zaman tüneli
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını
iyi yayınlar diliyorum.
devamını gör...
yazarlara ait gökyüzü fotoğrafları
gözlerimi kapattığım zaman başlıyor gökyüzü.
kulaklığınızı takın ve gözlerinizi kapatın…
ne jupiter - gökyüzüm siyah olsa da
kulaklığınızı takın ve gözlerinizi kapatın…
ne jupiter - gökyüzüm siyah olsa da
devamını gör...
yazarların bugün canını sıkan şeyler
rahatsızlığımı dile getirdim düzgün bir dille. sonra bir baktım oklar bana dönmüş. oysa ben ne baskı yaptım ne de bir şey için zorladım.
ben sadece “insan” olarak canımı sıkan şeyi ifade ettim.
ama sonra can sıkan yine ben oldum. bazı şeyler çok acımasız. küçük gibi görünüyor belki ama kıymık misali işte. çok can sıkıyor.
ben sadece “insan” olarak canımı sıkan şeyi ifade ettim.
ama sonra can sıkan yine ben oldum. bazı şeyler çok acımasız. küçük gibi görünüyor belki ama kıymık misali işte. çok can sıkıyor.
devamını gör...
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını
biggie'den ten crack commandments ile başlamış bulunuyorum.
eşlik etmek için, normaller.com/radyo/
eşlik etmek için, normaller.com/radyo/
devamını gör...
kova burcu kadını
sanırım hem akrep hem kova hem aslan hem de boğa kadınıyla anlaşabilen tek erkek benimdir. güneş oğlak, yükselen ikizler, ay aslan, venüs akrep. al buyur hepsi bir kaleyi tutmuş yapacak bir şey yok.
devamını gör...
saç değiştirme perileri
yıllardır kısa kullanıyordum ne güzel, peri erkek bile olsa dinleyip istediğim gibi şekillendiriyordum. kısa saçın bakımı da çok daha kolay oluyor.
şimdi çok uzadı, yani tamam çok güzel uzun saç ama çok da zor. günün 2 saati saça gidiyor.
şimdi çok uzadı, yani tamam çok güzel uzun saç ama çok da zor. günün 2 saati saça gidiyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının beslediği sokak hayvanları
ruhum.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
ta en başından beri biliyordum bu hayalin gerçek olmayacağını. o kadar çok anlattırdı ki bana , ben de belki bir gün gerçekleştiririz hayalimizi diye umut etmeye başladım…
fareler ve insanlar - john steinbeck
devamını gör...
törke
anlamca türk demek. ayrıca bir şarkının adı.
devamını gör...
fransa'nın evliliklerde seks yapma yükümlülüğünü kaldırması
devletin bu kadar işin içine girmesi yanlış geliyor bana. iki insanın mahremiyetine maydanoz olması, yasa hazırlaması falan.. doğru gelmiyor.
devamını gör...
warrock tr teamspeak kavgası
(bkz: sen sus lan köylü)
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
benim de en kötü özelliğim çok iyi niyetli olmam
devamını gör...
türk sinema tarihindeki en efsanevi replik
devamını gör...
fransa'nın evliliklerde seks yapma yükümlülüğünü kaldırması
türk erkeklerinin bazılarının ilgisini çeken tek fransız kanunu olması.
devamını gör...
türk sinema tarihindeki en efsanevi replik
(bkz: nayır nolamaz).
devamını gör...
efsanevi yalanlar
mülk allah'ındır.
devamını gör...
bir kadının bağımlılık yapan özellikleri
bu konuda herhalde sadece erkek yazarların yorum yapması amaçlanmamıştır diye düşünüyorum.
hayat bu ya, bazen insan kendine benim bu hayattaki tiryakiliğim ne, diye soruyor. benim cevabım çok net, hayatımda bağımlılık yapan, onlarsız nefes almanın tadı tuzu olmayacak iki kadın var. biri annem, diğeri kızım.
annem, benim bu dünyadaki güvenli limanım. onun bağımlılık yapan tarafı sadece o meşhur, eli lezzetli yemekleri değil, o yemeğin içine kattığı o devasa merhamet. ne anlatırsam anlatayım, ne hata yaparsam yapayım beni yargılamadan, sadece o anne şefkatiyle dinleyebilme yeteneği var ya, işte o paha biçilemez. insanın ruhu daraldığında, annem olsa anlardı demesi bile bir bağımlılık sebebi.. onun anlayışı, sanki dünyanın tüm gürültüsünü susturan bir melodi gibi.
kızım ise bambaşka bir dünya... aslında hiçbir şey yapmasına gerek yok, neticede o benim canımdan bir parça, varlığı yeter. ama onun karakterindeki o ince detaylar beni kendine öyle bir bağlıyor ki, bazen oturup hayran hayran onu izliyorum. yaşına rağmen o kadar duru bir zihni var ki, ben fırtınalar koparırken onun serinkanlı değerlendirmeleri beni kendime getiriyor. o tok gözlülüğü, her şeye tamah etmeyişi ve o dünyayı aydınlatan gülümsemesi... insan evladı hakkında sabaha kadar yazabilir, sayfalar yetmez..
hayatın merkezinde annem ve kızım olsa da, bu bağımlılık zincirinin çok kıymetli halkaları daha var: dostlarım, yol arkadaşlarım... onların bendeki yeri öyle üç beş günlük bir heves değil, uzun yılların, beraber aşılmış zorlu yolların ve o ağır deneyimlerin bir sonucu. bu dostlukların bağımlılık yapan tarafı ise kesinlikle o sapasağlam karakterleri ve bana verdikleri değer. hani insanın sırtını yasladığında burası sağlam dediği o güven hissi var ya, işte o bağımlılık yapıyor.. karşılıklı emekle, ilmek ilmek işlenmiş bir saygı bu. hayatın keşmekeşinde herkes bir yerlere savrulurken, onların duruşunu bozmadan yanımda kalmaları, bana olduğum kişi için değer vermeleri en büyük lüksüm.
hayat bu ya, bazen insan kendine benim bu hayattaki tiryakiliğim ne, diye soruyor. benim cevabım çok net, hayatımda bağımlılık yapan, onlarsız nefes almanın tadı tuzu olmayacak iki kadın var. biri annem, diğeri kızım.
annem, benim bu dünyadaki güvenli limanım. onun bağımlılık yapan tarafı sadece o meşhur, eli lezzetli yemekleri değil, o yemeğin içine kattığı o devasa merhamet. ne anlatırsam anlatayım, ne hata yaparsam yapayım beni yargılamadan, sadece o anne şefkatiyle dinleyebilme yeteneği var ya, işte o paha biçilemez. insanın ruhu daraldığında, annem olsa anlardı demesi bile bir bağımlılık sebebi.. onun anlayışı, sanki dünyanın tüm gürültüsünü susturan bir melodi gibi.
kızım ise bambaşka bir dünya... aslında hiçbir şey yapmasına gerek yok, neticede o benim canımdan bir parça, varlığı yeter. ama onun karakterindeki o ince detaylar beni kendine öyle bir bağlıyor ki, bazen oturup hayran hayran onu izliyorum. yaşına rağmen o kadar duru bir zihni var ki, ben fırtınalar koparırken onun serinkanlı değerlendirmeleri beni kendime getiriyor. o tok gözlülüğü, her şeye tamah etmeyişi ve o dünyayı aydınlatan gülümsemesi... insan evladı hakkında sabaha kadar yazabilir, sayfalar yetmez..
hayatın merkezinde annem ve kızım olsa da, bu bağımlılık zincirinin çok kıymetli halkaları daha var: dostlarım, yol arkadaşlarım... onların bendeki yeri öyle üç beş günlük bir heves değil, uzun yılların, beraber aşılmış zorlu yolların ve o ağır deneyimlerin bir sonucu. bu dostlukların bağımlılık yapan tarafı ise kesinlikle o sapasağlam karakterleri ve bana verdikleri değer. hani insanın sırtını yasladığında burası sağlam dediği o güven hissi var ya, işte o bağımlılık yapıyor.. karşılıklı emekle, ilmek ilmek işlenmiş bir saygı bu. hayatın keşmekeşinde herkes bir yerlere savrulurken, onların duruşunu bozmadan yanımda kalmaları, bana olduğum kişi için değer vermeleri en büyük lüksüm.
devamını gör...


