zaman tüneli
durduk yere ağlamak
ne kadar durduk yere? yâhu adamcağız annesinin mezarını bilmiyor, mezarı belli değil. ve bugün anneler günü. e gel de dökülmesin gözlerden yaş boncuk boncuk.
üzülüyorum. durduk yere de ağlarım hareketliyken de ağlarım. ağlarım ben. ağlamak çok güzel. insan olduğumu hissediyorum her damla gözyaşımda.
üzülüyorum. durduk yere de ağlarım hareketliyken de ağlarım. ağlarım ben. ağlamak çok güzel. insan olduğumu hissediyorum her damla gözyaşımda.
devamını gör...
annenin anneler gününü sosyal medyada paylaşımla kutlamak
insanların içinden gelmiştir yapmıştır. bana da komik geliyor ama eppur kim ki yani isteyen yapsın.
devamını gör...
annenin anneler gününü sosyal medyada paylaşımla kutlamak
anneyi hususi olarak arayıp sormak, anneyi ziyaret etmek veya zaten yanındaysan yanındayken kutlamak gibi imkanlar zaten varken ve zaten bu şekilde de kutlamışken bir de sosyal medyada anam anam, canım anam, kıymetli anam vb. paylaşımlarda bulunmaktır.
ünlüleri bir derece anlıyorum. günün anlam ve önemini temsilen büyük kitlelere annelerin kıymetini daha iyi bilmeleri gerektiği konusuna dikkat çekiyor olabilirler de zaten kimsenin takmadığı, gönderilerini üç beş akrabasının, eşinin dostunun beğendiği tipler niye buna gerek duyuyor...
dikkat edin bu tipler eşlerinin doğum gününü de sosyal medyada kutlarlar. sizden başkalarına ne? sen zaten sevdiğinin özel günlerini onun gözlerine bakarak kutluyor musun? kutluyorsun, tamam, e bi de sosyal medyada niye ikinci defa kutlama ihtiyacı hissediyorsun? garip.
ünlüleri bir derece anlıyorum. günün anlam ve önemini temsilen büyük kitlelere annelerin kıymetini daha iyi bilmeleri gerektiği konusuna dikkat çekiyor olabilirler de zaten kimsenin takmadığı, gönderilerini üç beş akrabasının, eşinin dostunun beğendiği tipler niye buna gerek duyuyor...
dikkat edin bu tipler eşlerinin doğum gününü de sosyal medyada kutlarlar. sizden başkalarına ne? sen zaten sevdiğinin özel günlerini onun gözlerine bakarak kutluyor musun? kutluyorsun, tamam, e bi de sosyal medyada niye ikinci defa kutlama ihtiyacı hissediyorsun? garip.
devamını gör...
4 kişiyle pazar kahvaltısı yapma şansınız olsa
annem
babam
ablam
dördüncü kişi 10 yaşındaki ben olayım.
ya da ablam gelmesin. hep annemin bana sürdüğü nutellalı ekmeğimi yiyordu. ablam çok kötü bir insan.
babam
ablam
dördüncü kişi 10 yaşındaki ben olayım.
ya da ablam gelmesin. hep annemin bana sürdüğü nutellalı ekmeğimi yiyordu. ablam çok kötü bir insan.
devamını gör...
vurgun
ne kadar zulmetsen, ah etmem sana
her iki cihanda gül kana kana
allah allah, daha ne kadar merhametli ve enayice sevebilir insan? allah kıskanır elinden alır böyle sevgiyi.
inanır mısınız? kimi sevdiğimi bilmiyorum fakat çok seviyorum ve çoklarca çok seviyorum.
leylâ mı? o'nu bırakalı yıllar oldu.
devamını gör...
dursun özbek
büyük başkan. allah uzun ömür versin kendisine. önümüzdeki senelerde kendisini hayırla yad edecek milyonlarca seveni var.
sen insanların yüzünü güldürdün ya, allah sana yük vermesin, dert, sıkıntı sana ve sevdiklerine uğramasın başkanım. allah'ım seni daima korusun. sen bizim için bir babasın.
sen insanların yüzünü güldürdün ya, allah sana yük vermesin, dert, sıkıntı sana ve sevdiklerine uğramasın başkanım. allah'ım seni daima korusun. sen bizim için bir babasın.
devamını gör...
anın fotoğrafı

finlandiya'nın başkenti helsinki'de bulunan aziz johannes kilisesi (fince: johanneksenkirkko) olup, ülkenin en büyük taş kilisesidir.
konum: helsinki'nin güneyindeki ullanlinna bölgesinde yer alır.mimari tarz: kırmızı tuğladan yapılmış, görkemli bir neo-gotik eserdir.kapasite: içerisinde aynı anda yaklaşık 2.600 kişi oturabilir.kuleler: şehrin silüetinde dikkat çeken ikiz kuleleri 74 metre yüksekliğindedir.tarih: isveçli mimar adolf melander tarafından tasarlanmış ve 1891 yılında tamamlanmıştır.akustiği çok güçlü olduğu için günümüzde sık sık büyük konserlere ve etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.
devamını gör...
anneler günü
biz anneler günü kutlamiyoruz. hristiyan geleneği bu. mayısın ikinci cumartesi valideler günü kutluyoruz. alkol de almıyoruz, çam ağacına da yıldız takmiyoruz. biz yırtık dondan labius major gibi çıkmayı seviyoruz.
devamını gör...
anneler günü
evlatlarını sevip sayan tüm annelerin bu gününü kutlarım.
devamını gör...
pastel boya tarzı normal sözlük yazarları
yapay zekaya karşı biraz daha nazik olmanız insanlığın geleceği açısından daha yararlı olmaz mı acaba?
devamını gör...
anneler günü
sadece yaşayan annelerin değil,
annesini toprağa emanet edenlerin,
bir “anne” kelimesine hasret büyüyenlerin,
anne olmayı canı gönülden istediği halde kucağı boş kalanların,bu açığını patili güzelliklerle dolduranların
kısacası fedakarlığın, sevginin ve şefkatin adı olan ve yüreğinde anne sevgisi taşıyan tüm kadınların anneler günü kutlu olsun....
annesini toprağa emanet edenlerin,
bir “anne” kelimesine hasret büyüyenlerin,
anne olmayı canı gönülden istediği halde kucağı boş kalanların,bu açığını patili güzelliklerle dolduranların
kısacası fedakarlığın, sevginin ve şefkatin adı olan ve yüreğinde anne sevgisi taşıyan tüm kadınların anneler günü kutlu olsun....
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"burada keten, değerini palto aracılığıyla ifade eder; palto ise bu değerin ifade edildiği malzeme, yani 'değer gövdesi' olur. terzinin emeği, dokumacının emeğinden farklı olsa da, bu denklemde her ikisi de sadece insan emeği olarak birbirine eşitlenir."
das kapital, cilt 1
ne bu lan, efsane kapital bakkal hesabı yapiyor sayfalarca. kimse okumamış demek ki bugüne kadar.
das kapital, cilt 1
ne bu lan, efsane kapital bakkal hesabı yapiyor sayfalarca. kimse okumamış demek ki bugüne kadar.
devamını gör...
sevilen kadının belalı bir tip çıkması
emin olun zekasının geri olması daha yeğdir. öteki ihtimalde sizi daima huzursuz edecek, evde hop oturup hop kalkacaksınız.geri kalmış bir zekayı geliştirebilirsin ama yanlış bir hayat modelini, üzerine yıllar harcanarak inşa edilmiş bir karakteri asla düzeltemezsin. zekanın geriliği doğal bir durumdur. diğeri eğitim eksikliği.
devamını gör...
ikizler burcu erkeği
abim diye demiyorum, gerçek bir hastadır. tanıdığım tek ikizler burcu değil elbette. ama tüm özelliklerini barındırdığı bir gerçek.
öncelikle ikizler burcu denince dal gibi, fidan gibi, tığ gibi insanlar gelsin. bu onların en belirgin fiziksel özelliğidir. buna bağlı olarak da tuhaf yürüyüşleri kaçınılmaz olarak eklenir. dört kişilik bir arkadaş grubunda kimin ikizler olduğu yürüyüşünden anlaşılır. buna da gerek kalmaz zaten epey paspal giyinir. oradan da tespit edilebilir.
ruhsal durumları ise içler acısıdır. öncelikle bunlar kendilerini değişken ve özgür olarak nitelerler. oysa öyle bir şey yoktur. değişim dedikleri şey aslında kişilik bozukluğudur, şizoid veya şizofren ya da her neyse bu türden psikolojik-zihinsel hasarlara sahip olup bundan haberdar değillerdir. bu karakteri kontrol edemeyip çok kararsız ya da değişen olarak görürler kendilerini. bir hekimin gözlemleriyle bunu kanıtlayabilirsiniz. ama kendilerini ikna edemezsiniz...
özgürlükten anladıkları ise başka bir dünya. sorsanız size onu tanımlayamazlar bile. zeki falan da değildir bunlar. kendi aptallıklarını yadsıdıklarından çok zekiymiş gibi görürler kendilerini. evet kendilerini. başkaları bunları zeki falan görmez asla. ama akıllı insanlar bunların zekasızlığını anladığı gibi onlarla iletişime girilmemesi gerektiğini de bildiğinden, onlarla konuşmazlar; bunlar da her şeyi inandıkları gibi kesin kabul ederler.
bir ikizler size özgür biriymiş gibi imaj oluşturabilir, tehlikelidir, uzak durulmalıdır. bunların özgürlüğü hiçbir değeri tanımamak, hayatı ilkesizce yaşamaktır. ikizler burcu eyleme geçmiş bir nihilisttir. hayatta bir anlam bulamaz; bu, anlamın yoksunluğundan değil kendi görülerinin yetersizliğinden vardıkları sonuçtur, o halde şöyle düşünür: "madem hiçbir şeyin anlamı yok, o halde her şeyi yapabilirim."
oysa anlamsız bir yaşamda eylemde bulunmamak daha mantıklıdır. gerçi bu felsefi bir sorgulama işidir. bunun için ne ikizlerin zekası yeterlidir ne de bu başlık. zaten kişisel bir yorum sadece.
ikizlerin fiziksel görünüşünden bahsettik. böyle bir fiziğe sahip insanların elbette beslenmeleri de farklıdır. öncelikle çok yemek seçerler, düzensiz ve sağlıksız beslenirler, sigara ve alkol içmeyen ikizler olduğuna beni inandıramazsınız. zira zayıf bünyeleri vardır ve kolayca bağımlı olabilirler. bu tipler kendilelrini bile tanımıyorlar. şöyle bir araştırma var mı bilmiyorum ama mutlaka dolandırılan insanların çoğunluğu ikizler burcudur. bir insan beyinsiz olup da bu kadar övgüye nasıl mazhar olur anlamıyorum. sırf ikizler burcu olduğu için mi?
ikizler burcu bir hastalık olsaydı kesinlikle kanser olurdu. belki dostlukları, insan hayatına sirayet edemediğinden, keyiflidir, bilmiyorum. ama bu insanlarla yaşamak, onları hayatınıza almak ölümcül bir hata olur. her şeye alınan, pimpirikli, uyumsuz, kavgacı, eğitimsiz, kendinden habersiz, pis... evet çok pistir bu insanlar. sadece kendi kokuları onları rahatsız ederse ya da başka biri yanlarında bunu belli edecek biçimde davranırsa yıkanmaya karar verir. temeli ne bilmiyorum ama kendilerinde bir doğaüstülük görüyorlar sanırım... yatağa çorapla girerler, zaten üstüne başına özen göstermez, bıraksan tüm gün pijamayla gezer... saçları bakımsızdır, vücutları kıllıdır (bu insani bir olay elbette fakat özellikle kadın cinslerinde haddinden fazladır bu- erkekler ise saç sakal özensizliği vardır). cimridir, pintidir, paylaşmayı sevmez. buna karşın bencil de değildir. kendine de harcamaz. birikim mi yapıyor, iş planı mı var dersen, yok. o da yok. kimse parasının ne yaptığını bilmez, büyük bir sırdır bu. bence her fırsatta kandırılıp dolandırılıyorlar.
zayıf bünyelerinden bahsetmiştik. buna bir de haz zaafını ekleyin. zaten tüm zayıflıkları bu düşkünlükten geliyor. ikizler zevk almayı sever, ama bu sıradan bir sevgiden fazladır, zevk bağımlılığı gibi bir şeye dönüşmüştür. dürtülerinin kontrolünde yaşayan vahşi bir yaratık gibi yaşarlar. hizmet almaya bayılırlar. her şey ayaklarına gelmeli, her insan onlar için çalışmalı, sürekli onlarla ilgilenmeli vs. bildiğin yetişkin bebek bunlar. kendi başlarına hayatlarına kalamayacaklarından ya ailesine işkence çektirir ya da eşine dostuna işkence çektirir. ikizler işkenceci bir karakterdir. bencilliği burada işlemeye başlar, sadece kendi yararı için her şeyi yapabilecek ve yakabilecek bir tip. beyin yok, düşünce yok, sadece duygular var ama bencil duygular.
ahlak, kanunlar, yasalar, toplum ve topluluk kuralları, insan ilişkilerindeki sınırlar, saygı ve sevgi, üslup... bu ve bu gibi şeyler bunların lugatında yoktur. suratınıza bön bön bakarlar. ta ki onu sevdiğinizi söyleyene kadar. şimdi onun lugatının kapağını araladınız. bir ikizlerin sürekli huyuna gitmeniz ve kendi hayatınızı onun için feda etmeniz gerekir. ama bu fedakarlıktan size kalan bir hiç olacak. çünkü o sizin için kılını dahi kıpırdatmayacak.
lanet olsun böyle insana da burca da.
öncelikle ikizler burcu denince dal gibi, fidan gibi, tığ gibi insanlar gelsin. bu onların en belirgin fiziksel özelliğidir. buna bağlı olarak da tuhaf yürüyüşleri kaçınılmaz olarak eklenir. dört kişilik bir arkadaş grubunda kimin ikizler olduğu yürüyüşünden anlaşılır. buna da gerek kalmaz zaten epey paspal giyinir. oradan da tespit edilebilir.
ruhsal durumları ise içler acısıdır. öncelikle bunlar kendilerini değişken ve özgür olarak nitelerler. oysa öyle bir şey yoktur. değişim dedikleri şey aslında kişilik bozukluğudur, şizoid veya şizofren ya da her neyse bu türden psikolojik-zihinsel hasarlara sahip olup bundan haberdar değillerdir. bu karakteri kontrol edemeyip çok kararsız ya da değişen olarak görürler kendilerini. bir hekimin gözlemleriyle bunu kanıtlayabilirsiniz. ama kendilerini ikna edemezsiniz...
özgürlükten anladıkları ise başka bir dünya. sorsanız size onu tanımlayamazlar bile. zeki falan da değildir bunlar. kendi aptallıklarını yadsıdıklarından çok zekiymiş gibi görürler kendilerini. evet kendilerini. başkaları bunları zeki falan görmez asla. ama akıllı insanlar bunların zekasızlığını anladığı gibi onlarla iletişime girilmemesi gerektiğini de bildiğinden, onlarla konuşmazlar; bunlar da her şeyi inandıkları gibi kesin kabul ederler.
bir ikizler size özgür biriymiş gibi imaj oluşturabilir, tehlikelidir, uzak durulmalıdır. bunların özgürlüğü hiçbir değeri tanımamak, hayatı ilkesizce yaşamaktır. ikizler burcu eyleme geçmiş bir nihilisttir. hayatta bir anlam bulamaz; bu, anlamın yoksunluğundan değil kendi görülerinin yetersizliğinden vardıkları sonuçtur, o halde şöyle düşünür: "madem hiçbir şeyin anlamı yok, o halde her şeyi yapabilirim."
oysa anlamsız bir yaşamda eylemde bulunmamak daha mantıklıdır. gerçi bu felsefi bir sorgulama işidir. bunun için ne ikizlerin zekası yeterlidir ne de bu başlık. zaten kişisel bir yorum sadece.
ikizlerin fiziksel görünüşünden bahsettik. böyle bir fiziğe sahip insanların elbette beslenmeleri de farklıdır. öncelikle çok yemek seçerler, düzensiz ve sağlıksız beslenirler, sigara ve alkol içmeyen ikizler olduğuna beni inandıramazsınız. zira zayıf bünyeleri vardır ve kolayca bağımlı olabilirler. bu tipler kendilelrini bile tanımıyorlar. şöyle bir araştırma var mı bilmiyorum ama mutlaka dolandırılan insanların çoğunluğu ikizler burcudur. bir insan beyinsiz olup da bu kadar övgüye nasıl mazhar olur anlamıyorum. sırf ikizler burcu olduğu için mi?
ikizler burcu bir hastalık olsaydı kesinlikle kanser olurdu. belki dostlukları, insan hayatına sirayet edemediğinden, keyiflidir, bilmiyorum. ama bu insanlarla yaşamak, onları hayatınıza almak ölümcül bir hata olur. her şeye alınan, pimpirikli, uyumsuz, kavgacı, eğitimsiz, kendinden habersiz, pis... evet çok pistir bu insanlar. sadece kendi kokuları onları rahatsız ederse ya da başka biri yanlarında bunu belli edecek biçimde davranırsa yıkanmaya karar verir. temeli ne bilmiyorum ama kendilerinde bir doğaüstülük görüyorlar sanırım... yatağa çorapla girerler, zaten üstüne başına özen göstermez, bıraksan tüm gün pijamayla gezer... saçları bakımsızdır, vücutları kıllıdır (bu insani bir olay elbette fakat özellikle kadın cinslerinde haddinden fazladır bu- erkekler ise saç sakal özensizliği vardır). cimridir, pintidir, paylaşmayı sevmez. buna karşın bencil de değildir. kendine de harcamaz. birikim mi yapıyor, iş planı mı var dersen, yok. o da yok. kimse parasının ne yaptığını bilmez, büyük bir sırdır bu. bence her fırsatta kandırılıp dolandırılıyorlar.
zayıf bünyelerinden bahsetmiştik. buna bir de haz zaafını ekleyin. zaten tüm zayıflıkları bu düşkünlükten geliyor. ikizler zevk almayı sever, ama bu sıradan bir sevgiden fazladır, zevk bağımlılığı gibi bir şeye dönüşmüştür. dürtülerinin kontrolünde yaşayan vahşi bir yaratık gibi yaşarlar. hizmet almaya bayılırlar. her şey ayaklarına gelmeli, her insan onlar için çalışmalı, sürekli onlarla ilgilenmeli vs. bildiğin yetişkin bebek bunlar. kendi başlarına hayatlarına kalamayacaklarından ya ailesine işkence çektirir ya da eşine dostuna işkence çektirir. ikizler işkenceci bir karakterdir. bencilliği burada işlemeye başlar, sadece kendi yararı için her şeyi yapabilecek ve yakabilecek bir tip. beyin yok, düşünce yok, sadece duygular var ama bencil duygular.
ahlak, kanunlar, yasalar, toplum ve topluluk kuralları, insan ilişkilerindeki sınırlar, saygı ve sevgi, üslup... bu ve bu gibi şeyler bunların lugatında yoktur. suratınıza bön bön bakarlar. ta ki onu sevdiğinizi söyleyene kadar. şimdi onun lugatının kapağını araladınız. bir ikizlerin sürekli huyuna gitmeniz ve kendi hayatınızı onun için feda etmeniz gerekir. ama bu fedakarlıktan size kalan bir hiç olacak. çünkü o sizin için kılını dahi kıpırdatmayacak.
lanet olsun böyle insana da burca da.
devamını gör...
anneler günü
cenneti de cehennemi de merak etmiyorum.
çünkü annemi gülerken de ağlarken de gördüm.
anneler günü kutlu olsun.
çünkü annemi gülerken de ağlarken de gördüm.
anneler günü kutlu olsun.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"bir çocuğun çaresizliği çoğu kez sadece biyolojik bir olay olarak değerlendirilir. çocuğun gerçekten de uzun yıllar boyunca ihtiyaçlarının doyurulması için çevresine bağımlı olmasına karşın -daha az fiziksel güce ve yetişkinlerden daha az deneyime sahip olması nedeniyle- yine de sorunun biyolojik yanına çok fazla önem verilmektedir. yaşamın ilk iki ya da üç yılından sonra, ağır basan biyolojik bağımlılıktan, çocuğun ruhsal ve zihinsel yaşamını da içine alan bir tür bağımsızlığa yönelik kesin bir dönüm noktası ortaya çıkar. çocuk ilk olgunluk dönemine ulaşıncaya ve kendi yaşamını kendi ellerine alabilecek bir duruma gelinceye kadar bu bağımlılık sürer. yine de çocukların ailelerine bağımlı kalma derecelerinde büyük bireysel farklılıklar vardır. bu bütünüyle ailelerin çocuklarının eğitimiyle neye ulaşmaya çalıştıklarına bağlıdır: yani, eğilimin bir çocuğu güçlü, cesur, bağımsız, her türlü durumla başa çıkabilecek bir insan yapmak mı, yoksa çocuğa kol kanat germek, onu boyun eğmeci yapmak, yaşamı savsaklamasını sağlamak ya da kısaca onu yirmi yaşına kadar ya da daha uzun bir süre için çocuksulaştırmak, çocuk kalmasını sağlamak mı olduğuna bağlıdır. elverişsiz koşullar altında yetişen çocuklardaki çaresizlik, genellikle yıldırma, çocuğu şımartma ya da onu coşkusal bir bağımlılık içinde tutma yoluyla yapay olarak pekiştirilir. çocuk ne kadar çaresiz bırakılırsa, zıtlaşma (karşı koyma) duymaya ya da bunu dile getirmeye de o denli az cesaret edecek ve böyle bir zıtlaşma da o denli gecikecektir. bu durumda altta yatan duygu -ya da parola diyebileceğimiz şey- şudur: düşmanlığımı bastırmak zorundayım, çünkü sana ihtiyacım var. "
devamını gör...
hani bizim sevdamız
böylesine acıyı tatmadım
yokluğu çok zor, alışamadım
o'nsuz yaşamayı başaramadım
al benim de canımı, allahım
allah allah dedi gencosman. allah'tan fazla kimseyi sevmemek lazım. pişman olursunuz. bülentabilamın güzel şarkısı.
devamını gör...
sevilen kadının belalı bir tip çıkması
gerizekalı olmasından iyidir.
devamını gör...

