zaman tüneli

eşine çok çektirir ve arada bir altını değiştirmek gerekir. eskisinden çok çok daha büyük sıçtığı için, bu da epey bir vakit alır tabii. ama pudraya gerek yoktur; çünkü her yeri artık deve derisi gibi hatta buruş buruş olmuştur. bu saatten sonra bebeksi bir dokuya ihtiyacı da yoktur bence artık.
devamını gör...

nasip bizi atmış gurbet ellere…

devamını gör...

bindiğim otobüs bozulunca yolunda kalmıştım bir keresinde, hiç unutmam.
devamını gör...

edebiyattaki; arabesk ve acıların çocuğu akımının etkisinde kalınarak yazılmış kitaplardır. bunlar, post modern müslüm ayarındaki eserlerdir.
devamını gör...

kazanımı sınırlı, kaybı ise açık olan hamledir. insan bazen; heyecanla, öfkeyle ya da kendini kanıtlama isteğiyle bu tür adımları göze alır ama bedeli çoğu zaman sonradan anlaşılır. bu yüzden gereksiz risk, atılan büyük adımdan çok, hesap edilmeyen küçük ihmallerin büyümüş hali gibi de düşünülebilir.
devamını gör...

insanın düşünme ile tepki verme arasındaki mesafeyi kısaltan bir eğilimdir. kimi zaman cesaret, hız ve spontane enerji gibi görünse de, kontrol altına alınmadığında; pişmanlık, dağınıklık ve gereksiz risk üretir.
devamını gör...

twitter'da yetişkin oğluyla birlikte uyuyan annelere dair postu okurken rastladığım inanılması güç adam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

her sabah ve her akşam annesinin memesini emmekte olduğu, bunun gizli bir şey olmadığı, diğer aile üyelerinin bunu bir başvuru nedeni, rahatsızlık belirtisi ya da sıkıntı kaynağı saymadıkları
devamını gör...

-hamnet / maggie o’farrell
-fareler ve insanlar / john steinbeck
-çalıkuşu / reşat nuri güntekin
-pal sokağı çocukları / ferenc molnar
-elkızı / orhan kemal
-küçük kadınlar / louıs may alcott
devamını gör...

birkaç büyük olayın kronolojisinden ibaret değildir; hayatta kalma mücadelesiyle anlam arayışının, korkuyla merakın, yıkımla yaratıcılığın iç içe geçtiği çok katmanlı bir birikimdir.
devamını gör...

ama biz gezememişiz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sevmediğim film yok sayılır, bana yeter ki film olsun. sadece film de değil, bin bir emekle ortaya konan her tür üretimi; aşırı saygıyla, merakla ve keyifle tüketirim. her bir filmde, minicikte olsa; bir sahne, bir dekor, bir kostüm, bir makyaj, bir müzik, hikaye, akış, bağlantı, bir tat bir doku, vb. beni mutlaka etkiler. o yüzden bir tane ortaya karışık gelsindir.
devamını gör...

devamını gör...

koca koca kütüklerin/kerestelerin arasında kalmış; minik ve masum bir böğürtlen bitkisi gibidir.
devamını gör...

bolca kaygı, belirsizlik, umut ve ihtimallerle gidiyor. ama düzelecek gibi de hissediyorum yani garip bir şekilde. kendime bir sene mühlet. hallediyorum.
devamını gör...

bu defa da sözlük yönetimi için (bkz: ...) olabilecek niş bir muhteşem süleyman repliği bırakıyorum sfhsgjs.

şeyhülislam zembilli ali hoca'nın, yeğeni piri mehmed paşa'nın vezir-i azamlıktan azledilip, mührün pargalı makbul ibrahim paşa'ya verilmesinden sonra; sultan süleyman'ın bütün teamüllere aykırı davranıp haksızlık ettiğini söylemesi üzerine, sultan süleyman'ın verdiği cevaptır. "ben hak edene hakkını teslim ederim; velakin icab ederse; o hakkı da, o makamı da, o makamı temsil edenin kellesini de almasını bilirim!" diye tamamlar repliğini.

peki, ortada bir haksızlık var mıdır? devlet idaresi geleneklere ve sıra ile yürüyen bir imparatorluk olarak bakılınca evet, bu sıra hiçe sayılmış ve bozulmuştur. liyakat açısından bakacak olursak, -ki bu da hünkarımın iki duduşunun arasında bir mevzu- osmanlı sadrazamlari denilince akla ilk gelenlerden biri pargalı ibrahim paşa'dır. ahmet paşa vezir olmadığı için nasıl anılırdı bilinmez fakat piri mehmed paşa'ya gelirsek; sultan selim'e de yıllarca sadrazamlık yapmış, savaşlara katılmış, hizmetlerde bulunmuş... rüştü ispat ile ilgili hiçbir sıkıntısı olmayan bir zat. yapacağını yapmış. emri hak vuku bulunca da süleyman padişah olmuş. süleyman genç, süleyman iştahlı, süleyman'ın değişik fikirleri var. bu noktada hiç hevesi olmayan ve artık rutini arzulayan piri mehmed paşa ile uyum sağlaması zaten beklenemez. zaten ilk istifasinda hürmeten geri çevirmişti sultan süleyman. haksızlık etmemek için belki de. ahmet paşa'nın da akıbeti malum. süleyman, bütün ananeyi darma duman ederek pargalı'ya mührü vermesiyle, devlet yönetimindeki gidişatta devşirmelere yer açmış olsa da; kendisini en iyi anlayabilecek olan kapasiteyi iktidarına ortak etmiştir. divanı oluşturan yorgun ve alışmış paşalardan ziyade, kendisi gibi iştahlı, hevesli ve hayal kurabilen birini seçmişti. pargalı da gayet başarılı olmuştur. keşke süleyman'ın ölüm şakalarını da biraz ciddiye alsaydı... adam fragmann olarak heykelinin kafasını uçurdu, bi ibret al be!!! bi atanı hatırla!!!

daha durun siz, prozac hatice'yi de piri mehmed paşa'nın oğlundan alıp, pargalı'ya verecek... "mühür ne ki, ben hatçe'yi de alacağım"
devamını gör...

nasıl gitsin be geleceğimin belirsiz olduğu, allah’a emanet yaşadığım bir günden sesleniyorum. daha alası var mı
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha öncede milyonlarca kez yazdığım üzere, ders çalışıyorum , sürekli bir çalışma, soru çözme vs. onun dışında iyi gidiyor denilebilir, genel açıdan yolunda. lakin çok yorucu bi süreç bu kpss, hep yazdım yine yazacağım çok zor. her detayı bilmek zorundaymış gibi hissetmek ve tekrar tekrar çalışmak çok yorsa da, devam ediyorum son sürat.

iyiyim iyi, bişi yok bişi yok fhfjfkf
devamını gör...

hayatı yırmığa doğru gideyor
devamını gör...

devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim