zaman tüneli

fazla detaya girmeyin .

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

herhangi bir cihazı -mekanik ya da elektronik. mekanik olması tercih sebebi- açmak kaydıyla tersine mühendislik uygulamak.
çocukluktan beri böyleydi. bir çocuğun en sevdiği oyuncağı buzdolabı kompresörü olabilir mi olm ya?
şimdilerde de durum aynı. 100k'ya mikrofon alıyorum, ilk yaptığım şey sökmek.
ulan bari sesine bak ya.
devamını gör...

hoşnut olmadığım durum
mesaj at kardeşim
alıngan ve kudurmuş doldu nickaltım.
oysaki diğer yazarlar ne güzel sevişiyorlar nickaltlarında.
benimkisi savaş alanı
ben isterim ki seviş alanı olsun.
devamını gör...

tüm zorluklarına rağmen ben yine de seviyorum bu şehri..
devamını gör...

ayyyhhhhh hoşt ulan!!! *
devamını gör...

bir şey çok fazla göz önünde olursa gizemini ve çekimini kaybeder, sıradanlaşır. o sebeple bu hareketi kesinlikle desteklemiyorum, tamam dekolte güzel ama o seviyede kalsın isterim. neyse bırakalım kadınlar kendi karar versin en iyisi.
devamını gör...

benim sorum olmayan.


hayatta sormam bu soruyu.
beni sevmis iste.
zaten hayattaki en buyuk sıkıntım bu.
kimse beni sevmiyor. ben herkes beni seviyor sanıyorum es dost.
devamını gör...

meğer insan sayısı azalınca eşyalar karakter kazanıyormuş. sandalye seni dinliyor. duvar yargılamıyor. halı dedikodu yapmıyor. en önemlisi de kimse sana sen çok değiştin demiyor. çünkü değiştiğini fark edecek kimse kalmıyor.

bazıları buna yalnızlık diyor.
ben ise minimalist sosyal çevre diyorum.

çünkü kalabalık insan bazen pazar yeri gibidir: ses çok, huzur yok.
az insan ise bir dağ gölü gibidir: kimse konuşmaz ama içindeki kurbağa bile sana saygıyla vaklar.
devamını gör...

benim gizli guilty pleasure’larımdan birisi kendi entry’lerimi gizli gizli kontrol etmek.

sabah kahvemi alıp bilgisayarın başına oturdum, hemen kendi entry’lerime baktım. kim beğenmiş, kim yorum yapmış, kim kafasına göre sallamış bakayım diye. birkaç dakika sonra fark ettim ki aslında hiç kimse benim entry’me bakmıyor, ben sadece kendi onayımı arıyormuşum.
bir nevi gizli bir narsizm + hafif obsesyon karışımı bir durum..
devamını gör...

peş peşe 2 enerjik şarkı da iyi geldii
devamını gör...

dünya üzerinde hiçbir güç yoktur ki memelerin özgürlüğünü desteklemekten bizi vazgeçirsin.
devamını gör...

tanım: fırsat bulmuş gibi laf soktuğunu zanneden aciz varlık hareketi.
devamını gör...

(bkz: hepimiz hiçiz, hepimiz nietzsche'yiz)
devamını gör...

kadınlar çiçekse biz de arı mı oluyoruz?
devamını gör...

stay filmindeki henry letham karakterinin favori sanatcisi. uydurma 1 karakter. hayalperest tristan ya da huzunlu hayalperest. 21 yasina gelince brooklyn koprusunde intihar etmeyi planlayan, bunu daha 18'inde soyleyen ve yapan eleman.

tristan'a gore kotu sanat, iyi sanattan trajik acidan daha iyidir, cunku insanin beceriksizligini, basarisizligini gosterir. ayrica zarif 1 intiharin da buyuk bi sanat eseri oldugunu soylemistir bu kisi.

bi bakima belki bi noktada hakli olabilir, o da su ki, iyi sanat sunidir. mesela iyi bi tablo, insanoglu bu tabloyu cizicem diye 40 takla atar. halbuki kotu sanat dedigin sey dogaldir. gercek insani simgeler.

yani iyi sanat bi bakima insanin kendisini zorlayarak uretebildigi bi seyken, kotu sanat, insan yetisinin asil noktasidir. yani insanin gercek kapasitesini simgeler. evet.

(bkz: tristan reveur felsefesi)
devamını gör...

sana diyor. *
devamını gör...

"çünkü yaşam budur; satranç oyunu. "

1919/ 1999 yılları arasında yaşayan türk şair ve yazar salah birsel imzalı 123 sayfalık eser; günlük türünde yer almakta iken 1995 yılında yayınlanmıştır.

günlüğümüz 1993 yılının ocak ayında başlamakta iken 1994 yılının ekim ayında sona eriyor.

salah birsel okumayı galiba çok seviyorum; köçekçeler, varduman, sevdim seni ey insan, nezleli karga, salah birsel seçme şiirler, günlük (salah birsel) adlı eserlerinden sonra kendisinin okuduğum son kitabı bu oldu.

kitabımız günlük türünde yer alıyor olsa da alışılmış günlük tarzının biraz dışında ilerliyor, yazarın kişisel yaşamına dair bir şeyler okuyacağını düşünenler büyük yanılabilirler çünkü kişisel yaşamından büyük ölçüde damıtılmış bir eser var karşımızda.

salah birsel'in edebî tarzını okuduğum diğer kitaplarından dolayı az çok bildiğimi düşündüğüm için bu kitabında da aynı tarzda bir dünyaya adım atacağımın farkındaydım, beni yine yanıltmadı büyük üstad.

günlerini anlatmıyor yazar, kişisel yaşamından ve duygularından ziyâde o günlerde yaşadığı edebî anları yansıtıyor, dirsek temasında ve irtibat halinde olduğu yazarlara, şairlere dair fikirleri, yer yer duyguları, onların edebî tarzlarına yönelik düşünceleri, onlarla olan bağı, sanata ve edebiyata dair izlenimler, gözlemler, eleştiri tadında sözleri daha ağırlıklıdır demek mümkün.

severek okuduğum bir kitap oldu, bazı cümleleri bence duygusaldı, bazı gözlemleri oldukça iyiydi. kitabın sonlarına doğru yaşlanıyor olduğunu hissettiği sayfalar bence hüzünlüydü.

okurken seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


74 yaş.
işte şimdi yapyalnızım.
alnımı camın soğukluğuna dayamış, bomboş ve anlamsız sokak­ları, evleri seyrediyorum.
ben bu ânı bütün yaşamım boyunca beklemiştim.


çünkü yaşam budur; satranç oyunu.

yazarlar, yazar olduklarını, içlerinin vık vık öttüğünü ancak okurlarının varlığından çakabilir.
gerisi hiçten hiçtir.

dün yine bir dostla kendi kendimizin merakına düştük:
- yazarlıkta, ilk adım okuduğunu anlamaksa, ikinci adım kav­ramları birbirine karıştırmamaktır. üçüncü adım...
üçüncü adım evet üçüncü adım da,
yüreğini yalınayak bırakmaktır.


dünyada her şey görelidir.
her şey oynaktır.
her şey dakikadan dakikaya habbe iken kubbe, deniz iken damla olur.

sanırım bundan böyle, kimseye belleğimin beni yüzüstü bıraktı­ğını açıklayamayacağım. oysa, üç yıldır eşe dosta:
- biliyorsunuz ben artık bellek kullanmıyorum. belleksiz yaşı­yorum diyordum.


daha önce de yazdım.
doğru düşünmenin ilk adımı konuları birbirinden ayırmaktır.
zekâ ise olasılıkların hesaba alınmasıdır.

.... unutulmuş olarak ölmüştür.

devamını gör...

alla alaaaaaaaaaaaaaaaa okuyorduk ayol. takibe aldım başlığı. patlattınız?
devamını gör...

işten çıkarken adama ingilizce .m günü yağ olmuş yapılan olay. var ben anlamamak.
devamını gör...

internet sağ olsun her film anında yayında
türkiye’de saçma sapan sistemli salonlara bi çuval para ödemenin anlamı yok
sinemaya gitmeyi bi sanatseverlik gibi göstermeye çalışmanın da bi manası yok
tvde izleyince olmuyo mu anasını satayım

hatunla da evde yiyişirim
param cebimde kalır oh mis
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim