zaman tüneli
ne zaman uyuyacağız
devamını gör...
ne zaman uyuyacağız
uykum neredeysen gel artık ya…uyuyan tayfaya sevgiler ben de size katılacağım bir gün :)
devamını gör...
bir evde mutlaka olması gereken şeyler
huzur efendim.
a-aa kalmadı mı?..
ne demek 1.90 adam
e olur(kesin)
ondan alalım baaari
a-aa kalmadı mı?..
ne demek 1.90 adam
e olur(kesin)
ondan alalım baaari
devamını gör...
kripto para piyasasının keriz silkeleme piyasası olması
epstein dosyalarında bitcoinin yaratıcılarının kim olduğunu bildiklerini belirten konuşmalar var. yaniii en başından beri ya***iler tarafından kontrol edilen bir piyasaydı. yani kripto zengini olsaydınız büyük ihtimalle cüzdanınızı hackleyip soyup soğana çevirirlerdi ya da kaza/intihar süsü vererek sizi ortadan kaldırmadan önce tüm mal varlığınızı ele geçirirlerdi. hee ufak balıkları öhöm yatırımcıları da siyasi müdahelerle veya planlı al/sat hareketleriyle yutup ortadan kaldırıyorlar.
devamını gör...
en yüksek minareden sabah ezanı okumak
vardır bir bildiği
devamını gör...
bir evde mutlaka olması gereken şeyler
mutfakta tokatlayabileceğimiz yogacı kız
devamını gör...
uğultulu tepeler
bu edebiyat uyarlaması filmle özdeşleşen timothy daltonnun anılmaması çok üzücü.
devamını gör...
pilavı ketçapla yiyen tip
pilavla ketçap ne alaka diyen taraftaydım ben de aslında. bir kere yeğenim hala bi tadına bak diye ısrar edince yemek zorunda kaldım. o kadar da kötü değilmiş. he ben tercih edip yemem ama yiyene de artık saygım var.
rafine zevkleri olan insanların seçimi olabilir.
rafine zevkleri olan insanların seçimi olabilir.
devamını gör...
kısa boylu kızlar
aşkımın canı 1.50 kız çekmiş
e bacaklarımı kesiim
keseyim de 1.50 kız mı yesin
kuzikere yesin
e bacaklarımı kesiim
keseyim de 1.50 kız mı yesin
kuzikere yesin
devamını gör...
izmir teyfik fikret lisesine gelen müfettişin tuhaf soruları
şöyle haberi veren ne gazeteye, ne gazeteciye ne izmirliye güvenirim.
darbe kalkışması zamanında müezzin döven zamanının ispanya yahudilerine yer olarak gösterilmiş şehirden ancak sezen aksu'nun babasının karıştığı fethullah gülen gibi müslümanlar çıkar.
ayrıca teyfik ne ulan tevfik o.
başlıkta teyfik, entryde tevfik.
yalan söyleyeceğim, yalanı yayacağım diye eliniz dolaşıyor.
darbe kalkışması zamanında müezzin döven zamanının ispanya yahudilerine yer olarak gösterilmiş şehirden ancak sezen aksu'nun babasının karıştığı fethullah gülen gibi müslümanlar çıkar.
ayrıca teyfik ne ulan tevfik o.
başlıkta teyfik, entryde tevfik.
yalan söyleyeceğim, yalanı yayacağım diye eliniz dolaşıyor.
devamını gör...
veronika ölmek istiyor
bir paulo coelho eseri.
ilk sorum; simyacı kadar abartmalı mıydık?
simyacı maneviyat içeren, okuyucuya manevi ve edebi doyum veren, felsefi bir kitaptı ancak veronika ölmek istiyor tam olarak hayatın içinden bir noktada baktı bize... tekdüze, monoton hayatların insanı sürüklediği o karamsarlığa ışık tuttu. her gün aynı kişiler, aynı sözler, aynı dudaklardan çıkan aynı samimiyetsiz övgüler... hepimiz bunlara "katlanıyorken" veronika "katlanmamayı" seçti. buraya kadar olan kısım için cevabım evet, simyacı kadar abartmalıydık fakat bu kitabı simyacı'dan ayıran tek yönü felsefi olmaması değil. en azından benim için.
çok uzun bir süre kişinin kendini imhası üzerine düşündüm. neden yapamadığımı veya neden yapmak istediğimi şu anki aklımla anlayamıyordum. her gün aynı olacaksa, hep aynı kadersizlikle sınanacaksak neden halen savaşıyorduk yaşamla? yıllar bir çırpıda geçecekse ve henüz tamamlanmamışken, neden şimdi mutlu bir anın içindeyken gitmiyorduk ruh alemine? yazar bu ve türevi birkaç soruma tam 213 sayfalık bir cevap verdi. veronika kendine yaşamın ne olduğunu ispatladıkça ben de onunla beraber birkaç sorumun üzerini çizdim. belki simyacı kadar abartmamalıydık ama simyacı'da zaten bulurduk kendimizden bir şeyler, önemli olan kişinin böyle basit bir anlatımda kendine rastlaması, bana kalırsa.
bir de, farklı bir bakış açısı olarak; yazar rehabilite merkezi'nin doktoruna "tanrı" vasfı yükledi bence. onu sınayarak, yaşamın farklı, neşeli yönlerinin de olduğunu göstererek yeniden yaşamaya "katlanmasını" sağladı. bunda aşkın da etkisi var tabii ki ama veronika'nın karakter gelişimi olmasaydı aşkı da ona istediğini vermezdi. neyse efendim.
klasik olarak birkaç alıntı bırakıp veda edeyim. tavsiye ediyorum, okuyun por favor.*
herkesin ne olursa olsun hayatta kalmak için savaşım verdiği bu dünyada, ölmeye karar verenleri anlamak kolay mı?
veronika her şeyden nefret ediyordu ya, en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden, içinde barındırdığı yüzlerce veronika'yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. oysa kim bilir ne ilginç, ne meraklı, ne cesur ne küstah, ne deli kızlar duruyordu.
nasıl olduğumu zaten biliyorum ve gövdemde sizin gördüğünüz değişikliklerle hiç ilgisi yok olanların. olan her şey ruhumda oluyor.
ilk sorum; simyacı kadar abartmalı mıydık?
simyacı maneviyat içeren, okuyucuya manevi ve edebi doyum veren, felsefi bir kitaptı ancak veronika ölmek istiyor tam olarak hayatın içinden bir noktada baktı bize... tekdüze, monoton hayatların insanı sürüklediği o karamsarlığa ışık tuttu. her gün aynı kişiler, aynı sözler, aynı dudaklardan çıkan aynı samimiyetsiz övgüler... hepimiz bunlara "katlanıyorken" veronika "katlanmamayı" seçti. buraya kadar olan kısım için cevabım evet, simyacı kadar abartmalıydık fakat bu kitabı simyacı'dan ayıran tek yönü felsefi olmaması değil. en azından benim için.
çok uzun bir süre kişinin kendini imhası üzerine düşündüm. neden yapamadığımı veya neden yapmak istediğimi şu anki aklımla anlayamıyordum. her gün aynı olacaksa, hep aynı kadersizlikle sınanacaksak neden halen savaşıyorduk yaşamla? yıllar bir çırpıda geçecekse ve henüz tamamlanmamışken, neden şimdi mutlu bir anın içindeyken gitmiyorduk ruh alemine? yazar bu ve türevi birkaç soruma tam 213 sayfalık bir cevap verdi. veronika kendine yaşamın ne olduğunu ispatladıkça ben de onunla beraber birkaç sorumun üzerini çizdim. belki simyacı kadar abartmamalıydık ama simyacı'da zaten bulurduk kendimizden bir şeyler, önemli olan kişinin böyle basit bir anlatımda kendine rastlaması, bana kalırsa.
bir de, farklı bir bakış açısı olarak; yazar rehabilite merkezi'nin doktoruna "tanrı" vasfı yükledi bence. onu sınayarak, yaşamın farklı, neşeli yönlerinin de olduğunu göstererek yeniden yaşamaya "katlanmasını" sağladı. bunda aşkın da etkisi var tabii ki ama veronika'nın karakter gelişimi olmasaydı aşkı da ona istediğini vermezdi. neyse efendim.
klasik olarak birkaç alıntı bırakıp veda edeyim. tavsiye ediyorum, okuyun por favor.*
herkesin ne olursa olsun hayatta kalmak için savaşım verdiği bu dünyada, ölmeye karar verenleri anlamak kolay mı?
veronika her şeyden nefret ediyordu ya, en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden, içinde barındırdığı yüzlerce veronika'yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. oysa kim bilir ne ilginç, ne meraklı, ne cesur ne küstah, ne deli kızlar duruyordu.
nasıl olduğumu zaten biliyorum ve gövdemde sizin gördüğünüz değişikliklerle hiç ilgisi yok olanların. olan her şey ruhumda oluyor.
devamını gör...
saadettin saran
bundan başkan maşkan olmaz. bu da ali koç gibi beş senede bir adım ileri gitmez...
fener'de böyle başkanlar oldukça galatasaray daha çok şampiyon olur.
fener'de böyle başkanlar oldukça galatasaray daha çok şampiyon olur.
devamını gör...
pilavı ketçapla yiyen tip
heinz ketcapsa yenir.
artık dışarıda nasıl boktan pilavlar yapıyosalar ketcabın tadı bile guzelleştiriyor.
artık dışarıda nasıl boktan pilavlar yapıyosalar ketcabın tadı bile guzelleştiriyor.
devamını gör...
fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi rakibi
biri çıkarıp pipisinin fotosunu atar inşallah ve üste "fb ancak şampiyonlar liginde bununla oynar" der.
devamını gör...
pilavı ketçapla yiyen tip
varoştur
ketçap ne alaka
ketçap ne alaka
devamını gör...
yasin kol
*
değerli fb büyüğü tff başkanı lale tarafından çokça sevilen galatasaray'ın penaltılarını vermediği için itin köpeğin anası babası eşi dostu tarafından sevilmeyen haysiyetsizin takımının 2. olmasına sebep olan ittir.
değerli fb büyüğü tff başkanı lale tarafından çokça sevilen galatasaray'ın penaltılarını vermediği için itin köpeğin anası babası eşi dostu tarafından sevilmeyen haysiyetsizin takımının 2. olmasına sebep olan ittir.
devamını gör...
güne bir reels bırak
devamını gör...
saadettin saran
3 santrforu olan takımı aldı 0 santrforlu bıraktı.
bu adamın kafası mı güzel?
el nesyri john duran cenk tosun bunların her biri sidiki denen çocuktan iyi topçu.
7 orta sahası olan takıma kante aldı yüklü bir maaşa bu yaşta üstelik arabistan’dan.
saadettin başkanım kafan mı güzel ya?
bu adamın kafası mı güzel?
el nesyri john duran cenk tosun bunların her biri sidiki denen çocuktan iyi topçu.
7 orta sahası olan takıma kante aldı yüklü bir maaşa bu yaşta üstelik arabistan’dan.
saadettin başkanım kafan mı güzel ya?
devamını gör...
en yüksek minareden sabah ezanı okumak
günü çok erken başlatabilir.
devamını gör...
kripto para piyasasının keriz silkeleme piyasası olması
fakirin yüklendiği şey batar. daha ilk günden "bi çıksa da komple terketsem" diye girer çünkü. uzun dönem bekleyecek kadar parası da yoktur. parası olanlar güzel çarpar bu psikolojiyi.
misal şu anda dünya nüfusunun %5'i bitcoin sahibi. %1'inden azı düzenli işlem yapıyor. elbette bu misliyle artacak, arttıkça (bitcoin rezervi sınırlı olduğu için) bitcoin de gayet çıkacak. ama 5, 10 yıllık trend bu. arada çok düşecek kalkacak.
kısa dönem için kumardır. millet trend der, çok iyi anladım grafik der kanal der, aldığını anlatır battığını anlatmaz.
misal şu anda dünya nüfusunun %5'i bitcoin sahibi. %1'inden azı düzenli işlem yapıyor. elbette bu misliyle artacak, arttıkça (bitcoin rezervi sınırlı olduğu için) bitcoin de gayet çıkacak. ama 5, 10 yıllık trend bu. arada çok düşecek kalkacak.
kısa dönem için kumardır. millet trend der, çok iyi anladım grafik der kanal der, aldığını anlatır battığını anlatmaz.
devamını gör...