zaman tüneli
şölen çikolata açıklamaları
çikolata sektörü kapatılsın.
devamını gör...
sentetik veri
gerçek dünya verilerini taklit etmek üzere tasarlanmış yapay veridir
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
fazlaca empat biriyim ve istemeden ortamdaki tüm enerjiyi ve enerji değişimini anında sezebiliyorum. bulunduğum yerde bile benimle hiçbir alakası olmayan iki kişinin arasındaki tonun değişeceğini bile hissediyorum ve o anda bu artık sadece onların mevzusu olmaktan çıkıyor.
ortamın kurtarıcısı rolüne bürünüyorum. olumsuz bir durum varsa ortadan kaldırılmalı ve huzura erişilmeli olarak çalışıyor kafam. benimle hiçbir ilgisi bulunmayan olaylarda dâhi. bunu da ben yapmalıyım. insanları neşelendirmeli ve ortamı sakinleştirmeliyim.
neden?
inanın bilmiyorum nedenini.
bir gün bulabilirsem nedenini, daha özgür hissedeceğim gibi geliyor. çünkü, bu.. ayağımda pranga varmış gibi hissettiriyor.
sanki kendi hayatımı yaşamayı durduruyor ve başkalarının hayatına geçiş yapıyormuşum gibi. bir gerginlik olursa sanki bu gerginlik sonumu getirir gibi geliyor.
kavga, gürültü, agresiflik ve gerginlik gibi şeyleri kafam hiç ama hiç kaldırmıyor. belki birçok insan için gelip geçici olabilir bunlar ama ben oldukça mesai yapıyorum bu durumlara. o yüzden yaşanmasının önüne geçmek istiyorum hemen.
bulunduğum ortamın huzur bekçisi rolünü üstleniyorum. belki ben alıyorum belki de bir şekilde üstüme kalıyor bu görev.
her zaman tetikteyim. cümlelerim, mimiklerim kimseyi kırmamalı. her şeye dikkat etmeliyim. kendimi açıklayarak ilerlemeliyim. yanlış anlaşılmaya mahâl vermemeliyim.
yanlış anlaşılmak? kabusum gibi.
biri beni yanlış anlarsa kahrolma hissiyle dolarım. birinin hüznüne sebep olmak? kendimi fazlasıyla suçlarım.
insanlara karşı gösterdiğim bu hassasiyet, bana iyi gelmiyor. hiçbir zaman da iyi gelmedi. ama kontrol edemiyorum.
“tamam, artık çok daha dirençliyim” diye baktığım her aynada, kendimle biraz uzun göz göze geldiğimde zihnimin kapıları aralanıyor. gözlerimin içine bakmak, beni hüzne boğuyor.
kendime sarılmak mümkün olsaydı eğer, sımsıkı sarılmak isterdim. sırtımı sıvazlardım. hiçbir mahcubiyet ya da mecburiyet hissetmezdim kendime karşı. karşılık da beklemezdim. sadece samimi bir sarılma. belki birçok şeyi kapatırdım bu şekilde.
belki gözlerime baktığımda, dolmazdı gözlerim.
herkese gösterdiğim hassasiyeti kendime de gösterebilsem, hallolur belki her şey..
ortamın kurtarıcısı rolüne bürünüyorum. olumsuz bir durum varsa ortadan kaldırılmalı ve huzura erişilmeli olarak çalışıyor kafam. benimle hiçbir ilgisi bulunmayan olaylarda dâhi. bunu da ben yapmalıyım. insanları neşelendirmeli ve ortamı sakinleştirmeliyim.
neden?
inanın bilmiyorum nedenini.
bir gün bulabilirsem nedenini, daha özgür hissedeceğim gibi geliyor. çünkü, bu.. ayağımda pranga varmış gibi hissettiriyor.
sanki kendi hayatımı yaşamayı durduruyor ve başkalarının hayatına geçiş yapıyormuşum gibi. bir gerginlik olursa sanki bu gerginlik sonumu getirir gibi geliyor.
kavga, gürültü, agresiflik ve gerginlik gibi şeyleri kafam hiç ama hiç kaldırmıyor. belki birçok insan için gelip geçici olabilir bunlar ama ben oldukça mesai yapıyorum bu durumlara. o yüzden yaşanmasının önüne geçmek istiyorum hemen.
bulunduğum ortamın huzur bekçisi rolünü üstleniyorum. belki ben alıyorum belki de bir şekilde üstüme kalıyor bu görev.
her zaman tetikteyim. cümlelerim, mimiklerim kimseyi kırmamalı. her şeye dikkat etmeliyim. kendimi açıklayarak ilerlemeliyim. yanlış anlaşılmaya mahâl vermemeliyim.
yanlış anlaşılmak? kabusum gibi.
biri beni yanlış anlarsa kahrolma hissiyle dolarım. birinin hüznüne sebep olmak? kendimi fazlasıyla suçlarım.
insanlara karşı gösterdiğim bu hassasiyet, bana iyi gelmiyor. hiçbir zaman da iyi gelmedi. ama kontrol edemiyorum.
“tamam, artık çok daha dirençliyim” diye baktığım her aynada, kendimle biraz uzun göz göze geldiğimde zihnimin kapıları aralanıyor. gözlerimin içine bakmak, beni hüzne boğuyor.
kendime sarılmak mümkün olsaydı eğer, sımsıkı sarılmak isterdim. sırtımı sıvazlardım. hiçbir mahcubiyet ya da mecburiyet hissetmezdim kendime karşı. karşılık da beklemezdim. sadece samimi bir sarılma. belki birçok şeyi kapatırdım bu şekilde.
belki gözlerime baktığımda, dolmazdı gözlerim.
herkese gösterdiğim hassasiyeti kendime de gösterebilsem, hallolur belki her şey..
devamını gör...
şölen çikolata açıklamaları
olum adamlar anasını kopyalayıp babasına satıyo
senin dandik çikolatanı mı kopyalayamayacak
sanki çok hikmetli bi hikaye gibi de anlatmış
senin dandik çikolatanı mı kopyalayamayacak
sanki çok hikmetli bi hikaye gibi de anlatmış
devamını gör...
şölen çikolata açıklamaları
devamını gör...
atlatmak
bazı durumlarda kurtulmak.
bazı durumlarda karşı tarafı kandırmak.
bazı durumlarda geçirmek.
bazı durumlarda karşı tarafı kandırmak.
bazı durumlarda geçirmek.
devamını gör...
şölen çikolata açıklamaları
şölen çikolata’nın kurucusu ismail çoban:
"250.000 dolar sermayeyle çin’e gittik. 100 çinliden 1’i ürünlerden alsa yeter dedik. 1.000 çinliden 1’i almadı.
bir gecede bizim ürünleri kopyalamışlar. sermayeyi batırdık."
"250.000 dolar sermayeyle çin’e gittik. 100 çinliden 1’i ürünlerden alsa yeter dedik. 1.000 çinliden 1’i almadı.
bir gecede bizim ürünleri kopyalamışlar. sermayeyi batırdık."
devamını gör...
figür ve minyatür koleksiyonu
biz feykler ve feyk hesaplarla sözlük kızlarını hoplatan seri katil yazarlarla ilgileniyoruz.
devamını gör...
20 mart 2026 fenerbahçe beko olimpia milano maçı
fenerbahçe'nin zorlandığı maç.
geriden gelip 79-75 yendi ve son iki maçta aldığı mağlubiyetleri unutturdu.
geriden gelip 79-75 yendi ve son iki maçta aldığı mağlubiyetleri unutturdu.
devamını gör...
tanrı kendinden güçlü bir varlık yaratabilir mi sorunsalı
dinci dinoların cevap veremediği sorunsal.
diyorlar ki: "tanrı en güçlüdür. ondan güçlüsü yoktur."
cevabı evet veya hayır olan bir soru soracağım. (başka cevap yok çünkü, mı'lı mi'li sorulara evet-hayır diye cevap verilir sayın dızzolar)
- tanrı kendinden güçlü bir varlık yaratabilir mi?
cevap 1: evet
- e hani tanrı en güçlüydü? yarattığı yaratık daha güçlü.
cevap 2: hayır
- e hani tanrı en güçlüydü? her şeyi yaratmaya gücü yeterdi?
diyorlar ki: "tanrı en güçlüdür. ondan güçlüsü yoktur."
cevabı evet veya hayır olan bir soru soracağım. (başka cevap yok çünkü, mı'lı mi'li sorulara evet-hayır diye cevap verilir sayın dızzolar)
- tanrı kendinden güçlü bir varlık yaratabilir mi?
cevap 1: evet
- e hani tanrı en güçlüydü? yarattığı yaratık daha güçlü.
cevap 2: hayır
- e hani tanrı en güçlüydü? her şeyi yaratmaya gücü yeterdi?
devamını gör...
figür ve minyatür koleksiyonu
şu konuyu bi canlandıralım var mı aramızda figürler ve minyatürlerle ilgilenen arkadaşlar acaba ?
devamını gör...
rastlantısal simulakr teorisi
matrix güzel film.*
devamını gör...
sözlükteki kız yazarların seri katili
ititaf ediyorum benim
devamını gör...
topluluğa karşı şiir okumak
kadın ayakkabısına bakıp duygulanadabilirdi. yinede cringe bir olaydır.
devamını gör...
sözlükteki kız yazarların seri katili
bütün entryleri okumaya üşenenler için olayın özeti : elemanın biri sözlüğün horozu olmuş. oğlum biz bunları yazdıkça başta meriçler olmak üzere sen gutsall kadınlara böyle diyemezsin diye üzerimize geldiniz. kadın milleti dediğin türün ortalaması duygusal yaşı 12 civarı kız çocuğu gibidir. benim mümin sözlükçü kardeşim de ilişkilere kutsiyet tayin edip dursun. kadın kısmı üç aşağı beş yukarı böyledir. sana aslaaaan, galerici nurullah'a kedi. sen instagram'dan yazmaya '' acaba rahatsız olur mu '' diye çekinirken, el oğlu kadının duygularıyla lastik top gibi oynar ve yine en değerlisi olur. nitekim bu seferki koçero usta çıkmış. olan birilerinin gelecekteki eşlerine olmuş. bakalım bu ablalar duygusal yaralanmalardan birkaç sene sonra hangi zavallıdan 10 kilo altın mehir isteyecekler ?
devamını gör...
26 mart 2026 türkiye romanya maçı
dünya kupası avrupa elemelerı play-off yarı final maçı. tsi ile 20:00'da başlayacak olan maç beşiktaş stadyumunda oynanacak. tv8 ve exxen canlı yayınlayacak.
kazanan takım play-off finalinde 31 martta slovakya-kosova maçının galibiyle oynayacak. milli takımın aday kadrosu açıklanmış.
kaynak: sozcu.com.tr
kazanan takım play-off finalinde 31 martta slovakya-kosova maçının galibiyle oynayacak. milli takımın aday kadrosu açıklanmış.
kaynak: sozcu.com.tr
devamını gör...
horton hears a who
film 1954teki aynı isimli kitaptan uyarlama olarak 2008 yılında yayınlanmış.
genel anlamıyla baktığınızda çocuk filmi olarak görmek mümkün. ilk izlediğimde bir çocuktum ama yakın bir zamanda aklıma düştü ve aklıma düştüğüne göre etkileyici bir yanı vardır diye düşünüp tekrar izledim. bence filmin birçok psikolojik alt metinleri bulunuyor.
horton oldukça saf ve iyi niyetli bir fil. dünyası tertemiz biri. kaldı ki bir toz zerresinden gelen sesi duyabilecek kadar da gerek kulakları gerekse hisleri hassas. ve herkesin görmediği veya duymadığı bir şeyin var olabileceğine inanan horton üzerinden ilerliyor film.
çoğunluk bir şeyin gerçek olmadığını düşündüğü için onu yok sayarken, ana karakter bunun doğru olmayabileceğini savunuyor.
bu yönüyle film, toplumun farklı düşünen insanlara nasıl davrandığını anlatan bir metafor gibi okunabiliyor. yani şu mesajı çok net; toplum, farklı olanı dışlar.
horton, farklı; duyulmayanı duyuyor, görülmeyene inanıyor. ve dışlanıyor.
yetişkin gözüyle bakıldığında filmde en dikkat çeken tema, birey ile toplum arasındaki çatışma. bu durumu oldukça sade ama etkili bir şekilde anlatıyor.
filmin en güçlü mesajlarından biri, küçük veya önemsiz görünen şeylerin aslında değerli olabileceği fikri.
bu mesaj sadece çocuklara değil, yetişkinlere de hitap ediyor. büyümüş olarak tekrar izlerken bunu daha da net bir şekilde hissettim. empati kurmak, başkalarının varlığını kabul etmek ve çoğunluk yanlış olsa bile doğru bildiğini savunabilmek gibi konular da yine filmde alt metin olarak işlenmiş.
bu yüzden horton kimi duyuyor sadece eğlencelik bir animasyon değil; inanç, algı, yalnızlık, toplumsal baskı ve vicdan gibi konulara değinen, yetişkinlerin de kendinden bir şey bulabileceği bir film olarak görülmeli.
ve bence bir şans verebilirsiniz. belki siz de kendini yalnız hisseden bir horton olabilirsiniz..
genel anlamıyla baktığınızda çocuk filmi olarak görmek mümkün. ilk izlediğimde bir çocuktum ama yakın bir zamanda aklıma düştü ve aklıma düştüğüne göre etkileyici bir yanı vardır diye düşünüp tekrar izledim. bence filmin birçok psikolojik alt metinleri bulunuyor.
horton oldukça saf ve iyi niyetli bir fil. dünyası tertemiz biri. kaldı ki bir toz zerresinden gelen sesi duyabilecek kadar da gerek kulakları gerekse hisleri hassas. ve herkesin görmediği veya duymadığı bir şeyin var olabileceğine inanan horton üzerinden ilerliyor film.
çoğunluk bir şeyin gerçek olmadığını düşündüğü için onu yok sayarken, ana karakter bunun doğru olmayabileceğini savunuyor.
bu yönüyle film, toplumun farklı düşünen insanlara nasıl davrandığını anlatan bir metafor gibi okunabiliyor. yani şu mesajı çok net; toplum, farklı olanı dışlar.
horton, farklı; duyulmayanı duyuyor, görülmeyene inanıyor. ve dışlanıyor.
yetişkin gözüyle bakıldığında filmde en dikkat çeken tema, birey ile toplum arasındaki çatışma. bu durumu oldukça sade ama etkili bir şekilde anlatıyor.
filmin en güçlü mesajlarından biri, küçük veya önemsiz görünen şeylerin aslında değerli olabileceği fikri.
bu mesaj sadece çocuklara değil, yetişkinlere de hitap ediyor. büyümüş olarak tekrar izlerken bunu daha da net bir şekilde hissettim. empati kurmak, başkalarının varlığını kabul etmek ve çoğunluk yanlış olsa bile doğru bildiğini savunabilmek gibi konular da yine filmde alt metin olarak işlenmiş.
bu yüzden horton kimi duyuyor sadece eğlencelik bir animasyon değil; inanç, algı, yalnızlık, toplumsal baskı ve vicdan gibi konulara değinen, yetişkinlerin de kendinden bir şey bulabileceği bir film olarak görülmeli.
ve bence bir şans verebilirsiniz. belki siz de kendini yalnız hisseden bir horton olabilirsiniz..
devamını gör...
nick vererek bir yazara seslen
#3930773 @unbekannteperson alemde teksin hahahahaha
devamını gör...
simülasyonda bugla bug olmak
çok terbiyesizce bir hareket. simülasyonun içindeki bugı bulup bugla bug olmak ne demek?
simülasyon kurucuları derhal göreve. oyun bitiyor.
simülasyon kurucuları derhal göreve. oyun bitiyor.
devamını gör...
sonra döndüm ve dedim ki
onca seneyi nasıl da pic etmişim.
devamını gör...
