zaman tüneli

hoşgörü taviz vermek değildir. duygulardan bir hal'dir.
devamını gör...

her insanın kendinden bi parça gördüğü kahrolası gerçek. kimi alttan kimi üstten ağız burun falan hayvan gibi şi yapıyor bu hamurlar.
devamını gör...

bu tiplere hep ayrı bir hayranlığım olmuştur. ben öyle değilim mesela. benim birinden soğumam en az bir yıl sürer. sindire sindire, parça parça koparım. ama bir kere koptum mu da geçmiş olsun. o saatten sonra allah gelse, o kalp bir daha ısınmaz
devamını gör...

en büyük hayalim ankara ile anlaşmış bir fenerbahçe’nin altında inim inim inleyen gslilerin siyasetten medet umdukları taymı görmek.
onlar fenerbahçe sarı kart görmüyor, her maç penaltı atıyorlar vb hesabı yaparken bizim fenoların “biz şampiyon olunca mı yapı var obuzbu ç” yazmaları..
devamını gör...

bizim dönemin vazgeçilmezlerindendi. aynı dönemde çöp kutusu başında kalem açma bahanesi ile mini sohbetler de gerçekleştirirdik. hey gidi günler
devamını gör...

tahammülden hoşgörüye geçiş... yani karşımdaki benim hoşlanmadığım bir şeyler söylüyorsa/yapıyorsa, samimi olmadığım birine tahammül etme, samimi olduğum birineyse hoşgörü gösterme eğilimim olur benim ağırlıklı olarak. tabii samimi olduğum insanlarla olan iletişimlerimde bu bazen tahammül etmek/edememek gibi de olabilir ama kırmızı çizgilerim aşılmadığı sürece hoş görmeye çalışırım ben şahsen samimi olduğum kişileri. ve elbette samimi olmadığım insanların da birçok şeyini hoş görmeye çalışabilirim. sadece genel tablo itibarıyla, belirli bir samimiyetim olan kişilere karşı otomatik bir hoşgörü mekanizmam işler normalde, samimi olmadıklarımda ise duruma göre değişir biraz da. ayrıca, samimi olduğum veya olmadığım kişilere tahammül etmekten de hiç hoşlanmam. tahammül etmek zorunda kaldığım kişi samimi olduğum biriyse, tahammül etmem gereken şeyi—mesela bana karşı olan rahatsız olduğum tutumunu—ortadan kaldırmaya çalışırım bir şekilde; samimi olmadığım bir kişiyse de ilgili kişiyle olan iletişimimi bitirme yolları arayabilirim, eğer tahammül etmem gereken durum kolayca giderilemiyorsa. veya kendi hoşgörü kapasitemi artırmaya da çalışabilirim. işte duruma/yerine/kişisine göre değişebilir...
devamını gör...

veresiyesi olmayan zalim bir yapı. oysa veresiye defteri tutulmalıydı. karma zengini yazarlar da belli aralıklarla veresiye defterini satın alıp yakabilmeliydi. insanların hayrına da engel oluyorlar. yazıklar olsun diyorum.*
devamını gör...

cumhurbaşkanı kante yi getirdi,seçim kazanmak istiyorsan boş durma sende bize nunez i getir özgür özel
devamını gör...

bi hafta gelmedim götü b*şı dağıtmış sözlük. şimdi düzeltiyorum bekleyin.
devamını gör...

yıldırım
devamını gör...

samimiyetsiz bir sürü konuşmadansa, gerçekten canım istediğinde ve özlediğimde arayıp soruyorum insanları. iletişim çağındayız diye her gün her gün insanları aramak akıl işi değil. en sevdiğim arkadaşımı bile aylarca aramam ama o, onu nasıl sevdiğimi bilir. “neden aramıyorsun?” diye sormaz; ben de “neden aramadın?” demem. sağlıklı insanlar bu tür şeyleri dert etmez. glck.
devamını gör...

doğalgaz faturaları 2 katı geldi ya, bu minareye bir kılıf gerek tabi.
devamını gör...

yetişkin oyuncak dükkanları ne kadar oyuncak dükkanlarıysa bunlar da o kadar arkadaşlık siteleridir.
devamını gör...

kesin soğuklardan ya.
yoksa maaş zamlarının belirleneceği aylarda enflasyonun düşük çıkması muhakkak ki tesadüftür.
(bkz: yetmez ama evet)
devamını gör...

mevsim kış olunca başa gelendir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kediyi kim üzdüyse, tez kellesi vurula!
devamını gör...

(bkz: harry potter ve sırlar odası (film))
(bkz: taxi (film))
(bkz: kill bill volume 2)
devamını gör...

mağara resimlerinin; saygıyla anıldığı ve yaşatıldığı bir alt sanat dalıdır.

çizime olan ilgim hep bu defter kenarlarında gelişmiştir. hoca bir şey söylediğinde, hem yazardım, hemen ardından da ilgili ifadeyi kendi uydurduğum sembollere çevirir ve defterin köşesinde görselleştirirdim.

o günlerden hatırladığım basit bir örnek:
hoca: "eğitim doğumdan ölüme kadar devam eder."
benim defter kenarı çizimim: üstünde doğumhane yazan bir kapından kordon bağıyla çıkan bir bebeğin, seke seke sayfa etrafında ilerlemesi ve bu ilerleme boyunca bir sürü şeyin başına gelmesi, okullardan sırayla geçmesi ve yolunda en sonunda da hazır kazılı mezara düşerken verilmesi.
devamını gör...

fenerbahçe öyle yönetilemiyor ki transferini bile cumhurbaşkanı yapıyor.
devamını gör...

kilodur verilir.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim