zaman tüneli
çorumspor fk
bize her yer çorum.
fk=fuck
fk=fuck
devamını gör...
çorumspor fk
süper ligteyiz inanamıyom. başardıkkk.
devamını gör...
standart (kısa film)
senaryosu ege arzuman, letaif-i söz, mehmet ali can yılmaz, aleyna yalçın, zelal oğuz ve elif tuana akpınar tarafından yazılmış iken yönetmen koltuğunda ise esmanur şahin'in oturduğu kısa film;
kısa bir süre önce yayınlanmıştır.

oyuncu kadrosunda ise yönetmenin kendisi, aysu deniz, münevver mina yentürk, yusuf emre balçık gibi isimler yer almaktadır.
filmimiz bize kendini sevmenin önemi üzerine farklı bir hikâye sunuyor iken aynı zamanda standart estetik algıları, ölçütleri üzerine düşünmeye sevk ediyor.
oyunculuk hayalleri kuran 2 genç kız arkadaşın sohbetleri ile filmimiz başlar, genç kızlardan biri hayallerini kendi dış görünüşü ekseninde inşa eder, güzel olmakla her şeyin mümkün olacağını sanır, güzellik, yakışıklılık ve kısacası dış görünüş gibi etmenler oyunculuk mesleği için kâfi değildir.
bir yapımcıyla ortak tanıdığı olduğu için oyunculuk hayallerine kavuşması zor değildir, rolü alır ve diğer karakteri doğrudan olmasa da dolaylı yoldan küçümsemeye başlar, onun güzel olmadığını iddia etmek ister gibidir, diğer arkadaşı için oyunculuğun kendisi önemli iken kendisi için ise dış görünüş önemlidir.
başvuru yaptığı hiçbir oyunculuk ajansına başvurusu kabul edilmeyen genç kızın değişim süreci başlar, güzel olduğu halde kendinde kusur avına çıkar, zayıf olduğu halde internetten zayıflama hapları sipariş verir, burnunu beğenmez, kilosunu beğenmez, yüzünü beğenmemeye başlar.
kendini sevmek için insanın ille de iyi bir dış görünüşe mi sahip olması gerekir?
sonrasında ise bir cast ajansına yaptığı başvuru için olumlu geri dönüş alır ama işler beklediği gibi gitmeyebilir...
bu kırılma noktası ise onun kendini sevmeye başlamasına vesile olacaktır.
zaten güzel bir genç kızdır ama insanın kendini sevmesi için iyi bir dış görünüş gerekmez, güzel olduğu için değil, her şeyiyle bir bütün olduğu için, kendini her şeyinle sevebilmek gerektiği için kendini sevmeye karar verir ve filmin sonlarına doğru yaklaşılır...
oyunculuk için, sevilmek için iyi bir dış görünüş zorunlu değildir arkadaşlar...
sevilmek için kendinden ödün vermek, bir şeylerden, seni sen yapandan feragat etmek zorunda değilsin, unutma ki senin kusur olarak adlandırdığın bir başka insanın hayali olabilir, sen zayıf olmak istersin, başkası ise kilo almak ister ama alamaz, burnunu kemerli bulabilirsin, karakteristik bir burnun olsun, kime ne zararı var?
ayaklarını büyük bulabilirsin, bir başkasının ayağı bile yoktur belki...
konuyu sadece dış görünüş ile sınırlandırmak gerekmez elbette, seni sen yapan şey kelimelerindir, ruhundur, merhametindir, gülüşündür, kısacası vâroluşundur...
kelimelerinden de vazgeçme, bir başkasında o kelimenin ne kadar iz bırakacağını bilemezsin...
film hakkında yazacaklarım galiba bu kadar.
kendini sev çünkü senden bir tane daha yok...
verdiğin mücadeleyi, buraya kadar nasıl geldiğini, hangi acıdan sağ çıktığını ancak sen bilirsin, bu yüzden kendinle gurur duy...
kısa bir süre önce yayınlanmıştır.

oyuncu kadrosunda ise yönetmenin kendisi, aysu deniz, münevver mina yentürk, yusuf emre balçık gibi isimler yer almaktadır.
filmimiz bize kendini sevmenin önemi üzerine farklı bir hikâye sunuyor iken aynı zamanda standart estetik algıları, ölçütleri üzerine düşünmeye sevk ediyor.
oyunculuk hayalleri kuran 2 genç kız arkadaşın sohbetleri ile filmimiz başlar, genç kızlardan biri hayallerini kendi dış görünüşü ekseninde inşa eder, güzel olmakla her şeyin mümkün olacağını sanır, güzellik, yakışıklılık ve kısacası dış görünüş gibi etmenler oyunculuk mesleği için kâfi değildir.
bir yapımcıyla ortak tanıdığı olduğu için oyunculuk hayallerine kavuşması zor değildir, rolü alır ve diğer karakteri doğrudan olmasa da dolaylı yoldan küçümsemeye başlar, onun güzel olmadığını iddia etmek ister gibidir, diğer arkadaşı için oyunculuğun kendisi önemli iken kendisi için ise dış görünüş önemlidir.
başvuru yaptığı hiçbir oyunculuk ajansına başvurusu kabul edilmeyen genç kızın değişim süreci başlar, güzel olduğu halde kendinde kusur avına çıkar, zayıf olduğu halde internetten zayıflama hapları sipariş verir, burnunu beğenmez, kilosunu beğenmez, yüzünü beğenmemeye başlar.
kendini sevmek için insanın ille de iyi bir dış görünüşe mi sahip olması gerekir?
sonrasında ise bir cast ajansına yaptığı başvuru için olumlu geri dönüş alır ama işler beklediği gibi gitmeyebilir...
bu kırılma noktası ise onun kendini sevmeye başlamasına vesile olacaktır.
zaten güzel bir genç kızdır ama insanın kendini sevmesi için iyi bir dış görünüş gerekmez, güzel olduğu için değil, her şeyiyle bir bütün olduğu için, kendini her şeyinle sevebilmek gerektiği için kendini sevmeye karar verir ve filmin sonlarına doğru yaklaşılır...
oyunculuk için, sevilmek için iyi bir dış görünüş zorunlu değildir arkadaşlar...
sevilmek için kendinden ödün vermek, bir şeylerden, seni sen yapandan feragat etmek zorunda değilsin, unutma ki senin kusur olarak adlandırdığın bir başka insanın hayali olabilir, sen zayıf olmak istersin, başkası ise kilo almak ister ama alamaz, burnunu kemerli bulabilirsin, karakteristik bir burnun olsun, kime ne zararı var?
ayaklarını büyük bulabilirsin, bir başkasının ayağı bile yoktur belki...
konuyu sadece dış görünüş ile sınırlandırmak gerekmez elbette, seni sen yapan şey kelimelerindir, ruhundur, merhametindir, gülüşündür, kısacası vâroluşundur...
kelimelerinden de vazgeçme, bir başkasında o kelimenin ne kadar iz bırakacağını bilemezsin...
film hakkında yazacaklarım galiba bu kadar.
kendini sev çünkü senden bir tane daha yok...
verdiğin mücadeleyi, buraya kadar nasıl geldiğini, hangi acıdan sağ çıktığını ancak sen bilirsin, bu yüzden kendinle gurur duy...
devamını gör...
mat olunca fili rakibin yanağına çakmak
üçüncü sınıf sensin fil de sana girsin...
demek gibi "kolay" bir yol seçmiycem tabi ki...
demek gibi "kolay" bir yol seçmiycem tabi ki...
devamını gör...
bilim adamının temsil ettiği bilime sövmek
siyonist liderin adnı nick almış yazarın açtığı başlığın "türkçe anlam açısından düşük" olmasını yadırgamak benim kusurum olsun.
ibranicesi de yoktur bunun. işi gücü "goy goy".
tanıdığı adamın adı "muşlettin" daha ne olsun bundan? sion dağına gömün gitsin.
ibranicesi de yoktur bunun. işi gücü "goy goy".
tanıdığı adamın adı "muşlettin" daha ne olsun bundan? sion dağına gömün gitsin.
devamını gör...
paul kletzki
büyük beethoven şeflerinden birisidir. beethoven senfoni kayıtları en önemlilerdendir. kletzki kayıtları gayet doğru ve güzel kayıtlardır.
türk sözlükleri uzun entry sevmez, bu kadar bilgi yeter.
türk sözlükleri uzun entry sevmez, bu kadar bilgi yeter.
devamını gör...
cumhuriyet halk partisi
bugün "toma'nın üzerine tırmanıp yumruk kaldırmış lider" edinmiş parti dir.
tüm siyasetçilerin hayalini gerçekleştirmiş, tüm liderlerin kıskandığı biri haline gelmiş eski genel başkan, eğer kıskananların 'kem gözleri2nden etkilenerek nazara gelmezse efsaneleşmeye doğru gidiyor.
ama bu partide, ama başka adreste. olan budur.
bu lideri efsane yapan da koltuğunu kaybetme korkusundan hata üstüne hata yapan asrın liderimiz dir.
tüm siyasetçilerin hayalini gerçekleştirmiş, tüm liderlerin kıskandığı biri haline gelmiş eski genel başkan, eğer kıskananların 'kem gözleri2nden etkilenerek nazara gelmezse efsaneleşmeye doğru gidiyor.
ama bu partide, ama başka adreste. olan budur.
bu lideri efsane yapan da koltuğunu kaybetme korkusundan hata üstüne hata yapan asrın liderimiz dir.
devamını gör...
bilim adamının temsil ettiği bilime sövmek
ben bilimin, kültürün, doğrunun ve benzeri tüm şeylerin girmesinin yasak olduğu; eğitim, sanat, eleştirel düşünce ve sorgulama gibi şeylerin de tiner ve kibritle yakıldığı bir mahallede büyüdüm. coğrafya dersinden 60 aldığımı öğrenen mahalle abileri "kuşbaz dedik bağrımıza bastık, başımıza bilim adamı mı olacaksın ulan it" deyip, beni bahçemizdeki çam ağacının dalına asarak dövdüler. velhasıl, bilime en çok ihtiyaç duyanların ona düşman kesildiğini görerek büyüdüm
beni tanıyan herkesin bildiği üzere, her daim bilimin ve doğrunun karşısında durdum; fakat bir gün olsun bilime sövmedim.
kamu spotu: bilime sövmeyin.
beni tanıyan herkesin bildiği üzere, her daim bilimin ve doğrunun karşısında durdum; fakat bir gün olsun bilime sövmedim.
kamu spotu: bilime sövmeyin.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
kargalar karda kayarlar.
devamını gör...
cumhuriyet halk partisi
chp'yi kurtarmadan , türkiye'yi kurtaramayız. ne kadar atatürk ilkelerini kendine ilke edinmiş, türk milliyetçisi, ulusalcı arkadaş varsa; onlara tavsiyemdir : "chp içerisinde örgütlenin, kadrolaşın, siyaset yapın".
devamını gör...
muhteşem yüzyıl tarzı sözlük yazarları
en çok mehterhayvanının fotosunu beğendim ama o gomünüs bıyığından ötürü yay kirişiyle mortingen olabilir.
devamını gör...
intizar
ben hep derdim..
anne-çocuk aşkı
kardeş aşkı falan........
ne dicem:
"bana senin gözünle bakan gözler kör olsun" diyen niye yok?
ki bu eşittir:
"sana benim gözümle bakan gözler kör olsun"....
kör mü oldum ne...
anne-çocuk aşkı
kardeş aşkı falan........
ne dicem:
"bana senin gözünle bakan gözler kör olsun" diyen niye yok?
ki bu eşittir:
"sana benim gözümle bakan gözler kör olsun"....
kör mü oldum ne...
devamını gör...
mat olunca fili rakibin yanağına çakmak
üçüncü sınıf bir çoban oyuncu yenerse yaparım şahsen.
devamını gör...
yazarların whatsapp’tan attığı son mesaj
biri bana " f.ck clickbait" yazdı....neden acaba...
devamını gör...
leş gibi puro içen ciddi ve kendine güvenen tip
tek tokatla yere serilmesi elzem olan tiptir.
devamını gör...




