zaman tüneli

yaşanan anılar en başlıca sebebi bence. kötü anılar yaşadıktan sonra şehir ne kadar güzel olursa olsun. orada tanınan insanlar da önemli bir etken. ve de kültürel uyum. nüfusun yoğun olduğu, öğrencilerin çok olduğu yerleri sevmiyorum. sessiz sakin, doğanın içinde, insanların kibar olduğu yerleri seviyorum.
devamını gör...

şehrine göre değişir. kira, faturalar, gıda ve ulaşım etkiler bütçeyi..
küçük bir şehirde 100 bin tl yetebilirken büyükşehirde 200 bin tl ihtiyaçları ancak karşılar diye düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gel pisi pisi diyerek yanına çağırıp hiçbir şey vermezsen haklı olur tabi umarım küfür etmeyi de biliyorlardır çünkü hakettin. bir şey vermeyecekseniz meşgul etmeyin hayvanı.
devamını gör...


hepimiz prens hepimiz prensesiz.
devamını gör...

hak yolu var iken bok yolunu arzulamanın neticesi.
devamını gör...

ben komple mesaja kapattım. ama herkese aynı iletimi gider bilmem
devamını gör...

ben özlemedim ki, seni kedi özledi kısmında ise evet, haklı.
devamını gör...

bu durumda geriye tek seçenek kalıyor. sözlük yönetimine darbe yapıp yönetime el koymak ve normal sözlük nickiyle bildirimde bulunmak. o bildiride mesajı da okutursunuz.
devamını gör...

ben.. aydın insanım, aydınlık seviyorum..
devamını gör...

içinde bulunduğumuz insan ilişkilerinde ne karşıdakilerin belirsizlikte bulunup belirsizce davranmalarını ne de bizim kendi içimizde de dışarıya karşı da belirsiz olma durumumuzu istemem ve bence kimse de zevk almaz bundan. eğer keyfi bi durum varsa da zaten sorgulanması gereken noktalar vardır içlerinde. yani keyif alarak yapılan bi şey olmamalı çünkü.
yine de özellikle ikili ilişkilerde karşılaşılan belirsizlik, bazen "istemem yan cebime koy" anlamına da gelebiliyor. yani ne tam bir ilgi peşinde ne de aldığı o ilgiden vazgeçme eğiliminde olabiliyor kişiler. ama bunun yapılmasının bile sebepleri belirsizdir. yani ya umursamıyorlardır o kadar ya da kendi içlerinde de bi belirsizlik vardır. kişinin kendi kendine belirsiz olması durumu bence tüm belirsizliklerin en kötüsüdür.

zihin bazen gerçeği değil, ihtiyaç duyduğunu görür. çünkü belirsizlik dayanılmazdır; o boşluğu umutla doldururuz. ama güven boşa çıktığında, insan sadece karşısındakine değil, kendi yargısına da küser.
devamını gör...

beni engelleyecek adama mesaj atma gafletinde bulunmadım şükür.

sen beni engelleyemezsin koçum, ben seni iplemem.
devamını gör...

(bkz: çocukluk insanın anavatanıdır)
devamını gör...

dünya kupasına katılacağımız maç.

kosovayı yenemiyorsan da bi zahmet gitme.
devamını gör...

" eğer ağlamaya da gücüm kalmasaydı herhâlde ölürdüm. "

syf; 82

1907/ 1954 yılları arasında yaşayan ve zor bir hayat mücadelesi veren meksikalı ressam frida kahlo'nun aforizmalarının yer aldığı 128 sayfalık eser; türkçe baskısının 2020 yılında yapıldığı bilinmektedir.

frida kahlo'nun hayatındaki kırılma noktalarını hepimiz az çok biliriz, yaşadığı kaza, diego rivera ile olan evliliği, aldatılması, anne olmak isterken her seferinde bebeğini daha doğmadan kaybetmesi, bir süre yatağa mahkum yaşaması, hayata dair inancının sarsılması, o kazadan sonra geçirdiği fiziksel ve ruhsal dönüşüm, tüm bu olanlar onun yazdıklarını şekillendirmiş, aforizmalarına da yansımıştır, okurken de fark ediliyor keza.

asıl mesleği yazarlık olmadığı için edebî açıdan büyük beklentilere girmek belki mümkün olmayabilir ama bu yine onun kendine özgü bir dilinin olduğu gerçeğini değiştirmiyor elbette.

bu kitaptaki yazdıklarına baktığımızda ise onun karakterini etkileyen trajik silsileler de kendini hatırlatıyor, yaşadığı kazânın onu çok etkilediği, onun ruhundan bir şeyleri alıp götürdüğü de hissediliyor, diego rivera tarafından aldatılmış olduğu hissini de veriyor bazı satırlarda, onu artık sevmemeye başladığını hissettiriyor kimi sözünde.

bazı aforizmalarında siyasi kişiliğini yansıtan sözleri de yer alıyor ayrıca.

her şeye rağmen umudunu yitirmemeye çalıştığını hissettirir iken aynı zamanda kalbinin ne kadar kırılmış olduğunu, hayal kırıklıklarını, anne olamamanın acısını, aşkı ve ayrılığı, yalnızlığı, acı çekmeyi, resim ve sanata olan aşkını kendine özgü bir üslup ile yansıtıyor frida kahlo bizlere.

okurken seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


beni anlamadın demeyeceğim.
beni anladın. zaten en dayanılmaz acı buydu. sen, beni anladın. anladığın hâlde canımı yaktın diego...

benim acı çeken bir yüreğim var diego.
seni sevmeye başladığım o günden beri,
acı çeken bir yüreğim var.

kendi tenimden daha çok seviyorum seni.


hiçbir şey sabit değildir.
her şey değişir, her şey hareket eder,
her şey uçar gider ve yok olur.

başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

ve yaşam, sanki hiçbir şey olmamış gibi yeniden başlar.


insan, sürekli hem kendi düşüncesini hem de başkalarının düşüncelerini derinleştirmenin yollarını aramalı.
bu, yaşamı anlamanın anahtarıdır.


yaşamım boyunca senin mevcudiyetini unutmayacağım.

her şeyden vazgeçebileceğim,
her şeyi unutabileceğim eşiği gördüm.


kim ne derse desin, görüntü düşünceden önce yer alıyor.

insan, acılarında yalnızdır.

bütün yaşam seninle birlikte,
bense ona sahip olamayacağım.

ama acı çeken yüreği var ise bir bedenin, daha hızlı çürüyor o beden.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

naçizane eyyorlamamı yapmak isterim sözlük, müsadenle..
şimdi bence mesele çoğunlukla zaman değil, algıdır. yani kişi karşısındakini olduğu gibi görmek yerine, görmek istediği gibi yorumlar. eksik yerleri kendisi tamamlar, boşlukları kendi iç dünyasıyla doldurur filan.

burada asıl konu erkekler değil, kadının kendini ne kadar tanıdığıdır. kendi zaaflarını, zayıf yönlerini, hangi duygulara kolay kapıldığını bilen birisi karşısındakini olduğundan farklı bir yere koyma ihtimalini azaltır. aksi halde, gerçek bir insanla değil, zihinde büyütülmüş bir karakterle ilişki kurulur.

aslında çoğu zaman yaşanan şey karşıdaki kişiye değil, onun üzerine yansıtılan hayale aşık olunmasıdır. o hayal ki geçmişten, eksiklerden, arzulanandan beslenir. fakat gerçek, bir noktada kendini gösterdiğinde hayal dağılır. ardından gelen cümle de hazır tabii “yanlış zaman yanlış insan..”

oysa zaman çoğu zaman gayet yerindedir. sorun, kişinin kendi içindeki projeksiyonu gerçek sanmasıdır. doğru insanı kaçırmak değil, doğruyu yanlış yerden okumaktır yaşanan. bu yüzden mesele doğru insanı bulmaktan önce, onu doğru algılayabilecek berraklığa ulaşmaktır.
eyyorladım, istiklal marşı, kapanış..
devamını gör...

6 veya 7 yaş. modele bak anadoludan esintiler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o dönemdeki güzel hatıraların hatrı öylesine büyük ve eşsizdir ki, yetişkinlikte mahrum kalınan ilginin ve sevginin üzerini bir çırpıda silip bütün hesabı tek kalemde kapatabilir.
devamını gör...

#3938744 bu muazzam eseri nickaltını ziyaret edenler de dinlesin diye buraya not düşmek istedim.
25. saniyedeki geçiş bi büyük açtırır.
devamını gör...

(bkz: mundar)
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim