zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

aha kedi kendisi geldi.
devamını gör...

yapıyordum ama şu an inanılmaz saçma geliyor.
bir ay başı bir ay sonu pek bir espirisi yok.
mart ayını özellikle hiç sevmiyorum bir sebebi yok. mart ayı gelince bir off, üff çekiyorum.
haziran yaz geldi şeyşi falan filan ama öyle şenliklerle kutlamıyoruz.
devamını gör...

(bkz: way of the dragon) filmi kariyerini başlatmıştır. sondaki ikonik dövüş sekansını bruce lee bizzat onu düşünerek hazırlamıştır. zira o gün itibariyle tam 4 kez abd ulusal karate şampiyonu unvanını kazanmıştı. bruce lee, zayıf görünümlü veya sadece göze hitap edecek, sahte yahut vasat bir dövüşçüyle bu sahneyi çekmek istemiyordu. o yüzden chuck norris'i seçti ki ikisi önceden turnuvalardan kaynaklanan bir tanışıklığa sahiptiler.
devamını gör...

her biri davranış bozukluğu örneğidir. tıpkı erkeklere has davranışlar gibi.

has şeyler yapaydır. yapay şeyler kontrol altında tutulmazlar ise büyük sıkıntılara vesile olabilirler..
devamını gör...

an itibariyle iki tane gömdüğüm tatlıdır, tadı halen hayvan gibi güzel.
devamını gör...

biri kentli, aristokrat ve teatral bir çizgiyi temsil eder, diğeri duygusal, halka yakın ve beste makinesi profili çizer.
bence çok farklılar..
devamını gör...

vardı aslında bizde de. en son hatırladığım muhabbet kuşuna benzeyen galatasaray lisesi mezunu bir seri katilimiz vardı ve sonra yakalanmıştı. şimdi hapiste neler yapar, bilinmez.
devamını gör...

böyle salakça bir olayı kültür diye lanse etmel bir tık itlik gibi geldi bana.
devamını gör...

elinde sebze poşetiyle penguen gibi paytak paytak yürüyen teyzenin kocasıdır. ciddi ciddi soruyorum, bizim yaşlı teyzeler neden öyle yürüyor bilen var mı.
devamını gör...

geçenlerde bitirdiğim, sade ama bir o kadar da çarpan bir kitap. güney koreli yazar cho nam-joo’nun 2016 yılında yayımlanan ve dünya çapında ses getiren romanı..

roman, 1982 doğumlu sıradan bir güney koreli kadın olan kim jiyoung’un yaşamı üzerinden, kadınların çocukluktan yetişkinliğe kadar maruz kaldığı toplumsal cinsiyet eşitsizliğini anlatıyor. jiyoung’un aile, eğitim, iş hayatı ve evlilik sürecinde yaşadığı ayrımcılıklar, onun psikolojik olarak yıpranmasına yol açar. bir noktadan sonra jiyoung, farklı kadınların sesiyle konuşmaya başlar, bu durum hem bireysel bir ruhsal çöküşü hem de toplumun kadınlara yüklediği görünmez baskıları simgeler. roman, sıradan bir hayat hikâyesi üzerinden sistematik cinsiyetçiliği sade ve çarpıcı bir dille gözler önüne serer.

yazarın en büyük başarısı, jiyoung ismini rastgele seçmemiş olması, bu isim o yıllarda kore'de en çok konulan isimlerden biriymiş. yani aslında yazar bize "bu sadece jiyoung’un değil, herhangi bir kadının, her kadının hikayesi" diyor, bence kitabın en vurucu noktası tam olarak bu temsil gücü..

kitap boyunca jiyoung'un hayatının nasıl sessiz sedasız kısıtlandığını, toplumun onu nasıl parça parça törpülediğini izliyoruz. dramın dozunu abartmadan, gerçekleri bir rapor netliğinde önümüze bırakmış yazar. özellikle son kısımlardaki psikiyatr detayı beni bayağı rahatsız etti, sistemin, kadını gerçekten anlamak yerine onu tekrar kendi kalıplarına sokup çalışır hale getirmeye odaklanması kan dondurucu..

bir çırpıda bitiyor ama etkisi öyle hemen geçmiyor. abartısız, sakin ve çok bizden bir anlatım...
devamını gör...

ikisi de müzik adamıdır.
ikisi de insandır.
ikisi de erkektir.
ikisi de yaşlıdır.
ikisi de çoluk çocuk, torun tombalak sahibidir.
ikisi de perukludur.
ikisi de konserlerinde espriler yapar, fıkralar anlatır.

fakat erol evgin güvenilirdir, selami şahin ise fena halde zamparadır. bu konuda erol evgin öndedir.

erol evgin sadece bir yorumcu iken, selami şahin söz yazarı ve besteci olarak tam bir müzisyendir. unutulmaz şarkılara imza atmıştır. bu konuda da selami şahin öndedir.

yani benim nazarımda ikisi de birbirine denktir.

siz bu versus hakkında ne düşünürsünüz ?
devamını gör...

sevilmek.
devamını gör...

her ne kadar ülke basketbolda futbola göre çok daha başarılı olsa da, bu ülkede basketbol pek tutan bir spor değil. gidin galatasaraylıları çevirin bu maçı fener alacak ama futbol takımı da bu hafta yenilecek siz de puan farkını açmış olacaksınız diyin, sonra fenerlilere gidip bu maçı gs alacak ama futbol takımı yenilecek siz de onları yakalamış olacaksınız diyin, bakın bakalım hayır diyeni çıkar mı.

hiç takip etmiyorum ama fener baskette bizden iyi. muhtemelen bu maçı da onlar alır. biz alsak da açıkçası çok umrumda değil.

edit: lan maç voleybol maçıymış, başlık sahibi uyardı, mevzuya o kadar uzağız ashdgs
devamını gör...

(bkz: kadınlara özgü davranışlar)

sorry gotcha.
devamını gör...

tüm kadınların değil, sadece bazı kadınların bir davranışı var. özellikle fotoğraf çekilirken ortaya çıkıyor.

(bkz: ördek dudaklı)
devamını gör...

keriz silkeleme planı olarak 3d yazıcıdan bastığım kalpli lambacıkları iyi fiyattan kerizlere pardon çiftlere itelemek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mekan.
devamını gör...

#3871941

13 gün içinde gerçekleşme ihtimali: *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türk halk müziği hususunda kara cahil olduğum için tekniğine laf etmek bana düşmez ama adamda yaptığı işi çok kolay gösteren bir üslup var. hani insana ''ben de yapabilirim'' duygusunu veren. işte biz bunlara dahi diyoruz. ayrıca üstadla alakalı, quentin tarantino ve fetişizm göndermesi içeren çok komik bir caps var ama saygıdan yazamıyorum. aranızda orta-üst düzey saz çalan varsa şöyle güzel bir eğitim videosu mevcut.

devamını gör...

bugün 42 devlet, osmanlı'dan bahsetmeden kendi tarihini yazamıyor. bazıları ise kendini 100 yıldan ibaret sanıyor.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim