zaman tüneli

spor bile değildir. bu kadar küfür,bağırma,kavga ve terli insan öfkesinin olduğu bir oyun neden bu kadar rağbet görüyor anlamıyorum. caddelerde hırslı ve terli koca koca insanların tezahüratları ve küfürleşmeleri, trafiği tıkamaları falan tam bir ahmaklık. bu spor bile değil ya da sporsa bile ülkemizde iyi temsil edilmiyor.
devamını gör...

yürrüyen enfeksiyon
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

eski bir fotoğraf, normal poz vermiştim ama. *
devamını gör...

ben sensiz kitap okuyorum.
o kendini biliyo
devamını gör...

çok kötü kelime şakaları. çok kötü.
devamını gör...

allahallaaaah herkes fıttırdı.
her kes.
devamını gör...

bir onur orhan kitabı. bu adamın başka kitabı var mı? bilen varsa söylesin. son zamanlarda okuduğum en keyifli kitaptı. ama baştan söylemek lazım, argo ve küfür ve de leşlik sevmeyenler uzak dursun.

yoksul bir mahallede büyümüş bir serseri yusuf. ortadan kayboluyor bir gün. biz de yusuf'u ararken onu tanıyan herkesle konuşuyoruz. konuştuğumuz kişilerin yaşamlarına da kısa bir bakış atmış oluyoruz.

pavyon müdavimleri, konsotmatrisler, seks işçileri, gayler, transeksüeller, torbacılar, eroinmanlar, polis memurları ve iyi aile kızları... kimi ararsanız var yusuf'un hayatında. her biri için başka bir insan yusuf. kimine göre düşman, kimine göre evliya.

insan kendisi dışında her şeydir dedirtyor insana kitap, her şeyden önce bunu hatırlatıyor. nefisti.
devamını gör...

#3962323
teşekkür ederim ama dışarıdan göründüğü kadar başarılmış bir şey değil aslında. biraz mecburiyetten, biraz da yorulmaktan gelen bir nokta. yani öyle bir gün karar verip düğmeye basmış gibi değil… daha çok, düşünmenin bende bıraktığı hasar düşünmemekten daha ağır gelmeye başlayınca kendiliğinden gelişen bir refleks gibi..

şunu söyleyebilirim sadece, tamamen susturamıyorsun o sesi.. ben de susturamadım. sadece sesini kısmayı, bazen de başka odaya kapatmayı öğrendim diyelim.

uyku kaçıran düşünceler kısmı çok tanıdık bu arada. insanın zihni gece olunca daha da cesur oluyor sanki. o yüzden belki de mesele tamamen düşünmemek değil düşüncenin seni sürüklemesine izin vermemek.

umarım sen de kendin için daha katlanılabilir bir yer bulursun. çünkü gerçekten, insanın kendi zihniyle kavga etmesi en yorucu şeylerden biri..
devamını gör...

cumhurbaşkanları olan aslan parçası macron yunanistan'ı ziyaret etti ve ziyaretten önce çıkan haberlere göre fransa, yunanistan'a, elindeki fransız yapımı mirage 2000 uçak versiyonlarını ve yedek parçalarını ukrayna'ya hibe etmesi karşılığında, aynı ekonomik değere sahip sayıda dassault rafale jetleri teklif etmiş.

yunanistan tarafı, bu teklifi macron daha ülkelerine ayak basmadan reddetti. linkteki haberde belirtildiği üzere yunanların önceliği daha fazla savaş jeti değil, saldırı ve savunma alanlarında daha fazla füze sistemlerine sahip olmak özellikle de "hava savunma sistemleri". yunanistan için tehlike yaratabilecek sadece tek bir ülke var o da türkiye. bu iki ülkenin olası savaşında tahminimce yunan tarafı israel'in de hava gücüyle müdahil olacağını hesaba katarak daha fazla savaş uçağını gereksiz görüyor. bu arada türkiye'nin günün birinde rusya ve iran gibi hipersonik füzeler geliştirmesini en çok akp'liler ve mhp'liler değil, israel ister. bu sayede yunanlar arrow-3 sistemi için müşteri haline gelir. tıpkı almanya gibi.

fransa ayrıca kıbrıs cumhuriyeti'nde kalıcı bir askeri varlık oluşturmayı amaçlıyor. britanya gibi askeri üslere sahip olmak istiyorlar.

fransa'nın yunanistan ve kıbrıs hamleleri türkiye'de farklı algılanıyor olabilir, ancak burada hedef türkiye değil. hatta fransa ve türkiye son dönemde hiç olmadığı kadar minnoş ilişkilere sahip olabilir.

fransa'nın en büyük dertlerinden biri, güneydoğu asya, yani çinhindi/hindiçin bölgesinden cebelitarık boğazı'na kadar olan coğrafyada savunma sanayii ihracatı konusunda kendisine dişli bir rakip bulması. o da israel. bu coğrafyadaki müşterilerini, özellikle hindistan ile yunanistan'ı kaptırmak istemiyor. körfez ülkelerinin de ibrahim anlaşmaları yoluyla israel'le barışması ve ittifak kurması fransızların muhtemelen kabuslarına giriyordur. almanya'nın başta yeni nesil savaş uçağı ortak projesinden çekilmesi olmak üzere fransa ve ab genelinden biraz ayrı bir savunma stratejisi belirlemesi, israel ile iş birliği yapması, abd'ye sadece görünürde cephe alması ve britanya-fransa-ispanya kadar net tavır koymaması da fransızların canını sıkıyordur herhalde.

lübnan'da kurulacak yeni düzende devre dışı kalacak olan sadece iran molla rejimi değil fransa da olacak. ayrıca orta doğu ve doğu akdeniz'de yeniden kurulacak düzenden britanya ile beraber dışlanacaklarının farkındalar.

*** *** ***

israel ile fransa arasındaki tatlı sert rekabet bana lord of war filmindeki yuri orlov ile simeon weisz rekabetini hatırlatıyor:



kimin yuri kimin simeon olduğu herhalde anlaşılıyordur.
devamını gör...

yani önceden kendisinden nefret eden, her fırsatta kendisini aşağılayan ve uzun bir terapi sürecinden sonra bu durumu duzeltebilmis biri olarak yazıyorum bu yazacaklarımı. terapinin (psikanaliz) başlarında terapistime güzel bulduğum bir kadından bahsederken "onu bana bakarken yakaladım, yüzümde bir şey var galiba diye düşündüm." demiştim. birkaç yıl sonra benzer bir durumda "o da bana bakıyordu, belki hoşlanmıştır." diye anlattığımda bana "oooo başkası olarak kendisi bey, baya ilerleme var." demişti.

biri için değerli olmadığım sürece gerçekten nasıl değerli olabilecektim? kendinden menkul bir değer düşüncesi bana o kadar yabancıydı ki o değeri hayatım boyunca hep başkalarına atfetmiştim. hep aşık olmuştum: birileri beni kullansa, birilerinin işine yarasa, hayatımı birine adasam diye düşünürdüm. sonrasında işte terapi ile bu durumu düzelttim. hatta bu düşünceyi ilk kabullendiğimde yolda yürürken yerde bir nazar boncuğu görmüş cebime atmıştım. bana nazar değmemesini ummak ne kadar ilginç bir düşünceydi. babam da böyle hissediyordu demek.

en son üniversitedeki sevgilimle birkaç ay önce tekrar iletişime geçtik. nasıl birisi olduğunu kısaca özetlemek gerekirse haz alabileceği bir şeyi yapmaması için onu engelleyebilecek hiçbir ahlaki kriteri olmayan biri diyebilirim. yaklaşık 4 ay falan sürmüştü, bana bir yanlışı olmadı ama ben boğulmaya başladım. kendimi ona adamaya çalıştıkça tükenmiştim. aradan geçen yaklaşık 20 yıl sonra bu kadar tatmin olduğu başka ilişkisi olmadığını söylüyor, bunu ne kadar gerçekten kastediyor emin değilim. o bana yazdıktan sonra onu görmeye, yaşadığı şehre gittim. yani insanı öyle bir seviyor ki hayvan.. böyle sokak kedilerine düşkün güzel kadınlar olur da minik, tatlı bir kediyi mıncıklaya mıncıklaya sever ya, öyle seviyor. tabi uçtum ben yine ama bu sefer temkinliydim. canının ne istediğinden başka bir kriteri olmayan biri olmadığını bilmem ve benim de kendime dair algımın değişmiş olması memuriyetten istifa edip onun yaşadığı şehre yerleşmeye çalışma çabamın önüne geçti. ama baya zorladı. neyse işte yanına gittim, sürekli arabesk şarkılar dinliyorum, dinlemekten kendimi alamıyorum. onun yanından dönerken arada kendimi o şarkıları söyleyen olarak değil de kendisine söylenen şarkılar olarak algıladığımı fark ettim. 20 yıl sonra onun tarafından sevilmek, önemsenmek bu sefer böyle bir etki yaptı. dedim demek o hayvan böyle hissediyormuş demek ki hissediyormuş. ama tabi beni bu kadar coşturan şey de yine onun ilgisiydi. birkaç ay geçmedi ağır migren ağrıları eşliğinde onunla artık görüşmek istemediğimi kendisine söyledim. görüşmüyoruz işte şu an.

geçen sene de başka birine aşık olmuştum ama o baya iyi bir insandı. ona aşık olduğumu söylemiştim ve daha kısıtlı bir şekilde de olsa hala görüşmeye devam ediyoruz. ona aşık olduğumu söyledikten tam bir yıl sonra o, aşık olduğum kadından çok yakın olmadığım ama sevdiğim, değer verdiğim bir tanıdığa dönüştü. bu dönüşümün eşiği ise iki gün üst üste gördüğüm 2 rüya oldu. ilkini buraya yazmıştım.

geçenlerde buradan konuştuğum çok zeki bir kadın bana eski kaçıngan sevgilisinden bahsetmişti. daha fazla detay vermeyim. bana aşk ve sevginin ayrımından bahsedip aşık olmanın bağ kurmayı neredeyse imkansız kıldığından bahsetti. bunu ben de az çok biliyordum ama bunun ne demek olduğunu onun sayesinde kavramıştım. bu 2 rüyayı da ondan sonra gördüm zaten.

sonuç olarak, terapi bittikten sonraki bir buçuk yıl içinde "gerçek ilişki" denemelerim olsa da pek başarılı olamadım. flört edecek enerjiyi sağlamakta zorlandım vs. ama bu konuda artık daha iyiyim. enerjim daha yüksek. kendi değerimi başkasına atfetmeyecek kadar normalim artık. o kadar da değersiz hissetmiyorum yani.

öyle işte. buraya kadar okuduysanız bu tecrübemi benimle paylaştığınız için teşekkür ederim. sağlıcakla kalın
devamını gör...

allah'ın değil de onun gerçek olduğuna inananların gücüne giden durumdur. yoksa koskoca allah benim birbirinden komik esprilerimi not edip, günü gelince intikam alma yoluna gidecek kadar çocukça şeylerle vaktini öldürmüyordur sanırım.
devamını gör...

vurdulu kırdılı flmlere iyi gidiyo bu eleman.
devamını gör...

mazhar alanson'un eşi..
kahramanmaraş’ta ayser çalık ortaokulu’nda gerçekleşen silahlı saldırı sonucu yaşanan trajedinin ardından,
kendisine yöneltilen “neden okul olayı ile ilgili reaksiyonsuzsun?” sorusuna, “kortizol seviyemi ve kas gelişimimi riske atamam. negatif enerjiyle beslenmek yerine enerjimi daha yapıcı şeylere saklıyorum” ifadeleriyle karşılık vermişti.
bu yanıt haklı olarak sosyal medyada çok eleştirildi, tepki çekti. bazen insan bir cümlesiyle bu şekilde bencillik düzeyini ele veriyor. benim açımdan artık enerji harcanmayacak insan seviyesindedir.
devamını gör...

asla saygısızlık yapmadan, ama allah’ın bana vermiş olduğu aklı !!! kullanarak sorguluyorum.
kelime-i şehadet'den başlayayım....
“eşhedü en lâ ilahe illâllah ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve resülûh.”
nedir türkçesi?

şahitlik ederim ki, allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki, muhammed o’nun kulu ve elçisidir.

şimdi ben gözümle görmediğim bir şeye nasıl şahitlik edebilirim ki?
hangi müslüman allah’tan başka tanrı olmadığını gördü?
hangi müslüman, muhammed’in allah tarafından elçi olarak görevlendirildiğini gördü?_
bu biraz yalancı şahitlik değil mi?
aslında kelime-i şehadet kalıp halinde kuran’da yok ancak,
ali imran suresi 18. ayet ve nisa suresi 166. ayet’de geçiyor..
âli imran suresi 18. ayet:
allah, kendisinden başka tanrı olmadığına tanıktır.
meleklerle ilim sahipleri de adalet ölçüsüne sarılarak tanıklık etmektedir ki, o aziz ve hakim olandan başka hiçbir ilah yoktur.

değerli dostlar,
asla saygısızlık yapmadan soruyorum, adalet önünde sorgulanan, sanık durumundaki bir kişi, kendisini tanık olarak gösterebilir mi? kısacası, hem sanık hem de aynı anda tanık olabilir mi?
çünkü burada allah, kendisinden başka tanrı olmadığına kendisini tanık olarak gösteriyor! yetinmiyor, melekleri ve ilim sahiplerini de tanık olarak gösteriyor!
melekleri gören var mı? kimsenin görmediği, göremediği varlıklar nasıl tanık oluyor?

şimdi de öne sürülen nisa suresi 166. ayet’e bakalım:

şu da var ki, allah sana indirdiğini, kendi ilmiyle indirdiğine tanıklık eder. melekler de tanıklık ediyorlar. zaten tanık olarak allah yeter.”
yine, asla saygısızlık etmeden, ama allah’ın ban verdiği aklı kullanarak soruyorum:
muhammed’e ayetleri gönderdiğine kendisi tanıklık ediyor. bir kimse kendi kendisine tanık olabilir mi?
allah yine melekleri tanık olarak gösteriyor. bu melekleri gören, bilen var mı? hiç kimsenin görmediği varlıklar adaletin önünde tanık olabilir mi?
allah, son noktayı koyuyor:
zaten tanık olarak allah yeter.”
madem ki, allah’ın kendisine kendisinin tanık olması yetiyor, melekleriniye tanık olarak gösterdi?
bu en basitiydi. bunun gibi tartışmaya açık çok ayet var...
sorgulamaktan korkmayın ama inananlara da saygı duyun.
dinin gerektirdiğini yapanlara tabi ki...
yine de siz bilirsiniz?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"sıkıldığım zaman terk edebileceğim şeyleri seviyorum. çocuğu da o yüzden yapmadım."

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dün gece oğluşum geziden döndü. tekrar kollarımın arasına alınca istemsiz mutlu oldum. imkanım olsa gurk tavuk gibi kanatlarımın arasından çıkarmayacağım yavrularımı..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ön kameranın güzellik filtresinin alnı mermer gibi yapması. bu kim oğlum böyle surat mı olur?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
arkadaki dolap:
devamını gör...

tuzla sahildeyim
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim