zaman tüneli
wilson
lo siento!
devamını gör...
sevgililer günü
ben hiçbir zaman bugünü kutlama şansını elde etmedim. ergenken, ellerinde çiçeklerle gezenlere imrendim. yetişkinliğimde kimseye imrenmesem de ne bileyim bugünü kutlamak seçeneğinin bana sunulmamış olması üzüyor.
evet bu 14 şubatta da sevgilisi olmayan herhangi birinden farksız, sönük, sıkıcı ve yalnız bir gün geçireceğim, yarışmacı arkadaşlara başarılar.
evet bu 14 şubatta da sevgilisi olmayan herhangi birinden farksız, sönük, sıkıcı ve yalnız bir gün geçireceğim, yarışmacı arkadaşlara başarılar.
devamını gör...
kemal tahir’in ölümünden mete tunçay’ın sorumlu olması
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
sevilmediğimi veya ihmal edildiğimi düşündüğüm hissettiğim zaman tetiklenmeye ve endişelenmeye başlıyorum. kaygılı ve güvensiz hissedip olabilecek en kötü senaryoyu düşünmeye başlıyorum. çünkü hayatımın bir noktasında çok derinden kırıldım ve reddedildim. bu da beni ilişkiler de karşı tarafın davranislarina aşırı hassas bir hale getirdi. bu yüzden araya mesafe koyduğunda veya farklı davrandığında aşırı düşünmeye başlıyorum. olabilecek en kötü senaryoyu düşünüyorum. bana ve ilişkimize olan ilgini kaybettiğini. sonuç olarak kendimi yatıştırmak için biraz daha sevgi ve güvenceye ihtiyaç duyuyorum. bu çok zahmetli gelebilir.
devamını gör...
ona bir şiir bırak
hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
hep böyle içinde uzak bir işik mi yanar?
bakişlarinda beni dinlendiren bir şey var;
kiyisindaymiş gibi en sakin denizlerin...
bir yelkenliyim şimdi ben senin limaninda
firtinalardan geldim sende dinleniyorum.
bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
en eşsiz dakikalar sürsün senin yaninda...
hiç yumma gözlerini, işigin eksilmesin,
gündüzüm aydinligim, ipek böcegim benim!
güz bahçemde açilmiş o son çiçegim benim!
yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
ayirma gözlerimden çocuksu gözlerini,
o sakin o yalansiz, o kuytu gözlerini. *
hep böyle içinde uzak bir işik mi yanar?
bakişlarinda beni dinlendiren bir şey var;
kiyisindaymiş gibi en sakin denizlerin...
bir yelkenliyim şimdi ben senin limaninda
firtinalardan geldim sende dinleniyorum.
bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
en eşsiz dakikalar sürsün senin yaninda...
hiç yumma gözlerini, işigin eksilmesin,
gündüzüm aydinligim, ipek böcegim benim!
güz bahçemde açilmiş o son çiçegim benim!
yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
ayirma gözlerimden çocuksu gözlerini,
o sakin o yalansiz, o kuytu gözlerini. *
devamını gör...
günaydın sözlük
mutluluğu yakaladığımız bir gün olsun dileklerimizle, herkese günaydın.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
söyleyecek sözüm, yazacak sabrım kalmadı. söz bitti, hava karardı, uyku
tutmadı. aldığım kararlar hep içimde patladı. kuramadığım hayaller ve
heveslerim kursağımda kaldı. gözpınarlarımda yaş kalmadı. kar da bu
şehirde 2 günden fazla hiç yağmadı. gülerken ağladım kimse farkına
varmadı. şehrin kötü çocukları hep yanlış şeyler kullandı. aşık olduğum
kadına kurduğum cümleleri o okumadı. kendi kendime konuştum kimse
duymadı. yemin ettim tutmadı. söz uçtu, yazı da kalmadı. ciğerlerim yoruldu, nefsim körelmedi. iyi olmaya çalışmadım, kötü de olamadım.
güneş alerjim bu kış tutmadı. kurduğum planlar hep suyla ilgiliydi, suya düştü. yeni kıyafetlerim olmadı. eskiler parfümle karışık anı koktu. aklım
mantığıma uymadı. kafam çalışmadı. ellerim titrerken parmaklarım
yorulmadı. çöpe atamadım geçmişi, yakamı bırakmadı. büyük söz
söyledim, lokma olmadı. şehirden nefret ettim, otobüste yer kalmadı.
yollar uzadı, hiçbir yere varmadı. ayaklarım kanadı ama tırnaklarım
uzamadı. bir meramım vardı, havada kaldı. anlatmak istedim, olmadı.
bitsin istedim, bitmedi.
tutmadı. aldığım kararlar hep içimde patladı. kuramadığım hayaller ve
heveslerim kursağımda kaldı. gözpınarlarımda yaş kalmadı. kar da bu
şehirde 2 günden fazla hiç yağmadı. gülerken ağladım kimse farkına
varmadı. şehrin kötü çocukları hep yanlış şeyler kullandı. aşık olduğum
kadına kurduğum cümleleri o okumadı. kendi kendime konuştum kimse
duymadı. yemin ettim tutmadı. söz uçtu, yazı da kalmadı. ciğerlerim yoruldu, nefsim körelmedi. iyi olmaya çalışmadım, kötü de olamadım.
güneş alerjim bu kış tutmadı. kurduğum planlar hep suyla ilgiliydi, suya düştü. yeni kıyafetlerim olmadı. eskiler parfümle karışık anı koktu. aklım
mantığıma uymadı. kafam çalışmadı. ellerim titrerken parmaklarım
yorulmadı. çöpe atamadım geçmişi, yakamı bırakmadı. büyük söz
söyledim, lokma olmadı. şehirden nefret ettim, otobüste yer kalmadı.
yollar uzadı, hiçbir yere varmadı. ayaklarım kanadı ama tırnaklarım
uzamadı. bir meramım vardı, havada kaldı. anlatmak istedim, olmadı.
bitsin istedim, bitmedi.
devamını gör...
sabah kalkıyorsun yıl 1980 olmuş
yani bu tarihte annem 8, babam 16 yaşında olduğuna göre ben mikroskobik bir canlı olmanın tadını çıkarayım *
devamını gör...
paranoyak deli ile delisin delisin
sokaklarda feshane'de yaşayan iki cücenin hikayesi anlatılıyor son zamanlarda.
biri kör bir dilenci diğeri çapkın bir hırsız. o türk filmlerinde çokca rastladığınız
kalp hırsızlarından değil. düz adi bir hırsız. hem cüce hem hırsız. ama yakışıklı
ve çapkın. dilenci eyüp'de, hırsız aksaray'da dolanırmış genelde. gündüzleri
uyur geceleri çalışırlarmış. boş zamanlarında kitap okumaz, sigara içerlermiş.
hiç bir zaman sahip olamayacakları hayallerini şarap kadehlerine değişip
durmuşlar. hırsız olan hayatında hiç şarap çalmamış. parası neyse çalı(şı)p
kazanmış. dilenci cuma akşamları sofra kurarmış tüm mahalleye. o gün camii
çıkışı kazandığı parayla kuş sütü sofralar hazırlatırmış. ikisinin de parayla
arası iyi değilmiş. onlar için zenginlik sahip oldukları şarap ve sigaralarla
ölçülüymüş.günler geçip gitmiş.bir gün dilenci bi kıza aşık olmuş. hayatında
gördüğü en güzel kızmış o. ilk görüşte aşık olmuş ona. öyle ki cumaları sofra
kurmaz olmuş. pahalı hediyelerle kızı şımartmaya çalışmış. tam da o günlerde
hırsız kızın kalbini çalmış. türk filmlerine yakışan bir incelikte yapmış üstelik.
buz dolu bir kutuya koymuş. akşam olmadan satıp bi kasa şarap almış.
adetleriymiş her pazar akşamı bu boş evin içinde muhabbet edermiş iki cüce.
hırsız şarapları, dilenci sigaraları alırmış. başka da bir şey olmazmış
sofralarında. zenginliklerinin tadını çıkartırlarmış. o akşam dileci sigara
almamış. son parasını su dolu bir kutunun içinde atmayan bir kalbe vermiş.
tüccar topalmış ama fiyatta indirim yapmış. o akşam şarabın çoğunu hırsız
içmiş. dilenci sigarasız içemiyormuş şarabı, hırsızsa hayatında hiç sigara
içmemiş. dilenci atmayan kalbi açlıktan midesi sırtına yapışmış bi sokak
köpeğine vermiş gelirken. karşılığında 2 dal sigara almış köpekten. elinde
olanla yetinmeye çalışmış o gece.
o gece hayatlarında ilk defa fakir hissetmişler, kendilerini cüceler. hem
sigaraları hem muhabbetleri azmış o gece. o gece koşar adım uzaklaşmak
istemişler feshaneden. koşmaya başlamışlar beraber. hırsız sağdaki
pencereden atlamış ve koşmaya devam etmiş. dilenci soldaki pencereden
atlarken kafasını çarpmış ve ölmüş. çünkü aslında dilenci cüce değilmiş. o
sadece körmüş. zamanında hırsız gözlerini çalmış. hırsızın iyi bir sebebi
varmış bunun için;
-ilk görüşte aşık olmasın'diye yapmıştır hırsız. yine de başaramamıştır, kaçmış
gitmiş feshaneden bir çift gözle.
feshanede bir gece, biri kör biri dilenci olan iki cüce ölmüş. hırsız koşarken
düşmemiş, araba da çarpmamış. ama o gece hırsız da ölmüş. kimse görmemiş sebebinide
bilmiyormuş. çünkü hırsız o gece bütün gözleri çalmış dünyada aşk diye bir
şey kalmasın diye. ama kim demiş; körler ilk görüşte aşık olamaz diye.
biri kör bir dilenci diğeri çapkın bir hırsız. o türk filmlerinde çokca rastladığınız
kalp hırsızlarından değil. düz adi bir hırsız. hem cüce hem hırsız. ama yakışıklı
ve çapkın. dilenci eyüp'de, hırsız aksaray'da dolanırmış genelde. gündüzleri
uyur geceleri çalışırlarmış. boş zamanlarında kitap okumaz, sigara içerlermiş.
hiç bir zaman sahip olamayacakları hayallerini şarap kadehlerine değişip
durmuşlar. hırsız olan hayatında hiç şarap çalmamış. parası neyse çalı(şı)p
kazanmış. dilenci cuma akşamları sofra kurarmış tüm mahalleye. o gün camii
çıkışı kazandığı parayla kuş sütü sofralar hazırlatırmış. ikisinin de parayla
arası iyi değilmiş. onlar için zenginlik sahip oldukları şarap ve sigaralarla
ölçülüymüş.günler geçip gitmiş.bir gün dilenci bi kıza aşık olmuş. hayatında
gördüğü en güzel kızmış o. ilk görüşte aşık olmuş ona. öyle ki cumaları sofra
kurmaz olmuş. pahalı hediyelerle kızı şımartmaya çalışmış. tam da o günlerde
hırsız kızın kalbini çalmış. türk filmlerine yakışan bir incelikte yapmış üstelik.
buz dolu bir kutuya koymuş. akşam olmadan satıp bi kasa şarap almış.
adetleriymiş her pazar akşamı bu boş evin içinde muhabbet edermiş iki cüce.
hırsız şarapları, dilenci sigaraları alırmış. başka da bir şey olmazmış
sofralarında. zenginliklerinin tadını çıkartırlarmış. o akşam dileci sigara
almamış. son parasını su dolu bir kutunun içinde atmayan bir kalbe vermiş.
tüccar topalmış ama fiyatta indirim yapmış. o akşam şarabın çoğunu hırsız
içmiş. dilenci sigarasız içemiyormuş şarabı, hırsızsa hayatında hiç sigara
içmemiş. dilenci atmayan kalbi açlıktan midesi sırtına yapışmış bi sokak
köpeğine vermiş gelirken. karşılığında 2 dal sigara almış köpekten. elinde
olanla yetinmeye çalışmış o gece.
o gece hayatlarında ilk defa fakir hissetmişler, kendilerini cüceler. hem
sigaraları hem muhabbetleri azmış o gece. o gece koşar adım uzaklaşmak
istemişler feshaneden. koşmaya başlamışlar beraber. hırsız sağdaki
pencereden atlamış ve koşmaya devam etmiş. dilenci soldaki pencereden
atlarken kafasını çarpmış ve ölmüş. çünkü aslında dilenci cüce değilmiş. o
sadece körmüş. zamanında hırsız gözlerini çalmış. hırsızın iyi bir sebebi
varmış bunun için;
-ilk görüşte aşık olmasın'diye yapmıştır hırsız. yine de başaramamıştır, kaçmış
gitmiş feshaneden bir çift gözle.
feshanede bir gece, biri kör biri dilenci olan iki cüce ölmüş. hırsız koşarken
düşmemiş, araba da çarpmamış. ama o gece hırsız da ölmüş. kimse görmemiş sebebinide
bilmiyormuş. çünkü hırsız o gece bütün gözleri çalmış dünyada aşk diye bir
şey kalmasın diye. ama kim demiş; körler ilk görüşte aşık olamaz diye.
devamını gör...
sevgililer günü
müslüman sevgililer günü kutlamaz.
devamını gör...
mezar taşına yazılması istenen söz
ajan smith haklıydı.
devamını gör...
aşk dansı
en büyük müzik klasiklerinden biri olan careless whisper'ın rahmetli asım can gündüz yorumu.
maatteessüf olmamış bence. ergenliğimde ve gençliğimde dinledikçe gülerdim hatta.
maatteessüf olmamış bence. ergenliğimde ve gençliğimde dinledikçe gülerdim hatta.
devamını gör...
mezar taşına yazılması istenen söz
kebabı köz öldürür
ateşi su söndürür
yiğidi kılıç kesmez
bir acı söz öldürür
ateşi su söndürür
yiğidi kılıç kesmez
bir acı söz öldürür
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın arkadaşlar oturun
günü aydın yapmak insanın elindeymiş
öyle ki ; insanı sevip yaşatan da darağacında sallandıran da insanmış, insan
öyle hatalar yapar ki döner bakar şaşarmış.
hepsini geride bırakıp, iki yudum içer, iki damla gözyaşı döker her şeyi
aşarmış.
günü aydın yapmak insanın elindeymiş
öyle ki ; insanı sevip yaşatan da darağacında sallandıran da insanmış, insan
öyle hatalar yapar ki döner bakar şaşarmış.
hepsini geride bırakıp, iki yudum içer, iki damla gözyaşı döker her şeyi
aşarmış.
devamını gör...
sevgililer günü
o diğer sevgilisiyle dikişiyormuş
tamam sözlükte sansür var bi sürü kelime uyduruyoruz da bunu ilk gördüm. terzi sevişmesi mi oluyor.
devamını gör...
ölüm korkusu
anne karnında karanlıktaki bebeğe denseydi ki:
dışarıda aydınlık bir dünya var,
yüksek dağlar dolu, büyük denizleri olan dalgalanan, düzlükleri olan, çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan, yıldızlarla dolu bir gökyüzü ve alevli güneşi olan... ve sen, bu mucizelerle yüzleşmek yerine, karanlıkla çevrilmiş oturuyorsun...
doğmamış çocuk, bu mucizeler hakkında hiçbir şey bilmediği için, hiç birine inanmayacaktır.
tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi. işte bu yüzden korkarız ölümden.
dışarıda aydınlık bir dünya var,
yüksek dağlar dolu, büyük denizleri olan dalgalanan, düzlükleri olan, çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan, yıldızlarla dolu bir gökyüzü ve alevli güneşi olan... ve sen, bu mucizelerle yüzleşmek yerine, karanlıkla çevrilmiş oturuyorsun...
doğmamış çocuk, bu mucizeler hakkında hiçbir şey bilmediği için, hiç birine inanmayacaktır.
tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi. işte bu yüzden korkarız ölümden.
devamını gör...
paranoyak deli ile delisin delisin
sormayın sakın anlatırım
ama yokk yok ben konuşmayı sevmem ki, yazmayı da beceremem ama düşünmeyi bilirim düşünürüm. ben bir düşünürüm. evet evet ben bir düşünürüm, çok havalı değil mi. sormayın sakın düşünürüm.
ama yokk yok ben konuşmayı sevmem ki, yazmayı da beceremem ama düşünmeyi bilirim düşünürüm. ben bir düşünürüm. evet evet ben bir düşünürüm, çok havalı değil mi. sormayın sakın düşünürüm.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük ahalisi
devamını gör...
kutub minar
türk eseridir:
"kutub minar türk kökenli bir hanedan döneminde yapılmıştır.
kutub minar ve türkler
kutub minar, delhi türk sultanlığı döneminde inşa edilmiştir. yapımına başlayan kişi:
qutb-ud-din aibak → köken olarak türk (kıpçak/türk asıllı bir komutan)
devam ettiren: ıltutmish → o da türk kökenlidir.
bu yönüyle eser, türk-islam mimarisinin hindistan’daki ilk büyük örneklerinden biri kabul edilir.
tarihsel bağlam
kutub minar, 12. yüzyılda kurulan delhi sultanlığı’nın (ilk hanedanı memlük/türk hanedanı) bir eseridir. bu hanedan orta asya kökenli türk komutanlar tarafından kurulmuştur.
mimari tarz
islam mimarisi
orta asya türk etkisi
yerel hint taş işçiliğiyle birleşmiş bir stil
özetle:
coğrafi olarak hindistan’dadır.
siyasi ve kurucu kadro olarak türk kökenli bir devletin eseridir."
chatgpt
"kutub minar türk kökenli bir hanedan döneminde yapılmıştır.
kutub minar ve türkler
kutub minar, delhi türk sultanlığı döneminde inşa edilmiştir. yapımına başlayan kişi:
qutb-ud-din aibak → köken olarak türk (kıpçak/türk asıllı bir komutan)
devam ettiren: ıltutmish → o da türk kökenlidir.
bu yönüyle eser, türk-islam mimarisinin hindistan’daki ilk büyük örneklerinden biri kabul edilir.
tarihsel bağlam
kutub minar, 12. yüzyılda kurulan delhi sultanlığı’nın (ilk hanedanı memlük/türk hanedanı) bir eseridir. bu hanedan orta asya kökenli türk komutanlar tarafından kurulmuştur.
mimari tarz
islam mimarisi
orta asya türk etkisi
yerel hint taş işçiliğiyle birleşmiş bir stil
özetle:
coğrafi olarak hindistan’dadır.
siyasi ve kurucu kadro olarak türk kökenli bir devletin eseridir."
chatgpt
devamını gör...
