zaman tüneli
nefes almak
" gülümser ölüler, duvarda,
bir çerçevede... "
yedi meşaleciler akımı üyelerinden olan ve 1910/ 1957 yılları arasında yaşayan türk şair, yazar ziya osman saba imzalı eser; pdf versiyonu yalnızca 42 sayfa olan kitabımızın 1957 yılında yayınlandığı bilinmektedir.
ziya osman saba bütün şiirleri ve geçen zaman kitaplarından sonra kendisinden okuduğum üçüncü kitap bu oldu.
şiirlerde iki farklı ruh haliyle, iki zıt duyguyla karşımıza çıkıyor şair bu kitabında, en azından benim için öyle oldu, başlarda yer alan şiirler daha optimist bir bakış açısının lirik iz düşümü niteliğinde iken ilerleyen sayfalarda ise şair daha hüzünlü bir yerden sesleniyor sanki.
nefes alma eyleminin salt fiziksel bir şey olmadığını, asıl nefes almanın insanın sevdikleriyle bir arada olmasından geçtiğini düşündürüyor, eğer sevdiklerin toprak altında ya da uzaklarda değil ise nefes almak mümkündür hissi veriyor bazı şiirleri.
ilerleyen sayfalarda ise yansıttığı duygular değişiyor, yoksulluk, garibanlık, yaşlanıyor olmanın dehşeti, artık hayatta olmayan insanların ardından duyulan özlem ve acı derinden hissediliyor.
didaktik açıdan 2 farklı öğretisi oldu bana bu kitabın, birincisi; sahip olduklarının kıymetini bil ve ikincisi; bir gün sahip olduğun her şey, buna hayatın da dâhil, yitip gidecektir...
kitabın en can alıcı dizesi bence,
gömmüşüm ana-babayı,
küsmüşüm dağa taşa,
gelmişim bu yaşa dizesiydi.
son zamanlarda okuduğum en keskin ve en etkileyici sözlerdendi.
seçtiğim dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

anlıyorum, birbirinden mukaddes,
alıp verdiğim her nefes.
bizler içindir şu doğan gün.
ölüler mezarlarda varmış rahatına.
her şey içimde, her şey,
istanbul yadigarı.
bir daha görüyorum seni
dünya gözüyle,
göğün hep üstümde,
havan ciğerlerimdedir.
ey doğup yaşadığım yerde
her taşını
öpüp başıma koymak istediğim şehir!
gömmüşüm ana-babayı,
küsmüşüm dağa taşa,
gelmişim bu yaşa...
varmak istiyor içim, varmak artık oraya!
götürün atın beni bambaşka limanlara..
ah, hatırlamadan edebilir miyiz?
şu yerle şu gökyüzü
arasında geçen ömrümüzü!
gün gelir, hatırlamak bile bir acı olur.
gençlik aşkı, sevinci, daha dünkü ümidi...
o, düşümde ağladı.
bense uyandıktan sonra.
gülümser ölüler, duvarda,
bir çerçevede...
bir çerçevede... "
yedi meşaleciler akımı üyelerinden olan ve 1910/ 1957 yılları arasında yaşayan türk şair, yazar ziya osman saba imzalı eser; pdf versiyonu yalnızca 42 sayfa olan kitabımızın 1957 yılında yayınlandığı bilinmektedir.
ziya osman saba bütün şiirleri ve geçen zaman kitaplarından sonra kendisinden okuduğum üçüncü kitap bu oldu.
şiirlerde iki farklı ruh haliyle, iki zıt duyguyla karşımıza çıkıyor şair bu kitabında, en azından benim için öyle oldu, başlarda yer alan şiirler daha optimist bir bakış açısının lirik iz düşümü niteliğinde iken ilerleyen sayfalarda ise şair daha hüzünlü bir yerden sesleniyor sanki.
nefes alma eyleminin salt fiziksel bir şey olmadığını, asıl nefes almanın insanın sevdikleriyle bir arada olmasından geçtiğini düşündürüyor, eğer sevdiklerin toprak altında ya da uzaklarda değil ise nefes almak mümkündür hissi veriyor bazı şiirleri.
ilerleyen sayfalarda ise yansıttığı duygular değişiyor, yoksulluk, garibanlık, yaşlanıyor olmanın dehşeti, artık hayatta olmayan insanların ardından duyulan özlem ve acı derinden hissediliyor.
didaktik açıdan 2 farklı öğretisi oldu bana bu kitabın, birincisi; sahip olduklarının kıymetini bil ve ikincisi; bir gün sahip olduğun her şey, buna hayatın da dâhil, yitip gidecektir...
kitabın en can alıcı dizesi bence,
gömmüşüm ana-babayı,
küsmüşüm dağa taşa,
gelmişim bu yaşa dizesiydi.
son zamanlarda okuduğum en keskin ve en etkileyici sözlerdendi.
seçtiğim dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

anlıyorum, birbirinden mukaddes,
alıp verdiğim her nefes.
bizler içindir şu doğan gün.
ölüler mezarlarda varmış rahatına.
her şey içimde, her şey,
istanbul yadigarı.
bir daha görüyorum seni
dünya gözüyle,
göğün hep üstümde,
havan ciğerlerimdedir.
ey doğup yaşadığım yerde
her taşını
öpüp başıma koymak istediğim şehir!
gömmüşüm ana-babayı,
küsmüşüm dağa taşa,
gelmişim bu yaşa...
varmak istiyor içim, varmak artık oraya!
götürün atın beni bambaşka limanlara..
ah, hatırlamadan edebilir miyiz?
şu yerle şu gökyüzü
arasında geçen ömrümüzü!
gün gelir, hatırlamak bile bir acı olur.
gençlik aşkı, sevinci, daha dünkü ümidi...
o, düşümde ağladı.
bense uyandıktan sonra.
gülümser ölüler, duvarda,
bir çerçevede...
devamını gör...
üstteki yazara bir şey söyle
sevimsiz olduğu kadar tatlı da bir insan, severiz efenim.
devamını gör...
ne olur ne olmaz deyip bütün de'leri ayrı yazmak
ilk tanımın alakasızlığı şaka mı
neyse neyse
foto ile yazarlık yapılan yerde pek abes değil ya
ayırsın nolucak
neyse neyse
foto ile yazarlık yapılan yerde pek abes değil ya
ayırsın nolucak
devamını gör...
üstteki yazara bir şey söyle
dayısının dayı.
ed: oooo araya kaynadı pata..
zalımsın..
ed: oooo araya kaynadı pata..
zalımsın..
devamını gör...
85 iq yazarlar için film önerileri
benim zekamı aşan bir başlık.
neyse ben şey izleyeyim
diriliş ....
dur şakayı tamamlarsam hapse atarlar ehehe.
neyse ben şey izleyeyim
diriliş ....
dur şakayı tamamlarsam hapse atarlar ehehe.
devamını gör...
üstteki yazara bir şey söyle
dayıya benden çay. demli olsun.*
devamını gör...
üstteki yazara bir şey söyle
adamsın adam.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
kestanem benim.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
uyudun mu bebeyim
devamını gör...
ayşegül aldinç’ten bugünlerde bir ses seda olmaması
zamanında bize çok çektirmiş olan ayşegül hanım, artık acuze taifesine karıştığından ötürü ses çıkarmasa iyi olur.
devamını gör...
neden bu kadar sıkıcısın sorusu sorulan yazar
o kadar kötüsüyle ya tanışmadım ya da sıkıcı değilim.
sıkıcıysam bir bahane uydur kalk git alla ala.
bir dakika.
ulan ben de niye bu kızlar devamlı müsaade isteyip duruyor diyordum ya.
sıkıcıysam bir bahane uydur kalk git alla ala.
bir dakika.
ulan ben de niye bu kızlar devamlı müsaade isteyip duruyor diyordum ya.
devamını gör...
mesut özarslan
ak parti ankara milletvekili osman gökçek’in, özaslan hakkında ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla ilgili ankara cumhuriyet başsavcılığına yaptığı suç duyurusu var. içişleri bakanlığı da izin vermiş, mülkiye müfettişi göndermiş. ak parti ankara il başkanı hakan han özcan ve abb meclis grup başkanı nihat yalçın’ın özaslan’a yönelik ağır yolsuzluk suçlamaları kayıtlarda duruyor. ayrıca, ankara cumhuriyet başsavcılığınca özaslan hakkında kapsamlı bir yolsuzluk soruşturmasının yürütüldüğü biliniyor
iyip-chp-akp
böyle cibilliyetsiz heriflere babam olsa oy vermem
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
izmirde levanten bir ciciannemiz vardı allah rahmet eylesin, bize bunu çalardı çocukken doyamazdık..
devamını gör...
noktalama işaretleri ile bir emoji bırak
(((o)
nah hareketi.
nah hareketi.
devamını gör...
aşkın bitişi
ben bir sabah uyanıyorum.
benim kendime saygım var diyorum.
bitiriyorum.
ben bunu soyle ifade ediyorum.:
seni kralım belledigim icin kralsın. artık kalbimden gidersen krallıgın biter.
sonra arkama bakmıyorum.
ama o noktaya gelene kadar oldurmak icin cırpınıyorum.
bakalım hayat neler getirecek;(
umarım boyle keskin sonlara cekmez sevdicek.
benim kendime saygım var diyorum.
bitiriyorum.
ben bunu soyle ifade ediyorum.:
seni kralım belledigim icin kralsın. artık kalbimden gidersen krallıgın biter.
sonra arkama bakmıyorum.
ama o noktaya gelene kadar oldurmak icin cırpınıyorum.
bakalım hayat neler getirecek;(
umarım boyle keskin sonlara cekmez sevdicek.
devamını gör...
sözlükte ayık yazar bulmanın zorluğu
benim alkolle aram yok yav.
devamını gör...
bu gala daşlı gala
ruhum bedenden oynar
yadıma sen düşende
yadıma sen düşende
devamını gör...


