olsun batsın bu ülke.
devamını gör...
7.
"çeşme'de baraj kurudu! su kesintisi cuma başlıyor
türkiye'nin tatil cenneti çeşme'nin içme suyu ihtiyacını karşılayan baraj kurudu. cuma gününden itibaren gece saat 23.00 ve 06.00 arasında sular her gün kesilecek. 7 ağustos'tan sonra gündüz de musluklar akmayacak."
kaynak
plana göre, yunanistan önümüzdeki 30 yıla damga vuracak kuraklık ve iklim krizine karşı kapsamlı bir reform sürecine giriyor.
yunanistan başbakanı kiryakos miçotakis, ülkede giderek derinleşen su kıtlığı sorununa karşı hazırlanan ulusal su yönetimi planı'nı başkent atina’daki maksimu sarayı’nda düzenlenen özel bir toplantıyla kamuoyuna tanıttı.
plana göre, yunanistan önümüzdeki 30 yıla damga vuracak kuraklık ve iklim krizine karşı kapsamlı bir reform sürecine giriyor. miçotakis, su kaynaklarının kamuya ait ve yaşamsal önemde bir doğal varlık olduğunu, bu nedenle suyun bu anlayışla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
toplantıda, iklim krizinin akdeniz ülkelerinde nasıl ağır sonuçlar doğurduğuna dair bilimsel veriler de paylaşıldı. avrupa’nın dünyanın en hızlı ısınan kıtası olduğu hatırlatılarak, yunanistan’ın su kıtlığı riski açısından dünya sıralamasında 19'uncu sırada yer aldığı bildirildi.
özellikle başkent atina’nın da içinde yer aldığı attika bölgesindeki barajlarda su seviyesi 2022’ye göre yüzde 50’nin üzerinde azaldı. ülke genelinde su rezervleri tarihî düşük seviyelere indi.
su yönetiminde kapsayıcı model
bu tablo karşısında yunan hükümeti, şu anda birçok farklı aktör arasında dağınık şekilde yürütülen su politikalarını bütüncül bir sisteme oturtmayı hedefliyor. yeni model; daha işlevsel, daha verimli ve daha fazla yatırımla desteklenen bir yapıyı esas alıyor.
yeni teknolojilerin yanı sıra tuzdan arındırma (desalinasyon) gibi alternatif su üretim yöntemlerinin de yaygınlaştırılması planlanıyor.
planın beş temel ayağı:
1. su, anayasa ve danıştay içtihadında belirtildiği üzere, kamuya ait bir varlık olarak kalacak.
2. tüm kullanımlar için sürdürülebilir ve erişilebilir maliyetle çalışan içme suyu, sulama ve atık su altyapıları kurulacak.
3. büyük ve küçük tüm projeler merkezi bir planlama ve yönetimle yürütülecek.
4. önümüzdeki altı ayda acil adımlar atılacak ve farkındalık kampanyaları düzenlenecek.
5. yeni teknolojiler, su geri kazanımı, yeniden kullanım ve tuzdan arındırma gibi alternatif üretim yolları kullanılacak.
bu kapsamda hem halihazırda yürütülen hem de planlama aşamasında olan projelerin temeli atılacak. şu anda ülke genelinde 1.200’den fazla su yönetimi ve geri kazanım projesi yürürlükte. bunlardan 1.090’ı içme suyu, 237’si sulama altyapılarına yönelik. ayrıca 2019’dan bu yana tamamlanan 278 proje de bulunuyor.
kaynak
tr'de birçok kişi ülkenin su fakiri olduğunun hala farkında değil. ülke iklimi her yönden kuzey afrika'ya döndü ama bir de bunun üstüne sığınmacılarla nüfusu 100 milyona çıkarttılar ve hala her şey dahil sistemiyle senede 60+ milyon insanı misafir ediyorlar.
türkiye'nin artık arap ülkeleri gibi deniz suyunu arıtma sistemi kurması gerekiyor ama tabii belediyemiz bunlara kafa yormaktansa torpille işe aldıkları on binlerce kişiye 100 bin tl net maaş vermekle meşgul. ankara desen zaten izmir'e düşman, gebersinler susuzluktan diyorlardır
100 milyonluk tr'de kimsenin umurunda değilken 8 milyonluk yun susuzluk için seferberlik başlatıyor. tr'de ise ümmet diyerek ülkeye milyonlarca sığınmacı sokmaya ve turistlere yönelik golf sahaları açmaya devam. şuursuzluk ve vurdumduymazlıktan batan ilk ülke olmaya adayız
link
türkiye'nin tatil cenneti çeşme'nin içme suyu ihtiyacını karşılayan baraj kurudu. cuma gününden itibaren gece saat 23.00 ve 06.00 arasında sular her gün kesilecek. 7 ağustos'tan sonra gündüz de musluklar akmayacak."
kaynak
plana göre, yunanistan önümüzdeki 30 yıla damga vuracak kuraklık ve iklim krizine karşı kapsamlı bir reform sürecine giriyor.
yunanistan başbakanı kiryakos miçotakis, ülkede giderek derinleşen su kıtlığı sorununa karşı hazırlanan ulusal su yönetimi planı'nı başkent atina’daki maksimu sarayı’nda düzenlenen özel bir toplantıyla kamuoyuna tanıttı.
plana göre, yunanistan önümüzdeki 30 yıla damga vuracak kuraklık ve iklim krizine karşı kapsamlı bir reform sürecine giriyor. miçotakis, su kaynaklarının kamuya ait ve yaşamsal önemde bir doğal varlık olduğunu, bu nedenle suyun bu anlayışla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
toplantıda, iklim krizinin akdeniz ülkelerinde nasıl ağır sonuçlar doğurduğuna dair bilimsel veriler de paylaşıldı. avrupa’nın dünyanın en hızlı ısınan kıtası olduğu hatırlatılarak, yunanistan’ın su kıtlığı riski açısından dünya sıralamasında 19'uncu sırada yer aldığı bildirildi.
özellikle başkent atina’nın da içinde yer aldığı attika bölgesindeki barajlarda su seviyesi 2022’ye göre yüzde 50’nin üzerinde azaldı. ülke genelinde su rezervleri tarihî düşük seviyelere indi.
su yönetiminde kapsayıcı model
bu tablo karşısında yunan hükümeti, şu anda birçok farklı aktör arasında dağınık şekilde yürütülen su politikalarını bütüncül bir sisteme oturtmayı hedefliyor. yeni model; daha işlevsel, daha verimli ve daha fazla yatırımla desteklenen bir yapıyı esas alıyor.
yeni teknolojilerin yanı sıra tuzdan arındırma (desalinasyon) gibi alternatif su üretim yöntemlerinin de yaygınlaştırılması planlanıyor.
planın beş temel ayağı:
1. su, anayasa ve danıştay içtihadında belirtildiği üzere, kamuya ait bir varlık olarak kalacak.
2. tüm kullanımlar için sürdürülebilir ve erişilebilir maliyetle çalışan içme suyu, sulama ve atık su altyapıları kurulacak.
3. büyük ve küçük tüm projeler merkezi bir planlama ve yönetimle yürütülecek.
4. önümüzdeki altı ayda acil adımlar atılacak ve farkındalık kampanyaları düzenlenecek.
5. yeni teknolojiler, su geri kazanımı, yeniden kullanım ve tuzdan arındırma gibi alternatif üretim yolları kullanılacak.
bu kapsamda hem halihazırda yürütülen hem de planlama aşamasında olan projelerin temeli atılacak. şu anda ülke genelinde 1.200’den fazla su yönetimi ve geri kazanım projesi yürürlükte. bunlardan 1.090’ı içme suyu, 237’si sulama altyapılarına yönelik. ayrıca 2019’dan bu yana tamamlanan 278 proje de bulunuyor.
kaynak
tr'de birçok kişi ülkenin su fakiri olduğunun hala farkında değil. ülke iklimi her yönden kuzey afrika'ya döndü ama bir de bunun üstüne sığınmacılarla nüfusu 100 milyona çıkarttılar ve hala her şey dahil sistemiyle senede 60+ milyon insanı misafir ediyorlar.
türkiye'nin artık arap ülkeleri gibi deniz suyunu arıtma sistemi kurması gerekiyor ama tabii belediyemiz bunlara kafa yormaktansa torpille işe aldıkları on binlerce kişiye 100 bin tl net maaş vermekle meşgul. ankara desen zaten izmir'e düşman, gebersinler susuzluktan diyorlardır
100 milyonluk tr'de kimsenin umurunda değilken 8 milyonluk yun susuzluk için seferberlik başlatıyor. tr'de ise ümmet diyerek ülkeye milyonlarca sığınmacı sokmaya ve turistlere yönelik golf sahaları açmaya devam. şuursuzluk ve vurdumduymazlıktan batan ilk ülke olmaya adayız
link
devamını gör...
8.
uşak’ta baraj kurudu: madencilik su kaynaklarını bitirdi iddiası
kaynak
türkiye'nin en büyük tatlı su gölü kurumak üzere: "göl vefat etti! türkiye'nin başı sağ olsun"
konya ve ısparta arasında yer alan beyşehir gölü'nde su bazı yerlerde 300 metre çekildi. beyşehir su ürünleri kooperatifi başkanı hasan kurt, "beyşehir gölü vefat etmiştir. tüm türkiye'nin başı sağ olsun." dedi.
buradan
elazığ’daki milyarlık hamzabey barajı, 2018’de su tutulmaya başlandıktan yalnızca 7 yıl sonra tamamen kurudu. “2040’a kadar su sorunu yok” açıklamaları tartışma konusu oldu.
link
***
sanırım ki bu sıkıntı türkiye'yi iran'dan daha çok etkileyecek. türkiye'deki sünni islamofaşist rejim, yüksek ihtimalle yaşanacaklara insanları ikna etmeyi başaramayacak. zaten asıl amaçları, her şey yolunda giidiyormuş izlenimi yaratmak.
devamını gör...
9.
sesini çıkarmayan uşak'a müstehakmış abi ne diyeyim. #3572082
naçizane söyledik yani başka başlıklarda, başka zamanlarda, başka sözlüklerde filan, müstehak mükemmel bir şey diyorum.
yarın uşak'ı -zaten göt kadar yer- düz ederler, bağlarlar sallarlar, bir şey olmaz alışırlar, ona da eyvallah derler.
sonra da sıra size gelir. devam. müstehak.
naçizane söyledik yani başka başlıklarda, başka zamanlarda, başka sözlüklerde filan, müstehak mükemmel bir şey diyorum.
yarın uşak'ı -zaten göt kadar yer- düz ederler, bağlarlar sallarlar, bir şey olmaz alışırlar, ona da eyvallah derler.
sonra da sıra size gelir. devam. müstehak.
devamını gör...
10.
geride bıraktığımız yıllarda günün birinde mutlaka yaşanacağı hatta su uğruna savaşlar çıkacağı söyleniyordu ve artık geçmişte öngörülen sancılı belki de çatışmalı ve savaşlara neden olacak sürecin başlangıç noktasından ortalarına doğru ilerliyoruz. tam olarak nerelerde olduğumuz meçhul.
2025 yılının yaz ayları iran, türkiye, suriye, ırak ve lübnan için oldukça kurak geçti. lübnan hariç bu ülkelerde uzun süreli su kesintileri yaşandı ve yaşanmaya devam edecek. iran'da ayrıca su kesintileri gibi elektrik kesintileri yaşıyor insanlar. suriye, iç savaşın yıkımının da etkisiyle iran'dan beter. başkentleri dahil çoğu kentte günde iki saat elektrik kullanabiliyorlar. arka arka iki gün elektriğin iki saatliğine de olsa gelme garantisi yok.
su kesintileri dolaylı olarak başka kayıp ve yıkımlara da yol açıyor. ırak kuzeyindeki duhok'ta bulunan bibava barajı tamamen kurumuş. binlerce tatlı su balığı ölmüş, yüzlerce dönüm meyve bahçesi susuz kalmış:

türkiye, ırak, suriye ve lübnan'daki mevcut kuraklık ve su sıkıntısına dair ingilizce 3:36'lık görüntülü haber.
dicle nehrinin kollarından biri olan habur çayı tamamen kurumuş yaz aylarında:

suriye'den doğan ve büyük kısmı suriye topraklarında akan sonra türkiye'den denize dökülen asi nehrinin suriye'de bu yazki kurumuş hali:


türkiye'de büyük kuraklık tehlikesi: barajlarda doluluk oranları alarm veriyor! susuzluk başladı
türkiye sonbaharın eşiğinde, istanbul'dan bursa'ya, ankara'dan çukurova'ya uzanan devasa bir su krizi tablosuyla yüzleşiyor. bir zamanlar gürül gürül akan su kaynakları, rekor sıcaklıklar ve yetersiz yağışlar nedeniyle adeta çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya. ülkenin can damarı olan şehirlerde gün sayan rezervler ve kritik doluluk oranları endişenin boyutunu gözler önüne seriyor.
istanbul'un barajlarındaki su seviyesi, %29,87 gibi kritik bir seviyeye gerilemiş durumda. ancak asıl şok edici haber bursa'dan geldi: kentin ana su kaynağı olan doğancı ve nilüfer barajlarında doluluk ortalaması sadece %3,84 ve bu, yetkililere göre yalnızca 12 günlük su kaldığı anlamına geliyor.
kriz sadece içme suyuyla sınırlı değil. bilecik'teki günyurdu ve esere barajlarında suyun çekilmesiyle eski orman yolları ortaya çıkarken, tarımsal sulama yapılamayan arazilerde şerbetçi otu ve boncuk fasulyesi gibi ürünlerde ciddi verim kayıpları yaşanıyor.
kaynak
bursa'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlardan doğancı barajı'ndaki su seviyesi yüzde 6,81 olarak ölçülürken, nilüfer barajı ise tamamen kurudu. toprağında derin çatlakların oluştuğu nilüfer barajı dronla görüntülendi. bursa büyükşehir belediye başkanı mustafa bozbey, kentin 1 haftalık suyu kaldığını açıkladı.
kaynak
ankara'da dönüşümlü su kesintileri yapılacak: 2 ilçede başlıyor
aski, barajlardaki kritik seviyeler ve arızalanan ctp hatları nedeniyle ankara genelinde dönüşümlü su kesintileri uygulanacağını duyurdu. çankaya’da bugün ve yarın birçok mahalle etkilenecek. altındağ'da ise kesinti yarın başlayacak.
kaynak
bu yaşananların gelip geçici bir doğal kriz olmadığını, artık bazı bölgelerde yaşayan insanların ne yazık ki hayatlarının bir parçası olduğunu ve olmaya devam edeceğini henüz anlamayan hatta tüm bunlardan haberi olmayan insanlar var. su dediğiniz, döviz gibi sıkıntısını çektiğinizde imf ya da başka ülkelerin kapısını çalacağınız, kredisini alırken tavizler vereceğiniz bir şey değil.
2025 yılının yaz ayları iran, türkiye, suriye, ırak ve lübnan için oldukça kurak geçti. lübnan hariç bu ülkelerde uzun süreli su kesintileri yaşandı ve yaşanmaya devam edecek. iran'da ayrıca su kesintileri gibi elektrik kesintileri yaşıyor insanlar. suriye, iç savaşın yıkımının da etkisiyle iran'dan beter. başkentleri dahil çoğu kentte günde iki saat elektrik kullanabiliyorlar. arka arka iki gün elektriğin iki saatliğine de olsa gelme garantisi yok.
su kesintileri dolaylı olarak başka kayıp ve yıkımlara da yol açıyor. ırak kuzeyindeki duhok'ta bulunan bibava barajı tamamen kurumuş. binlerce tatlı su balığı ölmüş, yüzlerce dönüm meyve bahçesi susuz kalmış:

türkiye, ırak, suriye ve lübnan'daki mevcut kuraklık ve su sıkıntısına dair ingilizce 3:36'lık görüntülü haber.
dicle nehrinin kollarından biri olan habur çayı tamamen kurumuş yaz aylarında:

suriye'den doğan ve büyük kısmı suriye topraklarında akan sonra türkiye'den denize dökülen asi nehrinin suriye'de bu yazki kurumuş hali:


türkiye'de büyük kuraklık tehlikesi: barajlarda doluluk oranları alarm veriyor! susuzluk başladı
türkiye sonbaharın eşiğinde, istanbul'dan bursa'ya, ankara'dan çukurova'ya uzanan devasa bir su krizi tablosuyla yüzleşiyor. bir zamanlar gürül gürül akan su kaynakları, rekor sıcaklıklar ve yetersiz yağışlar nedeniyle adeta çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya. ülkenin can damarı olan şehirlerde gün sayan rezervler ve kritik doluluk oranları endişenin boyutunu gözler önüne seriyor.
istanbul'un barajlarındaki su seviyesi, %29,87 gibi kritik bir seviyeye gerilemiş durumda. ancak asıl şok edici haber bursa'dan geldi: kentin ana su kaynağı olan doğancı ve nilüfer barajlarında doluluk ortalaması sadece %3,84 ve bu, yetkililere göre yalnızca 12 günlük su kaldığı anlamına geliyor.
kriz sadece içme suyuyla sınırlı değil. bilecik'teki günyurdu ve esere barajlarında suyun çekilmesiyle eski orman yolları ortaya çıkarken, tarımsal sulama yapılamayan arazilerde şerbetçi otu ve boncuk fasulyesi gibi ürünlerde ciddi verim kayıpları yaşanıyor.
kaynak
bursa'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlardan doğancı barajı'ndaki su seviyesi yüzde 6,81 olarak ölçülürken, nilüfer barajı ise tamamen kurudu. toprağında derin çatlakların oluştuğu nilüfer barajı dronla görüntülendi. bursa büyükşehir belediye başkanı mustafa bozbey, kentin 1 haftalık suyu kaldığını açıkladı.
kaynak
ankara'da dönüşümlü su kesintileri yapılacak: 2 ilçede başlıyor
aski, barajlardaki kritik seviyeler ve arızalanan ctp hatları nedeniyle ankara genelinde dönüşümlü su kesintileri uygulanacağını duyurdu. çankaya’da bugün ve yarın birçok mahalle etkilenecek. altındağ'da ise kesinti yarın başlayacak.
kaynak
bu yaşananların gelip geçici bir doğal kriz olmadığını, artık bazı bölgelerde yaşayan insanların ne yazık ki hayatlarının bir parçası olduğunu ve olmaya devam edeceğini henüz anlamayan hatta tüm bunlardan haberi olmayan insanlar var. su dediğiniz, döviz gibi sıkıntısını çektiğinizde imf ya da başka ülkelerin kapısını çalacağınız, kredisini alırken tavizler vereceğiniz bir şey değil.
devamını gör...
11.
türkiye’nin 4. büyük gölü, ısparta ve çevresinin en önemli içme suyu kaynağı eğirdir gölü…
-- kuraklık + aşırı sulama yüzünden ortadan ikiye ayrıldı!
-- ekosistem çöküyor, su krizi kapıda.
su yoksa yaşam da yok!
buzul çağından bu yana ilk kez: eğirdir gölü ikiye bölündü!
prof. dr. fahrettin küçük uyarıyor:
“10 yıl aralıksız yağmur ve kar yağsa bile, çekilen yeraltı sularıyla eski seviyesine dönmesi imkânsız.”
-- su krizi kapıda, göller bir bir yok oluyor!
foto-video
***
bursa'nın suyu bitti: milyonlarca yurttaş günde 12 saat susuz kalacak.
bugün itibariyle bursa'nın ana su kaynağı doğancı ve nilüfer barajları doluluk oranı %1,17'ye geriledi. buski kesinti duyurusu yaptı.
dünyada barajlarını besleyen su havzalarını maden ve sanayi faaliyetleriyle tahribe açan, delik deşik eden tek ülkeyiz. nilüfer barajı'nın çevresinde madenler o kadar yayılmış ki su havzaları maden havzasına dönüşmüş.
kaynak
devamını gör...
12.
dün akşam roma’da, güney afrika büyükelçisinin ev sahipliğini yaptığı, gıda güvencesiyle (food security) ilgili bir toplantıya katıldım.
bir birleşmiş milletler yetkilisi, türkiye ile ilgili son derece üzücü bir tablo paylaştı. kısaca şunları söyledi:
türkiye iklim değişikliğine karşı oldukça kırılgan bir ülke. bunun nedenlerinden biri su kaynaklarının aşırı ve bilinçsiz kullanımı. bu durum yakın gelecekte türkiye’de ciddi su sıkıntılarının yaşanmasına, tarımsal üretimin olumsuz etkilenmesine ve gıda çeşitliliği, gıda maliyeti ve gıdaya erişim gibi gıda güvencesi sorunlarına yol açacak. türkiye’nin acilen önlem alması gerekiyor.
aklıma kanal istanbul ve tüm yaşamı tehdit eden vahşi madencilik faaliyetleri geldi.
gönül tol
devamını gör...
13.
iran'ın baraj rezervleri, kuraklığın merkezi köyleri yeniden şekillendirmesi nedeniyle keskin bir düşüş yaşadı
***
cuma günü, ülkenin büyük bir bölümünde yağışların sıfıra yakın seviyelere düşmesi ve kuraklığın merkezi isfahan eyaletindeki kırsal alanları yeniden şekillendirmesi nedeniyle bu durum ortaya çıktı.
ılna haber ajansının bildirdiğine göre, 18 ekim itibarıyla barajlara su girişi yaklaşık 780 milyon metreküp olarak gerçekleşti ve bir yıl önce kaydedilen 1,29 milyar metreküpten %39 düşüş gösterdi. su kaynaklarını korumak için su tahliyesinde %29'luk bir kesinti yapılmasına rağmen, ülkenin rezervuarlarındaki toplam depolama kapasitesi 23,3 milyar metreküpten 17,7 milyar metreküpe düştü ve ulusal rezervler yaklaşık üçte bir oranında doldu.
ılna, yirmi iki büyük barajın kritik durumda olduğunu ve tasarım kapasitelerinin %15'inden azını tuttuğunu yazdı. tahran eyaletinde, başkentin içme ve tarım suyunu sağlayan beş baraj en çok etkilenenler arasında yer alıyor. amir kabir barajı, geçen yıla göre %80 düşüşle %11 kapasitede, lar barajı ise sadece %2'ye düşerken, latyan, mamlu ve taleghan barajları da üçte birinden fazla düşüş kaydetti.
rapora göre, güneybatıdaki huzistan, güneydeki fars ve kerman ile kuzeybatıda doğu ve batı azerbaycan gibi diğer önemli illerdeki rezervuarlar %20 ile %70 arasında değişen düşüşler kaydederken, kuzeydeki golestan ilindeki voshmgir ve bustan dahil bazı barajlar tamamen kurudu.
eylül sonundan bu yana ortalama yağış miktarı sadece 1,9 milimetre olarak, uzun vadeli ortalama olan 56 milimetrenin çok altında kaldı ve ölçülebilir yağış kaydedilmedi.
kuraklık, isfahan'da kırsal yaşamı değiştiriyor
merkezdeki isfahan eyaletinde, su krizi tarımın ötesine geçerek tüm toplulukları yeniden şekillendiriyor. iran istatistik merkezi başkanı gholamreza goudarzi, cuma günü yayınlanan açıklamalarında, “su kıtlığı, arazi çökmesi, göç ve kırsal alanların değişen karakteri üzerinde derin etkiler yarattı” dedi.
geçen yılki tarım araştırması sırasında toplanan nüfus sayımı verilerinin, uzun süren kuraklığın mahsul çeşitliliğini değiştirdiğini ve bazı sakinleri köylerini terk etmeye zorladığını gösterdiğini söyledi.
uzmanlar, acil koruma önlemleri, sulamada teknolojik iyileştirmeler ve koordineli kuraklık yönetimi olmadan iran'ın önümüzdeki aylarda hem kırsal geçim kaynaklarını hem de kentsel arzı tehlikeye atabilecek artan su kıtlığıyla karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıyor.
kaynak
dünyada önemli gelişmeler var. bunlardan birincisi kapitalizmin merkez ülkelerinin iklim değişikliğiyle mücadele gerekçesiyle fosil yakıt kullanımından 15-20 yıl içinde vaz geçeceklerini açıklamaları. ikinci önemli gelişme ise iklim değişikliği nedeniyle artan kuraklık olarak görülüyor. bu iki nedenin ortadoğu ve kuzey afrika’dan orta vadede çok önemli bir göç dalgası beklendiğini ortaya koyduğu apaçık belli. petrolsüz ve kurak bir ortadoğu, daha genel anlamıyla islam dünyası yok olmanın kıyısına gelmiştir. ve tüm bu gelişmeler türkiye’de sayıları şu anda 10 milyon civarında olan göçmenlerin sadece bir öncü güç olduğunu gösterir.
kayahan uygur, aralık 2022
(bkz: mülteci sorunu/@çürümüş şeyler var danimarka krallığında)
(bkz: birleşmiş milletler/@çürümüş şeyler var danimarka krallığında)
(bkz: insan nüfusunu azaltma gerekliliği/@çürümüş şeyler var danimarka krallığında)
devamını gör...
14.
dünyanın çoğu su. biz küçükken her yerde çeşme vardı. her yerde küçük dereler olurdu.
köylüler bağları sulamak için birbiriyle kavga ederdi.
yaz yaz gibi kış kış gibiydi. aralık başına gelmeden kar yağardı şubat sonuna kadar kalırdı.
bunca baraj var hala su krizi oluyor.
bir elli yıl sonra bu su işi çok sorun olacak belli.
köylüler bağları sulamak için birbiriyle kavga ederdi.
yaz yaz gibi kış kış gibiydi. aralık başına gelmeden kar yağardı şubat sonuna kadar kalırdı.
bunca baraj var hala su krizi oluyor.
bir elli yıl sonra bu su işi çok sorun olacak belli.
devamını gör...
15.
toprak kalitesi düştüğü için yağışlar toprağın altına geçmek yerine toprağın üstündeki verimli tabakayı da süpürüp akıp gidiyor. dünyada su var ama biz doğal dengeyi bozduğumuz için yağmurla gelen suyu tutmak yerine tuzlu suya karışıp gitmesine ve hatta akıp giderken erozyona sebep olmasına öylece bakıyoruz. bu da toprağın daha da sertleşip daha da su geçirmez hale gelmesine sebep oluyor.
şehirler ve hatta küçük ilçelerde bile beton asfalt ve çarpık kentleşme sebebiyle su toprağın altına geçemiyor. halbuki doğada su akışı yavaşladığında ve topraktaki organik madde miktarı arttığında canlılık verimlilik artar. mesela (bkz: kunduz)lar dere ve nehirlere baraj kurup suyu yavaşlatır, suyun dere yatağının çevresine yayılıp yavaş yavaş toprağa sırayet etmesini sağlar. çiftçiler yada bölgede yaşayan insanlar bundan şikayetçi oldukları için kunduzları avlayıp türkiye'de neslini tüketmişler. halbuki evlerini ve tarım arazilerini ona göre kaydırsalar ya. atatürk anıt ağacı kestirmemek için koca köşkü yürütmüş.
kunduzların barajlarıyla akışı yavaşlayıp yayılan su hem yer üstünde hem de toprakta canlılar için müthiş bir yaşam ortamı sağlar. su durgunlaşıp göletler yada birikintiler oluşturunca sinekler böcekler kurbağalar üremeye başlar. kuşlar gelip onları yemeye başlar. varsa geyikler tilkiler kurtlar su içmek için uğrarlar. tüm bu hayvanların nemli toprakta yürümeleri ve dışkılamaları toprağa daha çok organik madde ekler. çimler, yaban çiçekleri, mantarlar, bakteriler, genç ağaçlar, yosunlar uygun yaşam ortamı bulurlar. göçmen kuşların uğrak yeri olur, onların başka yerlerde yiyip bu alanda dışkılamalarıyla yeni tohumlar bölgeye biyoçeşitlilik kazandırır.

orman yangını çıksa dere yatağı boyunca toprağa nüfuz etmiş su sebebiyle yangının karşıya geçmesi önlenir, yangından kaçan hayvanlar bu bölgeye sığınır. su akıp denizlere gitmeyince uzun süreli buharlaşmayla havadaki nemlilik de artar ve çiy, sis, bulut oluşumu gibi suyun tekrar toprağa dönmesine olanak sağlanır. hatta genelde bulutlar yüksek yerlerde yağışa başlıyor denir, mesela düzlükten dağa doğru çıkarken basınç ve sıcaklık farkı dolayısıyla yeni yağışlar derelerin suyunu canlandırarak su döngüsünün hem basit hem de kompleks yapısını anlamamızı sağlar. kunduzların yarattığı değişim için buradan
yani su krizi aslında insanların bu döngüyü ve sürdürülebilir yaşam ve doğa koruma gibi kavramları anlayıp ona göre hareket etmesiyle çözülebilir. her yere hes kurmak yerine türkiye'de nesli tükenmiş kunduzlardan bıraksak, enerjiyi güneşten sağlasak olmaz mı? memleket ışınım açısından oldukça şanslı bir konumda.
ayrıca şehirlerde nüfus fazlalığı, suyun madencilik, sanayi ve tarımda hor kullanılması da şehir planlaması ve doğa korumaya ek olarak su krizinde oldukça etkili faktörler. krizin siyasi ve hatta israil'in bop ve pkk'yı kullanarak dicle fırat'a çökme planları gibi jeopolitik kısımlarından bahsetmiyorum. hatta milyarderlerin ve küresel şirketlerin nerede sulak arazi varsa satın almalarına ve pınarlara çökmeye çalışmasına da... zira onlar başlı başına ayrı ve çok büyük önemde konular. bunlardan ders çıkarıp çözümler ve önlemler almalıyız. ama devleti yönetenler ülkeyi ve milleti mahvetmeye yeminli olduklarından iş halkın güçlü şekilde (bkz: sivil toplum) örgütlenmeleriyle devletin elini zorlamaya ve devletten bağımsız projelerle su tutmaya, yağmur suyu depolamaya, akılcı bir (bkz: su yönetimi) farkındalığı oluşturmasına kalıyor.
şehirler ve hatta küçük ilçelerde bile beton asfalt ve çarpık kentleşme sebebiyle su toprağın altına geçemiyor. halbuki doğada su akışı yavaşladığında ve topraktaki organik madde miktarı arttığında canlılık verimlilik artar. mesela (bkz: kunduz)lar dere ve nehirlere baraj kurup suyu yavaşlatır, suyun dere yatağının çevresine yayılıp yavaş yavaş toprağa sırayet etmesini sağlar. çiftçiler yada bölgede yaşayan insanlar bundan şikayetçi oldukları için kunduzları avlayıp türkiye'de neslini tüketmişler. halbuki evlerini ve tarım arazilerini ona göre kaydırsalar ya. atatürk anıt ağacı kestirmemek için koca köşkü yürütmüş.
kunduzların barajlarıyla akışı yavaşlayıp yayılan su hem yer üstünde hem de toprakta canlılar için müthiş bir yaşam ortamı sağlar. su durgunlaşıp göletler yada birikintiler oluşturunca sinekler böcekler kurbağalar üremeye başlar. kuşlar gelip onları yemeye başlar. varsa geyikler tilkiler kurtlar su içmek için uğrarlar. tüm bu hayvanların nemli toprakta yürümeleri ve dışkılamaları toprağa daha çok organik madde ekler. çimler, yaban çiçekleri, mantarlar, bakteriler, genç ağaçlar, yosunlar uygun yaşam ortamı bulurlar. göçmen kuşların uğrak yeri olur, onların başka yerlerde yiyip bu alanda dışkılamalarıyla yeni tohumlar bölgeye biyoçeşitlilik kazandırır.

orman yangını çıksa dere yatağı boyunca toprağa nüfuz etmiş su sebebiyle yangının karşıya geçmesi önlenir, yangından kaçan hayvanlar bu bölgeye sığınır. su akıp denizlere gitmeyince uzun süreli buharlaşmayla havadaki nemlilik de artar ve çiy, sis, bulut oluşumu gibi suyun tekrar toprağa dönmesine olanak sağlanır. hatta genelde bulutlar yüksek yerlerde yağışa başlıyor denir, mesela düzlükten dağa doğru çıkarken basınç ve sıcaklık farkı dolayısıyla yeni yağışlar derelerin suyunu canlandırarak su döngüsünün hem basit hem de kompleks yapısını anlamamızı sağlar. kunduzların yarattığı değişim için buradan
yani su krizi aslında insanların bu döngüyü ve sürdürülebilir yaşam ve doğa koruma gibi kavramları anlayıp ona göre hareket etmesiyle çözülebilir. her yere hes kurmak yerine türkiye'de nesli tükenmiş kunduzlardan bıraksak, enerjiyi güneşten sağlasak olmaz mı? memleket ışınım açısından oldukça şanslı bir konumda.
ayrıca şehirlerde nüfus fazlalığı, suyun madencilik, sanayi ve tarımda hor kullanılması da şehir planlaması ve doğa korumaya ek olarak su krizinde oldukça etkili faktörler. krizin siyasi ve hatta israil'in bop ve pkk'yı kullanarak dicle fırat'a çökme planları gibi jeopolitik kısımlarından bahsetmiyorum. hatta milyarderlerin ve küresel şirketlerin nerede sulak arazi varsa satın almalarına ve pınarlara çökmeye çalışmasına da... zira onlar başlı başına ayrı ve çok büyük önemde konular. bunlardan ders çıkarıp çözümler ve önlemler almalıyız. ama devleti yönetenler ülkeyi ve milleti mahvetmeye yeminli olduklarından iş halkın güçlü şekilde (bkz: sivil toplum) örgütlenmeleriyle devletin elini zorlamaya ve devletten bağımsız projelerle su tutmaya, yağmur suyu depolamaya, akılcı bir (bkz: su yönetimi) farkındalığı oluşturmasına kalıyor.
devamını gör...
16.
su, her zaman birilerinin yakasına yapışabilmek için güvenilir bir yol olmuştur, çünkü su olmadan hiçbir canlı organizmanın varlığı prensipte imkansızdır. bu nedenle, abd'nin desteğiyle arap rejimleriyle normalleşme süreci yoluyla bölgeye entegre olan israel, sadece kendisini tanıyan ve resmi ilişkiler kuran arap devletlerine değil, aynı zamanda görünüşte en zorlu ve hasım arap ve islam ülkelerine de, bölge için hayati önem taşıyan su teknolojilerini kullanarak aktif bir şekilde nüfuz etmektedir. bu teknolojiler, israel'in bölgede askeri olmayan yöntemlerle genişlemesinin nihai araçlarıdır.
dana levi
kaynak savaşları ve suriye'nin güneyinin geleceği
suriye'nin güneyindeki çatışma, geleneksel savaşın çok ötesine evrildi. artık coğrafya, egemenlik ve hayatta kalma üzerine çok boyutlu bir mücadeleye dönüştü. bir zamanlar doğal kaynaklar olan su ve doğalgaz, israil'in bölgesel stratejisinin temel taşları haline geldi.
israil, kötüleşen iklim koşulları karşısında çevresel zaaflarını jeopolitik avantajlara dönüştürüyor. önemli havzaları kontrol altına alarak ve rakip boru hatlarını engelleyerek, kıtlığı bir avantaj haline getiriyor. suriye'nin geçiş dönemi yetkilileri için bu varoluşsal bir zorluk: ekonomik çöküş ve yabancı işgali koşullarında ülkenin stratejik hayat damarlarından geriye kalanları savunmak.
bu mücadelenin sonucu, sadece suriye'nin güneyinin kaderini belirlemeyecek. batı asya'nın güç dengesinin bir sonraki bölümünü şekillendirecek ve bu denge, cephe hatlarıyla değil, bölgenin parçalanmış haritasında su ve enerji akışını kimin kontrol ettiği ile tanımlanacak.
suriye'nin ötesinde, israil'in doğal kaynaklara dayalı stratejisi, basra körfezi'nin derinliklerine kadar uzanıyor. tel aviv, ıde technologies gibi şirketler aracılığıyla, suudi arabistan ve kuveyt'in altyapısının merkezine deniz suyu arıtma ve su geri dönüşüm sistemlerini yerleştirdi. bu sistemler genellikle, israil'in iştirakini avrupalı aracılar arkasında gizleyen konsorsiyumlar üzerinden tesis edildi.
bu durum, diplomatik girişimler veya ilan etmeye gerek kalmaksızın israil'in su teknolojisine bağımlılığın sessizce normalleşmeyi ilerlettiği bölgesel bir nüfuz modeline dönüştü.
aghiad hegazi
***
"making another 'desert bloom': ısrael’s water tech seeps into the gulf"
***
gazze konusunda gözlerden kaçan bir detay var ki, israel, insanların ve ülkelerin önümüzdeki on yıllarda yaşayacağı pek çok sıkıntıyı gazze'de yaşananlar sayesinde pratik olarak deneyimledi. mesela bunlar iklim krizi, gıda krizi, su krizi, teknolojinin pek insanı işsiz bırakacak olması ve ortaya çıkacak başıboş insanlar, çeşitli sebeplerle sürekli göç etmek zorunda kalacak olan geniş kitleler ve bunlara ne olacağı/bununla nasıl başa çıkılacağı, elektrik ve internet başta olmak üzere enerji ve iletişim araçları olası krizleri, tüm bu saydıklarıma karşı durumu görece daha iyi durumda olacak insanların ilk saydıklarımı yaşayanlara karşı nasıl tepki verecekleri, onlara destek olup olmayacakları...
görüntülü olarak özetle şu: video
abd de 1981 anlaşması sayesinde tüm elde edilen verilerin sahibi olmuştur.
bu sıkıntılara karşı gelecekte neler yapılabileceğini bilen sadece iki ülke var şu anda dünyada.
link
devamını gör...
17.
iran'ın su krizinin ulaştığı kritik seviye, türkiye için yalnızca bir uyarı değil, aynı zamanda yönetişim krizlerinin nasıl benzer sonuçlar doğurduğuna dair çarpıcı bir örnektir. analizlerime göre, liyakatin yerini siyasi sadakatin alması ve yaygın sistem yolsuzluğu, türkiye'nin su güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. tarım sektörünün su kaynaklarının %74'ünü verimsizce tüketmesi, altyapı yatırımlarındaki yanlış planlama ve kaynak israfı, iklim koşullarından bağımsız olarak derinleşen bir krizin habercisidir.
tıpkı iran'da urmiye gölü'nün liyakatsiz yönetim ve yolsuzluk nedeniyle %90 oranında küçülmesi gibi, türkiye'nin fırat-dicle havzası da benzer yönetişim hatalarıyla karşı karşıya. türkiye meteoroloji genel müdürlüğü verilerinin gösterdiği temmuz 2025'teki %71'lik ülke geneli ve %95'lik trakya yağış azalışı, sadece meteorolojik bir olay değil, aynı zamanda uzun vadeli ve liyakate dayanmayan su politikalarının sonucudur.
istanbul'un barajlarının eylül 2025 itibarıyla %39.98 seviyesine inmesi, teknik uzmanlık yerine siyasi kayırmacılığın tercih edildiği yönetim anlayışının alarm veren göstergesidir. bu oran, bir önceki yıla göre belirgin düşüşü işaret ederken, tahran'ın teknik kapasite yerine ideolojik önceliklerle yönetilerek ulaştığı kritik durumu hatırlatmaktadır.
on yıllık periyotta yağışlardaki %27'lik azalmanın ötesinde, asıl endişe verici olan, bu krizi yönetmekle görevli kurumlardaki liyakat erozyonu ve kaynak dağılımındaki yolsuzluk iddialarıdır. iran'ın bu krizden 100 milyar doların üzerinde mali kayba uğraması, yönetişim krizinin bedelinin ne denli ağır olabileceğini göstermektedir.
türkiye'nin aynı kaderi paylaşmaması için, tarımda verimli sulama sistemlerine geçişten daha acil olan, su yönetiminde liyakati merkeze alan, şeffaf ve yolsuzluğa kapalı bir sistem inşa etmesidir. bu uyarıları dikkate almazsak, sadece su kaynaklarımızı değil, milli güvenliğimizi de tehlikeye atacak sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz. bu bir iklim meselesi değil, temelde bir yönetişim ve liyakat krizidir.
*** ***
türkiye'nin su yönetimi krizinin özünde, iklimsel faktörlerin ötesinde, liyakat sistemindeki aşınma, kurumsal hafızanın zayıflaması ve kaynak yönetimindeki sistematik sorunlar yatmaktadır. tarihçi prof. dr. ilber ortaylı'nın, "anadolu su medeniyetler beşiğidir, ama biz bu mirası hoyratça tüketiyoruz" uyarısı ve "kuraklık değil, plansızlık ve liyakatsizlik bizi vuruyor. suyun idaresi siyasetin değil, ehliyetin konusu olmalı" tespiti, meselenin medeniyet ve yönetişim boyutunu ortaya koymaktadır. bu çerçevede, su yönetimini siyasi kaygılardan arındırılmış, liyakate dayalı bağımsız bir kurumsal yapıya kavuşturmak; fırat-dicle havzası başta olmak üzere havza bazında entegre ve jeopolitik dengeleri gözeten bir yönetim modelini hayata geçirmek; ve tarımsal dönüşümü sağlayarak suyu verimli kullanmak acil bir zorunluluktur. ortaylı'nın "su meselesini çözemeyen devlet, bölgesinde söz sahibi olamaz" ikazını dikkate alan türkiye, su yönetimini bilim, liyakat ve strateji temelinde yeniden inşa ederek iran'ın yaşadığı türden bir krizi önleme fırsatına sahiptir.
türkiye'nin su krizinin boyutları, eğirdir gölü örneğinde olduğu kadar endişe vericidir ve ülke genelinde sistematik bir yönetişim krizine işaret etmektedir. ikinci büyük içme suyu kaynağı olan eğirdir gölü, vahşi sulama, kaçak sondaj kuyuları ve madencilik faaliyetleri nedeniyle kritik bir eşiğe gelmiş durumdadır. gölden yılda 140 milyon metreküp suyun tarımsal sulamada kullanılması, su bütçesinde telafi edilemez bir açığa yol açmaktadır. dsi'nin "kredi borcunu kapatmak için kredi çekmeye" benzeyen projeleri, sorunun teknik çözümlerden ziyade liyakatsiz yönetim anlayışından kaynaklandığını göstermektedir. bu durum, su yönetiminde popülist politikaların bilimsel yaklaşımların önüne geçtiğine dair çarpıcı bir örnek teşkil etmektedir.
su kaynakları üzerindeki yıkıcı baskı, eğirdir ile sınırlı kalmayıp tüm anadolu'yu etkisi altına almış durumdadır. iç anadolu'da tuz gölü'nün kuruması, konya kapalı havzası'ndaki yeraltı suyu seviyelerinin alarm verici düzeylere inmesi ve marmara bölgesi'nde ergene nehri'nin endüstriyel kirlilikle baş edememesi, krizin ne denli yaygın olduğunu ortaya koymaktadır. bodrum yarımadasında yaz aylarında yaşanan su kesintileri ile bursa ovası'ndaki tarımsal verimlilik kaybı, sorunun sadece kurak bölgelerle sınırlı olmadığını göstermektedir. bu coğrafi yayılım, su krizinin artık bölgesel değil, ulusal ölçekte ele alınması gereken bir mesele olduğunu kanıtlamaktadır.
hidroelektrik enerji üretimindeki plansız genişleme, ekosistemler üzerinde geri dönüşü zor tahribatlara yol açmaktadır. özellikle nehir tipi küçük hes'ler (küçük hidroelektrik santraller), dere yataklarının doğal akışını kesintiye uğratmakta ve sucul ekosistemleri parçalamaktadır. bu santrallerin lisanslandırılması sürecindeki yönetmelik ihlalleri ve çevresel etki değerlendirme süreçlerindeki eksiklikler, enerji ihtiyacı ile çevresel sürdürülebilirlik arasındaki dengenin nasıl göz ardı edildiğini göstermektedir. nehir ekosistemlerindeki bu parçalanma, sadece biyolojik çeşitlilik kaybına değil, aynı zamanda su kalitesinin bozulmasına ve yeraltı suyu besleniminin azalmasına da neden olmaktadır.
su yönetimindeki bu çok boyutlu krizin aşılması, köklü bir paradigma değişimini zorunlu kılmaktadır. su havzalarının bütüncül yönetimi, tarımsal sulamada modern tekniklerin yaygınlaştırılması ve su yönetiminin liyakati önceleyen bağımsız kurumlar eliyle yürütülmesi acil ihtiyaçlar arasındadır. eğirdir gölü'nün hoyran bölümündeki sığlaşmanın gösterdiği gibi, müdahale için zaman hızla tükenmektedir. binlerce yıldır anadolu medeniyetlerini besleyen su kaynaklarının korunması, sadece ekolojik değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik bir zorunluluktur. bu nedenle, su yönetiminde liyakat, şeffaflık ve bilimsellik temelinde yapılacak reformlar, türkiye'nin geleceği için hayati önem taşımaktadır.
kaynak
"iran'ın su krizi: urmiye gölü’nün yok oluşundan tahran’ın susuzluğuna – yolsuzluk, yetersizlik ve ideolojik körlüğün mirası....."
devamını gör...
18.
su kıtlığına karşı çok fazla önlem alabilir ülkeler. suyun en çok harcandığı alanlar tarım ve sanayi. hane kullanımı daha sonra geliyor. ayrıca bunun da büyük kısmı temizliğe ve hijyene gidiyor. su kaynaklarının çok az bir kısmı içme içme amaçlı harcanıyor, ancak en hayati olan kısım da bu.
sanayi ve tarım alanlarında suyu daha verimli kullanabilecek yöntemlere yönelebilirsiniz. evinizde, işinizde tasarruf yapabilirsiniz. özel veya kamu yüzme havuzlarını kapatabilirsiniz. şehirlerin kamusal alanlarını maket ağaç ve bitkilerle, yapay çimlerle süsleyebilirsiniz ya da çok az suya ihtiyaç duyan ağaç ve bitkileri tercih edebilirsiniz. ancak insanlar su içemezlerse ölürler.
içilemeyecek durumda olan suyu arıtarak içilebilir hale getirmek ancak elinizde kirli de olsa su kaynağı varsa mümkün. her yerde su bulunmayabilir. ama başka bir kaynak daha var. o da hava.
watergen 2009'dan beri bunu yapıyor. havadan içilebilir su üretiyor.
daha az maliyetle daha çok elektrik üretimi mümkün olduğunda dünyada susuzluk diye bir sorun olmayacak.
sanayi ve tarım alanlarında suyu daha verimli kullanabilecek yöntemlere yönelebilirsiniz. evinizde, işinizde tasarruf yapabilirsiniz. özel veya kamu yüzme havuzlarını kapatabilirsiniz. şehirlerin kamusal alanlarını maket ağaç ve bitkilerle, yapay çimlerle süsleyebilirsiniz ya da çok az suya ihtiyaç duyan ağaç ve bitkileri tercih edebilirsiniz. ancak insanlar su içemezlerse ölürler.
içilemeyecek durumda olan suyu arıtarak içilebilir hale getirmek ancak elinizde kirli de olsa su kaynağı varsa mümkün. her yerde su bulunmayabilir. ama başka bir kaynak daha var. o da hava.
watergen 2009'dan beri bunu yapıyor. havadan içilebilir su üretiyor.
daha az maliyetle daha çok elektrik üretimi mümkün olduğunda dünyada susuzluk diye bir sorun olmayacak.
devamını gör...
19.
biz 1 yıl duş almayalım , su içmeyelim ve diğer amaçlar için suyu kullanmayalım. yine su biter.
sanayi ve tarım bilinçsizce suyu harcadığı sürece su krizi bitmez.
sanayi ve tarım bilinçsizce suyu harcadığı sürece su krizi bitmez.
devamını gör...
"su krizi" ile benzer başlıklar
kalp krizi
67