zaman tüneli
sözlük yazarlarının fotoğrafları
\m/ 6 tane metalci pozu: 666 - seri pozlar: acele işe şeytan karışması. siz bu denklemi çözmeye çalışadurun. haha. şaka bir yana, herkese selamlar. => ekleme: o değil de, eve geldim ve bu fotoları yükledim. hemen ardından yağmur başladı. ballıyım sanırım. şemsiye filan da almamıştım. :d










devamını gör...
dinler
yine zeka ve bilgi dolu, biretlik bir hikaye.
allah razı olsun karşim. sayende dine döndüm ve artık ben de bir nurcuyum.
allah razı olsun karşim. sayende dine döndüm ve artık ben de bir nurcuyum.
devamını gör...
ibrahim melih gökçek
kötüye bir şey olmaz diyerek ölmediğine eminim jurassic park reisin.
devamını gör...
ibrahim melih gökçek
bu aralar sesi çıkmıyor öldü falan mı acaba diye merak ettiriyor.
devamını gör...
kemik erimesi
hayat uzayınca kemikler de sessiz ve yavaştan kırılmaya başlıyorlar. kemiklerin değeri ancak kırılmaya, zayıflamaya ve örselenmeye başladığında anlaşılıyor. kemikler de dile gelseydi en çok bu değer bilmezlik ve vefasızlıktan dertlenirlerdi. her hastalık gibi sinsi ve sessizce ilerleyen ve fark edilmeyen bir hastalık, daha doğrusu gelecek için bir tehdittir.
devamını gör...
çekiç sesi
ne çaktığınıza göre değişkenlik gösterebilir. değişmeyen tek yönü genelde emeğin sesi olmasıdır.
devamını gör...
6 şubat 2023 gaziantep-kahramanmaraş depremleri
ölenlere allah'tan rahmet, yakınlarına büyük sabırlar diliyorum. çoğu arkadaşımızın dediği gibi, aradan geçen üç yıl gösterdi ki, bizden bir halt olmaz. ne adam gibi bir deprem planlaması yapıldı, ne deprem sonrası uygulanabilecek bir önlem paketi hazırlandı. binalarımız aynı tas aynı hamam. deprem sırasında ne yapacağını vatandaşlarımız hala bilmemekte. allah korusun aynı şiddette bir deprem istanbul'da olsaydı, çok daha büyük bir felaketten konuşuyor olacaktık.
üzerinden 3 sene geçtiğinde de yine şimdiki gibi, allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı...
somut adımlar atmak lazım bu konuda ama bu zamana kadar atılmadı. bundan sonrası için de pek umudum yok. kimse kusura bakmasın. işimiz allah'a, tanrı'ya,artık işte siz ne diyorsanız o'na kalmış.
üzerinden 3 sene geçtiğinde de yine şimdiki gibi, allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı...
somut adımlar atmak lazım bu konuda ama bu zamana kadar atılmadı. bundan sonrası için de pek umudum yok. kimse kusura bakmasın. işimiz allah'a, tanrı'ya,artık işte siz ne diyorsanız o'na kalmış.
devamını gör...
çekiç sesi
marangoz atölyesi, oto tamir atölyesi ve heykeltıraş atölyesinden yükselen ve bu mekanların değişmez sesi.
devamını gör...
her gün duş almak
işten eve gelip duşa girdiğim ana kadar mesaim bitmiş gibi hissetmiyorum. benim için bir temizlik operasyonundan ziyade bir terapi gibi. sonra da yatağa tarhana gibi serilmek yok mu? böyle küçük rafine zevklerim var ve beni mutlu etmeye yetiyor. bazen vizyonsuz olmanın keyifli olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
çölyak
çocuk hastalığı olarak biliriz. glüten içeriği olmayan besinler alınmaması gereken hastalık. okullar da bu durumdan mesul olmak istemediklerinden bu çölyaklı öğrencileri yemekten muaf tutuyorlar. okul yemekhaneleri ve kantinleri de bu çocukların beslenme ihtiyacına cevap vermiyor.
devamını gör...
ilkokuldaki öğrenci kolları
maksat bi rütbe verelim de çocuk bi işe yaradığını düşünsün, okuldan soğumasın diye uydurulmuş şeyler. ilköğretim tamam da bunu liseye kadar yapmaları saçmalık. he ben sınıf başkanıydım ilkokulda o yüzden sorumluluğum fazlaydı.
devamını gör...
her gün duş almak
norvecsozluk de boyle bi baslik aciliyo mu mesela
devamını gör...
genelleme yapmak
" erkek milleti sonuçta, hepsi aynı değil mi?,
" kadın milletinin kafası amma da kıt "
" bu kadınların hepsi de kötü araç kullanıyor "
" o memleketten hiç adam çıkmaz "
" ismi şöyle olanların alayı çatlak "
bu örnekler gibi genellemeler çok yapılır , ama abartıya kaçanlar da vardır. öyle bir genellemede bulunurlar ki hepsini görmüş, hepsini tanıyor, hepsinin yanında oturmuş gibi konuşurlar. ama biri ortaya çıkıp iddiasını çürütürse o zaman genelleyen kişi boşa atıp tutmuş olur
" kadın milletinin kafası amma da kıt "
" bu kadınların hepsi de kötü araç kullanıyor "
" o memleketten hiç adam çıkmaz "
" ismi şöyle olanların alayı çatlak "
bu örnekler gibi genellemeler çok yapılır , ama abartıya kaçanlar da vardır. öyle bir genellemede bulunurlar ki hepsini görmüş, hepsini tanıyor, hepsinin yanında oturmuş gibi konuşurlar. ama biri ortaya çıkıp iddiasını çürütürse o zaman genelleyen kişi boşa atıp tutmuş olur
devamını gör...
tas kafa tıraşlı tiplerin aşırı artışı
saçlar arka ve yanları sıfır numaraya yakın. üst giysisi olarak şişme mont, alt giysisi olarak da eşofman veya spor pantolonla dolaşırlar. 100 tanesini bir araya toplasanız ayırt etmek zordur bunları. eğer ki belli bir bölgede bunlardan 200 veya 300 tane varsa suçu işleyeni saptamak zorlaşıyor. suça karışan bu tipler, aynı kıyafet ve saç modeli ile bir bakıma delil karartma taktiğini uyguluyorlar. kask ve motosiklet kıyafetiyle motokurye süsü verip suç işleyerek delil karartanlar da olduğu gibi.
devamını gör...
dinler
tanım: din kavramının çoğulu
öğretmenler odası (hikaye)
halil öğretmenler odasına girdiğinde rahatlamıştı. 4 saattir ders anlatıyordu, yorulmuştu. dersinin olmadığı bu bir saati dinlenerek geçirmeyi düşünüyordu.
içeri girdiğinde köşede 2 öğretmeni sohbet ederken buldu. selam verip yanlarına oturdu. yeni çıkmış bir stand up gösterisi hakkında konuşuyorlardı.
- yani hocam bizimkiler de komik ama yerele hitap ediyor. esprileri kültürümüzle ilgili. mesela geçen yabancı bir şovmeni izledim. adam her yerde anlaşılacak espriler yapıyordu.
- aynen hocam oralar hem daha özgür. her konuya dalabiliyorlar. mesela ismini hatırlamadığım birisi neden ateist olduğunu açıklarken şey diyordu: dünyada bin tane tanrıya inanılıyor. siz 999 tanesini reddediyorsunuz. ben sadece sizden 1 tane fazlasını reddediyorum.
2 öğretmen kendi aralarında gülüştüler. halil çok bozulmuştu, onlar sohbete devam ederken biraz düşündü. sonra bir sessizlik anında o öğretmenlerden birine dönerek sordu:
- hocam sıradaki dersiniz hangi sınıfa?
- 7-a ' da hocam
- bence gitmeyin hocam, dedi halil
şaşırdı ve -neden, diye sordu diğer öğretmen.
"çünkü okulda 30 sınıf var. diğer öğretmenler 29 sınıfı terk edip 1 ine gidiyor. siz onlardan sadece 1 fazla sınıfa gitmemiş olacaksınız. hem tansiyon hastaları bundan sonra ilaç kullanmasın. çünkü dünyada diyelim 5000 ilaç var. ha 4999 tanesini içmeyi reddetmişsin ha 5000 tanesini de."
muhatap öğretmenler bir süre sessiz kaldı. sonra biri konuştu:
- hocam ne demek istediğinizi anladım biraz önceki tanrılar konusuna atıfta bulunuyorsunuz. yani ben inançlıyım ama şeytanın avukatlığını yaparsam benim hangi sınıfa görevlendirdiğim belli ortada resmi bir görevlendirme var. hem tansiyon hastalarının hangi ilacı kullanacağı da bir uzman tarafından belirleniyor. bence verdiğiniz örnek tam uymuyor bu yüzden.
halil cevap verdi:
- aslında hocam çok güzel uyuyor. çünkü 1400 yıl önce kâinatın sultan'ından bir elçi geldi. ve davetinin ulaştığı herkesi o sultan'a inanmak ve itaat etmekle görevlendirdi. hem ayrıca insanlığın kendisinin ve evrenin sırlarını anlayamama hastalığı vardı. 1400 yıl önce bir uzman geldi ve bu hastalığa karşı "islamiyet" adında bir ilaç sundu. günde 5 defa ezanlarla bu göreve çağrılıyoruz. ve aralarında imam gazali, mevlana, bediüzzaman gibi dahilerin olduğu binlerce uzman bizi bu "islamiyet" ilacına ikna etmeye çalışıyor. bu görev ve bu ilaç bize yazılı. başka görevler veya başka ilaçlar var diyerek reddedemeyiz.
- ama hocam diğer dinler de en az sizin kadar kendinden emin.
halil gülümseyerek cevap verdi:
- burada akıl ve kalp devreye giriyor hocam. islam'ın ilah anlayışı tevhid yani birlik var. hem samediyet yani hiçbir şeye muhtaç olmama var. hem sübhaniyet yani hiçbir noksan ve kusur olmamak var. bu evrene baktığımız zaman da yaratıcısının tek ve kusursuz ve ezeli olması gerektiği görülüyor. elbette ki davetin ulaşmadığı insanların durumu farklı ama bu davetin ulaştığı kişilerin bu davete uymaları gerekir.
- anlıyorum hocam ama evrene bakarsak yaratıcısının islam'ın tarif ettiği şekilde olması gerektiği konusu tartışılabilir.
o sırada teneffüsün bittiğini dersin başladığını gösteren zil çaldı. halil diğer öğretmene dönerek
- evet bu çok güzel bir konu olurdu ama sanırım sen derse gireceksin. ama bu konuda risale-i nur külliyatından 20. mektubu okumanızı tavsiye ederim. hem hz. muhammed'in peygamberliğini de ispatlayan 19. sözü de öneririm.
- okuyacağım hocam. sonra sizle daha detaylı görüşürüz.
-tamamdır hocam şimdilik iyi dersler, diye veda etti halil.
öğretmenler odası yavaş yavaş boşalıyordu.
öğretmenler odası (hikaye)
halil öğretmenler odasına girdiğinde rahatlamıştı. 4 saattir ders anlatıyordu, yorulmuştu. dersinin olmadığı bu bir saati dinlenerek geçirmeyi düşünüyordu.
içeri girdiğinde köşede 2 öğretmeni sohbet ederken buldu. selam verip yanlarına oturdu. yeni çıkmış bir stand up gösterisi hakkında konuşuyorlardı.
- yani hocam bizimkiler de komik ama yerele hitap ediyor. esprileri kültürümüzle ilgili. mesela geçen yabancı bir şovmeni izledim. adam her yerde anlaşılacak espriler yapıyordu.
- aynen hocam oralar hem daha özgür. her konuya dalabiliyorlar. mesela ismini hatırlamadığım birisi neden ateist olduğunu açıklarken şey diyordu: dünyada bin tane tanrıya inanılıyor. siz 999 tanesini reddediyorsunuz. ben sadece sizden 1 tane fazlasını reddediyorum.
2 öğretmen kendi aralarında gülüştüler. halil çok bozulmuştu, onlar sohbete devam ederken biraz düşündü. sonra bir sessizlik anında o öğretmenlerden birine dönerek sordu:
- hocam sıradaki dersiniz hangi sınıfa?
- 7-a ' da hocam
- bence gitmeyin hocam, dedi halil
şaşırdı ve -neden, diye sordu diğer öğretmen.
"çünkü okulda 30 sınıf var. diğer öğretmenler 29 sınıfı terk edip 1 ine gidiyor. siz onlardan sadece 1 fazla sınıfa gitmemiş olacaksınız. hem tansiyon hastaları bundan sonra ilaç kullanmasın. çünkü dünyada diyelim 5000 ilaç var. ha 4999 tanesini içmeyi reddetmişsin ha 5000 tanesini de."
muhatap öğretmenler bir süre sessiz kaldı. sonra biri konuştu:
- hocam ne demek istediğinizi anladım biraz önceki tanrılar konusuna atıfta bulunuyorsunuz. yani ben inançlıyım ama şeytanın avukatlığını yaparsam benim hangi sınıfa görevlendirdiğim belli ortada resmi bir görevlendirme var. hem tansiyon hastalarının hangi ilacı kullanacağı da bir uzman tarafından belirleniyor. bence verdiğiniz örnek tam uymuyor bu yüzden.
halil cevap verdi:
- aslında hocam çok güzel uyuyor. çünkü 1400 yıl önce kâinatın sultan'ından bir elçi geldi. ve davetinin ulaştığı herkesi o sultan'a inanmak ve itaat etmekle görevlendirdi. hem ayrıca insanlığın kendisinin ve evrenin sırlarını anlayamama hastalığı vardı. 1400 yıl önce bir uzman geldi ve bu hastalığa karşı "islamiyet" adında bir ilaç sundu. günde 5 defa ezanlarla bu göreve çağrılıyoruz. ve aralarında imam gazali, mevlana, bediüzzaman gibi dahilerin olduğu binlerce uzman bizi bu "islamiyet" ilacına ikna etmeye çalışıyor. bu görev ve bu ilaç bize yazılı. başka görevler veya başka ilaçlar var diyerek reddedemeyiz.
