zaman tüneli
ilk iş hayatı şokunuz neydi sorunsalı
12 yaşındaydım. kaportacı bir akrabamız vardı. hasan usta, annemin dayısının oğlu. yazın onun yanına çırak olarak işe başladım. 1 haftalığım ya da 1 aylık neyse işte hatırlamıyorum tamirhaneye gelen arabayı nasıl becerdilerse artık cayır cayır yakmışlardı. önce korktum haliyle sonra da herhalde oluyor böyle şeyler diye düşünmüştüm.
devamını gör...
ya kızım beni deli etme ben aradığımda o telefon açılacak diyen erkek
bu erkek tipi, ilk bakışta güven ve sahiplenme vaat ediyor gibi görünür. sanki ben buradayım, kontrol bende mesajı verir. bu yüzden bazılarına güçlü, kararlı, hatta çekici gelebilir. özellikle ne istediğini bilen erkek algısıyla örtüştüğü için kolayca cazibe üretebilir.
ama bu söylemin altı çoğu zaman masum değildir. bu bir rica değil, beklenti hiç değil. doğrudan bir talep, hatta küçük bir talimat içerir. iletişimde eşitlikten çok kontrol arzusu sezilir. telefonun açılması meselesi aslında bir simgedir. yani ulaşılabilirlik, hesap verebilirlik ve sınırların esnetilmesi falan.
genelde bu tip erkekler kendilerini koruyucu ya da sahiplenen olarak tanımlar. dışarıdan bakıldığında özgüvenli ve baskın duruşları alfa olarak görülür. bu yüzden tercih edilebilir bulunmaları şaşırtıcı değil. çünkü netlik ve kararlılık, özellikle duygusal belirsizlik yaşayan insanlar için çekici olabilir.
ancak işin karanlık tarafı da tam burada başlar. telefonu açacaksın ile başlayan şey, zamanla “orada olmayacaksın”, “bununla konuşmayacaksın” gibi genişleyebilir. sınır çizmek zorlaşır, çünkü en başta o sınır zaten tanınmamıştır. müdahale normalleşir, kontrol ise sevgiyle karıştırılır.
yanisi bu cümle bir ilgi göstergesi değil, bir işarettir. dikkat edilmezse büyüyebilecek bir kontrol ihtiyacının erken sinyali. ilk başta güven verir, sonra alan daraltır. bu yüzden çekici olduğu kadar temkin gerektiren bir profil bence.
ama bu söylemin altı çoğu zaman masum değildir. bu bir rica değil, beklenti hiç değil. doğrudan bir talep, hatta küçük bir talimat içerir. iletişimde eşitlikten çok kontrol arzusu sezilir. telefonun açılması meselesi aslında bir simgedir. yani ulaşılabilirlik, hesap verebilirlik ve sınırların esnetilmesi falan.
genelde bu tip erkekler kendilerini koruyucu ya da sahiplenen olarak tanımlar. dışarıdan bakıldığında özgüvenli ve baskın duruşları alfa olarak görülür. bu yüzden tercih edilebilir bulunmaları şaşırtıcı değil. çünkü netlik ve kararlılık, özellikle duygusal belirsizlik yaşayan insanlar için çekici olabilir.
ancak işin karanlık tarafı da tam burada başlar. telefonu açacaksın ile başlayan şey, zamanla “orada olmayacaksın”, “bununla konuşmayacaksın” gibi genişleyebilir. sınır çizmek zorlaşır, çünkü en başta o sınır zaten tanınmamıştır. müdahale normalleşir, kontrol ise sevgiyle karıştırılır.
yanisi bu cümle bir ilgi göstergesi değil, bir işarettir. dikkat edilmezse büyüyebilecek bir kontrol ihtiyacının erken sinyali. ilk başta güven verir, sonra alan daraltır. bu yüzden çekici olduğu kadar temkin gerektiren bir profil bence.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
çok küçük sayılabilecek bir olay yahut durum yüzünden çıkan büyük çapta akademik tartışmaları okumayı seviyorum. her şeyin detayı hoşuma gidiyor. bütünü göremiyorum zaten.
devamını gör...
ilk iş hayatı şokunuz neydi sorunsalı
mesai saatinden çok önce orada olmamız gerekmesi.
bir mağazada çalışmaya başlayacaktım ve mağaza saat 9’da açılıyor diye ben de tam 9’da orda oldum.
diğer çalışan bana bi memnuniyetsiz bakarak “neden geç kaldın?” dedi.
baktım saat de 9.02, “yoo geç kalmadım ki tam zamanında geldim” dedim.
“9’da açıyoruz mağazayı ya, 8.30’da burda olman lazımdı” dedi.
kardeş ben nerden bileyim daha erken gelinmesi gerektiğini, bana böyle bir şey söylenmedi ki. hayatımda da ilk defa çalışıyorum diye bana ne söylenirse onu yaptım sonrasında.
bir mağazada çalışmaya başlayacaktım ve mağaza saat 9’da açılıyor diye ben de tam 9’da orda oldum.
diğer çalışan bana bi memnuniyetsiz bakarak “neden geç kaldın?” dedi.
baktım saat de 9.02, “yoo geç kalmadım ki tam zamanında geldim” dedim.
“9’da açıyoruz mağazayı ya, 8.30’da burda olman lazımdı” dedi.
kardeş ben nerden bileyim daha erken gelinmesi gerektiğini, bana böyle bir şey söylenmedi ki. hayatımda da ilk defa çalışıyorum diye bana ne söylenirse onu yaptım sonrasında.
devamını gör...
william shakespeare
eserleriyle ingilizceden ilk tanışmam lise ingiliz edebiyatı hocamız aracılığıyla oldu. daha evvel türkçelerini okuyup keyif almıştım ama orjinalini okumadığınız sürece tercümeden hakkını vermenin neredeyse imkansız olduğu yazarlardan. the bard diye geçmesinin gerçekten bir sebebi var. eser boyunca devam eden kelime oyunları, kullanılan kelimelerin alternatif anlamlarına dayalı olarak sürekli değişen anlatı, lisanın kendi yapısıyla çok bağlantılı. o derste tek bir eserinin üstünden geçmiştik ama kelime haznemi aşırı derecede derinleştirmeyi tek bir eser bile başardı. gerçi eserlerinin bu özelliği william shakespeare'in kollektif bir çalışma olduğu yönünde düşüncelere de sebep olan şey. hem çok üretken olması hem de oynak bir lisanla yazılmış olması bu düşünceyi besleyen şeylerden biri.
devamını gör...
yer mi lan anadolu çocuğu
yer. üç kere dolandırılmış köyler var. dede, baba, oğul üç nesil de yemiş.
devamını gör...
ilk iş hayatı şokunuz neydi sorunsalı
kadın geldi: "ilayda hanım da ilayda hanım";
kadın gitti: "ne gerizekalı karı", "kesin adet günü", "ama ne bacak var"
lan şerefinizi silkeyim dedim. sonra anladım ki ne şerefi 100 dolar için anasını yalana koşan tipler.
kadın gitti: "ne gerizekalı karı", "kesin adet günü", "ama ne bacak var"
lan şerefinizi silkeyim dedim. sonra anladım ki ne şerefi 100 dolar için anasını yalana koşan tipler.
devamını gör...
sözlük yazarlarının gurur duydukları özellikleri
dilimi burnuma değdirebiliyorum
devamını gör...
dune
dune serisinin ilk kitabı da aynı adı taşıyor. bilimkurgu fantastik diye sınıflandırılabilecek, mistisizm yoğun, kabilesel ve dinsel temaları yüksek olduğu kadar insan tabiatının asil olduğu kadar kötü ve manipülatif yönlerine de dalan müthiş bir eser. serideki kitapların hepsini okumama rağmen favorim her zaman ilk kitap. yönetim bacağında erkek egemenliğin hakim olduğunu görüyorsunuz. mistik tarafta da kadın egemenliğinin. ve tüm gücü arka plandan ele geçirmeye çalışanlar da kadınların egemenliğindeki mistik grup.
neden bilmiyorum ama islam ve arap kabile temalarını hatırlatıyor bana hikayenin kurgusu bir tık.
neden bilmiyorum ama islam ve arap kabile temalarını hatırlatıyor bana hikayenin kurgusu bir tık.
devamını gör...
sözlük yazarlarının gurur duydukları özellikleri
çok sabırlı ve anlayışlıyım. işime sabır gösteririm, sonuna kadar götürür netice elde edene kadar gayret gösteririm. insanlara sabır ederim, eğer içinde bir yerlerde insani bir damar görmüşsem ortaya çıkarana kadar emek veririm. anlayış ise yaşanmışlıkların verdiği doğal bir özellik. attan düşen attan düşenin halini anlar hesabı..
devamını gör...
ilk iş hayatı şokunuz neydi sorunsalı
çalışınca param olacak sanıyordum borcum oldu.
devamını gör...
eküri
atlar için çocukluk arkadaşı, ev arkadaşı olma durumu.
devamını gör...
fındık üretimi
ferrero (bkz: nutella) türkiye'nin eline kalmasın diye çok uğraşıyor. bütün dünyada üniversitelere para dağıttı "kendi ülkenizde fındık argesi yapın" diye. amaç pazardaki payımızı azaltmak, rakipler falan filan bildiğiniz işler. ama pek birşey çıkartamadı galiba.
devamını gör...
eküri
eküri, fransızca kökenli bir kelime olup "écurie" (ahır) sözcüğünden türkçeye geçmiştir. at yarışlarında aynı ahırdan çıkan, aynı sahibe ait atları ifade eden "ahırdaş" anlamındaki bu terim, günümüzde günlük dilde sürekli bir arada bulunan, ayrılmaz yakın arkadaşlar veya ortak iş yapan kişiler için mecazi anlamda kullanılmaktadır.
biz işyerinde aynı işi yapan, beraber çalışan arkadaşları eküri olarak tanımlıyoruz. sonuçta aynı yöne doğru kişniyoruz.
devamını gör...
çiğ köfte
kendisini çok severim ama fiyatının son zamanlarda gereksiz pahalı olduğunu düşünüyorum. et olsa neyse ama hammaddesi bulgur olan yiyecek bu kadar pahalı olmamalı.
devamını gör...
david eddings
tüm kitaplarını defalarca okuduğum bir yazar. yarattığı dünyaların içine sizi çekme konusundaki başarısı gerçekten çok iyi. sanırım benim için fantastik kurguda tek rakibi tolkien ve herbert. ki onların kitaplarını da çok severek ve defalarca okumama rağmen, eddings'in kitaplarıyla ilk karşılaştığımdan beri tüm kitaplarını peşpeşe senede 2 veya 3 kez tekrardan sıkılmadan okuyabiliyorum. bunu şimdiye kadar başka bir yazarla yaşamadım. bir de gerçekten pek çok yerlerinde de kendi içimde zihinsel felsefik bir değerlendirme moduna beni çekmesi de cabası. bu arada kitapları ile türkçe olarak karşılaştım ama sonradan orjinallerini okumaya sardım. eğer ingilizceniz varsa kesinlikle orjinalini okumanızı tavsiye ederim, tercümelerine göre çok daha lezzetli.
devamını gör...
çiğ köfte
z kuşağı ve alfa kuşağı seviyor. bizim evden bildiriyorum. altı üstü bulgur nesini seviyorlar anlamıyorum ama seviyorlar. bizim kuşak nasıl ki en ucuz karın doyurma vasıtası olarak tavuk dönerle mecburi bir aşk yaşadı, yeni nesil de sanırım zoraki bir kabulleniş içinde. ona gücü yettiği için sevmeye başladı sanırım.
devamını gör...
fındık üretimi
bu gidişle onu da bulamayacağız gibi. malum ki karadeniz’de maden ihaleleri yapılmakta ve çoğu da sonuçlandı; hem de sessiz sedasız. yazık gerçekten.
devamını gör...
anadolu insanı
cahili çok cahildir. dinden başka bir şey konuşmuyorlar yan yana gelince.
devamını gör...
