zaman tüneli
klimaların küresel ısınmaya sebep olması
özellikle yazın güney memleketlerine ( mesela antalya) gittiğinizde bina cephelerinde klima kirliliğine şahit olursunuz. klimanın iç ünitesi iç mekana serin veya soğuk hava üfürürken, dış ünitesi de sıcak hava üfürür. yani, güney şehirlerindeki cehennem sıcağında sadece beton ve güneşin değil , sayısı belki de milyonları bulan klimaların da rolü büyük.
devamını gör...
yahudiler
her milletin iyisi de vardır kötüsü de, bunların kötüsü fazla.
devamını gör...
en uzun gece
bir can merdan doğan kısa filmidir

filmin senaryosunu da yönetmen can merdan doğan yazmıştır. filmde mustafa kırantepe, hasibe eren, deniz görkem kaya, ceren taşçı, ezgi coşkun ve dilayda güneş rol almıştır. film antalya altın portakal film festivalinde en iyi kısa film dalında aday gösterilmiştir.
can merdan doğan'ın çektiği stiletto (kısa film)de de çok benzer bir konu işlenmişti aslında. ancak o filmde eşi tarafından zor durumda bırakılan bir adam varken bu filmde şartlar tarafından zor durumda bırakılan ve bundan hiç de hoşlanmayan iki adam var.
bir düğün için bir araya gelen bir aile aynı apartman dairesinde kalır. evlenmek üzere olan kız kardeş ile birlikte diğer kız kardeşler ve bu kardeşlerin eşleri aynı eve sığışırlar bir gecelik. odalar bölüşüldüğü zaman iki bacanak aynı yatakta yatmak zorunda kalır. ev sahibi hüseyin için de küçük bacanak fırat için de biraz rahatsız edici olsa da kabul edilebilir bir ayarlama gibi görünür bu durum.
sıcaklığın dayanılmaz olduğu gecede aynı yatağı paylaşan bacanaklar kendilerine biçilmiş olan ve severek ve isteyerek giyindikleri erkeklik rollerini darbe aldığını hisseder.
gerçekten çok iyi bir kısa filmdi bence.

filmin senaryosunu da yönetmen can merdan doğan yazmıştır. filmde mustafa kırantepe, hasibe eren, deniz görkem kaya, ceren taşçı, ezgi coşkun ve dilayda güneş rol almıştır. film antalya altın portakal film festivalinde en iyi kısa film dalında aday gösterilmiştir.
can merdan doğan'ın çektiği stiletto (kısa film)de de çok benzer bir konu işlenmişti aslında. ancak o filmde eşi tarafından zor durumda bırakılan bir adam varken bu filmde şartlar tarafından zor durumda bırakılan ve bundan hiç de hoşlanmayan iki adam var.
bir düğün için bir araya gelen bir aile aynı apartman dairesinde kalır. evlenmek üzere olan kız kardeş ile birlikte diğer kız kardeşler ve bu kardeşlerin eşleri aynı eve sığışırlar bir gecelik. odalar bölüşüldüğü zaman iki bacanak aynı yatakta yatmak zorunda kalır. ev sahibi hüseyin için de küçük bacanak fırat için de biraz rahatsız edici olsa da kabul edilebilir bir ayarlama gibi görünür bu durum.
sıcaklığın dayanılmaz olduğu gecede aynı yatağı paylaşan bacanaklar kendilerine biçilmiş olan ve severek ve isteyerek giyindikleri erkeklik rollerini darbe aldığını hisseder.
gerçekten çok iyi bir kısa filmdi bence.
devamını gör...
güzel insanlara daha iyi davranılması
ahlak felsefesine konu olmustur. ahlaki yargilarimizin guzellikle nasil degistigi ve hatta guzel olanin ahlaki oldugu sanrisinin kokeni.
bunun en acik ornegini is gorusmelerinde yasarsiniz. tum sartlar cirkinin lehine olsa dahi guzel olanla calismak icin bir sebep bulunur ya da yaratilir.
bunun en acik ornegini is gorusmelerinde yasarsiniz. tum sartlar cirkinin lehine olsa dahi guzel olanla calismak icin bir sebep bulunur ya da yaratilir.
devamını gör...
gülmek
gülerken gözleri kısılan ve göbeği hoplayan insandan zarar gelmez.
devamını gör...
neither
ingilizce’nin enteresan kelimelerinden birisidir. cümleye negatife eşlik etme, katılma anlamı verir.
örneğin,
he doesn’t surf the internet.
neither do i.
“neither, nor” ikilisi de “zeki-metin” ikilisi kadar meşhurdur.
örneğin,
he doesn’t surf the internet.
neither do i.
“neither, nor” ikilisi de “zeki-metin” ikilisi kadar meşhurdur.
devamını gör...
küp şekeri ikiye bölmek
(bkz: kıtlayamama)
devamını gör...
yahudiler
lanetli bir kavimdir.
arada tek tük iyisi de çıkabilir orasi ayrı.
mesela filistin yanlısı olanlar iyilerinden onlara lafım yok.
arada tek tük iyisi de çıkabilir orasi ayrı.
mesela filistin yanlısı olanlar iyilerinden onlara lafım yok.
devamını gör...
klimaların küresel ısınmaya sebep olması
çok doğru önerme.
klima denen alet bir iç mekânı soğuturken dışarıya ısı verir. aslında bir odadaki ısıyı alıp başka bir yere aktarıyormuşsunuz gibi düşünün çünkü termodinamik yasaları gereğince toplam enerjinin korunması gerekir ve ısı da bir enerji çeşididir.
klima sihirli bir alet olmadığından çalışmak için elektriğe ihtiyaç duyuyor. yani bir de elektrik enerjisi üretiyorsunuz bunu çalıştırmak için ve bu da ısıya dönüşüyor süreç boyunca. hem odadan dışarıya atmaya çalıştığınız hem de klimanın çalışmasından dolayı ortaya çıkan toplam bir ısı enerjisi oluyor elinizde. klima bunu dışarıdaki havaya karıştırıyor ki bu karışma da rastgele bir eylem olduğu için entropiyi artırmış oluyorsunuz çünkü içerideki havayı soğutarak daha düzenli hâle getirirken dışarıdakini ısıtıp daha düzensiz hâle getiriyorsunuz.
sonuç olarak ısıyı bir cepten alıp diğerine koyuyor ama üzerine de ekstra ısı ekliyorsunuz. oysa termodinamik, serinlemenin bedava olmayacağını açıkça söylüyor. hatta bununla ilgili bir araştırma vardı, büyük şehirlerdeki klima kullanma oranı nedeniyle gece saatlerinde dış ortamların 1-2 derece sıcaklık artışı yaşadığı yönünde.
diyebilirsiniz ki kışın bu etki ortadan kalkıyorsa uzun vadede sorun olmaz. bu etki kalkıyor ama kalıcı olan başka bir şey var. eğer bu klimaları kullanırken doğal bir enerji kaynağı değil de fosil yakıt kullanıyorsan (ki çoğunlukla öyle) bunların atmosfere saldığı karbondioksit bir yere kaybolmuyor. bu sayede de sera etkisi denen şey çıkıyor ortaya. sen de her yaz neden bir öncekinden daha sıcak oluyor diye düşünürken aslında buna senin de katkı yaptığının farkında bile olmuyorsun.
klima denen alet bir iç mekânı soğuturken dışarıya ısı verir. aslında bir odadaki ısıyı alıp başka bir yere aktarıyormuşsunuz gibi düşünün çünkü termodinamik yasaları gereğince toplam enerjinin korunması gerekir ve ısı da bir enerji çeşididir.
klima sihirli bir alet olmadığından çalışmak için elektriğe ihtiyaç duyuyor. yani bir de elektrik enerjisi üretiyorsunuz bunu çalıştırmak için ve bu da ısıya dönüşüyor süreç boyunca. hem odadan dışarıya atmaya çalıştığınız hem de klimanın çalışmasından dolayı ortaya çıkan toplam bir ısı enerjisi oluyor elinizde. klima bunu dışarıdaki havaya karıştırıyor ki bu karışma da rastgele bir eylem olduğu için entropiyi artırmış oluyorsunuz çünkü içerideki havayı soğutarak daha düzenli hâle getirirken dışarıdakini ısıtıp daha düzensiz hâle getiriyorsunuz.
sonuç olarak ısıyı bir cepten alıp diğerine koyuyor ama üzerine de ekstra ısı ekliyorsunuz. oysa termodinamik, serinlemenin bedava olmayacağını açıkça söylüyor. hatta bununla ilgili bir araştırma vardı, büyük şehirlerdeki klima kullanma oranı nedeniyle gece saatlerinde dış ortamların 1-2 derece sıcaklık artışı yaşadığı yönünde.
diyebilirsiniz ki kışın bu etki ortadan kalkıyorsa uzun vadede sorun olmaz. bu etki kalkıyor ama kalıcı olan başka bir şey var. eğer bu klimaları kullanırken doğal bir enerji kaynağı değil de fosil yakıt kullanıyorsan (ki çoğunlukla öyle) bunların atmosfere saldığı karbondioksit bir yere kaybolmuyor. bu sayede de sera etkisi denen şey çıkıyor ortaya. sen de her yaz neden bir öncekinden daha sıcak oluyor diye düşünürken aslında buna senin de katkı yaptığının farkında bile olmuyorsun.
devamını gör...
ikinci abdülhamid
bu padisah berlin konferansına reis olarak bir osmanlı türkü yerine bir rumu tercih etti. konstantin karatodori paşayı.
çok hazindir ki bu zatın hanımının çok yakın bir akrabası osmanlı yunan savasindan sonraki sulh masasında yunan ikinci murahhas olarak karşımıza oturdu.
çok hazindir ki bu zatın hanımının çok yakın bir akrabası osmanlı yunan savasindan sonraki sulh masasında yunan ikinci murahhas olarak karşımıza oturdu.
devamını gör...
küp şekeri ikiye bölmek
küp şekeri ikiye bölmek istediğinizde bazen şeker kırılmaz ve zorlanırsınız, şekerin orta kısmına üfleyiniz, sonra kolayca kırıldığını göreceksiniz.
devamını gör...
gecenin şiddetine yakışır bir duş almak
alamazsın şimdi o duşu. saat 23 de hamam saati bitiyor buzim burada*.
hah, kaldın mı cünup.
hah, kaldın mı cünup.
devamını gör...
karim benzema
suudi arabistan pro lig takımı al hilal'e transfer olmuş 38 yaşındaki futbolcu.
kaynak: cumhuriyet.com
kaynak: cumhuriyet.com
devamını gör...
ağır petrol
abd'nin dışarıdan temin etmek zorunda kaldığı, simsiyah renkte ve pekmeze benzeyen petrol. dünya üzerinde en büyük üreticisi de venezuela. bu, maliyeti düşük, kârı yüksek, abd'nin gözünü diktiği ve ekonomisine ivme kazandıracak bir petrol.
devamını gör...
hafif petrol
abd'nin kayaları kırarak çıkardığı zeytinyağı yeşili kıvamında petrol. kalitesi yüksek ama maliyeti de yüksek bir petrol.
devamını gör...
ufuk özkan
devamını gör...
petrol
yoğunluk oranına göre ağır, orta, hafif şeklinde bir sınıflandırmaya tabi. üçü de farklı alanlarda kullanılıyor ve üçünün de ayrı rafinerilerde işlenmesi ve ayrıştırılması gerekiyor.
devamını gör...
gülmek
için yaratıldım iyi ki…*
devamını gör...
kolombiya
filitre kahvede en sevdiğim…
devamını gör...
