zaman tüneli
beyaz yakalıların stanley termos fetişi
son zamanlarda beyaz yaka arasında popüler olan ürün.
ya anlarım lazım olur ama bu kadar abartmaya ne gerek var. hadi alıyorsunuz ne diye övünüyorsunuz. hemen yanı başınızda ihtiyaçınızı görebileceğiniz her araç ve gereç var zaten. ofisinde, dolap-ısıtıcı vs yoksa da anlarım.
edit: şu buradan
ya anlarım lazım olur ama bu kadar abartmaya ne gerek var. hadi alıyorsunuz ne diye övünüyorsunuz. hemen yanı başınızda ihtiyaçınızı görebileceğiniz her araç ve gereç var zaten. ofisinde, dolap-ısıtıcı vs yoksa da anlarım.
edit: şu buradan
devamını gör...
kızıl saç
geçti modası bir kere. artık avam duruyor, yapaysa. her şeyin doğalı güzel deniyor çaresiz.*
devamını gör...
tez yazarken yapılmaması gerekenler
düzenli çalışmak.. klasör klasör, kaynaklar, görseller, grafikler, analiz sonuçları, excell tabloları, literatür taramaları vs.. her şeyin yerli yerince düzenli olarak istiflenmesi. sonra da dingin bir kafayla yazmaya başlamak.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yetenekli olduğu konular
yeni tanıştığım insanlar daha ilk zamanlarda bana ailevi dertlerine kadar anlatırlar.
sonra da durup, ben bunları neden anlattım, samimi geldiniz sanırım ondandır derler.
bir değil, iki değil.
ilk etapta aşırı empatik olmak gibi bir huyum var, aslında bunları dinlemek istemiyorum da diyemiyorum.
anlat anlat nasıl olsa unutacağım çünkü sadece adını öğrenmem bir hafta sürecek.
sonra da durup, ben bunları neden anlattım, samimi geldiniz sanırım ondandır derler.
bir değil, iki değil.
ilk etapta aşırı empatik olmak gibi bir huyum var, aslında bunları dinlemek istemiyorum da diyemiyorum.
anlat anlat nasıl olsa unutacağım çünkü sadece adını öğrenmem bir hafta sürecek.
devamını gör...
stresser temelli ddos
booter, ddos saldırıları için teknik bilgisi olmayan veya kendi botnet ağı olmayan kimseler için kiralanabilir saldırı kitleridir.
normal ddos; genellikle kendi yaratıcılığıyla meydana getirdiği zombi bilgisayarı veya ıot cihazını enfekteyle uzaktan kontrollü gerçekleşir. ciddi bir altyapı ve zararlı yazılım (malware) bilgisi şarttır. alenen yasadışıdır. siber suç örgütleri tarafınca gizlice yürütülür. gücünü enfekte edilmiş cihazlardan alır.
stresser ise; tamamen üyelik yöntemiyle çalışan ve herhangi bir website üzerinden yapılan işlemleri birebir taklit eden sistemden gerçekleştirilen yöntemdir. ortalama 50 dolar bandında panel yoluyla hedef ıp’ye saldırılır. ıp stresser olarak pazarlandığı için tamamen manipülasyona açıktır. iddiaları sebebiyle “legal” kılıfla kullanılır. yani görünürde tamamen kendi websiteniz için faydalı gözükürken, gerçekte ise daha çok tam tersi işlemektedir. amplifikasyon (yansıtma) yöntemiyle çalışır. yani, dns veya ntp gibi protokoller yoluyla nokta trafiği devasa trafiğe döküp hedefe yansıtırlar. böylelikle minimum ile çok büyük oranda trafik (gbps) yaratabilirler. tek tıkla (!) isteği yerine getirebilir.
normal ddos; genellikle kendi yaratıcılığıyla meydana getirdiği zombi bilgisayarı veya ıot cihazını enfekteyle uzaktan kontrollü gerçekleşir. ciddi bir altyapı ve zararlı yazılım (malware) bilgisi şarttır. alenen yasadışıdır. siber suç örgütleri tarafınca gizlice yürütülür. gücünü enfekte edilmiş cihazlardan alır.
stresser ise; tamamen üyelik yöntemiyle çalışan ve herhangi bir website üzerinden yapılan işlemleri birebir taklit eden sistemden gerçekleştirilen yöntemdir. ortalama 50 dolar bandında panel yoluyla hedef ıp’ye saldırılır. ıp stresser olarak pazarlandığı için tamamen manipülasyona açıktır. iddiaları sebebiyle “legal” kılıfla kullanılır. yani görünürde tamamen kendi websiteniz için faydalı gözükürken, gerçekte ise daha çok tam tersi işlemektedir. amplifikasyon (yansıtma) yöntemiyle çalışır. yani, dns veya ntp gibi protokoller yoluyla nokta trafiği devasa trafiğe döküp hedefe yansıtırlar. böylelikle minimum ile çok büyük oranda trafik (gbps) yaratabilirler. tek tıkla (!) isteği yerine getirebilir.
devamını gör...
yürümek ve bahar
baharda yürümek, yürüyüş yapmanın en keyifli olduğu zamanlar..
devamını gör...
en çok yaptıklarımız mı pişman eder yapmadıklarımız mı
yaptıklarımdan pişman değilim aklım hâlâ yapamadıklarımda.
devamını gör...
yürümek ve bahar
gökyüzü henüz tam uyanmamışken, ilk ışıklar şehre düştüğünde yürümek isterdim. ayaklarımın altında kımıldayan toprak hala soğuk ama umut kokuyor. her adım bir kararlılık, her nefes bir cesaret… karanlığın içine bakıp, yine de yola devam etmek, yalnızca bir fikir değil, bir yaşam biçimi...
yürümek;
yürümeyenleri
arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
bir mavzer gözü gibi
karanlığın gözüne bakarak
yürümek!..
bahar geliyor. dallar tomurcuk açıyor, gökyüzü mavinin en derin tonlarına bürünüyor. eski yaraların ağırlığı hala omuzlarımda, ama yürüyüş devam ediyor. düşünmek, sorgulamak, hüzünlenmek… ama aynı zamanda umut taşımak da yürüyüşün bir parçası. insan sadece güneşi beklemekle kalmaz, gökyüzünü kendi elleriyle taşımayı öğrenir.
yürümek;
dost omuzbaşlarını
omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup
yürümek!..
bazen karşımızdaki engellerden çok, kendi korkularımızın ve kuşkularımızın pusuya yattığını hissederiz. her zorluk, yürüyüşün anlamını daha da belirginleştirir. hüzün, bir acı değil, aksine, kararlılığı derinleştirir, cesareti güçlendirir. gökyüzü kadar geniş bir yürek gerekir adım atmaya, bir bahar sabahı kadar taze bir umut, yolu aydınlatmaya...
yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını
bilerek
yürümek...
ve yürürken gülümsemek de gerekir. çünkü mücadele yalnızca öfke değil, bir sevinçtir, yürekten gülümsemek, en karanlık sokakları aydınlatabilir. gökyüzü kadar parlak umut, ayağımızın altındaki toprak kadar gerçek olmalı. bahar geldiğinde sadece doğa değil, yürekler de açmalı, dirençle, sevgiyle ve coşkuyla...
yürümek;
yürekten
gülerekten
yürümek...
işte o zaman yürüyüş, hayatın kendisi olur, her adım hem geçmişin yükünü hem geleceğin hayalini taşır. hüzün, coşku, gökyüzü ve bahar bir arada.. biz de yürürken her şeyi birlikte hissederiz. yürümek, aslında yaşamaktır ve umut, attığımız her adımda çoğalır.
yürümek;
yürümeyenleri
arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
bir mavzer gözü gibi
karanlığın gözüne bakarak
yürümek!..
bahar geliyor. dallar tomurcuk açıyor, gökyüzü mavinin en derin tonlarına bürünüyor. eski yaraların ağırlığı hala omuzlarımda, ama yürüyüş devam ediyor. düşünmek, sorgulamak, hüzünlenmek… ama aynı zamanda umut taşımak da yürüyüşün bir parçası. insan sadece güneşi beklemekle kalmaz, gökyüzünü kendi elleriyle taşımayı öğrenir.
yürümek;
dost omuzbaşlarını
omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup
yürümek!..
bazen karşımızdaki engellerden çok, kendi korkularımızın ve kuşkularımızın pusuya yattığını hissederiz. her zorluk, yürüyüşün anlamını daha da belirginleştirir. hüzün, bir acı değil, aksine, kararlılığı derinleştirir, cesareti güçlendirir. gökyüzü kadar geniş bir yürek gerekir adım atmaya, bir bahar sabahı kadar taze bir umut, yolu aydınlatmaya...
yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını
bilerek
yürümek...
ve yürürken gülümsemek de gerekir. çünkü mücadele yalnızca öfke değil, bir sevinçtir, yürekten gülümsemek, en karanlık sokakları aydınlatabilir. gökyüzü kadar parlak umut, ayağımızın altındaki toprak kadar gerçek olmalı. bahar geldiğinde sadece doğa değil, yürekler de açmalı, dirençle, sevgiyle ve coşkuyla...
yürümek;
yürekten
gülerekten
yürümek...
işte o zaman yürüyüş, hayatın kendisi olur, her adım hem geçmişin yükünü hem geleceğin hayalini taşır. hüzün, coşku, gökyüzü ve bahar bir arada.. biz de yürürken her şeyi birlikte hissederiz. yürümek, aslında yaşamaktır ve umut, attığımız her adımda çoğalır.
devamını gör...
tez yazarken yapılmaması gerekenler
kaynak olarak aldığınız metinleri ayrı bir yerde toplamamak.
tez şablonunuzu tek bir yere kaydetmek.
tez yazmak için doğru anı beklemek.
beklemek.
beklemek.
tez şablonunuzu tek bir yere kaydetmek.
tez yazmak için doğru anı beklemek.
beklemek.
beklemek.
devamını gör...
galaksiler arası uzayın genişlemesi sorunsalı
insanların kafasına pek yatmayan olay.
öncelikle başlıktaki ilk tanımın sorduğu sorudan başlayayım; bir şeyin içinde genişleme gerekliliği. bu kısım günlük örneklere pek benzemiyor, daha soyut. o nedenle burada yine biraz pürüz kalabilir akıllarda. ben yine de şansımı deneyeceğim. insan algısı her şeyi, bildiği ve deneyimlediği gözlemler üzerinden değerlendirir. genişlemek deyince bizim aklımıza gelen şey mesela hamurun kabarması, balonun şişmesi gibi olaylar. dikkat ederseniz bunların hepsi bir ortam içerisinde gerçekleşen şeyler. hamur, fırında ve havanın içerisinde genişliyor mesela. hamur, evrende bir cisim. fırın da evrende bir cisim ve hava da evrende yer kaplayan bir kavram. yani "evrendeki bir şeyin içerisinde genişleyen evrendeki başka bir şey"den bahsediyoruz. evrenin genişlemesi deyince olay değişiyor. evren zaten her şeyi içinde barındıran bir yapı. bir yere doğru yayılması, o yerin evren dışında kaldığının, farklı bir yer olduğunun kanıtı değil.
günlük hayattaki bir şeye benzemiyor dedim ama yine de örneklendirmeye çalışayım. bir oyun oynuyorsunuz bilgisayarda. oyunun içerisinde şehirler var, aralarında dolaşabiliyorsunuz. bunlar sadece kodlar üzerindeki sayılarla tanımlanmış yerler. geliştirici bir anda fikir değiştirip şehirler arasındaki mesafe katsayısını daha yüksek bir değere ayarlıyor diyelim. karakterlerde, şehirlerin içeriğinde, şehirlerin arasındaki yolların özelliklerinde bir şey değişmiyor ama yollar uzamış ve şehirler artık daha uzak duruma gelmiş oluyor. şehirlerin konumları falan değişmiyor, aralarındaki mesafe büyüyor sadece. oyun, bilgisayar ekranı içerisinde genişlemiş olmuyor. siz ekrana bakınca aynı oyunu görüyorsunuz. ekran o oyunun bir parçası olmadığından bu büyümeyi sadece oyunun kendisi üzerinden değerlendirmeniz gerekiyor. evrenin esnemesinden kasıt bu işte. galaksiler arası mesafeler gittikçe büyüyor ama galaksilerin birbirine göre göreli koordinatlarında değişme yok. bu galaksileri evrenin üzerindeki yapıştırmalar gibi düşünün. aralarındaki mesafenin açılması, yapıştıkları yerin aynı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
ikinci soru; esniyorsa ne zaman yırtılacak? yırtılma olması için esnemenin bir madde, bir malzeme ile olması gerekir. kumaşı, lastiği esnetmek gibi düşünmemek gerekiyor bunu. lastiği çok çekersen sonunda mutlaka kopar ama evrende esneyen gerçek bir madde yok. esneme kelimesi olup bitenlere en yakın şey olduğu için kullanılan bir kelime ama bunu yine günlük hayat algısı üzerinden okumamak gerekiyor özetle. ortada esneyen somut bir madde olmadığı için, bildiğimizi kadarıyla bunun bir sınırı da yok. genişleme hızlanırsa galaksiler falan dağılabilir ama o başka tartışmanın konusu.
e, peki niye oluyor bu durup dururken? işte onun cevabı da şu; durup dururken olmuyor. evrenin oluşum anındaki hareket ve özelliklerin doğal bir sonucu, bir devamı bu esneme. bizim için milyar yıllar uzun ama evren için bu, aylara, 1 yıla falan karşılık geliyor. yani evren ortaya çıkıp öylece zınk diye durmadı. hâlâ ortaya çıkış anının etkileri sürüyor.
öncelikle başlıktaki ilk tanımın sorduğu sorudan başlayayım; bir şeyin içinde genişleme gerekliliği. bu kısım günlük örneklere pek benzemiyor, daha soyut. o nedenle burada yine biraz pürüz kalabilir akıllarda. ben yine de şansımı deneyeceğim. insan algısı her şeyi, bildiği ve deneyimlediği gözlemler üzerinden değerlendirir. genişlemek deyince bizim aklımıza gelen şey mesela hamurun kabarması, balonun şişmesi gibi olaylar. dikkat ederseniz bunların hepsi bir ortam içerisinde gerçekleşen şeyler. hamur, fırında ve havanın içerisinde genişliyor mesela. hamur, evrende bir cisim. fırın da evrende bir cisim ve hava da evrende yer kaplayan bir kavram. yani "evrendeki bir şeyin içerisinde genişleyen evrendeki başka bir şey"den bahsediyoruz. evrenin genişlemesi deyince olay değişiyor. evren zaten her şeyi içinde barındıran bir yapı. bir yere doğru yayılması, o yerin evren dışında kaldığının, farklı bir yer olduğunun kanıtı değil.
günlük hayattaki bir şeye benzemiyor dedim ama yine de örneklendirmeye çalışayım. bir oyun oynuyorsunuz bilgisayarda. oyunun içerisinde şehirler var, aralarında dolaşabiliyorsunuz. bunlar sadece kodlar üzerindeki sayılarla tanımlanmış yerler. geliştirici bir anda fikir değiştirip şehirler arasındaki mesafe katsayısını daha yüksek bir değere ayarlıyor diyelim. karakterlerde, şehirlerin içeriğinde, şehirlerin arasındaki yolların özelliklerinde bir şey değişmiyor ama yollar uzamış ve şehirler artık daha uzak duruma gelmiş oluyor. şehirlerin konumları falan değişmiyor, aralarındaki mesafe büyüyor sadece. oyun, bilgisayar ekranı içerisinde genişlemiş olmuyor. siz ekrana bakınca aynı oyunu görüyorsunuz. ekran o oyunun bir parçası olmadığından bu büyümeyi sadece oyunun kendisi üzerinden değerlendirmeniz gerekiyor. evrenin esnemesinden kasıt bu işte. galaksiler arası mesafeler gittikçe büyüyor ama galaksilerin birbirine göre göreli koordinatlarında değişme yok. bu galaksileri evrenin üzerindeki yapıştırmalar gibi düşünün. aralarındaki mesafenin açılması, yapıştıkları yerin aynı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
ikinci soru; esniyorsa ne zaman yırtılacak? yırtılma olması için esnemenin bir madde, bir malzeme ile olması gerekir. kumaşı, lastiği esnetmek gibi düşünmemek gerekiyor bunu. lastiği çok çekersen sonunda mutlaka kopar ama evrende esneyen gerçek bir madde yok. esneme kelimesi olup bitenlere en yakın şey olduğu için kullanılan bir kelime ama bunu yine günlük hayat algısı üzerinden okumamak gerekiyor özetle. ortada esneyen somut bir madde olmadığı için, bildiğimizi kadarıyla bunun bir sınırı da yok. genişleme hızlanırsa galaksiler falan dağılabilir ama o başka tartışmanın konusu.
e, peki niye oluyor bu durup dururken? işte onun cevabı da şu; durup dururken olmuyor. evrenin oluşum anındaki hareket ve özelliklerin doğal bir sonucu, bir devamı bu esneme. bizim için milyar yıllar uzun ama evren için bu, aylara, 1 yıla falan karşılık geliyor. yani evren ortaya çıkıp öylece zınk diye durmadı. hâlâ ortaya çıkış anının etkileri sürüyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yetenekli olduğu konular
konuşmak.
evet saatlerce.
evet saatlerce.
devamını gör...
gram altın
uçtu gidiyor.
her ay iki tane alıp kenara koyabiliyordum. artık teke düşüreceğim sanırım.
her ay iki tane alıp kenara koyabiliyordum. artık teke düşüreceğim sanırım.
devamını gör...
çaya şeker atmadan içen kişi
çaya şeker atan kişiden tek farkı çaya şeker koymuyor oluşudur.
ama, çayı şekersiz seni sebepsiz diyemez tabii.
ama, çayı şekersiz seni sebepsiz diyemez tabii.
devamını gör...
çaya şeker atmadan içen kişi
aşırı cool bir insandır.
sağlıklı olman beş para etmez,
şu çay kaşığını fırlatma zevkin olmasa.
sağlıklı olman beş para etmez,
şu çay kaşığını fırlatma zevkin olmasa.
devamını gör...
tez yazarken yapılmaması gerekenler
ertelemek.
ertelemek lanettir.
bu her türlü yazım için geçerlidir ancak tezin bir de süresi vardır.
yazın geçin.
sonrası sonra.
ertelemek lanettir.
bu her türlü yazım için geçerlidir ancak tezin bir de süresi vardır.
yazın geçin.
sonrası sonra.
devamını gör...
seni onaracağım diyen kadın
balık tutmayı öğreten kadın gibisi yok
devamını gör...
üç defa öpüşmek
taraftar grubu reisi bir erkek ve tuttuğu takımın holiganı olan bir kadın arasında gerçekleşecek öpüşmedir. ooo bir 'ki üç diyerek yatak odasına gidilir.
devamını gör...
kararsız kalınan şeyler
(bkz: yolun yarısında evde önemli bir eşya unutulduğunun farkına varılması)
yol yakınken geri dönmek mi, devam etmek mi?
yol yakınken geri dönmek mi, devam etmek mi?
devamını gör...
üç defa öpüşmek
rus işi
devamını gör...
kararsız kalınan şeyler
(bkz: cemil olabilir mi cemil)
devamını gör...