zaman tüneli
24 mart 2026 iran'dan gelen doğalgaz akışının kesilmesi
israil'in saldırıları sonucu iran enerji sahalarının vurulması nedeniyle ülkemize sağlanan doğalgazın kesilmesi durumu. anladığım kadarıyla iran'dan ülkemize herhangi bir tepki nedeniyle değil, gaz sahalarının vurulması nedeniyle oluşan durum.
kaynak
bloomberg'in haberine göre iran, türkiye’ye gaz ihracatını geçen hafta israil’in güney pars gaz sahasına düzenlediği saldırının ardından durdurdu.
türkiye doğal gaz dağıtıcıları birliği (gazbir) tarafından derlenen verilere göre, türkiye geçen yıl gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ünü iran’dan karşıladı.
iran’ın gaz tedarikindeki bu kesintinin ne kadar süreceği netleşmezken, bloomberg’e konuşan kaynaklar, türkiye’nin ana tedarikçileri olan rusya ve azerbaycan’dan gaz ithal etmeye devam ettiğini ve yeterli stoklara sahip olduğunu belirttiler.
kaynak
bloomberg'in haberine göre iran, türkiye’ye gaz ihracatını geçen hafta israil’in güney pars gaz sahasına düzenlediği saldırının ardından durdurdu.
türkiye doğal gaz dağıtıcıları birliği (gazbir) tarafından derlenen verilere göre, türkiye geçen yıl gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ünü iran’dan karşıladı.
iran’ın gaz tedarikindeki bu kesintinin ne kadar süreceği netleşmezken, bloomberg’e konuşan kaynaklar, türkiye’nin ana tedarikçileri olan rusya ve azerbaycan’dan gaz ithal etmeye devam ettiğini ve yeterli stoklara sahip olduğunu belirttiler.
devamını gör...
dur bakalım hele
bir düşünce akımıdır. dur bakalım hele diyen insanı kolay kolay bir şey yıkamaz. savaş çıkar, dur bakalım hele... ekmek zamlanır, dur bakalım hele... işten atılır, dur bakalım hele... ani tepkiler vermez. durur, başkalarının da durmasını ister. uzun uzun düşünür ve devamında bir yargıya varır. lafını ince eleyip sık düşünüp söyler. bazen söylemez bile. yerine göre de baştan savma cümlesi olarak kullanabilir. bu ayrımı yapmak ise oldukça zordur. çünkü dur bakalım hele'den sonra hep uzaklara bakar ve seni çaresiz bırakır.
dur bakalım hele
dur bakalım hele
devamını gör...
doğan öz
türkiyeli.
devamını gör...
behzat ç.
akbabuş'un kalbe iyi geliyor diye eve şişe şişe şarap alması geldi aklıma.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
allahım sen affet yaratmış göndermişsin bunları buraya da, mal bunlar ya
devamını gör...
doğu karadeniz
devamını gör...
dolar 10 lira olacah ya 15 lira olacah ya
hahahhahahha şu videoyu açıp açıp izliyorum keyifleniyorum.
damat neredesin:d.
damat neredesin:d.
devamını gör...
mutsuzluğun beyni küçültmesi
ay o yuzden mi salak oldum
devamını gör...
oğuz atay
bu mühendis abimiz bir kaç kitap yazmasaydı, yeni türk edebiyatçıları muhtemelen yazacak akademik çalışma konusu bulamazlardı.
devamını gör...
oğuz atay
kendine oyunlar buldun: başkalarının katılıp katılmadığına aldırmadığın oyunlar. herkesi yargıladın bu oyunlarda. bu arada beni de yargıladın, bana da haksızlık ettin.
hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu.
devamını gör...
sözlükte kartları yeniden dağıtmak
temassızı aktif olan tüm kredi kartlarını ben alabilirim, hiç merak etmeyin. visa, troy, mastercard ayırmeksizin..
devamını gör...
sözlükte kartları yeniden dağıtmak
sinek 2 gelir bana
devamını gör...
behzat ç.
yıllar önce kitabını okuyup çok beğenmiş olsam da kitabın bendeki yerini bozmamak için, bir de dizi izleme alışkanlığım pek olmadığı için bir türlü izleyemediğim bir diziydi.
sonra yakın bir süreçte birkaç bölüm izlemeye başlamamla bağımlısı oldum gibi bir şey oldu.
dizide kullanılan müziklerin mükemmelliği de bu bağımlılığımı tetikliyor sanırım, her yarım saatte bir diziye ara vererek pilli beybi'den birkaç parça dinleyip o şekilde devam ediyorum.
bir de ankara'ya özgü oluşunu da seviyorum. tek sıkıntı birçok sahnede ankara'da olma isteğim coşuyor.
bir dee akbaba'nın evi her daim gerçekten ev gibi hissettiriyor. o yüzden o sahneleri de apayrı bir seviyorum.
öyle işte.
travmatik karakterlerle dertli başıma daha fazla dert açsa da seviyorum.
sonra yakın bir süreçte birkaç bölüm izlemeye başlamamla bağımlısı oldum gibi bir şey oldu.
dizide kullanılan müziklerin mükemmelliği de bu bağımlılığımı tetikliyor sanırım, her yarım saatte bir diziye ara vererek pilli beybi'den birkaç parça dinleyip o şekilde devam ediyorum.
bir de ankara'ya özgü oluşunu da seviyorum. tek sıkıntı birçok sahnede ankara'da olma isteğim coşuyor.
bir dee akbaba'nın evi her daim gerçekten ev gibi hissettiriyor. o yüzden o sahneleri de apayrı bir seviyorum.
öyle işte.
travmatik karakterlerle dertli başıma daha fazla dert açsa da seviyorum.
devamını gör...
such is life
derin bir "mecburi kabullenmişlik" içermesi muhtemel olan sözdür.
bir şeyler olur ve biter.
bir şeyler olur ve bitmesi bir hâyli uzun sürer.
bir şeyler olur ve bitmez, sonsuza kadar devam eder.
bir şeyler olmaz ve bitmesini beklemek de saçmalık olur.
maalesef hangi ihtimal olursa olsun hepsini bu söz ile özetlemek mümkün.
iyi ya da kötü. mutlu ya da mutsuz.
hayat böyledir..
bir şeyler olur ve biter.
bir şeyler olur ve bitmesi bir hâyli uzun sürer.
bir şeyler olur ve bitmez, sonsuza kadar devam eder.
bir şeyler olmaz ve bitmesini beklemek de saçmalık olur.
maalesef hangi ihtimal olursa olsun hepsini bu söz ile özetlemek mümkün.
iyi ya da kötü. mutlu ya da mutsuz.
hayat böyledir..
devamını gör...
sözlükte kartları yeniden dağıtmak
fake olduğundan şüphelenilen ve fake olduğuna emin olunan, bir de herkesle ilk konuşmasında yaşını soran yazarları söyleyecek baba yiğitler olduğu söyleniyo...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
biz çok güzel olurduk be! öyle böyle değil hem, gerçek olamayacak kadar güzel olurduk!
devamını gör...
sözlükte kartları yeniden dağıtmak
deccal ex bazı kartları elemedimi acaba
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
şu an tam olarak nerede durduğumu, neleri geride bıraktığımı ya da neleri fark etmeden kaybettiğimi soruyorum kendime. ve her seferinde aynı soğuk gerçekle yüzleşiyorum: ben hiçbir yere ait değilim.
zamanın geçtiğini sanmıştım. yollar kat ettiğimi, bir yerlere vardığımı... ama şimdi anlıyorum ki aslında hep aynı yerde dönüp durmuşum. koca bir kısır döngünün içinde. bu soruya her cevap arayışımda içimde bir şeyler kopuyor; sanki ruhumun ince telleri tek tek gevşiyor ve karanlığın içine düşüyor.
sanki bir ölüm döneminin içindeyim şimdi. sesim yavaş, ritmim düşük. bir synthesizerın en dip notasına benziyorum; uzun, tekdüze, neredeyse hissiz bir uğultu gibi...
koştuğum yolların da, tutunduğum insanların da aslında birer gölge olduğunu fark ediyorum. hepsi gelip geçici, hepsi kırılgan. şimdi bu durgunluğun içinde daha net görüyorum: belki de biz hiçbir zaman sandığımız kadar gerçek olmadık. sadece karanlığın içinde yankılanan küçük bir sapma, bir anlık titreşimdik.
içimden hala bir şeyler kopuyor, bunu hissediyorum. ama artık canımı yakmıyor. aksine, sanki beni bu hayata bağlayan son düğümler çözülüyor. her kopuşla biraz daha hafifliyorum. artık ait olma isteği de yok içimde, ilerleyememe korkusu da. sadece derin bir sessizlik... ve onun içinde duran sade bir gerçeklik.
karanlık beni çağırmuyor aslında. ben hep onun içindeymişim.
şimdi gidiyorum. belki ilk defa gerçekten kendime doğru.
ve bu kez geriye bakmıyorum. çünkü orada... gerçekten hiçbir şey yok.
sadece yankısı kalmış boş bir oda...
zamanın geçtiğini sanmıştım. yollar kat ettiğimi, bir yerlere vardığımı... ama şimdi anlıyorum ki aslında hep aynı yerde dönüp durmuşum. koca bir kısır döngünün içinde. bu soruya her cevap arayışımda içimde bir şeyler kopuyor; sanki ruhumun ince telleri tek tek gevşiyor ve karanlığın içine düşüyor.
sanki bir ölüm döneminin içindeyim şimdi. sesim yavaş, ritmim düşük. bir synthesizerın en dip notasına benziyorum; uzun, tekdüze, neredeyse hissiz bir uğultu gibi...
koştuğum yolların da, tutunduğum insanların da aslında birer gölge olduğunu fark ediyorum. hepsi gelip geçici, hepsi kırılgan. şimdi bu durgunluğun içinde daha net görüyorum: belki de biz hiçbir zaman sandığımız kadar gerçek olmadık. sadece karanlığın içinde yankılanan küçük bir sapma, bir anlık titreşimdik.
içimden hala bir şeyler kopuyor, bunu hissediyorum. ama artık canımı yakmıyor. aksine, sanki beni bu hayata bağlayan son düğümler çözülüyor. her kopuşla biraz daha hafifliyorum. artık ait olma isteği de yok içimde, ilerleyememe korkusu da. sadece derin bir sessizlik... ve onun içinde duran sade bir gerçeklik.
karanlık beni çağırmuyor aslında. ben hep onun içindeymişim.
şimdi gidiyorum. belki ilk defa gerçekten kendime doğru.
ve bu kez geriye bakmıyorum. çünkü orada... gerçekten hiçbir şey yok.
sadece yankısı kalmış boş bir oda...
devamını gör...
senden adam olmaz lafına alınıp travesti olmak
adam kelimesinin zıt anlamlısı travesti mi ? ilk defa duydum suphanallah
devamını gör...
emine ülker tarhan
kuvayı milfiye idi bir zamanlar şimdi eczacı suyuna girmiş. geçmiş olsun hatıratına saygısızlık etmiş
devamını gör...
