zaman tüneli
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
severek takip ettiğim yazarlardan, tekrardan sözlüğe dönmüş hoş gelmiş. *
devamını gör...
yazarların psikolojik durumları
canım sıkkın ve dertli. dünyayı stagflasyon' a götürürken ani kurtarnaya çalışan mb 60 ton altını döviz karşılığında swap yapmis.
bu iran işi uzarsa yapay zeka devrimiyle beraber neler olur kestirebiliyorum ki bunu bilgisi olan herkes algılıyor veya anlıyor.
"kazanıyorum,ne için n kazanıyorum?"kısmı daha yeni geliyor
keşke dedem zamanında dogsaydim.
koşu bandı aldım. istanbul'dan gitmeye hazırlanmak lazım.
ilerisi nanay. başlığın cevabı:
pesimist ruh hali ama realist pesimist.
bu iran işi uzarsa yapay zeka devrimiyle beraber neler olur kestirebiliyorum ki bunu bilgisi olan herkes algılıyor veya anlıyor.
"kazanıyorum,ne için n kazanıyorum?"kısmı daha yeni geliyor
keşke dedem zamanında dogsaydim.
koşu bandı aldım. istanbul'dan gitmeye hazırlanmak lazım.
ilerisi nanay. başlığın cevabı:
pesimist ruh hali ama realist pesimist.
devamını gör...
sicim teorisi
hadron adlı parçacıkları tanımlamaya çalışmak için çıkılan yolda, klasik ve modern fiziği ortak paydada toplamak amacına evrilen teori.
atom altı parçacıklar, gözle görülemeyecek kadar küçük olduğundan, başlangıçta bunların noktasal yapılar olduğu kabul edilmişti çünkü bu hesaplamalar esnasında birçok açıdan kolaylık sağlıyordu bilim insanlarına. oldukça da işe yaramıştı belirli bir noktaya kadar. zamanla anlaşıldı ki bunları minik noktalar olarak kabul etmek, bazı fiziksel durumları açıklamakta yetersiz kalıyor. bunun üzerine bilim camiası şöyle bir yaklaşım düşündü; bunlar nokta değil de birazcık daha karmaşık yapılar olarak kabul edilseydi ne olurdu? vitesi artırdılar ve nokta yerine iplik benzeri yapılar olarak düşündüler parçacıkları. buna göre bu iplikçikler ya da sicimler, yeterli enerji alarak uyarıldıkları zaman, tıpkı yaylı bir çalgının yayları gibi titreşimler üretmeliydi.
yukarıdaki yaklaşım bir süre sonra meyvelerini verdi çünkü o güne dek keşfedilmiş ama "bunlar nasıl çıktı ortaya yahu!" diye kara kara düşündüren parçacıkların nasıl oluşmuş olabileceğine, bu yöntem mantıklı yanıtlar veriyordu. yani hadron konusunda da işe yarayan bu yaklaşım, daha büyük sorunları çözebilmek yolunda önemli bir adım olmuştu.
daha büyük sorunlar? evet şu sorundan bahsediyorum; genel görelilik teorisi ve kütle çekim kanunu, daha genel konuşursak kuantum alanlar teorisi birbiriyle uyuşmuyor. bunların ikisi de ayrı ayrı son derece başarılı çalıştıkları için yanlış olduklarını düşünmüyoruz ama arada köprü kuracak, boşluğu dolduracak bir bağlantı olmalı. bunu henüz bulamamış olmamız, evrene dair bazı temel sorunları çözmemizin önünde de engel teşkil ediyor. peki bu nasıl derman olacak yaraya? zira bunun da başka sorunları vardı başlangıçta. mesela ışık hızından daha yüksek hıza sahip olması gereken takyon adı verilmiş bir parçacığın varlığını zorunlu kılıyordu. üstelik bunların kütlesi ya sıfır ya da negatif olmalıydı. buna ilaveten "spin değeri 2 olmalı ama kütlesi sıfır olmalı" dediği bir parçacık daha çıkıyordu ortaya ki bu da gözlemlerimize uymuyordu.
genel olarak önemli bazı sorunları çözebildiği için, bilim insanları bu teoriden vazgeçmek istemedi ve bu kez de teorinin ortaya çıkardığı sorunlara çözüm aramaya yöneldiler. süpersicim teorisi de burada devreye girdi.
temel kuvvetler dediğimiz 4 kuvvet var. bunlardan üç tanesi (eleketromanyetik kuvvet, güçlü nükleer kuvvet, zayıf nükleer kuvvet), en başta söylediğim noktasal varsayılan parçacıklar aracılığıyla fonksiyon gösterir. noktasal parçacık yaklaşımı sorun çıkarmaz yani ama dördüncü çıkıntı mendebur, pardon kuvvet, öyle değildir. onun da taşıyıcı bir parçacığı olabileceği fikri geliyor tabii ki akla. işte süpersicim teorisi, sicim teorisinin öngördüğü 2 spinli kütlesiz parçacığın, taşıyıcı parçacık olarak öngörülen teorik graviton olabileceğini gösteren, üstelik takyonların varlığını da zorunlu kılmayan matematiksel bir yaklaşım, yani aranan kan.
***
buraya kadar her şey güzel ama sicim teorisi dediğimiz zaman biliyorsunuz ki ortaya, evrende 3 uzay ve 1 zaman dışında var olması gereken daha fazla boyut çıkıyor ortaya. bu da süpersicim teorisinin zorunlu kıldığı bir durum. diyor ki teori "doğru şekilde çalışırım ama evrende 3+1 değil 9+1 boyut olduğunda!"
olabilir mi? aslında evet. biz uzay boyutlarını deneyimliyoruz ama eğer evrende, oluşum aşamasında bunlar kadar büyümemiş olan, kuantumsal boyutlarda kıvrılıp kalmış boyutlar varsa, bizim bunları algılama şansımız yok 3 boyuta göre evrilmiş zihinlerimizle. bunun da başka sorunları vardı ama daha fazla detaya girmeyeceğim. *
***
yukarıda sorun çıkarmayan 3 kuvvetten bahsetmiştim. bu kuvvetlerle kuantum mekaniğini bağdaştıran kurama büyük birleşik kuram diyoruz. buna kütle çekimini de eklediğimizde adına her şeyin teorisi diyoruz.
atom altı parçacıklar, gözle görülemeyecek kadar küçük olduğundan, başlangıçta bunların noktasal yapılar olduğu kabul edilmişti çünkü bu hesaplamalar esnasında birçok açıdan kolaylık sağlıyordu bilim insanlarına. oldukça da işe yaramıştı belirli bir noktaya kadar. zamanla anlaşıldı ki bunları minik noktalar olarak kabul etmek, bazı fiziksel durumları açıklamakta yetersiz kalıyor. bunun üzerine bilim camiası şöyle bir yaklaşım düşündü; bunlar nokta değil de birazcık daha karmaşık yapılar olarak kabul edilseydi ne olurdu? vitesi artırdılar ve nokta yerine iplik benzeri yapılar olarak düşündüler parçacıkları. buna göre bu iplikçikler ya da sicimler, yeterli enerji alarak uyarıldıkları zaman, tıpkı yaylı bir çalgının yayları gibi titreşimler üretmeliydi.
yukarıdaki yaklaşım bir süre sonra meyvelerini verdi çünkü o güne dek keşfedilmiş ama "bunlar nasıl çıktı ortaya yahu!" diye kara kara düşündüren parçacıkların nasıl oluşmuş olabileceğine, bu yöntem mantıklı yanıtlar veriyordu. yani hadron konusunda da işe yarayan bu yaklaşım, daha büyük sorunları çözebilmek yolunda önemli bir adım olmuştu.
daha büyük sorunlar? evet şu sorundan bahsediyorum; genel görelilik teorisi ve kütle çekim kanunu, daha genel konuşursak kuantum alanlar teorisi birbiriyle uyuşmuyor. bunların ikisi de ayrı ayrı son derece başarılı çalıştıkları için yanlış olduklarını düşünmüyoruz ama arada köprü kuracak, boşluğu dolduracak bir bağlantı olmalı. bunu henüz bulamamış olmamız, evrene dair bazı temel sorunları çözmemizin önünde de engel teşkil ediyor. peki bu nasıl derman olacak yaraya? zira bunun da başka sorunları vardı başlangıçta. mesela ışık hızından daha yüksek hıza sahip olması gereken takyon adı verilmiş bir parçacığın varlığını zorunlu kılıyordu. üstelik bunların kütlesi ya sıfır ya da negatif olmalıydı. buna ilaveten "spin değeri 2 olmalı ama kütlesi sıfır olmalı" dediği bir parçacık daha çıkıyordu ortaya ki bu da gözlemlerimize uymuyordu.
genel olarak önemli bazı sorunları çözebildiği için, bilim insanları bu teoriden vazgeçmek istemedi ve bu kez de teorinin ortaya çıkardığı sorunlara çözüm aramaya yöneldiler. süpersicim teorisi de burada devreye girdi.
temel kuvvetler dediğimiz 4 kuvvet var. bunlardan üç tanesi (eleketromanyetik kuvvet, güçlü nükleer kuvvet, zayıf nükleer kuvvet), en başta söylediğim noktasal varsayılan parçacıklar aracılığıyla fonksiyon gösterir. noktasal parçacık yaklaşımı sorun çıkarmaz yani ama dördüncü çıkıntı mendebur, pardon kuvvet, öyle değildir. onun da taşıyıcı bir parçacığı olabileceği fikri geliyor tabii ki akla. işte süpersicim teorisi, sicim teorisinin öngördüğü 2 spinli kütlesiz parçacığın, taşıyıcı parçacık olarak öngörülen teorik graviton olabileceğini gösteren, üstelik takyonların varlığını da zorunlu kılmayan matematiksel bir yaklaşım, yani aranan kan.
***
buraya kadar her şey güzel ama sicim teorisi dediğimiz zaman biliyorsunuz ki ortaya, evrende 3 uzay ve 1 zaman dışında var olması gereken daha fazla boyut çıkıyor ortaya. bu da süpersicim teorisinin zorunlu kıldığı bir durum. diyor ki teori "doğru şekilde çalışırım ama evrende 3+1 değil 9+1 boyut olduğunda!"
olabilir mi? aslında evet. biz uzay boyutlarını deneyimliyoruz ama eğer evrende, oluşum aşamasında bunlar kadar büyümemiş olan, kuantumsal boyutlarda kıvrılıp kalmış boyutlar varsa, bizim bunları algılama şansımız yok 3 boyuta göre evrilmiş zihinlerimizle. bunun da başka sorunları vardı ama daha fazla detaya girmeyeceğim. *
***
yukarıda sorun çıkarmayan 3 kuvvetten bahsetmiştim. bu kuvvetlerle kuantum mekaniğini bağdaştıran kurama büyük birleşik kuram diyoruz. buna kütle çekimini de eklediğimizde adına her şeyin teorisi diyoruz.
devamını gör...
çüş artık dedirten yazarlar
şaşırtan yazarlardır. bu sözlükte az bulunurlar.
devamını gör...
26 nisan 2026 galatasaray fenerbahçe maçı
sanırım şampiyonun belli olacağı maç olur.
devamını gör...
göndermeli başlık vs göndermeli tanım
göndermeli başlık: öyle ölmem füze at ( başlıklı füze)
göndermeli tanım: aha kafası yarıldı.
göndermeli tanım: aha kafası yarıldı.
devamını gör...
pilates
on bir ay önce yazmışım başlığa. bir buçuk aydır gidiyorum. duruşumda ciddi bir iyileşme oldu. alkolü de azalttım. kiloda öyle anormal bir oynama olmadı ama gözle görülür bir düzelme var duruşta. zaten pilates kilo vermek için değil diyolla. kendime kızıyorum nasıl bunca sene bu kadar atıl bırakabilmişim kendimi diye.
devamını gör...
6 kelimelik otobiyografi
dünyaya geldim gitmeye, yola çıktım bulmaya.
devamını gör...
çüş artık dedirten yazarlar
“yok anasının …” dedirtmedikçe sorun yoktur.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
var var ben burdayım. keyifle dinliyoruz efenim…
devamını gör...
çüş artık dedirten yazarlar
(bkz: biraz da oha denilen yazarlar)
(bkz: işte o yazarlar)
(bkz: dahlvier açıkladı)
(bkz: flaş flaş flaş)*
(bkz: işte o yazarlar)
(bkz: dahlvier açıkladı)
(bkz: flaş flaş flaş)*
devamını gör...
26 nisan 2026 galatasaray fenerbahçe maçı
puan durumuna göre hareket edilecek maç olacaktır
devamını gör...
26 nisan 2026 galatasaray fenerbahçe maçı
tsi ile 20:00'da ali sami yen spor kompleksi rams park'ta oynanacak türkiye süper lig 31. hafta karşılaşması.
devamını gör...
çocukluk insanın anavatanıdır
ee yavru vatan kıbrıs? çocuk yavru değil mi yahu? hadi olsun çocukluk yavru vatan. insanın anavatanı babasıdır. çocuk babanın sırrıdır.
devamını gör...
çüş artık dedirten yazarlar
yazmaya kalksam bu listeyi o kadar uzar ki...
o yuzden soyleyecegimi soyleyip buradan kaciyorum.
o yuzden soyleyecegimi soyleyip buradan kaciyorum.
devamını gör...
göndermeli başlık vs göndermeli tanım
ikisinden de hoşlanmıyorum. derdi olan mesaj atar ve çözer. tabii amaç çözmekse...
devamını gör...
sözlük kavgaları yüzünden diyete sadık kalamamak
enerji tüketimi var tabi.
devamını gör...
yazarların psikolojik durumları
süleyman demirel'in türkiye'nin genel durumu hakkında söylediği, benim de süleyman demirel'e ait olan ve beğendiğim tek bir sözü var,
diyor ki ekselansları;
'benden türkiye’nin durumunu tek bir kelime ile özetlememi isterseniz ‘iyi’ derim ancak
benden türkiye'nin durumunu iki kelimeyle özetlememi isterseniz 'iyi değil' derim.'
benim psikolojik durumun da aynı bu hesap sözlük;
psikolojik durumumu tek kelime ile özetlememi isterseniz 'iyi' derim şâyet psikolojik durumumu iki kelime ile özetlememi isterseniz 'iyi değil' derim*
diyor ki ekselansları;
'benden türkiye’nin durumunu tek bir kelime ile özetlememi isterseniz ‘iyi’ derim ancak
benden türkiye'nin durumunu iki kelimeyle özetlememi isterseniz 'iyi değil' derim.'
benim psikolojik durumun da aynı bu hesap sözlük;
psikolojik durumumu tek kelime ile özetlememi isterseniz 'iyi' derim şâyet psikolojik durumumu iki kelime ile özetlememi isterseniz 'iyi değil' derim*
devamını gör...
çocukluk insanın anavatanıdır
“size doğrusunu söyleyeyim, değişip küçük çocuklar gibi olmazsanız, göklerin egemenliği’ne asla giremezsiniz.”
(matta 18:3)
bu tarz çocukluk ile ilgili yapılan edebiyatın felsefenin incil deki alıntıladigim ayetten beslendiğini düşünmusumdur genelde. bence de üzerine düşünülmesi gereken derin bir söz.
(matta 18:3)
bu tarz çocukluk ile ilgili yapılan edebiyatın felsefenin incil deki alıntıladigim ayetten beslendiğini düşünmusumdur genelde. bence de üzerine düşünülmesi gereken derin bir söz.
devamını gör...
