zaman tüneli
ruh adam
sen ben o
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
bırakamıyorum.
çözmek istediğim hayata istinaden birileri bana yardımcı oluyor çünkü...
çünkü her yerde olması gereken bir şarkı şu anda yutubda yok !
bir şarkının olmaması demek benim için, aradığım kişinin yorumunun olmaması demek.
edit: aramadığım kişiden yazınca aradığım kişi çıktı:
çözmek istediğim hayata istinaden birileri bana yardımcı oluyor çünkü...
çünkü her yerde olması gereken bir şarkı şu anda yutubda yok !
bir şarkının olmaması demek benim için, aradığım kişinin yorumunun olmaması demek.
edit: aramadığım kişiden yazınca aradığım kişi çıktı:
devamını gör...
kadınların yedekte birçok erkek tutması
çerez başlık. işte bu başlıklara sebep ise şuna uyanırız:
asıl kırdığın her zaman kendinsindir...
kitap okumak neyi değiştirdi ???????????
yıllar önce kaybettiğin babaannen "kötü insan" mı oldu ?
kitap okumak bilinçaltını değiştirebildi mi ?
diğer deyişle ruhunu =....
asıl kırdığın her zaman kendinsindir...
kitap okumak neyi değiştirdi ???????????
yıllar önce kaybettiğin babaannen "kötü insan" mı oldu ?
kitap okumak bilinçaltını değiştirebildi mi ?
diğer deyişle ruhunu =....
devamını gör...
özür dilemenin ağırlığı
özür dilemek aynısını yapmamayı gerektirir.
varsayın ki (ki bence "gerçek" budur), en değiştiremeyeceğiniz yönünüz/yönünüzdü kırıcı olan.
hala özür dileyebilir misiniz ?
nein ....
varsayın ki (ki bence "gerçek" budur), en değiştiremeyeceğiniz yönünüz/yönünüzdü kırıcı olan.
hala özür dileyebilir misiniz ?
nein ....
devamını gör...
ruh adam
15-20 yaşlarında okumuş olsaydım olay örgüsünden muhakkak etkilenirdim fakat bu yaş aralığından sonrası için fazlasıyla basit bir kitap. yazarı var eden şey üsluptur ve bana göre bu kitabın basitliğinin sebebi de özgün bir anlatış biçimine sahip olmamasıdır. kurmaca metinlerde neyi anlattığı kadar nasıl anlattığı da önemli, maalesef bunun nasılı yok. bana yok, size olabilir ve ben bunu eleştirme hakkına sahip değilim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
en son yağmur eşliğinde kulaklığımı takıp yürüyüş yapacağım diye çıkmıştım evden. ne ara bir şişe cin içip geri geldim, onu da bilmiyorum. eve geldim mi, onu bile bilmiyorum aslında ama şunu biliyorum; bazı kırılmaların yaşanması gerekiyormuş yoksa kendi kendine cesaret edemiyorsun o yokuşa. düşünsene.. ne kadar eğretiymiş durduğum yer. ne kadar alelade ve sırf renk olsun diye serpiştirmişsin aralara. çünkü ait olamadığın yerin ne sahibi olabiliyorsun ne de sakini; ne ev eve benziyor, ne uyku uykuya. hele bir de “yaşam alanım” dediğin yere kendi darağacın kurulunca.. şimdi uzak bir ihtimal de olsa, hatta beni sadece arkamdan ittiğiniz için bile olsa; asıl olmam gereken yere yaklaştırdığınız için sonsuz teşekkürler.
ve tabii, bir miktar da kına.
ve tabii, bir miktar da kına.
devamını gör...
bir insanın senden sonraki yaşlarını bilememek
senden sonraki yaşlarının senin hayatını etkilememesi beklenir zaten.
(bilinçaltınızı dahi etkilemez) (tarot tırttır yani. göz önünde olmayan şeyi bilinçaltı bilmez)
nasıl bir bilimsel kafasın kızım sen yaaa....
seni anan kimin için doğurdu ki...
(bilinçaltınızı dahi etkilemez) (tarot tırttır yani. göz önünde olmayan şeyi bilinçaltı bilmez)
nasıl bir bilimsel kafasın kızım sen yaaa....
seni anan kimin için doğurdu ki...
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
alkol tüketirken sabah namazı okunması
insan aniden bir tuhaf oluyor o anda ama her şey sonra kaldığı yerden devam ediyor sabah olduğunu anlıyoruz güneş doğmadan uyumak en güzeli gibi bir his doğuyor insanın içine.
devamını gör...
fragile
o kadar narin, o kadar hassas, o kadar kırılgan ruhlarımız var ki..
birbirimizi incitiriz diyeaklımızın cıkması gerekiyor aslında.
ve biz genelde oyle hoyrat, oyle kaba davranıyoruz ki birbirimize.
şair diyor ya bu dunya hassas kalpler icin cehennemdir.
hassas olmıcam diyorum. takmıcam diyorum. sonra murathan mungan nın yalnız bir opera da dedigi gibi: "o acı birden yeniden sızlar, yoksa gercekten bitmissinizdir ' bitmemişim. hala. ısrarla.
john deep der ki the one who becomes a beast is free of pain.-canavara donusen acıdan muaf olur-
ben canavara donusmek istemiyorum.
varsın biraz aglayalım, biraz gülelim.
birbirimizi incitiriz diyeaklımızın cıkması gerekiyor aslında.
ve biz genelde oyle hoyrat, oyle kaba davranıyoruz ki birbirimize.
şair diyor ya bu dunya hassas kalpler icin cehennemdir.
hassas olmıcam diyorum. takmıcam diyorum. sonra murathan mungan nın yalnız bir opera da dedigi gibi: "o acı birden yeniden sızlar, yoksa gercekten bitmissinizdir ' bitmemişim. hala. ısrarla.
john deep der ki the one who becomes a beast is free of pain.-canavara donusen acıdan muaf olur-
ben canavara donusmek istemiyorum.
varsın biraz aglayalım, biraz gülelim.
devamını gör...
normal sözlük’te 6 kişi kalmak
herkese benden çay.
sahibi bile uğramıyor
biz ne yapalım.
sahibi bile uğramıyor
biz ne yapalım.
devamını gör...
hayatta güzel şeyler de oluyor dedirten durumlar
sözlüğe yoga fotosu atılması
bugğnkü kel furyasından sonra ilaç gibi geldi
bugğnkü kel furyasından sonra ilaç gibi geldi
devamını gör...
normal sözlük’te 6 kişi kalmak
6 + yek.*
devamını gör...
normal sözlük’te 6 kişi kalmak
hemen bi sayı alalım dobarlanın.
devamını gör...
misyoner pozisyonu
niye köylü ya da fakir pozisyonu denmiş anlamadım. her iki taraf için oldukça güzel ve zevk veren bir pozisyon bence.
devamını gör...
misyoner pozisyonu
yoga yapmayan kızlarda düzgün işlemeyen pozisyon
yogasız kızlar en fazla 30 derece açabiliyo
yengeç gibi kalıyolar orda
yogacılar başka ya
yogasız kızlar en fazla 30 derece açabiliyo
yengeç gibi kalıyolar orda
yogacılar başka ya
devamını gör...
bazı rollerin insanın üzerine yapışması
cengiz bozkurt - (bkz: erdal bakkal)
bu adam ne rolde oynarsa oynasın benim gözümde bakkal. adam dünyaya bakkal olarak gelmiş resmen.*
bu adam ne rolde oynarsa oynasın benim gözümde bakkal. adam dünyaya bakkal olarak gelmiş resmen.*
devamını gör...
bad boy
badr hari'nin k-1 world grand prix 2009 finallerinde kullanmaya başladığı ve dövüş tarihinin en havalı girişlerinden birisine sahip olmasını sağlayan giriş şarkısıdır. kendisi gibi fas asıllı hollandalı rapçi appa tarafından hari için yapılmıştır. şarkı felemenkçedir ve sadece "bad boy" kısmı inglizcedir. badr hari'nin sert, korkusuz, herkesin çekindiği birisi olduğundan bahseder.
badr hari'nin olaylı remy bonjasky maçı, diskalifiye olması ve sonrasında seyircilerle dalaşması, bad boy lakabının iyice üzerine yapışmasına sebep oldu. kendisi de bu lakabı sevmiş olacak ki bir süre bu isimli şarkıyla ringe yürüdü ama ne yürümek... şarkıyı dinledikçe gözümün önüne kia sponsorlu şort ve tişörtüyle hari ve arkasında big mike, yani koçu mike passenier, geliyor. film sahnesi gibi yürürdü hari ringe. önce asansörde koçuyla yavaş yavaş yükselir, tam giriş yolunun başına gelince birkaç saniye etrafı süzer ve ardından tam bad boy tavırlarıyla yürümeye başlardı. kırmızı ve yeşil, yani fas bayrağı renkleriyle ışıklandırılmış arena tam bir cehennem gibi oluyordu. sadece şu ambiyansla bile rakibi üzerinde kurduğu baskıyı tahmin edemiyorum. merak edenler için çilekli link.
badr hari'nin olaylı remy bonjasky maçı, diskalifiye olması ve sonrasında seyircilerle dalaşması, bad boy lakabının iyice üzerine yapışmasına sebep oldu. kendisi de bu lakabı sevmiş olacak ki bir süre bu isimli şarkıyla ringe yürüdü ama ne yürümek... şarkıyı dinledikçe gözümün önüne kia sponsorlu şort ve tişörtüyle hari ve arkasında big mike, yani koçu mike passenier, geliyor. film sahnesi gibi yürürdü hari ringe. önce asansörde koçuyla yavaş yavaş yükselir, tam giriş yolunun başına gelince birkaç saniye etrafı süzer ve ardından tam bad boy tavırlarıyla yürümeye başlardı. kırmızı ve yeşil, yani fas bayrağı renkleriyle ışıklandırılmış arena tam bir cehennem gibi oluyordu. sadece şu ambiyansla bile rakibi üzerinde kurduğu baskıyı tahmin edemiyorum. merak edenler için çilekli link.
devamını gör...
bazı rollerin insanın üzerine yapışması
evin küçüğü olmak güzeldir elbet ama arada bir büyüdüğümü fark etmelerini çok istiyorum. özellikle de annem.
devamını gör...
ruh adam
melankolik, içe dönük ve “ruhun karanlık tarafını” anlatan metinleri seven biri için unutulmaz bir roman kaleme almış nihal atsız. benim çok severek ve sindirerek okuduğum bir eserdi. özellikle psikolojik-mistik atmosfer bakımından türünün en iyi örneklerinden. zaman zaman dostoyevski'yi andıran içsel bunalım pasajları göze çarpıyor. gururlu, kırgın, soyutlanmış bir selim pusat karakteri üzerinden ruh çözülmesi işlenmiş.
ruh adam’da “uğursuz bir rüya” kaleme alınmış. gerçek ile hayal, geçmiş ile şimdi birbirine karışıyor kitap boyunca. mistik sahneler ve semboller romanı sıradışı bir atmosferde yaşatıyor. okurun zaman zaman zorlanmasına sebep olan bu ögeler aslında en güçlü yanı.
romanın merkezinde yer alan selim pusat askerlikten koparılmış bir subaydır. hem aşk hem vicdan hem de kimlik krizi yaşaması işleniyor roman boyunca. ama mesele yalnızca bir aşk hikâyesi değildir; insanın kendi ruhuyla savaşıdır. selim pusat bu savaşta ne galiptir ne de mağlup.
benzeri az bulunan özgünlükte ve bence oldukça etkileyici bir roman.
ruh adam’da “uğursuz bir rüya” kaleme alınmış. gerçek ile hayal, geçmiş ile şimdi birbirine karışıyor kitap boyunca. mistik sahneler ve semboller romanı sıradışı bir atmosferde yaşatıyor. okurun zaman zaman zorlanmasına sebep olan bu ögeler aslında en güçlü yanı.
romanın merkezinde yer alan selim pusat askerlikten koparılmış bir subaydır. hem aşk hem vicdan hem de kimlik krizi yaşaması işleniyor roman boyunca. ama mesele yalnızca bir aşk hikâyesi değildir; insanın kendi ruhuyla savaşıdır. selim pusat bu savaşta ne galiptir ne de mağlup.
benzeri az bulunan özgünlükte ve bence oldukça etkileyici bir roman.
devamını gör...