zaman tüneli
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
#3855818
çünkü bir köyde küs itleri barıştırabilecek kadar yetiye ve etkiye sahip tek kişi muhtardır.
ayrıca: ortaya karışık : çizgisini ve entrylerini sevdiğim bir yazarsın. var olasın..
çünkü bir köyde küs itleri barıştırabilecek kadar yetiye ve etkiye sahip tek kişi muhtardır.
ayrıca: ortaya karışık : çizgisini ve entrylerini sevdiğim bir yazarsın. var olasın..
devamını gör...
çok önemli biri olduğunu düşünen tip
çok önemli biri olduğunu düşünen tip'i saptayıp eleştirip yargılayacak kadar önemli biri olduğunu düşünen tip/tipler.
devamını gör...
çok önemli biri olduğunu düşünen tip
ben çok önemli biri olduğumu düşünüyorum hep
ama bunu başkalarına direttiğim, dikte ettiğim zaman sorun olur
vurgu da buna yapılmış zaten
yoksa her insan kendi varoluşu ile değerli
*pkk'lılar, hırtlar ve protez tırnak takanlar hariç
ama bunu başkalarına direttiğim, dikte ettiğim zaman sorun olur
vurgu da buna yapılmış zaten
yoksa her insan kendi varoluşu ile değerli
*pkk'lılar, hırtlar ve protez tırnak takanlar hariç
devamını gör...
çok önemli biri olduğunu düşünen tip
sonradan görmedir, ezikliğini bastırmanın peşinde olan basit bir narsisttir..
devamını gör...
battaniye ve kahve
şaka de lütfen
bilerek yanlış yazdım de
bilerek yanlış yazdım de
devamını gör...
mason locası
gerek kalmadı ki, para karşılığında artık her şey dindar görünümlü kişiler tarafından yapılıyor. munafıklar piyasayı sarmıışken masonlara gerek yok.
devamını gör...
uyku kalitesini yükselten şeyler
gece yemek yemeyi bırakmak ve kahve içmemek. sindirim rahat olunca uyku da iyi oluyor.
devamını gör...
yazarların garip alışkanlıkları
eski bir alışkanlığım, uzun saçı sevmezdim, saç midemi bulandırırdı bu sebepten 6 ayda bir sıfıra vururdum saçlarımı. ne olduysa oldu uzatmaya karar verdim. şimdiyse o kadar çok (gür)saçım varki keşke bağışlayabilsem.
dondurmayı çayla birlikte tüketmeyi seviyorum. dondurma çikolatalı, çayda fincanda olacak şekilde.
uzun tırnaktan tiksiniyorum tırnaklarım hafif uzayınca mikrop yuvası olduğunu düşünüp kesiyorum.
çorapsız terlik giyemem ve peluş terlik kullanamam, plastik ve önü açık olmalı.
kapı kulplarına dokunmayı sevmem peçete ve dirsek kullanırım.
kendi işimi başkası mükemmel bir şekilde yapmış olsa dahi içime sinmez kendim tekrardan yaparım.
zeminde mop kullanmayıp, temizlik beziyle silerim.
çoğunlukla temizlikten yana psikolojik sıkıntılarımın olduğunu söyleyen insanları kaale almayıp bildiğimi okurum.
dondurmayı çayla birlikte tüketmeyi seviyorum. dondurma çikolatalı, çayda fincanda olacak şekilde.
uzun tırnaktan tiksiniyorum tırnaklarım hafif uzayınca mikrop yuvası olduğunu düşünüp kesiyorum.
çorapsız terlik giyemem ve peluş terlik kullanamam, plastik ve önü açık olmalı.
kapı kulplarına dokunmayı sevmem peçete ve dirsek kullanırım.
kendi işimi başkası mükemmel bir şekilde yapmış olsa dahi içime sinmez kendim tekrardan yaparım.
zeminde mop kullanmayıp, temizlik beziyle silerim.
çoğunlukla temizlikten yana psikolojik sıkıntılarımın olduğunu söyleyen insanları kaale almayıp bildiğimi okurum.
devamını gör...
copy alırken yaşanan resource allocation krizi
devamını gör...
uyku kalitesini yükselten şeyler
"kan ve hormon değerlerinin tamamının, ideal değerlerde olması" gibi vücudun dinlenmesine ve hücrelerin kendini yenilemesine katkı sağlayan çeşitli parametrelerdir.
devamını gör...
copy alırken yaşanan resource allocation krizi
bugün q3 bütçe revizyonları için c-level board meeting'e hazırlanıyorum, inanılmaz bi workload var üzerimde. deck'leri print etmek için copy center'a yöneldim. bi de ne göreyim? teknik ekipten ismail efendi*, fotokopi makinesinin tray'ini ağzına kadar doldurmaya çalışıyor. tam bi resource misallocation örneği.
gözlerim seğirdi tabi benim. şirketin sürdürülebilirlik kpi'ları ve green office hedefleri aklıma geldi., risk management damarım kabardı. bu kontrolsüz inventory yüklemesi hem nemden dolayı kağıdın jam olmasına sebep olabilirdi, hem de gereksiz bi stok maliyeti yaratıyordu ne gerekti yani?
hemen inisiyatif alıp araya girdim. "ismail bey," dedim, ses tonumda mentorluk edasıyla. "bu paper loading stratejinizde ciddi bi inefficiency seziyorum. tray kapasitesini max out etmek yerine, just-in-time prensibiyle ilerlesek nasıl olur? demand-driven bi yaklaşım benimsemeliyiz."
ismail efendi elindeki a4 paketiyle kalakaldı. "abi kağıt bitmiş, doldur dediler, dolduruyorum" dedi. tipik bi reaktif mindset. vizyon eksikliği maalesef support function'larda çok yaygın.
gülümseyerek, "bakın," dedim. "bu bi operasyonel mükemmellik meselesi. sen o tray'i full kapasite doldurduğunda, kağıtların statik elektrik yükü artıyor ve device performance düşüyor. biz buna diminishing returns diyoruz. bunun yerine batch size'ı küçültelim. pareto prensibi gereği, ihtiyacın %20'sini yükle, işin %80'ini gör."
suratındaki confusion'ı görebiliyordum ama bu change management süreçlerinde normaldir. direncini kırmak için metafor kullandım: "düşün ki sen bi logistics hub'sın. makine de senin end-user'ın. supply chain'i tıkamanın kime ne faydası var? let's keep it lean."
elindeki paketin yarısını kenara bıraktı, "iyi madem yarısını koyayım bari" dedi. işte bu! buy-in'i almıştım.
"harika," dedim sırtını sıvazlayarak. "gördün mü? şu an hem waste'i minimize ettik hem de machine uptime'ı garanti altına aldık. bu proaktif yaklaşımını facility manager ile yapacağım touch base toplantısında mutlaka highlight edeceğim. sen artık sadece kağıt koyan biri değil, bi process owner'sın. bunu bi ara kutlamalıyız"
odadan çıkarken arkamdan fısıfısı bişeyler dediğini duydum ama transformation sancılıdır arkadaşlar;)
#servantleadership #leanmindset #officelife*
gözlerim seğirdi tabi benim. şirketin sürdürülebilirlik kpi'ları ve green office hedefleri aklıma geldi., risk management damarım kabardı. bu kontrolsüz inventory yüklemesi hem nemden dolayı kağıdın jam olmasına sebep olabilirdi, hem de gereksiz bi stok maliyeti yaratıyordu ne gerekti yani?
hemen inisiyatif alıp araya girdim. "ismail bey," dedim, ses tonumda mentorluk edasıyla. "bu paper loading stratejinizde ciddi bi inefficiency seziyorum. tray kapasitesini max out etmek yerine, just-in-time prensibiyle ilerlesek nasıl olur? demand-driven bi yaklaşım benimsemeliyiz."
ismail efendi elindeki a4 paketiyle kalakaldı. "abi kağıt bitmiş, doldur dediler, dolduruyorum" dedi. tipik bi reaktif mindset. vizyon eksikliği maalesef support function'larda çok yaygın.
gülümseyerek, "bakın," dedim. "bu bi operasyonel mükemmellik meselesi. sen o tray'i full kapasite doldurduğunda, kağıtların statik elektrik yükü artıyor ve device performance düşüyor. biz buna diminishing returns diyoruz. bunun yerine batch size'ı küçültelim. pareto prensibi gereği, ihtiyacın %20'sini yükle, işin %80'ini gör."
suratındaki confusion'ı görebiliyordum ama bu change management süreçlerinde normaldir. direncini kırmak için metafor kullandım: "düşün ki sen bi logistics hub'sın. makine de senin end-user'ın. supply chain'i tıkamanın kime ne faydası var? let's keep it lean."
elindeki paketin yarısını kenara bıraktı, "iyi madem yarısını koyayım bari" dedi. işte bu! buy-in'i almıştım.
"harika," dedim sırtını sıvazlayarak. "gördün mü? şu an hem waste'i minimize ettik hem de machine uptime'ı garanti altına aldık. bu proaktif yaklaşımını facility manager ile yapacağım touch base toplantısında mutlaka highlight edeceğim. sen artık sadece kağıt koyan biri değil, bi process owner'sın. bunu bi ara kutlamalıyız"
odadan çıkarken arkamdan fısıfısı bişeyler dediğini duydum ama transformation sancılıdır arkadaşlar;)
#servantleadership #leanmindset #officelife*
devamını gör...
normal sözlük'te yaşanan garip olaylar
bir türlü farkına varamadığımız olaylardır.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
normal sözlük'te yaşanan garip olaylar
geceleri yazarların ruhları yazdığı söylenir...
devamını gör...
dilek imamoğlu
bir solcuya bu kadar servet ve lüks yakışır mı?
devamını gör...
dionysos (yazar)
25 olmuşunuz, yaşlanıyorsunuz azizim. you’re officially too old for leo now.
dgko, sevdiklerinizle, mutlu bir yaş olsun.
dgko, sevdiklerinizle, mutlu bir yaş olsun.
devamını gör...
lennie (yazar)
#3855901
çat diye yolumu kesebilirsin.. ben seni tanıyorum sen beni tanımıyorsun da diyebilirsin..
bana ok. .d
çat diye yolumu kesebilirsin.. ben seni tanıyorum sen beni tanımıyorsun da diyebilirsin..
bana ok. .d
devamını gör...
dindarları cahil yobaz gerici sanmak
dindar kim, dinci kim, dindarla dinci arasındaki fark ne, eğer dindar dinci de değilse, dincilere karşıtlığını neden gösterip neden dinini korumuyor. haklı neden ve gerekçelerle din bezirganlarının din olarak sundukları şeyleri eleştiren kesimin hedef aldığı şey, kişiler değil ki.. din olduğu söylenilen ilke ve uygulamalar.. siz de bunları savunuyor, inanıyor musunuz.? konu bu.
haklı eleştiri ve düşünceleri de kapsar bir genelleme ile, din/inanç konularını tabulaştırıp, dokunulamaz eleştirilemez miş gibi algılatmaya çalışmak doğru değil.
haklı eleştiri ve düşünceleri de kapsar bir genelleme ile, din/inanç konularını tabulaştırıp, dokunulamaz eleştirilemez miş gibi algılatmaya çalışmak doğru değil.
devamını gör...