- ama hocam diğer dinler de en az sizin kadar kendinden emin.
halil gülümseyerek cevap verdi:
- burada akıl ve kalp devreye giriyor hocam. islam'ın ilah anlayışı tevhid yani birlik var. hem samediyet yani hiçbir şeye muhtaç olmama var. hem sübhaniyet yani hiçbir noksan ve kusur olmamak var. bu evrene baktığımız zaman da yaratıcısının tek ve kusursuz ve ezeli olması gerektiği görülüyor. elbette ki davetin ulaşmadığı insanların durumu farklı ama bu davetin ulaştığı kişilerin bu davete uymaları gerekir.
- anlıyorum hocam ama evrene bakarsak yaratıcısının islam'ın tarif ettiği şekilde olması gerektiği konusu tartışılabilir.
o sırada teneffüsün bittiğini dersin başladığını gösteren zil çaldı. halil diğer öğretmene dönerek
- evet bu çok güzel bir konu olurdu ama sanırım sen derse gireceksin. ama bu konuda risale-i nur külliyatından 20. mektubu okumanızı tavsiye ederim. hem hz. muhammed'in peygamberliğini de ispatlayan 19. sözü de öneririm.
- okuyacağım hocam. sonra sizle daha detaylı görüşürüz.
-tamamdır hocam şimdilik iyi dersler, diye veda etti halil.
öğretmenler odası yavaş yavaş boşalıyordu.
devamını gör...
obez
şişman ve kilolu olmakla karıştırılan bir durum. tabi her şişman ve kilolu insan da obez adayıdır. kiloda yağ artışı olur, ama hastalığa götürecek düzeyde değildir. kilolu insan yürürken, basamak inip çıkarken zorluk çekmiyorsa tansiyon, şeker, kolesterol, kan değeri ideal seviyedeyse obez değildir. obezite, artık vücudun yağlarla baş edememediği seviyeye ulaşır.
devamını gör...
ilkokuldaki öğrenci kolları
güya bebişleri kaynaştırma ve onlara sorumluluk duygusu kazandırma amaçlı yürütülen bir faaliyetti.
fakat genellikle malum eşleşme yapıldıktan ve ilgili pazubent kola geçirildikten sonra konuya gösterilen önem giderek azalmaya başlardı.
kitaplık koluna mensup öğrencilere kitaplık taşıtılır, trafik kolu talebeleri teneffüslerde araba gibi sesler çıkarıp
birbirine korna çala çala oradan oraya koşturur, beslenme kolu çocukları yerli malı haftası için evden pasta börek getirmeleri üzerine sıkı sıkı tembihlenirdi.
annesi pencereden gel artık akşam oldu diye çağırana kadar sokaklarda tozup sürten sıra arkadaşım gezi ve inceleme koluydu mesela.
ben ise kızılay koluydum. görevim aşı sırasında gözyaşlarını tutamayan sabilere dil çıkarmak ve iğne korkusu yüzünden ağlaya ağlaya okuldan kaçan veletleri öğretmenlere şikayet etmekti.
fakat genellikle malum eşleşme yapıldıktan ve ilgili pazubent kola geçirildikten sonra konuya gösterilen önem giderek azalmaya başlardı.
kitaplık koluna mensup öğrencilere kitaplık taşıtılır, trafik kolu talebeleri teneffüslerde araba gibi sesler çıkarıp
birbirine korna çala çala oradan oraya koşturur, beslenme kolu çocukları yerli malı haftası için evden pasta börek getirmeleri üzerine sıkı sıkı tembihlenirdi.
annesi pencereden gel artık akşam oldu diye çağırana kadar sokaklarda tozup sürten sıra arkadaşım gezi ve inceleme koluydu mesela.
ben ise kızılay koluydum. görevim aşı sırasında gözyaşlarını tutamayan sabilere dil çıkarmak ve iğne korkusu yüzünden ağlaya ağlaya okuldan kaçan veletleri öğretmenlere şikayet etmekti.
devamını gör...
hem sosyolog hem psikolog hem müzikolog yazarlar
komplike değildir. psikoloji okuyan biri sosyoloji ile çift anadal yapabilir ve bunu yaparken şaşırtıcı bir biçimde, hunharca müzik de dinleyebilir.
devamını gör...
isimleri karıştırılan ünlüler
(bkz: recep nuri gürtekin)
devamını gör...
her gün duş almak
iki günde bir duş almak bence gayet yeterli. her gün duş almak biraz şov yapmak sanki.
devamını gör...