zaman tüneli
unutamadığınız dizi karakterleri
tatlı hayat- irfan bey.
come on.
come on.
devamını gör...
gün tabağındaki makarna salatası
karışık kuruyemiş tabağındaki leblebi muamelesi yapılan ürün.
ben onu özellikle tuzluyla karışık yemek için börekle tüketirim.
kısırı da yeşillikli salatayla.
zeytinyağlılar da arada shot şeklinde.
hayır, acıkmadım. nayn.
ben onu özellikle tuzluyla karışık yemek için börekle tüketirim.
kısırı da yeşillikli salatayla.
zeytinyağlılar da arada shot şeklinde.
hayır, acıkmadım. nayn.
devamını gör...
starbucks ön yargısı
gereksizdir diye düşüyorum. 2025 yılı için uygun fiyatlı bile sayılabilir artık. hala bir sütlü filtre kahveyi 140 tl'ye içebiliyorsun, bazı kafelerde fiyatlar 200-220 tl arasında oluyor. her şubede hemen hemen aynı standartta kahve içebiliyor olmak da paranı riske etmemek anlamına geliyor.
devamını gör...
online müzik dinlemek için para veren kişi
ben para vermeden reklamlı dinliyom genelde. para veremem. cimriyim bu konuda biraz.
devamını gör...
online müzik dinlemek için para veren kişi
ben yıllar önce spotify ile başladığım için hala kendisine para vermeye devam ediyorum. ama youtube music veya apple music de sıklıkla para verilen uygulamalardan sanırım. listelerimi taşımakla uğraşmayacak bile olsam artık başka uygulamaya para vermem galiba. spotify ara yüzüne çok alıştım bilgisayarda da telefonda da onu kullanmaya ölene kadar devam ederim ve evet ölene kadar para ödeyeceğim.
devamını gör...
emre fel
kimse bilmezken güzel işler yapıyordu şimdi biliniyor ve yine güzel işler yapıyor. sadece marka isimleri ile müzik yapanlar varken bu adamla dalga geçenleri anlayamıyorum.
devamını gör...
birlikte olsak çok iyi bir çift oluruz denilen kişi
diyemem. sorun bende çünkü kimseyle çift olamam.
devamını gör...
gün tabağındaki makarna salatası
en sevdiğim kısım.
devamını gör...
keşke beni hiç sevmeseydi durumuna gelmek
sevip sevmemesi bir şeyi değiştirmez sevdikten sonra.
devamını gör...
keşke beni hiç sevmeseydi durumuna gelmek
aslında bende sevmeseydim gibi tanışmış olmasaydık karşılaşmamış olsaydık. zamanda o anlara gidebilseydik durumuna gelmek.
devamını gör...
yeni alınan ayakkabının yara yapması
bu konuda sayısız deneyimi olan, bu deneyimi edinmek içinde benzer hataları ısrarla tekrarlama konusunda bir istikrar abidesi olarak kendimi sayabilirim. (sakın kutlamaya kalkmayın, çok can yakıcı bir süreç. hatırlaması da hoş değil.)
efenim bendenizin yolculuk veya seyahatlere çıkarken -nedendir bilinmez- illa yeni ayakkabı alma ve onunla yola çıkmak gibi bir kuruyasıca huyum var. üstelik ilk deneyimim unutulmaz kabuslar yaşattığı için de, mağazada ayakkabıları sağ-sol ayrımını bile dikkatle defalarca dener, giyer yürür vs öyle alır giyerim. gelin görün ki bu hain ayakkabı milleti, ya seyahat sevmiyor, ya da ayaklarım seyahatte numara değiştiriyor. başka izahı yok. nitekim birkaç saat geçmez ki, ya biri arkadan vurur, ya biri dar gelir, hatta ikisi birden dar gelir. ama her şekildede o seyahat süresini bana zehir edecek bir yolu mutlaka bulurlar. e hadi ayakkabılar bu geleneği bozmuyorlar, bari sen bu riskli alışkanlıktan vaz geç; dimi.. nerdee.. bunu hep, nedense acıdan kıvranırken hatırlarım. iş yıllarımda sık seyahat etmek zorunda kaldığımı belirtirsem, çektiğim elem ve kederi, belki biraz ifade etmiş olurum. tabii seyahat sonrası hafta da, bende genellikle ayak terapi dinlendirme tedavisi, terlik izni ile geçer. (seyahatlerinde evrak çantası dışında bagaj taşımama gibi bir kötü huy sahibi de olunca, tabii yaşadığım eziyete ben bile gönül rahatlığıyla " eh bu sana müstehak dangalak" demişliğim çok vardır.)
demem o ki, sakın ola yeni tanıştığınız ayakkabılarla, asla seyahate çıkmayın.. huyunu suyunu bilmediğiniz, öncesinde birlikte yeterince yol yürümediğiniz ayakkabılarla, yol arkadaşlığı etmeyin. (ben ettum da nooldi..:)
efenim bendenizin yolculuk veya seyahatlere çıkarken -nedendir bilinmez- illa yeni ayakkabı alma ve onunla yola çıkmak gibi bir kuruyasıca huyum var. üstelik ilk deneyimim unutulmaz kabuslar yaşattığı için de, mağazada ayakkabıları sağ-sol ayrımını bile dikkatle defalarca dener, giyer yürür vs öyle alır giyerim. gelin görün ki bu hain ayakkabı milleti, ya seyahat sevmiyor, ya da ayaklarım seyahatte numara değiştiriyor. başka izahı yok. nitekim birkaç saat geçmez ki, ya biri arkadan vurur, ya biri dar gelir, hatta ikisi birden dar gelir. ama her şekildede o seyahat süresini bana zehir edecek bir yolu mutlaka bulurlar. e hadi ayakkabılar bu geleneği bozmuyorlar, bari sen bu riskli alışkanlıktan vaz geç; dimi.. nerdee.. bunu hep, nedense acıdan kıvranırken hatırlarım. iş yıllarımda sık seyahat etmek zorunda kaldığımı belirtirsem, çektiğim elem ve kederi, belki biraz ifade etmiş olurum. tabii seyahat sonrası hafta da, bende genellikle ayak terapi dinlendirme tedavisi, terlik izni ile geçer. (seyahatlerinde evrak çantası dışında bagaj taşımama gibi bir kötü huy sahibi de olunca, tabii yaşadığım eziyete ben bile gönül rahatlığıyla " eh bu sana müstehak dangalak" demişliğim çok vardır.)
demem o ki, sakın ola yeni tanıştığınız ayakkabılarla, asla seyahate çıkmayın.. huyunu suyunu bilmediğiniz, öncesinde birlikte yeterince yol yürümediğiniz ayakkabılarla, yol arkadaşlığı etmeyin. (ben ettum da nooldi..:)
devamını gör...
gün tabağındaki makarna salatası
çiğ köfteye keklere yaprak sarmaya pastalara dalan insanların es geçtiği ürün.
devamını gör...
uçan adam metaforu
ibni sina ; tanrı tarafından havada asılı olarak yaratılmış bir adam hayal edin, bu insanın durumu iyi fakat gözleri örtülü, uzuvlarını salmış yani hiçbir yere dokunmuyor hatta kendi vücuduna bile. bu adamın hafızası yok, sahip olduğu tek şey yaratılmış olmak. şimdi, bu kişinin zihni geçmiş ve şimdiki duyusal deneyimlerden yoksun olduğu için boş mudur?”
bir adam düşünün, allah onu bir an önce yaratmış olsun, hafızasında geçmişine dair bir bilgi olmasın, havada bulunsun, yani yere basmasın, gözleri ve kulakları kapalı olsun, yani algıları kapalı olsun. bu durumda bu insan ne bilebilir?
anlatamayacağımı düşündüğüm için üstteki ibni sina nın düşüncesini yapıştırdım.
yani diyor ki ruh ve beden ayrıdır. düşünce bilinç vücut ayrı ayrı varlıklardır.
bu mutezileciler böyle böyle geleneksel islam kader ve kaza anlayışından ayrılmışlar.
adamlar akılı ön plana aldıkları halde ruhu inkar etmemiş. birisi olmadan öbürü olmaz demişler.
bir adam düşünün, allah onu bir an önce yaratmış olsun, hafızasında geçmişine dair bir bilgi olmasın, havada bulunsun, yani yere basmasın, gözleri ve kulakları kapalı olsun, yani algıları kapalı olsun. bu durumda bu insan ne bilebilir?
anlatamayacağımı düşündüğüm için üstteki ibni sina nın düşüncesini yapıştırdım.
yani diyor ki ruh ve beden ayrıdır. düşünce bilinç vücut ayrı ayrı varlıklardır.
bu mutezileciler böyle böyle geleneksel islam kader ve kaza anlayışından ayrılmışlar.
adamlar akılı ön plana aldıkları halde ruhu inkar etmemiş. birisi olmadan öbürü olmaz demişler.
devamını gör...
yeni alınan ayakkabının yara yapması
geçmiş olsun
devamını gör...
zürafa
bence en en sevimli hayvanlardan birisi bu. yavruları da güzel. markette bunun oyuncak halini satıyorlardı. oyuncak ayı gibi oyuncak bezden bir zürafa.
çok sevimliydi.
bunu alsam ne yapacaktım .
çok sevimliydi.
bunu alsam ne yapacaktım .
devamını gör...
fenerbahçe
fetö şerefsizleri ile başaramadıklarını şimdi de ahlaksız bir yöntem ile yapmaya çalışıyorlar.ezeli rakibimize bol şans diliyorum.
not:bjk.
not:bjk.
devamını gör...
en güzel karadeniz yemeği
düşünüyorum bulamıyorum. hani pidesi eh diyelim.
durun aklıma geldi diğer karadeniz şehirlerinde var mı bilmiyorum. yaprak sarma yemiştim. bizde yapraklar ekşi olur. onlar kokulu üzümden yapmıştı. yapraklar tatlıydı. yaprak sarma iyiydi.
durun aklıma geldi diğer karadeniz şehirlerinde var mı bilmiyorum. yaprak sarma yemiştim. bizde yapraklar ekşi olur. onlar kokulu üzümden yapmıştı. yapraklar tatlıydı. yaprak sarma iyiydi.
devamını gör...
yakında doğum gününüzün olması fakat sözlükte paylaşmamanız
ben sözlükte paylaşıyorum 5-6 kişiyi geçmiyor doğum günü kutlanması ahaha.
devamını gör...

