zaman tüneli
seshayvani (yazar)
mutlu yıllar hocam. birayı unutmadın ben de unutmadım. halledicez inş be. *
devamını gör...
yazarların bağımlısı olduğu şeyler
kahve,vişneli browni. sigarayı bağımlılık kabul etmiyorum istesem bırakırım.
devamını gör...
yazarların bağımlısı olduğu şeyler
belli bir süre koleksiyonunu yaptığım malzemelerden satın almadığımda yoksunluk krizi yaşıyorum.
devamını gör...
hayatının aşkını normal sözlük'te bulmak
herhangi bir yerde hayatımın aşkıyla tanışabileceğime inanmıyorum.
ama illa bulunacaksa, bulan burada da bulabilir.
ama illa bulunacaksa, bulan burada da bulabilir.
devamını gör...
yazarların kendilerini en havalı hissettikleri an
kırmızı ışık yanarken milim milim ileri gidip şerit kapmaya çalışan şoförler oluyor ya.. ben gaza bastığımda hepsi dikiz aynasında kayboluyor.
bir de selektör yaktığımda 400 metre ilerideki araçlar sağ şeride geçiyor. o zaman..
trafik dışında havalı olmaktan hoşlanmıyorum çünkü böyle bir şeye inanmıyorum.
o kadar kötü bir hayat yaşıyorum ki, neleri idare ettiğimi bir ben bilirim, bir allah..
hayat, aslanı kediye boğdurur. kendini en güçlü gördüğün günde kimlerin ne hareketlerine sabır göstermek zorunda kaldığına kendin bile şaşırırsın..
bir de selektör yaktığımda 400 metre ilerideki araçlar sağ şeride geçiyor. o zaman..
trafik dışında havalı olmaktan hoşlanmıyorum çünkü böyle bir şeye inanmıyorum.
o kadar kötü bir hayat yaşıyorum ki, neleri idare ettiğimi bir ben bilirim, bir allah..
hayat, aslanı kediye boğdurur. kendini en güçlü gördüğün günde kimlerin ne hareketlerine sabır göstermek zorunda kaldığına kendin bile şaşırırsın..
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın arkadaşlaaaar.
sağooool.
herkese bombastik ve fantastik bir gün diliyor ve yoluma bakıyorum.
ve size az önce yazdığım bir cümleden bahsetmek istiyorum. dün dertler derya iken alkola sığınma ihtiyacı hissetsem de dur dedim kendime. yaşa biraz bunu. ve yaşadım. içim sıkıştı vs derken uyudum ve sabah oldu. sabah da şunu yazdım.
dert olur alkole sarılırsın
içersin geçmişe darılırsın.
hayır jumalar.
sağooool.
herkese bombastik ve fantastik bir gün diliyor ve yoluma bakıyorum.
ve size az önce yazdığım bir cümleden bahsetmek istiyorum. dün dertler derya iken alkola sığınma ihtiyacı hissetsem de dur dedim kendime. yaşa biraz bunu. ve yaşadım. içim sıkıştı vs derken uyudum ve sabah oldu. sabah da şunu yazdım.
dert olur alkole sarılırsın
içersin geçmişe darılırsın.
hayır jumalar.
devamını gör...
günaydın sözlük
mutlu ve huzurlu bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
vladimir lenin
türkiye'de anlamsız yere övülen kızıl terörün mimarı.
devamını gör...
isa aras mersinli
yeni nesil kendini ezdirmiyor o yüzden mülteciler çalışıyor her yerde gibi sözlerin ne kadar saçma olduğunu daha iyi anlıyorum bu tipleri görünce. aslında ye kuşakların bir s.k olamayacakları gerçeğiyle yüzleşmek gerek.
devamını gör...
rıza kayaalp
türkiyenin ve yozgatın gururudur.
devamını gör...
namaz kılan yazarlar
çoğu yazar kılıyordur.
bu arada namaz demişken hatırlatalım; tüm ibadetlerde olduğu gibi namaz kılmanın da bütün ayrıntısını sadece kuran vermektedir:
www.kurandakidin.com/2011/1...
bu arada namaz demişken hatırlatalım; tüm ibadetlerde olduğu gibi namaz kılmanın da bütün ayrıntısını sadece kuran vermektedir:
www.kurandakidin.com/2011/1...
devamını gör...
maske takmanın olumlu yönleri
üst solunum yolu enfeksiyonlarının bulaşmasını baya engelliyor fakat ben uzun vadeli takamıyorum. beni fazlasıyla boğuyor. sürekli ana 2 solunum yolunuz üzerinizde, solunum biçiminizi kısıtlayan bir bez parçası var. ister istemez geriliyorsunuz. maskenin burnunuza yaptığı baskıdan bahsetmiyorum bile.
ama size çok garip bir gerçeklikten bahsedeceğim. maske suratınızda olduğunda, karşınızdaki kişinin direkt açıkta olan tek noktanız olarak gözleriniz dikkatini çekiyor. maske devreye girdiğinde, bir sürü kişinin göz tipini ve rengini istemsizce öğreniyorsunuz. göz göze gelmeler artıyor ve aslında iletişimi direkt göz kanalı üzerinden kuruyorsunuz. garip bir bedensel ve kültürel etkileşim oluşuyor.
ama size çok garip bir gerçeklikten bahsedeceğim. maske suratınızda olduğunda, karşınızdaki kişinin direkt açıkta olan tek noktanız olarak gözleriniz dikkatini çekiyor. maske devreye girdiğinde, bir sürü kişinin göz tipini ve rengini istemsizce öğreniyorsunuz. göz göze gelmeler artıyor ve aslında iletişimi direkt göz kanalı üzerinden kuruyorsunuz. garip bir bedensel ve kültürel etkileşim oluşuyor.
devamını gör...
ben yatıyorum bir şey diyor musunuz
bütün kötülüklere rağmen, güzel bir sabaha uyanalım. hayat her şeye rağmen güzel. her kötü günün bir şafağı var. kötü günler mutlaka geçiyor. yeter ki inancınızı koruyun.
inanç önemli bir mesele. yaşadığı her şeyi bir sınav olarak gören insan, her kötü durumun üstesinden bir şekilde geliyor. her kötü durumda, dramatize etmeden; yeni yollar aramalı.
not: aranan her şey, bir gün bulunur.
inanç önemli bir mesele. yaşadığı her şeyi bir sınav olarak gören insan, her kötü durumun üstesinden bir şekilde geliyor. her kötü durumda, dramatize etmeden; yeni yollar aramalı.
not: aranan her şey, bir gün bulunur.
devamını gör...
diversity
"diversity" etnik farklılıkları ve bu etnik farklılıkların ortaya çıkarttığı bir çok kültürü pozitif anlamda tanımlamak adına kullanılan bir kelimedir. mesela, en belirgin örnekler olarak türkiye ve amerika verilebilir.
amerika ve türkiye diversity'e sahip ülkelerdir. iki ülkede birden fazla etnik kökeni ve kültürü içerisinde barındırır ve bu çeşitlilik kolektif yapının( tüm toplumun) bir parçasıdır.
sevdiğim bir kelimedir. her yerde kullanılabilir ama özü bu'dur.
amerika ve türkiye diversity'e sahip ülkelerdir. iki ülkede birden fazla etnik kökeni ve kültürü içerisinde barındırır ve bu çeşitlilik kolektif yapının( tüm toplumun) bir parçasıdır.
sevdiğim bir kelimedir. her yerde kullanılabilir ama özü bu'dur.
devamını gör...
jiang xueqin
amerikanın büyük zenginlerinin birçoğunun ajan olduğunu iddia ediyor.
haksız değil. bazılarının yükselişi gayet şüpheli. abd ordusu yada devlet kurumları veya darpa niye yaptığı bilgisayarları satmıyor. yada bunların çalışanları bilgileri ile tecrübelerini niye cash e çevirmiyor.
okuldan atılan abuk subuk kişiler milyarder oluyor?
mesela zuckerberg; nasıl oluyorda birinci sınıftaki adam 10 senelik programlamacıların, 30 senelik şirketlerin yapamadığı işi yapabiliyor.
sonra yahoo, microsoft gibi devlet niye facebookun aynısı yada benzerini yapıp facebooku batırmadı.
veya üniversite mezunu bile olmayan sam altman'a kimler güvenip veri işleme merkezi yapması için milyarlarca dolar verdi? neticede open ai'ın başarısı iki kod yazarak elde edilen bişey değil. devasa veri işleme merkezi sayesinde olan birşey.
niye harward veya stanford da okumayı bırakan kişilere insanlar onlarca milyon dolar veriyor ve bunlar kim?
bence bu söyledikleri komplo teorisi değil gayet haklı sorular.
haksız değil. bazılarının yükselişi gayet şüpheli. abd ordusu yada devlet kurumları veya darpa niye yaptığı bilgisayarları satmıyor. yada bunların çalışanları bilgileri ile tecrübelerini niye cash e çevirmiyor.
okuldan atılan abuk subuk kişiler milyarder oluyor?
mesela zuckerberg; nasıl oluyorda birinci sınıftaki adam 10 senelik programlamacıların, 30 senelik şirketlerin yapamadığı işi yapabiliyor.
sonra yahoo, microsoft gibi devlet niye facebookun aynısı yada benzerini yapıp facebooku batırmadı.
veya üniversite mezunu bile olmayan sam altman'a kimler güvenip veri işleme merkezi yapması için milyarlarca dolar verdi? neticede open ai'ın başarısı iki kod yazarak elde edilen bişey değil. devasa veri işleme merkezi sayesinde olan birşey.
niye harward veya stanford da okumayı bırakan kişilere insanlar onlarca milyon dolar veriyor ve bunlar kim?
bence bu söyledikleri komplo teorisi değil gayet haklı sorular.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
hayatının aşkını normal sözlük'te bulmak
inandığım bir şey değil. ben artık old school kafaya dönmüş biri olarak, sosyal medya üzerinden kurulan tüm bağların riskli olduğunu düşünüyorum. date uygulamaları, sosyal medya platformları ve daha nice "online arayıcılar" günümüz dünyası için fazlasıyla risk teşkil ediyorlar.
insanlar sosyal medya üzerinde istedikleri gibi profil yaratabiliyorlar. aslında sahip olmadıkları niteliklere, ünvanlara, ekonomik ve sosyal standartlara sahip oldukları izlenimlerini çizerek bağlar kuruyorlar. bir şekilde minimum ya da maksimum kandırılıyorsunuz çünkü sosyal medya insanlara "kendini istediğin gibi göster" mantığının alanını fazlasıyla açıyor.
bu iş bir ara acayip bir boyuta ulaşmıştı. özellikle date uygulamalarında "fake- catfish" dediğimiz profiller vardı. temelde birileriyle konuşuyordunuz ama gösterdikleri kişiler değillerdi. başkalarının resimlerini kullanarak özellikle kadınlarla iletişim kurmaya çalışan bir sürü sosyopat vardı. buluştuğunuz da veya biraz akıllıysanız farklı açılardan ( daha buluşmadan) görsel hırsızlık yaptıklarını yakalıyordunuz. kadınlarında bu hususta çok masum olduklarını söyleyemeyiz ama fake profil olgusu erkeklerde çok daha fazla yaygındı. kadınlar genelde güzellik kaygısı ve aşağılık kompleksi sebebiyle kendilerini saklasalar da( bu hususu kesinlikle aklamıyorum) erkeklerin olayı yürütüş ve ilerletiş biçimi acayip travmatik yerlere uzanabiliyordu. fake profil kullanmalarına rağmen evlenme teklifi ettikleri kadınlar mı ararsınız, hiç yüz yüze görüşmeye yanaşmadan inanılmaz yüksek duygulu ilişkiler kuranlarını mı ararsınız.. nereden bakarsanız bakın delilik yani.
tabii, bu işin en hasarsız versiyonuydu. bir de dolandırıldığınız, aslında evli olduğunu öğrendiğiniz veya eş cinsel/ trans olmasına rağmen farklı hesaplar üzerinden duygusal bağlar kurmaya çalışan profillere kadar çeşitler vardı ülke de (özellikle cinsel eğilimini gay olarak tanımladığımız bazı insanlar, straight erkeklere yaklaşabilmek için kadın profilleri oluşturuyorlardı). bir ara online date uygulamaları kullanan erkeklerin ana anksiyetesi buydu. hepsi gerçekten kadın olduğunuzu ve oluşturduğunuz profilin size ait olduğunu kanıtlamanızı istiyordu.
asla homofobik değilim fakat dönemsel olarak, yoğun bir nüfusun bunu yaptığı gerçeğini atlamak süreci sosyolojik açıdan doğru yansıtmamak olur.
günümüzde aı ve diğer programların kullanımının artmasıyla, insanlar artık yüzlerine, vücutlarına ve aklınıza gelebilecek her şeye müdahale edebiliyorlar. dolayısıyla, birini sıfırdan sosyal medya platformları( sözlükte dahil) üzerinden tanımak inanılmaz riskli. yetişkin bir birey olarak, risk almıyorum. yüz yüze tanışıklığa önem veriyorum. kendi çevremi yüz yüze edindiğim bağlar çerçevesinde şekillendiriyorum. erkek arkadaşım ilkokul arkadaşım mesela. gayet güvenli ve sağlam bir duygusal bağdayım.
aklınız varsa, bu işe hiç girmeyin. kimse konuştuğu kişinin garantisini veremez. hele kadınların şu dönemde 2 katı dikkatli olması gerekiyor. her potansiyel suçlunun sosyal medya kullanım alışkanlığı var.
insanlar sosyal medya üzerinde istedikleri gibi profil yaratabiliyorlar. aslında sahip olmadıkları niteliklere, ünvanlara, ekonomik ve sosyal standartlara sahip oldukları izlenimlerini çizerek bağlar kuruyorlar. bir şekilde minimum ya da maksimum kandırılıyorsunuz çünkü sosyal medya insanlara "kendini istediğin gibi göster" mantığının alanını fazlasıyla açıyor.
bu iş bir ara acayip bir boyuta ulaşmıştı. özellikle date uygulamalarında "fake- catfish" dediğimiz profiller vardı. temelde birileriyle konuşuyordunuz ama gösterdikleri kişiler değillerdi. başkalarının resimlerini kullanarak özellikle kadınlarla iletişim kurmaya çalışan bir sürü sosyopat vardı. buluştuğunuz da veya biraz akıllıysanız farklı açılardan ( daha buluşmadan) görsel hırsızlık yaptıklarını yakalıyordunuz. kadınlarında bu hususta çok masum olduklarını söyleyemeyiz ama fake profil olgusu erkeklerde çok daha fazla yaygındı. kadınlar genelde güzellik kaygısı ve aşağılık kompleksi sebebiyle kendilerini saklasalar da( bu hususu kesinlikle aklamıyorum) erkeklerin olayı yürütüş ve ilerletiş biçimi acayip travmatik yerlere uzanabiliyordu. fake profil kullanmalarına rağmen evlenme teklifi ettikleri kadınlar mı ararsınız, hiç yüz yüze görüşmeye yanaşmadan inanılmaz yüksek duygulu ilişkiler kuranlarını mı ararsınız.. nereden bakarsanız bakın delilik yani.
tabii, bu işin en hasarsız versiyonuydu. bir de dolandırıldığınız, aslında evli olduğunu öğrendiğiniz veya eş cinsel/ trans olmasına rağmen farklı hesaplar üzerinden duygusal bağlar kurmaya çalışan profillere kadar çeşitler vardı ülke de (özellikle cinsel eğilimini gay olarak tanımladığımız bazı insanlar, straight erkeklere yaklaşabilmek için kadın profilleri oluşturuyorlardı). bir ara online date uygulamaları kullanan erkeklerin ana anksiyetesi buydu. hepsi gerçekten kadın olduğunuzu ve oluşturduğunuz profilin size ait olduğunu kanıtlamanızı istiyordu.
asla homofobik değilim fakat dönemsel olarak, yoğun bir nüfusun bunu yaptığı gerçeğini atlamak süreci sosyolojik açıdan doğru yansıtmamak olur.
günümüzde aı ve diğer programların kullanımının artmasıyla, insanlar artık yüzlerine, vücutlarına ve aklınıza gelebilecek her şeye müdahale edebiliyorlar. dolayısıyla, birini sıfırdan sosyal medya platformları( sözlükte dahil) üzerinden tanımak inanılmaz riskli. yetişkin bir birey olarak, risk almıyorum. yüz yüze tanışıklığa önem veriyorum. kendi çevremi yüz yüze edindiğim bağlar çerçevesinde şekillendiriyorum. erkek arkadaşım ilkokul arkadaşım mesela. gayet güvenli ve sağlam bir duygusal bağdayım.
aklınız varsa, bu işe hiç girmeyin. kimse konuştuğu kişinin garantisini veremez. hele kadınların şu dönemde 2 katı dikkatli olması gerekiyor. her potansiyel suçlunun sosyal medya kullanım alışkanlığı var.
devamını gör...
diversity
metin aynı zamanda kültürel ve ideolojik tartışmalara da giriyor. palantir, bazı kültürlerin büyük başarılar ürettiğini, bazılarının ise “gerileyici ve zararlı” olduğunu savunarak, kapsayıcılık ve çoğulculuk anlayışına eleştirel bir yaklaşım getiriyor. şirket, özellikle batı dünyasında son yarım yüzyıldır benimsenen kapsayıcılık politikalarının ortak bir kimlik ve amaç tanımını zayıflattığını öne sürüyor.
donanımhaber, metin akpınar
fransız istihbaratçı çok önemli saptamalarda bulunuyor: göç, sadece insanların başka topraklara yerleşmesi değildir, onlarla birlikte dış sorunlar, dünyadaki tüm çatışmalar da ülkeye ithal edilmiş oluyor. başka halkların sorunu olması gereken konular ister istemez yerli halkı da içine çekiyor. göçmenlik insanların teker teker adres değiştirmesi değildir, bir ülke içinde yeni insan grupları ortaya çıkması ya da zaten oluşmuş olan grupların güçlenmesidir.
göç belli bir nüfusun bir kereliğine bir ülkeye yerleşmesiyle bitmiyor. gelenler başkalarının öncüsü oluyor, aile birleşimlerinden köy birleşimlerine ve bazı bölgelerin toptan yer değiştirmesine kadar varıyor. kontrol edilmeyen göçmenliğin bir kartopu gibi büyüyerek koca ülkeleri altında bırakan bir çığa dönüşmesi her zaman mümkündür.
fransız istihbaratçı konuşmasında sadece fransa’yı anlatmış olmuyor. diyor ki, “fransa’ya göç akını fransız toplumunu üçüncü dünyaya benzetti, kilit alanlarda eğitimde, üretkenlikte, kamu hizmetlerinde, güvenlikte hatta nezakette sürekli bir gerilemeye yol açtı. elbette kötü giden her şeyde suçlu olarak göçü görmek yanlıştır ama onun payının da yeteri kadar hesaba katılmadığını bilmek gerekir”.
“dünya gerçekliği ne hoştur, ne de neşe dolu, ona lanet etmek de intihar demektir çünkü öfkeniz bumerang gibi gelir sizi vurur hem de 5 misliyle. ve eylemde günahların en kötüsü kendi arzularını gerçek sanmaktır. gelmekte olan kötülük kesin olmasa da onu engellemek için öngörü sahibi olmak gerekir. “mülti” özelliği taşıyan toplumlar parçalanmaya mahkûmdur. biz bir arada yaşamak istemeyen insanları birlikte tutmak açısından kendimizi lübnanlılardan veya yugoslavlardan daha kurnaz görmemeliyiz. insan grupları arasındaki ilişkide hiç kimse bir başkasına hediye vermez ve akıl verenler the new york times gazetesi ya da sos akdeniz yardım kuruluşu da olsalar bedel ödeyecek olanlar onlar değildir ve kendi yaşamsal çıkarlarımızı ancak biz koruyabiliriz, kimse bunu bizim yerimize yapmaz.”
kayahan uygur, 11 aralık 2022
devamını gör...

