zaman tüneli

saçma sapan başlıklara izin verirler fakat bu başlıklara sansüre uygun sövünce entrylerinizi silerler. kişiye göre entry siliyorlar, kiminin hayvan gibi küfürleri veya cinsel uzuvları saatlerce meydanda kabak gibi kalır, kiminin üşenmeyip sansürle yazdığı entrysini saniyesinde uçururlar. bu kadar çifte standartlı olmayın, bu eleştiriler boşa değil.
devamını gör...

bir penisim yapmayacagim, hayatima devam edecegim.*
devamını gör...

başvurdum alıcam, entelektüel kaygıları olan birisi lojistik için kazanımdır ellam!
devamını gör...

sevgililer günü daha paylaşımcı. herkesi kapsar.
devamını gör...

sadece troller kendilerinden şikayetçi olsa diyeceğim ki doğru yoldalar herhalde bizim bir yanlışımız var. (ben de eskiden trolldüm şimdi trollüğüm filan kalmadı gayet normal bir yazara döndüm diğerlerinin yanında.)

şimdi her türlü yazar, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, eski üyesiyle yeni üyesiyle kendilerinden şikayetçi. hiç mi bir özeleştiri yapmıyor bunlar alüminyum. hiç mi toplanmıyorlar, bir araya gelmiyorlar ? toplantı da mı yapmıyorsunuz ulan !

anlamadığım bir şey var, “normal sözlük yazarlarının fotoğrafları” kısmına sadece bir kez yazı ile bir yorum yapmam gerekiyordu, yani fotoğraf paylaşmamıştım ama fikrimi paylaşmıştım. onu bile silmişler. sen bir yazara şunu paylaşmak zorundasın, bunu paylaşamazsın diye dayatamazsın bir kere. çünkü sözlükte böyle bir kural yok anasını satayım.

bunlar gerçekten mankafa, iq’ları ciddi anlamda düşük insanlar.
devamını gör...

erkekler, kendilerine hediye alınmadı diye kimseye trip atmıyor; ama kadınlar nedense, adı “sevgililer günü” olan günde kendilerine bir şey alınmayınca anlaşılmayan triplere giriyorlar. bu sabah kafama bu takıldı ve eminim herkes yaşamıştır bu durumu.

kendi fikrime gelmeden önce şunu da söylemek istiyorum: hediye alanlar ya da hediye alınanlar, hediyelerinizi paylaşıp durmayın. alınan hediyeyi paylaşmak görgüsüzlüktür bana göre.

bu tür günleri hiç sevmem; çünkü gözümde, gereksiz trip malzemesinden başka bir şey değildir. insan, canı istediğinde ve içinden geldiğinde alması gerekeni zaten alır ve almalıdır. ancak bu tür günlerle amaçlananın ne olduğu bariz şekilde belli olmasına rağmen, şaka yollu bile olsa “neden bana bir şey almadın?” gibi bir söylem bana göre çok yanlış. ki iki taraflı hediyeleşme gerektiren bir gün olmasına rağmen, bir şey almadan şaka yapmaya cesareti nereden bulur insan, bilmiyorum.
devamını gör...

kapanmaması dileğimizdir. kırk kere söylenirse olurmuş.
devamını gör...

makinası var, üstü demlikli bir ketıldan ibaret. suyun kaynarkenki fokurdaması ılgıt ılgıt endorfin, efil efil serotonin verse de demlenince gelen sesli ikazı kalk da zıkımlan hissiyatı verip tüm ambiyansı bozuyor.
devamını gör...

kamyoncu ehliyeti olan c ehliyeti gerekli tır ehliyeti başvurusu için. sonra da sürücü kursunda ce ehliyeti alınıyor.
devamını gör...

sağduyuları hayranlık verici.
devamını gör...

şahsen nerede yazmaya devam edebilirim veya yazmaya devam eder miyim bilmiyorum. limon sözlükte yazdığım her şey havaya gidiyormuş gibi geliyor.
devamını gör...

askerde inzibat olmaya heveslenmiş ise de çürüğe ayrılmış intibaı veren kurum.

hele bi “yassah gardaşım” desene ciğerden, hı?
devamını gör...

müdür işe gelmemiş kimse farketmemiş. çaycı işe gelmemiş herkes farketmiş. o derece önemli.
devamını gör...

(bkz: sevgililer dünü)
devamını gör...

bu kadar insan yanılıyor olamaz ya,

neyse sözlüğün tabutuna son çiviyi çakmaya yemin etmiş moderasyondur.

ulan ben kurallara uygun şekilde sansürlenmiş küfür ediyorum onu bile anında siliyorsunuz taştaş fotosu 12 saat kalıyor, küfürler saatlerce kalıyor.

hayrola bana gıcığınız mı var? bana gelince mi bir tek işinizi düzgün yapıyorsunuz?
devamını gör...

bazen derin düşüncelere dalarak nasıl bir meslektir dünyada bizden başka örneği de yoktur herhalde dediğim hizmet işini yapan kişi.

mahalle arası çay ocağında esnafa marka ile toplu satılan çay 10 tl sanırım. yani bildiğin 0.22 euro.
bu 0.22 euro için alınan hizmete bakalım şimdi.

o bir bardak çayın hikayesi:

esnaf duafona basıyor. tornacıya 1 çay.
1. çaycı kalkıyor 100 m. den çayı getiriyor.
esnaf '' bu ne olm ben demli içiyorum bilmiyor musun.'' diye fırça kayıyor.
2. gıkı çıkmadan geri gidiyor. etti mi 200 m.
3. aynı çayı demli olarak getiriyor. 300m.
4. ocağa dönüyor. 400 m.
5. sonra tura çıkıyor boşları toplamak için yine tornacıya geliyor. 500 m.
6. ocağa geri dönüyor. 600 m.

tam bi dinlenecek , aynı tornacıya misafir geliyor.
şak duafon yine, tornacıya 2 çay diyor.
aynı döngü yeniden başlıyor.

tornacı kardeş kusura bakma ben bile sövdüm şimdi.
0.22 euro için adamın canını çıkardın be.
vahşi kapitalizm bu işte.
bütün çaycılar sosyalist olsa yeridir.

içinden çıkamadım bence insan emeğini çok değersizleştiren bir meslek.
devamını gör...

ahmet ümit'in beyoğlu'nun en güzel abisi adlı romanının bir bölümünün geçtiği istanbul semti.
devamını gör...

vukuat haberlerinde isimlerini çokça duyduğumuz esenyurt, bağcılar, gaziosmanpaşa, sultangazi gibi ilçeler. istanbul'dan ayrılsın demiyorum artık buralar istanbul taşrası olmuşlar. ama keşke kurulmasaymış da kriminal bölge haline gelmeselermiş. bu ilçeler yokken istanbul'un en kötü ve varoş ilçesi bana ümraniye gelirdi. bir ara sapığı ünlüydü. gitmediğim halde ümraniye'den ve isminden korkmuştum.
devamını gör...

doğum günüymüş, kutlu olsun. :)
devamını gör...

buradaki yüksek uyuşturucu bağımlılığı ve diğer kriminal problemler 100 yıl öncesine dayanır. zira taksim eroin fabrikasının işçileri bu semtte otururdu.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim