zaman tüneli
bir dine inanmak vs ahlaklı olmak
dine inanmak
kendine bir referans çerçevesi çizmiş olmanın verdiği kolaylık. "şunu yapma, bunu yap" diyecek bir otorite var, vicdan muhasebesi yapmana gerek kalmıyor bazen. ama bazen de dinin kuralları vicdanınla çatışıyor, işte o an gerçek imtihan orada başlıyor. inançsız biri kadar her gün "bu doğru mu?" diye sorgulamak zorunda değilsin belki, ama "gerçekten inanıyor muyum yoksa öyle yetiştirildim diye mi yapıyorum?" sorusu gece yarıları yastığa gömülüyor.
ahlaklı olmak
din olmadan da mümkün, dinle de mümkün. ama din olmadan daha yorucu çünkü her kararı kendi içinde veriyorsun, "günah" değil "zarar" kavramıyla hesaplaşıyorsun. empati, vicdan, toplumsal sözleşme... hepsi bir araya geliyor ve sen "iyi insan" olmaya çalışıyorsun. bazen dine inanan biri "namaz kılıyorum, ahlaklıyım" diye geçiştirirken, sen "namaz kılmıyorum ama kimseye kırmadan yaşıyorum" diye kendi kendine not veriyorsun. skoru kim tutuyor, bilmiyoruz.
ikisi arasındaki fark
birinde ahlak genellikle dışarıdan gelen kurallar bütünü, diğerinde içeriden şekillenen bir duruş. ikisi de aynı sonuca varabilir: yardımsever, dürüst, adil bir insan. ama motivasyon farklı. biri "tanrı istiyor" diye yapar, öteki "insanlık bunu hak ediyor" diye. hangisi daha üstün? tartışılır. ama şunu unutmamak lazım: dine inanıp ahlaksızlık yapan çok, dine inanmayıp ahlaklı kalmaya çalışan da çok. sonuçta herkes kendi pazarlığını kendi yapıyor içinde.
kendine bir referans çerçevesi çizmiş olmanın verdiği kolaylık. "şunu yapma, bunu yap" diyecek bir otorite var, vicdan muhasebesi yapmana gerek kalmıyor bazen. ama bazen de dinin kuralları vicdanınla çatışıyor, işte o an gerçek imtihan orada başlıyor. inançsız biri kadar her gün "bu doğru mu?" diye sorgulamak zorunda değilsin belki, ama "gerçekten inanıyor muyum yoksa öyle yetiştirildim diye mi yapıyorum?" sorusu gece yarıları yastığa gömülüyor.
ahlaklı olmak
din olmadan da mümkün, dinle de mümkün. ama din olmadan daha yorucu çünkü her kararı kendi içinde veriyorsun, "günah" değil "zarar" kavramıyla hesaplaşıyorsun. empati, vicdan, toplumsal sözleşme... hepsi bir araya geliyor ve sen "iyi insan" olmaya çalışıyorsun. bazen dine inanan biri "namaz kılıyorum, ahlaklıyım" diye geçiştirirken, sen "namaz kılmıyorum ama kimseye kırmadan yaşıyorum" diye kendi kendine not veriyorsun. skoru kim tutuyor, bilmiyoruz.
ikisi arasındaki fark
birinde ahlak genellikle dışarıdan gelen kurallar bütünü, diğerinde içeriden şekillenen bir duruş. ikisi de aynı sonuca varabilir: yardımsever, dürüst, adil bir insan. ama motivasyon farklı. biri "tanrı istiyor" diye yapar, öteki "insanlık bunu hak ediyor" diye. hangisi daha üstün? tartışılır. ama şunu unutmamak lazım: dine inanıp ahlaksızlık yapan çok, dine inanmayıp ahlaklı kalmaya çalışan da çok. sonuçta herkes kendi pazarlığını kendi yapıyor içinde.
devamını gör...
üstteki yazarın ne sevdiğini kapak fotoğrafından tahmin et
ruhen çekilen acıların karşılığını aldigi bir hayat seviyor gerçi her yorgun ruh aynı temennileri barındırır
devamını gör...
bir dine inanmak vs ahlaklı olmak
bunlar karşıtlık içermiyor. dine inanmayan da ahlak sahibidir. hattâ ahlaksızlık da bir ahlaki durumdur.
devamını gör...
günümüz ilişkilerinin özeti
bencileyin mi oncileyin mi..
devamını gör...
bir insanı tanımak için geçmesi gereken süre
psikologlara göre 3 yıl fakat ben katılmıyorum bu görüşe. 3 yılda bir insanın ancak huyunu anlayabilirsiniz yada sadece rutinlerini.
devamını gör...
fenerbahçe taraftarları neler hissediyor sorunsalı
devamını gör...
günümüz ilişkilerinin özeti
eskiden biriyle dışarı çıkmak daha kolaydı. eskiden sosyal aktiviteler daha çeşitli ve daha ucuzdu. ben alkol tüketmesem de kola meyve suyu falan içerdim. şimdilerde dışarı çıkmak çok masraflı. sinema bitti konserler yasaklı.
belki de artık bu yüzden sosyal medyada yaşıyor insanlar. ilişkiler de öyle.
belki de artık bu yüzden sosyal medyada yaşıyor insanlar. ilişkiler de öyle.
devamını gör...
yalnız kurt (yazar)
#3922670
milyonlarca kez favlamak istiyorum aofujek
milyonlarca kez favlamak istiyorum aofujek
devamını gör...
zeki insanların aşık olamaması
aşk, birini sizin topraklarınıza yıldırım gibi düşürür. ondan kaçış yoktur. önce çarpılırsınız; akıl ya da zekaysa sonrasını planlar. aşkın büyüsü başlangıçta sizi sarıp sarhoş adımlarla yürütür. o büyü, aşkınızdan uzaklaştıkça adımlar yavaşlar; ya rutin adımlar atarsınız ya da geri vitese takarsınız.
devamını gör...
sözlükte takılmanın insan gelişimine katkıları
sıfır.
devamını gör...
zeki insanların aşık olamaması
ellerim titriyor taklidi bilem yaptım, kaşar demesinler deyü...
devamını gör...
sözlük yazarlarının dini görüşü
benim görüşüm bulanık, astigmatım var.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dini görüşü
yani dini nasıl gördüğümüz mü kasıt? kurtarıcı? baskılayıcı? terapi? travma?
devamını gör...
sözlük yazarlarının dini görüşü
liberal şintoistim. dede tarafı aborjin göçmeni.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dini görüşü
dini inanç olsa tamam da dini görüş nasıl oluyor. kimin neye inandığı bizi ilgilendirmez.
devamını gör...
topal olmak
sadece bazılarıyla paylaşılan bilgi. swh
bilgi güç tür....
bilgi güç tür....
devamını gör...
yazmayan yazar
dinlenmektedir. okumuyorsa.
devamını gör...
yazmayan yazar
tanım: düşünen yazar.
august rodin tarafından üretilen bu sanat eseri günümüzde normal sözlük arşiv bölümünde saklanmaktadır.
august rodin tarafından üretilen bu sanat eseri günümüzde normal sözlük arşiv bölümünde saklanmaktadır.
devamını gör...

