zaman tüneli

" erkek milleti sonuçta, hepsi aynı değil mi?,
" kadın milletinin kafası amma da kıt "
" bu kadınların hepsi de kötü araç kullanıyor "
" o memleketten hiç adam çıkmaz "
" ismi şöyle olanların alayı çatlak "

bu örnekler gibi genellemeler çok yapılır , ama abartıya kaçanlar da vardır. öyle bir genellemede bulunurlar ki hepsini görmüş, hepsini tanıyor, hepsinin yanında oturmuş gibi konuşurlar. ama biri ortaya çıkıp iddiasını çürütürse o zaman genelleyen kişi boşa atıp tutmuş olur
devamını gör...

saçlar arka ve yanları sıfır numaraya yakın. üst giysisi olarak şişme mont, alt giysisi olarak da eşofman veya spor pantolonla dolaşırlar. 100 tanesini bir araya toplasanız ayırt etmek zordur bunları. eğer ki belli bir bölgede bunlardan 200 veya 300 tane varsa suçu işleyeni saptamak zorlaşıyor. suça karışan bu tipler, aynı kıyafet ve saç modeli ile bir bakıma delil karartma taktiğini uyguluyorlar. kask ve motosiklet kıyafetiyle motokurye süsü verip suç işleyerek delil karartanlar da olduğu gibi.
devamını gör...

tanım: din kavramının çoğulu

öğretmenler odası (hikaye)

halil öğretmenler odasına girdiğinde rahatlamıştı. 4 saattir ders anlatıyordu, yorulmuştu. dersinin olmadığı bu bir saati dinlenerek geçirmeyi düşünüyordu.

içeri girdiğinde köşede 2 öğretmeni sohbet ederken buldu. selam verip yanlarına oturdu. yeni çıkmış bir stand up gösterisi hakkında konuşuyorlardı.

- yani hocam bizimkiler de komik ama yerele hitap ediyor. esprileri kültürümüzle ilgili. mesela geçen yabancı bir şovmeni izledim. adam her yerde anlaşılacak espriler yapıyordu.
- aynen hocam oralar hem daha özgür. her konuya dalabiliyorlar. mesela ismini hatırlamadığım birisi neden ateist olduğunu açıklarken şey diyordu: dünyada bin tane tanrıya inanılıyor. siz 999 tanesini reddediyorsunuz. ben sadece sizden 1 tane fazlasını reddediyorum.

2 öğretmen kendi aralarında gülüştüler. halil çok bozulmuştu, onlar sohbete devam ederken biraz düşündü. sonra bir sessizlik anında o öğretmenlerden birine dönerek sordu:

- hocam sıradaki dersiniz hangi sınıfa?
- 7-a ' da hocam
- bence gitmeyin hocam, dedi halil
şaşırdı ve -neden, diye sordu diğer öğretmen.
"çünkü okulda 30 sınıf var. diğer öğretmenler 29 sınıfı terk edip 1 ine gidiyor. siz onlardan sadece 1 fazla sınıfa gitmemiş olacaksınız. hem tansiyon hastaları bundan sonra ilaç kullanmasın. çünkü dünyada diyelim 5000 ilaç var. ha 4999 tanesini içmeyi reddetmişsin ha 5000 tanesini de."

muhatap öğretmenler bir süre sessiz kaldı. sonra biri konuştu:

- hocam ne demek istediğinizi anladım biraz önceki tanrılar konusuna atıfta bulunuyorsunuz. yani ben inançlıyım ama şeytanın avukatlığını yaparsam benim hangi sınıfa görevlendirdiğim belli ortada resmi bir görevlendirme var. hem tansiyon hastalarının hangi ilacı kullanacağı da bir uzman tarafından belirleniyor. bence verdiğiniz örnek tam uymuyor bu yüzden.

halil cevap verdi:

- aslında hocam çok güzel uyuyor. çünkü 1400 yıl önce kâinatın sultan'ından bir elçi geldi. ve davetinin ulaştığı herkesi o sultan'a inanmak ve itaat etmekle görevlendirdi. hem ayrıca insanlığın kendisinin ve evrenin sırlarını anlayamama hastalığı vardı. 1400 yıl önce bir uzman geldi ve bu hastalığa karşı "islamiyet" adında bir ilaç sundu. günde 5 defa ezanlarla bu göreve çağrılıyoruz. ve aralarında imam gazali, mevlana, bediüzzaman gibi dahilerin olduğu binlerce uzman bizi bu "islamiyet" ilacına ikna etmeye çalışıyor. bu görev ve bu ilaç bize yazılı. başka görevler veya başka ilaçlar var diyerek reddedemeyiz.

- ama hocam diğer dinler de en az sizin kadar kendinden emin.

halil gülümseyerek cevap verdi:
- burada akıl ve kalp devreye giriyor hocam. islam'ın ilah anlayışı tevhid yani birlik var. hem samediyet yani hiçbir şeye muhtaç olmama var. hem sübhaniyet yani hiçbir noksan ve kusur olmamak var. bu evrene baktığımız zaman da yaratıcısının tek ve kusursuz ve ezeli olması gerektiği görülüyor. elbette ki davetin ulaşmadığı insanların durumu farklı ama bu davetin ulaştığı kişilerin bu davete uymaları gerekir.

- anlıyorum hocam ama evrene bakarsak yaratıcısının islam'ın tarif ettiği şekilde olması gerektiği konusu tartışılabilir.

o sırada teneffüsün bittiğini dersin başladığını gösteren zil çaldı. halil diğer öğretmene dönerek
- evet bu çok güzel bir konu olurdu ama sanırım sen derse gireceksin. ama bu konuda risale-i nur külliyatından 20. mektubu okumanızı tavsiye ederim. hem hz. muhammed'in peygamberliğini de ispatlayan 19. sözü de öneririm.

- okuyacağım hocam. sonra sizle daha detaylı görüşürüz.
-tamamdır hocam şimdilik iyi dersler, diye veda etti halil.

öğretmenler odası yavaş yavaş boşalıyordu.
devamını gör...

şişman ve kilolu olmakla karıştırılan bir durum. tabi her şişman ve kilolu insan da obez adayıdır. kiloda yağ artışı olur, ama hastalığa götürecek düzeyde değildir. kilolu insan yürürken, basamak inip çıkarken zorluk çekmiyorsa tansiyon, şeker, kolesterol, kan değeri ideal seviyedeyse obez değildir. obezite, artık vücudun yağlarla baş edememediği seviyeye ulaşır.
devamını gör...

güya bebişleri kaynaştırma ve onlara sorumluluk duygusu kazandırma amaçlı yürütülen bir faaliyetti.

fakat genellikle malum eşleşme yapıldıktan ve ilgili pazubent kola geçirildikten sonra konuya gösterilen önem giderek azalmaya başlardı.

kitaplık koluna mensup öğrencilere kitaplık taşıtılır, trafik kolu talebeleri teneffüslerde araba gibi sesler çıkarıp
birbirine korna çala çala oradan oraya koşturur, beslenme kolu çocukları yerli malı haftası için evden pasta börek getirmeleri üzerine sıkı sıkı tembihlenirdi.

annesi pencereden gel artık akşam oldu diye çağırana kadar sokaklarda tozup sürten sıra arkadaşım gezi ve inceleme koluydu mesela.

ben ise kızılay koluydum. görevim aşı sırasında gözyaşlarını tutamayan sabilere dil çıkarmak ve iğne korkusu yüzünden ağlaya ağlaya okuldan kaçan veletleri öğretmenlere şikayet etmekti.
devamını gör...

komplike değildir. psikoloji okuyan biri sosyoloji ile çift anadal yapabilir ve bunu yaparken şaşırtıcı bir biçimde, hunharca müzik de dinleyebilir.
devamını gör...

(bkz: recep nuri gürtekin)
devamını gör...

iki günde bir duş almak bence gayet yeterli. her gün duş almak biraz şov yapmak sanki.
devamını gör...

bugün 6 şubat herkes hatırladı ama yarın 7 şubat olacak ve hepimiz unutacağız. en acısı da bu değil mi?
devamını gör...

deprem sonrası kendimizce bir farkındalık oluşturabilmek adına hazırladığımız bir albüm, depremin yıldönümünde yeniden hatırlatmak istedim. bu akşam etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını'nda albüme yer vereceğim, dinlemek ve eşlik etmek isterseniz beklerim.
devamını gör...

bu sözleri ilk değil, son da olmayacak.

çiftçiye dedi, soma’da; maden faciasında madenci yakınlarını dedi. demekle de kalmadı, dövdürdü. depremzedeye de dedi. diyeceği daha çok kişi vardır. necip milletimiz balık hafızalı, unutur.
devamını gör...

dostlar selamlar, nasılsınız? umuyorum her şey tıkırındadır.
bugün 6 şubat depreminin 3. yıl dönümü. bu günü anmak için geçtiğimiz sene türk prodüktörler ve yabancı mclerden oluşan bir destek albümü yayınlamıştık radyoda o albüme yer vericem sadece. ortalama 20-25 dakika sürecek bir yayın olucak. eşlik etmeniz ziyadesi ile memnun edecektir. akşam saatler 20:00'yi gösterdiğinde sözlük radyosunda görüşmek üzere.

albümü yayın öncesi veya sonrasında da dinlemek isteyenler www.prayforturkiye.com adresini ziyaret edebilir.
devamını gör...

bazı insanlarda şehir şebekesindeki klorlu suyla her gün duş almak, ciltlerinde bazı rahatsızlıkları tetikleyebilir ya da var olanı kötüleştirebilir ama bu “herkeste kesin böyle olur” demek değil. sonuç olarak; sağlık açısından bazı riskler barındıran duş alma frekansıdır.
devamını gör...

yedik bitirdik demek lazım. tabi insan hayvan hep birlikte yiyerek bitirmişizdir.

buralardan gitmiş demek 'haklıyken haksız düşmek' gibi.
devamını gör...

(bkz: 6 şubat 2023)
devamını gör...

feromon kaybettirir. toplulukta kendini ifade edemezsin.
devamını gör...

medeniyetin en önemli eserleri burada bulunuyor. süleymaniye ve sultanahmet camileri mesela. eminönü semtinde de sayılı eserler bulunuyor. istanbul'un en elit zamanları burada geçmiş, beyoğlu'ndan da eskiye dayanıyor. beyoğlu daha ziyade gayrimüslüm bölgesi.
devamını gör...

insanların evreni tarif etmek için geliştirip kullandıkları, ancak çeşitli sınırlılıkları dolayısıyla hali hazırda evrendeki bilgileri -şimdilik- maksimum %70 oranında açıklayabilen ve -diğer tüm insan üretimi diller gibi- sürekli gelişmekte olan bir dildir.
devamını gör...

18. yüzyılda bu topraklardan gitmiş, silinmiş. uzun ve bol tüylü bu tavşanı dünya sahiplendi, biz unuttuk. ankara'da ismi yaşıyor ama kendisi yaşamıyor.
devamını gör...

yeter ki su olsun rkadaşlar. sabahları o suyun altına girdiğim zaman sekiz dakikalığına dünyanın en mutlu insanı oluyorum. ebu leheb’in elleri kadar kuru bir cildim var amma olsun.

gripin’in de dediği gibi: günde bir iki bana hiç fark etmez.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim