zaman tüneli
tool (yazar)
doğum gününüz kutlu olsun sayın editör bey, yazarımızz... bol madalya vereceğiniz yaşlarınız olsun* önümüzdeki ramazan bayramınızı da enişten duygularımla kutlarım* denk gelmişken aradan hepsini çıkartayım dedim.
diğer editör arkadaşlara da selamlar. ailecek, madalya verdiğiniz tanımları severek okuyoruz. neyse rol çalmayın hemen. tabiki de tool'un verdiği madalyalar bir başka *
diğer editör arkadaşlara da selamlar. ailecek, madalya verdiğiniz tanımları severek okuyoruz. neyse rol çalmayın hemen. tabiki de tool'un verdiği madalyalar bir başka *
devamını gör...
sinirlere hakim olmanın yolları
şarkısı var bunun dinliyosun geçiyo ya hu;
devamını gör...
coffee break (yazar)
kendine özgün oluşunu sevdim diyebilirim.
düşünceleri kesin kılıç ve bileynen fikir.
sözlüğü bol olsun
düşünceleri kesin kılıç ve bileynen fikir.
sözlüğü bol olsun
devamını gör...
fransız aktrisler
emanuel macron.
devamını gör...
kadınların evliliğe ihtiyacım yok tribi
kimin bacısı bu denklemi kapı önüne bırakılan tek bir damacana bile bozar, neyin tribindesin allasen?
devamını gör...
aykünmü
adanalı dilinde anlıyor musun anlamında kullanılan söz, ifade..
devamını gör...
rüşvet
geçtiğimiz günlerde rüyamda hint polisi benden rüşvet istiyor. ben de ona 10 rupi veriyorum. adam bana give me dolar diyor. ben de ona diyorum ki, your money rupee, son of a bitch! o da bana nou nou nou diyor...
atanmış ve seçilmişlerin civcivi.
atanmış ve seçilmişlerin civcivi.
devamını gör...
ayıktırmak
(bkz: aykünmü)
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
ismail bir tuhaf adamdır * severiz.
devamını gör...
metin akpınar’ın soyadında gizlenen şifreli mesaj
halkı ayyaş etti alkolsüz diye sinsi sinsi.. bu ak diye temiz geçen bira pınarının kaynağı da bir kendileri kadar garip olan garipoğullarıdır. yani çok garipsemiştim ama metin davrandım.
devamını gör...
sinirlere hakim olmanın yolları
oturuyorsan ayağa kalk, ayaktaysan otur.su yada toprak gibi bir element ile etkileşime geç.
devamını gör...
ayıktırmak
ayıkmak sözcüğünün tır çarpmış hali.
halk ağzından
ayıkmak eylemini yaptırmak, ayıkmasına yol açmak ya da ayıkmasını sağlamak, gözünü açmak, ayıltmak.
"onu ayıktırmakta gecikilmişti"
ayıktırayım; artık 2050 yılına, 2000 yılından daha yakınız. haha.
halk ağzından
ayıkmak eylemini yaptırmak, ayıkmasına yol açmak ya da ayıkmasını sağlamak, gözünü açmak, ayıltmak.
"onu ayıktırmakta gecikilmişti"
ayıktırayım; artık 2050 yılına, 2000 yılından daha yakınız. haha.
devamını gör...
rüşvet
türk ceza kanununun 252. maddesince düzenlenmiş kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlardandır.
alt sınırı 4 yıl üst sınırı ise 12 yıldır. yalnızca alan değil veren de suçludur.
alt sınırı 4 yıl üst sınırı ise 12 yıldır. yalnızca alan değil veren de suçludur.
devamını gör...
uzun süre nickaltı yazılmayan yazar
o halde şanslılar kulübündeyim nickaltı nın varlığını unutuyorum bazen.
devamını gör...
sinirlere hakim olmanın yolları
sinirler dışındaki şeylere hakim olabilmekten geçer.
diğer şeyler de tıpkı bu şekilde bağlıdır bir şeylere. gerçekte sinirlerine hakim olmaya çalışmak şeklinde çözmeye çalışırsanız sorununuzu, sinirleriniz ile dövüşür, savaşır ve bir de bu sebep ile yorgun düşersiniz. sinirleriniz, siz onları yasaklayın diye var değildirler. sinir sinirdir, sinirlenmeye yarar. sinirlenmek gereksiz olsaydı, sinirleriniz yerine başka bir şeylerimiz olurdu. *
diğer şeyler de tıpkı bu şekilde bağlıdır bir şeylere. gerçekte sinirlerine hakim olmaya çalışmak şeklinde çözmeye çalışırsanız sorununuzu, sinirleriniz ile dövüşür, savaşır ve bir de bu sebep ile yorgun düşersiniz. sinirleriniz, siz onları yasaklayın diye var değildirler. sinir sinirdir, sinirlenmeye yarar. sinirlenmek gereksiz olsaydı, sinirleriniz yerine başka bir şeylerimiz olurdu. *
devamını gör...
yazarların umursamazlık seviyesi
sıfır. çocukluğumdan beri umursayacak bir şey bulurum. umursamamak hamurda yok.
devamını gör...
yazarların umursamazlık seviyesi
antik çağ filozofu gibi "düşünmek için yazıyorum" diyip 5 yıldır tek satır atmayan, mesajını mektup sanıp "posta güvercini mi yolladın" diye cevap veren, "şimdi müsait değilim" modunu 2019'dan beri açık tutan, kendi entry'sinin altına "devamı yarın" yazıp unutan, titanic batarken çayını karıştıran kemik beyazı çocuğun soğukkanlılığında, "sen de mi brütüs" der gibi okuyup geçen, japon bahçesindeki taş gibi sessiz, zen felsefesiyle varlığını unutturan yazar seviyesi. bukowski içse ağlar, sartre yaşasa "öteki" der, ama yazar sadece "hm" der.
devamını gör...
hikayeyi devam ettir
yaklaştı kalp atışları çok hızlıydı kalbim dayanamayacak diye düşündü.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
bir ara lingo türkiye’nin sıkı takipçisiydi, hala izliyor mu bilmiyorum tabi. ben izlerdim ama vakitsizlikten bıraktım.
devamını gör...
hikayeyi devam ettir
adam kapıyı tamamen açmadı, araladı.. sanki kapının ötesinde duran şey, en küçük bir cesaret kırıntısını bile geri püskürtecek kadar hassas bir dengedeydi. koridor normalde dar, sarı ışıklı ve biraz da rutubet kokan bir yerdi. şimdi ise duvarların rengi silinmiş, yerini süt beyazı bir boşluk almış gibiydi.
ışık, koridorun sonundan değil de sanki zeminin altından yükseliyordu. çıplak ayaklarıyla bir adım attı. parke gıcırdamadı.
“rabbiyallah” diye fısıldadı tekrar.
sesinin yankı yapmasını bekledi ama yankı gelmedi. ses, sanki havaya değil de doğrudan bir yere iletilmiş gibi kayboldu.
bir adım daha attı.
o sırada arkasından hafif bir titreşim sesi geldi.
telefon..
yatak odasındaki telefon, kapının aralığından görülebilecek kadar yakındı. ekranı tekrar yanmıştı. yeşil ışık artık daha güçlüydü neredeyse nefes alır gibi yanıp sönüyordu. adam geri dönmek istemedi ama gözleri istemsizce o tarafa kaydı.
ekranda yeni bir bildirim vardı.
gönderen kısmında hiçbir isim yoktu. sadece tek kelime yazıyordu
“yaklaş”
ışık, koridorun sonundan değil de sanki zeminin altından yükseliyordu. çıplak ayaklarıyla bir adım attı. parke gıcırdamadı.
“rabbiyallah” diye fısıldadı tekrar.
sesinin yankı yapmasını bekledi ama yankı gelmedi. ses, sanki havaya değil de doğrudan bir yere iletilmiş gibi kayboldu.
bir adım daha attı.
o sırada arkasından hafif bir titreşim sesi geldi.
telefon..
yatak odasındaki telefon, kapının aralığından görülebilecek kadar yakındı. ekranı tekrar yanmıştı. yeşil ışık artık daha güçlüydü neredeyse nefes alır gibi yanıp sönüyordu. adam geri dönmek istemedi ama gözleri istemsizce o tarafa kaydı.
ekranda yeni bir bildirim vardı.
gönderen kısmında hiçbir isim yoktu. sadece tek kelime yazıyordu
“yaklaş”
devamını gör...