zaman tüneli
ülkede fakirlik varsa starbucks'lar nasıl tıklım tıklım dolu sorusu
şu anki maaşlarla bir birikim yapmak imkansız, iktidar zihniyetinin eseri bu. ondan dolayı da insanlar gücüne göre tüketime yöneldi, günlük aktiviteler yapmaya çalışıyor. yeri geliyor bir kahve içiyor, yeri geliyor oturuyor bir yerde yemek yiyiyor. uçuk kaçık fiyatlar yüzünden çoğu zaman onlara bile yetmiyor ya neyse o başka bir konu.
ama bu iktidar zihniyetinin temsil ve hitap ettiği kitle en alt kesim olduğu ve boş şükretme kafasında yaşadığı için böyle kendine vakit ayırabilen beyaz yaka kesime düşmanlar, ondan dolayı 'bak fakirlik yok, her yer tıklım tıklım' argümanıyla millete saldırıyorlar. çünkü kendileri onu bile yapamayacak durumdan acizler. bunları dert edeceklerine halkın geçimi ve alım gücü git gide düşerken bir tarafın hiç durmadan zenginleşmesini dert etseler bu kadar sorun olmayacak.
ama bu iktidar zihniyetinin temsil ve hitap ettiği kitle en alt kesim olduğu ve boş şükretme kafasında yaşadığı için böyle kendine vakit ayırabilen beyaz yaka kesime düşmanlar, ondan dolayı 'bak fakirlik yok, her yer tıklım tıklım' argümanıyla millete saldırıyorlar. çünkü kendileri onu bile yapamayacak durumdan acizler. bunları dert edeceklerine halkın geçimi ve alım gücü git gide düşerken bir tarafın hiç durmadan zenginleşmesini dert etseler bu kadar sorun olmayacak.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
είναι έξυπνος αλλά τα χαραμίζει
devamını gör...
patatesli börek vs peynirli börek vs kıymalı börek vs ıspanaklı börek
patatesliyi hiçbir şeye değişmem. anam çok güzel yapardı. bayılırdım. kartof derdi.
devamını gör...
bdsm karakterleri nelerdir sorusu
sam, hans, hergel, toni, coni...
devamını gör...
zorda kalınca namaza başlamak
zorda kalınca başlayıp ritme sarıp bırakmamak en iyisi iyi günde olsun kötü günde olsun
devamını gör...
namaza başlamak vs namaza devam etmek
devamlılık istiyorsanız bol bol istiğfar çekin arkadaşlar bazen kalp maneviyata alışamaz ,yavaş yavaş rahmet suları ile canlandırın kalbinizi.
umarım birilerinin hayatında yer eder . seviliyorsunuz sayın sözlük yazarları esen kalınız.
umarım birilerinin hayatında yer eder . seviliyorsunuz sayın sözlük yazarları esen kalınız.
devamını gör...
türkiye büyükşehir belediyesi (yazar)
#3844257 bana ne? kime küfrettiysen ettin. ben ne kadın bekçisiyim, ne sözlük. git. bekçiye anlat derdini ama sen sürüden olduğun için sana serbest herhalde.
devamını gör...
çatalını göstermeyen tesisatçı
o 'sizin bildiğiniz!' tesisatçılardan değil demekki. helal süt emmiş, işi gicü ailesi belli müşteri arıyor, her çağıranın peşinde koşmuyordur efenim. boru mu, çatal bu.. bir tesisatçı çatalı için yaşar. malum zamane kötü.. :))
devamını gör...
sözlük yazarlarının bdsmtest sonuçları
allah ne verdiyse işte. hükmünden sual olunmaz.
devamını gör...
nakit para ile altın almanın yasaklanması
bahçeli'nin gülleri baya para tuttu herhalde...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
maşallah dediğim beş dakika sonra çarpılıyor, kem gözlüyüm galiba.
devamını gör...
apple
geçmiş modelleri kasıtlı olarak yavaşlattığı bilinen ve dahi kendileri tarafından da itiraf edilen bu algıdan ibaret marka, yeni ve güncel olarak adlandırdığı telefon modellerinde çoğu zaman, aman aman bir yenilik getirmeden daha yüksek fiyata satabiliyor. kar maksimizasyonu ve marka algısı noktasında büyük iş başardıkları bir gerçek.
apple’a yönelik en yaygın ve haklı temellere dayanan eleştirilerin özetini yukarıda verdim. şimdi birkaç noktayı ayırarak değerlendirmek daha iyi olur:
1. eski modellerin yavaşlatılması meselesi:
bu konu bir iddiadan ibaret değil; apple 2017’de bu hususu açıkça kabul etti. tabi süslü laflarla bir takım sözüm ona gerekçeler sundular. ne mesela? derseniz eğer; batarya sağlığını ve ani kapanmaları sebep olarak gösterdiler. yani kullanıcıya şeffaf davranılmadığı aşikar.
'performans düşürme' tercihi varsayılan olarak dayatıldı. bu yüzden de şirket rekor cezalar ödedi ancak marka algısı ciddi bir darbe almadı. çünkü kitlesi oldukça sadık. bu kitleyi oluşturmada kendi başarılarına aşağıda ayrıca değineceğim. yalnız kimse kusura bakmasın bu itiraftan sonra bile markayı savunan ahmakları eleştirmeden geçemem!
2. yeniliklerin sınırlı olmasına rağmen ama fiyatların artması:
son yıllarda iphone’larda kamera iyileştirmeleri çoğu zaman yazılımsal olarak gerçekleştirildi. bunun için yeni model çıkartmaya gerek var mıydı? hayır. bir güncelleme işi çözebilirdi. işlemci performans artışından bahsediliyor. oysa günlük kullanıcı için farkı oldukça sınırlı.
3. küçük tasarım dokunuşları:
'oyun değiştirici' olarak adlandırılan yenilikler çok nadir gerçekleşti. buna rağmen büyük değişiklikler olmasa da her yeni modelde fiyat artışları sürdü. bu da 'yenilik = fiyat' denkleminden çok, marka gücü = fiyat denklemine işaret ediyor. bu hususta sosyal mecralarda iphone modelleri ile ilgili çok zekice hazırlanmış alay konulu paylaşımlar mevcut zaten.
3. kar maksimizasyonu ve marka algısı:
bakın bu noktada apple gerçekten üniversitelerde ders olarak okutulması gereken ve hatta ders kitaplarına girecek bir iş yapıyor. çünkü apple ürünleri, donanımı değil ekosistemi satıyor. sadakati teknik üstünlükten çok psikolojik bağla kuruyor. 'premium' algısını korumak için erişilebilir olmamayı bile kendisi istediği için seçiyor. yani tüketici açısından eleştirilebilir ama iş stratejisi açısından olağanüstü başarılı.
özetleyecek olursak;
apple ne en yenilikçi, ne en özgür, ne en teknolojik bir marka değil. zaten fiyat/performans markası
olmadığı bir gerçek. kendisini de asla böyle sınıflandırmıyor. ancak; tutarlı bir kullanıcı deneyimi sunan ve en güçlü marka algısını yöneten firma olduğu da tartışılmaz.
apple’a yönelik en yaygın ve haklı temellere dayanan eleştirilerin özetini yukarıda verdim. şimdi birkaç noktayı ayırarak değerlendirmek daha iyi olur:
1. eski modellerin yavaşlatılması meselesi:
bu konu bir iddiadan ibaret değil; apple 2017’de bu hususu açıkça kabul etti. tabi süslü laflarla bir takım sözüm ona gerekçeler sundular. ne mesela? derseniz eğer; batarya sağlığını ve ani kapanmaları sebep olarak gösterdiler. yani kullanıcıya şeffaf davranılmadığı aşikar.
'performans düşürme' tercihi varsayılan olarak dayatıldı. bu yüzden de şirket rekor cezalar ödedi ancak marka algısı ciddi bir darbe almadı. çünkü kitlesi oldukça sadık. bu kitleyi oluşturmada kendi başarılarına aşağıda ayrıca değineceğim. yalnız kimse kusura bakmasın bu itiraftan sonra bile markayı savunan ahmakları eleştirmeden geçemem!
2. yeniliklerin sınırlı olmasına rağmen ama fiyatların artması:
son yıllarda iphone’larda kamera iyileştirmeleri çoğu zaman yazılımsal olarak gerçekleştirildi. bunun için yeni model çıkartmaya gerek var mıydı? hayır. bir güncelleme işi çözebilirdi. işlemci performans artışından bahsediliyor. oysa günlük kullanıcı için farkı oldukça sınırlı.
3. küçük tasarım dokunuşları:
'oyun değiştirici' olarak adlandırılan yenilikler çok nadir gerçekleşti. buna rağmen büyük değişiklikler olmasa da her yeni modelde fiyat artışları sürdü. bu da 'yenilik = fiyat' denkleminden çok, marka gücü = fiyat denklemine işaret ediyor. bu hususta sosyal mecralarda iphone modelleri ile ilgili çok zekice hazırlanmış alay konulu paylaşımlar mevcut zaten.
3. kar maksimizasyonu ve marka algısı:
bakın bu noktada apple gerçekten üniversitelerde ders olarak okutulması gereken ve hatta ders kitaplarına girecek bir iş yapıyor. çünkü apple ürünleri, donanımı değil ekosistemi satıyor. sadakati teknik üstünlükten çok psikolojik bağla kuruyor. 'premium' algısını korumak için erişilebilir olmamayı bile kendisi istediği için seçiyor. yani tüketici açısından eleştirilebilir ama iş stratejisi açısından olağanüstü başarılı.
özetleyecek olursak;
apple ne en yenilikçi, ne en özgür, ne en teknolojik bir marka değil. zaten fiyat/performans markası
olmadığı bir gerçek. kendisini de asla böyle sınıflandırmıyor. ancak; tutarlı bir kullanıcı deneyimi sunan ve en güçlü marka algısını yöneten firma olduğu da tartışılmaz.
devamını gör...
yeğen sahibi olmak vs evlat sahibi olmak
evlatla yeğen bir olur mu yahu. versus baştan arızalı. evladını seçmeyen babaya ne denir o da ayrı mevzu...
devamını gör...
sözlük yazarlarının bdsmtest sonuçları
87% masochist
86% submissive
82% degradee
80% rope bunny
78% switch
76% primal (prey)
74% brat
68% experimentalist
66% slave
55% pet
%50 aşağısı sonuçlar
49% dominant
37% voyeur
37% primal (hunter)
34% rigger
pek de anlamlı olmayan yüzdelikler
29% vanilla
26% sadist
24% little
19% brat tamer
15% ageplayer
12% master/mistress
12% exhibitionist
12% non-monogamist
10% owner
7% degrader
6% daddy/mommy
test için
== bdsmtest.org: ==
86% submissive
82% degradee
80% rope bunny
78% switch
76% primal (prey)
74% brat
68% experimentalist
66% slave
55% pet
%50 aşağısı sonuçlar
49% dominant
37% voyeur
37% primal (hunter)
34% rigger
pek de anlamlı olmayan yüzdelikler
29% vanilla
26% sadist
24% little
19% brat tamer
15% ageplayer
12% master/mistress
12% exhibitionist
12% non-monogamist
10% owner
7% degrader
6% daddy/mommy
test için
== bdsmtest.org: ==
devamını gör...
patatesli börek vs peynirli börek vs kıymalı börek vs ıspanaklı börek
kıymalı > peynirli = patatesli > ıspanaklı
devamını gör...
terapi niteliğindeki alışkanlıklar
şarabını alıp sahile inmek, tek başına. tek kelime etmemeli, şarkılar olur ama.
devamını gör...
terapi niteliğindeki alışkanlıklar
ayçiçek çitlemek
devamını gör...
çatalını göstermeyen tesisatçı
devamını gör...


