zaman tüneli
güzel kadın isimleri
defne... yüz kere defne. bin kere defne.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yapabildiği yemek çeşidi sayısı
çok fazla.. yalnız yaşayınca ve mutfak olayını sevince aklınıza ne gelirse deniyorsunuz..
na bugün ezogelin yaptım miss.
na bugün ezogelin yaptım miss.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yapabildiği yemek çeşidi sayısı
benim geçen aya falan kadar bir tek (yani 3 de işte) patates kızartması, omlet ve menemen idi. sucuklu tost falan yemek sayılıyor mu bilemiyorum, bence sayılmamalı, ahah. yani bunu yapamayan da yaşamasın falan. :p - düzeltme: bu arada... yok lan, ben eskiden menemen yapamazdım. yani soğanları, biberleri kavur falan... hiç anlamazdım. yani bunu işte aşağıda anlattığım dönemde yaptım herhalde ilk kez.
yani bunları bile çok tek tük yapmışımdır. hayatım boyunca hiç yalnız yaşamadım ve hep evde iyi yemek yapabilen birileri oldu. üniversitede mesela yemek yapabilen ev arkadaşlarım vardı hep.
geçenlerde 10-15 gün yalnız kalmam gerekti ve aslında daha önce de tabii ki bu kadar süreler yalnız kaldığım olmuştur ama o zamanlarda da dışarıda yemişimdir falan. fakaaaat... bu sefer annem bir sürü mantar almış ben yalnız kalmaya başlamadan 1 gün evvel falan ve mantarlar da buzdolabında bile birkaç günde bozuluyormuş. evdekilerin bir sebeple gitmeleri gerekti bir süreliğine ve "mantarlar boşa gitmesin" dedik ve mantar sote yaptım ben de evde. gayet güzel oldu, 2 gün afiyetle yedim.
bu ara da abimle kalıyoruz ve ben menemen yaptım 1-2 saat önce. vallahi nefis oldu. bir önceki yaptığım menemeni de evdekiler çok beğenmişti bu arada; ben yaptıktan sonraki gün—ki yaptığım günün akşamı da olabilir, tam hatırlamıyorum—gelmişlerdi ve işte onlara da kalmıştı bayağı. her an bana yemek yapma görevi yıkılabilir evde diye korkmuyor değilim. * ekleme: yani bugün yaptığım menemen de yaptığım ikinci menemen oldu ve ilkini de işte 1 ay önce falan yalnız kaldığım süreçte yapmıştım.
yani artık 4 çeşit yemek yapabiliyorum. alksjdlakjdlakjsdlakjsdlkajsdkjlkdjs.
yani bunları bile çok tek tük yapmışımdır. hayatım boyunca hiç yalnız yaşamadım ve hep evde iyi yemek yapabilen birileri oldu. üniversitede mesela yemek yapabilen ev arkadaşlarım vardı hep.
geçenlerde 10-15 gün yalnız kalmam gerekti ve aslında daha önce de tabii ki bu kadar süreler yalnız kaldığım olmuştur ama o zamanlarda da dışarıda yemişimdir falan. fakaaaat... bu sefer annem bir sürü mantar almış ben yalnız kalmaya başlamadan 1 gün evvel falan ve mantarlar da buzdolabında bile birkaç günde bozuluyormuş. evdekilerin bir sebeple gitmeleri gerekti bir süreliğine ve "mantarlar boşa gitmesin" dedik ve mantar sote yaptım ben de evde. gayet güzel oldu, 2 gün afiyetle yedim.
bu ara da abimle kalıyoruz ve ben menemen yaptım 1-2 saat önce. vallahi nefis oldu. bir önceki yaptığım menemeni de evdekiler çok beğenmişti bu arada; ben yaptıktan sonraki gün—ki yaptığım günün akşamı da olabilir, tam hatırlamıyorum—gelmişlerdi ve işte onlara da kalmıştı bayağı. her an bana yemek yapma görevi yıkılabilir evde diye korkmuyor değilim. * ekleme: yani bugün yaptığım menemen de yaptığım ikinci menemen oldu ve ilkini de işte 1 ay önce falan yalnız kaldığım süreçte yapmıştım.
yani artık 4 çeşit yemek yapabiliyorum. alksjdlakjdlakjsdlakjsdlkajsdkjlkdjs.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
her ne kadar hoşlaşmasam, anlaşamasak da doğum günün kutlu olsun.
devamını gör...
pep guardiola
bielsa, messi’yi jordan ve jackson ile kıyaslarken guardiola’yı "mükemmel bir sistemin mimarı" olarak konumlandırır ama aradaki o ince farkı şöyle açıklar:
sistemin sınırı ve messi'nin özgürlüğü
bielsa'ya göre guardiola, futbol tarihinin gördüğü en kusursuz ve işleyen sistemlerden birini kurmuştur. ancak bielsa şu ayrımı yapar:
guardiola’nın sistemi: matematikseldir, pozisyoneldir ve öğretilebilir bir mükemmelliğe dayanır.
messi faktörü: messi ise bu sistemin içinde bile "tahmin edilemez" olan tek parçadır.
bielsa, guardiola'nın messi'yi dünyanın en iyi sistemine yerleştirdiğini kabul eder; fakat messi'nin tıpkı michael jordan'ın pota altında veya michael jackson'ın sahnede yaptığı gibi, antrenörün ona öğrettiği her şeyin ötesine geçtiğini savunur.
"çözüm üreten dehalar"
bielsa’nın demecindeki asıl vurgu şuydu: guardiola gibi bir dahi bile olsanız, bazen oyun kilitlenir. işte o kilitlendiği anda:
jordan topu alır ve kimsenin engelleyemeyeceği o şutu atar.
jackson sahneye çıkar ve kimsenin yapamayacağı o hareketi yapar.
messi topu alır ve guardiola'nın bile tahtaya çizemeyeceği bir çözüm üretir.
bielsa bu örneği verirken guardiola'ya olan saygısını dile getirir (onu "en iyisi" olarak tanımlar) ama messi'yi "analiz edilemez ve sistemler üstü" bir yere koymak için bu popüler kültür ikonlarını kullanır. yani guardiola en iyi "yönetmen" ise, messi onun filmindeki asla dublör kullanmayan ve senaryonun dışına çıkıp başyapıt yaratan o eşsiz "aktör"dür.
sistemin sınırı ve messi'nin özgürlüğü
bielsa'ya göre guardiola, futbol tarihinin gördüğü en kusursuz ve işleyen sistemlerden birini kurmuştur. ancak bielsa şu ayrımı yapar:
guardiola’nın sistemi: matematikseldir, pozisyoneldir ve öğretilebilir bir mükemmelliğe dayanır.
messi faktörü: messi ise bu sistemin içinde bile "tahmin edilemez" olan tek parçadır.
bielsa, guardiola'nın messi'yi dünyanın en iyi sistemine yerleştirdiğini kabul eder; fakat messi'nin tıpkı michael jordan'ın pota altında veya michael jackson'ın sahnede yaptığı gibi, antrenörün ona öğrettiği her şeyin ötesine geçtiğini savunur.
"çözüm üreten dehalar"
bielsa’nın demecindeki asıl vurgu şuydu: guardiola gibi bir dahi bile olsanız, bazen oyun kilitlenir. işte o kilitlendiği anda:
jordan topu alır ve kimsenin engelleyemeyeceği o şutu atar.
jackson sahneye çıkar ve kimsenin yapamayacağı o hareketi yapar.
messi topu alır ve guardiola'nın bile tahtaya çizemeyeceği bir çözüm üretir.
bielsa bu örneği verirken guardiola'ya olan saygısını dile getirir (onu "en iyisi" olarak tanımlar) ama messi'yi "analiz edilemez ve sistemler üstü" bir yere koymak için bu popüler kültür ikonlarını kullanır. yani guardiola en iyi "yönetmen" ise, messi onun filmindeki asla dublör kullanmayan ve senaryonun dışına çıkıp başyapıt yaratan o eşsiz "aktör"dür.
devamını gör...
zinedine zidane
zidane wc'den sonra kariyerinde kazandığı en önemli şeyin bdo olduğunu söyledi 2022 ödül töreninde, r9 da aynısını söyledi 22 töreninde.. bdo'a laf edildiğinde, bdo'un; değil futbol tüm sporların wc'den sonraki en önemli kupa/ödül olduğu gerçeği değişmez..
devamını gör...
hoşlanılan kızın kelle ütüp geliyorum demesi
ülkemizin içinden geçtiği şu zor günlerde, özgür bey'in sırılsıklım gömleğinin arkasındaki meme uçları gibi hiç hazır olmadığımız manzaralara maruz kaldık.
bir insanın sadece olanın bitenin farkında olması için günde en az 1.5 saat gündem takip etmesi gereken bir yerde kimse bana flört enerjisinden bahsetmesin. günde 1.5 saat odaklanarak 5 sene içinde erişeceğiniz sonsuzdan biraz daha az sayıda uzmanlık vardır. buna rağmen ülkemiz, beyinlerini sadece dışarıya kaptıran bir coğrafya değil. bu vatan sadece maliyet, hile, işgürazlık nedeniyle kalitesi düşen besinlerle doyan insanların ülkesi değil. burası sadece kötü eğitim sistemi, düşük sosyal olanaklar, erişilmez hale gelen hobilerle insanın beynini küçültmüyor. bu topraklar bir de tüm olan biteni anlamak, yorumlamak ve hareket etmek için de çalışmaktan geriye kalan zamanınızı, dikkatinizi, huzurunuzu elinizden alan bir ülke.
flörtleme gibi bir şey yapıyorsun bu hayatın bir yerinde, illa ki. herhangi bir amatör telsizcilik ortak paydasında buluşulmadıysa iletişim mesajlaşmayla olur ve "dün gece aklıma sen geldin ve etrafta ne buldumsa orama burama sokuşturdum" diyen bir fake hesaba rastlamadıysan, işler de iyi gider genelde. hiç değilse biraz sohbet edersin. bayram günü gelir, "iyi bayramlaar :)" mesajı uygundur. "mübarek olsun" dersen inşaallah yerine umarım demiş adamsın onca zaman, uygun düşmez. zaten kültüründesin işin, kurban falan ne saçma işler burcu, inan bana inanmıyorum. piyasa böyle kardeşim ne yapalım. bütün şeklin şemalin ortasında "ahah sana da iyi bayramlar, kelle ütüp geliyorum" diye cevap geliyor.
kelle ütmek ne olum? kafanın içinde bir çift özgür bey meme ucu*, mansur yavaş neden bu kadar sessiz? şarkıcı bengü de hiçbir açıklama yapmadı, kelle denen şey nasıl ütülüyor? çorumspor'u tebrik ederim. serdar ortaç'ın altına kaçırdığı görüntüleri yayınlayan o allahın cezaları... içeride ışık hızında dönen binlerce düşünce ve her birinin başka binlerce çağrışıma neden olduğu fırtınalar kopuyor. düşüncelerden bir tanesi ışıl ışıl, parıl parıl parlıyor; kelle ütmek.
kafayı ateşte tutarak ütüleme yoluyla tüyleri yakarlar, bu sırada etraf fena kokar. istenirse çeneyi ayırırlar, kafayı yararlar, suyun içinde bıçağın tersiyle bir güzel yanık bölümleri soyarlar ve kafayı temizlerler. kelle böyle ütülür. balkon çocuğusun ne bileceksin ama yine de kelle ütme işini çıtı pıtı kızlar yapmamalı gibi gelir sana. adam işi gibi, köy köy gezen televizyoncunun mikrofon uzattığı teyze işi gibi gelir; "aa kolay gelsin ben de kahvaltıya gideceğim :))" diye yanıtlarsın. sözleriniz tcp protokolü üzerinden dijital ve ascii tabanlı iletilse dahi çaktırılmamaya çalışılmış bir şaşkınlık kadar göze batan bir şey yok. mavi tik 3 saat sonra gelecektir.
artık kelle ütmekten haberin vardır, biraz daha büyümüşsündür. haberlere bakarsın, o sırada serdar ortaç şarkısı değişir:
bir insanın sadece olanın bitenin farkında olması için günde en az 1.5 saat gündem takip etmesi gereken bir yerde kimse bana flört enerjisinden bahsetmesin. günde 1.5 saat odaklanarak 5 sene içinde erişeceğiniz sonsuzdan biraz daha az sayıda uzmanlık vardır. buna rağmen ülkemiz, beyinlerini sadece dışarıya kaptıran bir coğrafya değil. bu vatan sadece maliyet, hile, işgürazlık nedeniyle kalitesi düşen besinlerle doyan insanların ülkesi değil. burası sadece kötü eğitim sistemi, düşük sosyal olanaklar, erişilmez hale gelen hobilerle insanın beynini küçültmüyor. bu topraklar bir de tüm olan biteni anlamak, yorumlamak ve hareket etmek için de çalışmaktan geriye kalan zamanınızı, dikkatinizi, huzurunuzu elinizden alan bir ülke.
flörtleme gibi bir şey yapıyorsun bu hayatın bir yerinde, illa ki. herhangi bir amatör telsizcilik ortak paydasında buluşulmadıysa iletişim mesajlaşmayla olur ve "dün gece aklıma sen geldin ve etrafta ne buldumsa orama burama sokuşturdum" diyen bir fake hesaba rastlamadıysan, işler de iyi gider genelde. hiç değilse biraz sohbet edersin. bayram günü gelir, "iyi bayramlaar :)" mesajı uygundur. "mübarek olsun" dersen inşaallah yerine umarım demiş adamsın onca zaman, uygun düşmez. zaten kültüründesin işin, kurban falan ne saçma işler burcu, inan bana inanmıyorum. piyasa böyle kardeşim ne yapalım. bütün şeklin şemalin ortasında "ahah sana da iyi bayramlar, kelle ütüp geliyorum" diye cevap geliyor.
kelle ütmek ne olum? kafanın içinde bir çift özgür bey meme ucu*, mansur yavaş neden bu kadar sessiz? şarkıcı bengü de hiçbir açıklama yapmadı, kelle denen şey nasıl ütülüyor? çorumspor'u tebrik ederim. serdar ortaç'ın altına kaçırdığı görüntüleri yayınlayan o allahın cezaları... içeride ışık hızında dönen binlerce düşünce ve her birinin başka binlerce çağrışıma neden olduğu fırtınalar kopuyor. düşüncelerden bir tanesi ışıl ışıl, parıl parıl parlıyor; kelle ütmek.
kafayı ateşte tutarak ütüleme yoluyla tüyleri yakarlar, bu sırada etraf fena kokar. istenirse çeneyi ayırırlar, kafayı yararlar, suyun içinde bıçağın tersiyle bir güzel yanık bölümleri soyarlar ve kafayı temizlerler. kelle böyle ütülür. balkon çocuğusun ne bileceksin ama yine de kelle ütme işini çıtı pıtı kızlar yapmamalı gibi gelir sana. adam işi gibi, köy köy gezen televizyoncunun mikrofon uzattığı teyze işi gibi gelir; "aa kolay gelsin ben de kahvaltıya gideceğim :))" diye yanıtlarsın. sözleriniz tcp protokolü üzerinden dijital ve ascii tabanlı iletilse dahi çaktırılmamaya çalışılmış bir şaşkınlık kadar göze batan bir şey yok. mavi tik 3 saat sonra gelecektir.
artık kelle ütmekten haberin vardır, biraz daha büyümüşsündür. haberlere bakarsın, o sırada serdar ortaç şarkısı değişir:
devamını gör...
keşke daha önce bilseydim dediğiniz bir şey
"si jeunesse savait, si viellesse pouvait !"
genç düşünebilse, yaşlı yapabilse...
fransız atasözü.
genç düşünebilse, yaşlı yapabilse...
fransız atasözü.
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
nice senelereeeeeeeeeeee patagonyalı.
devamını gör...
güzel kadın isimleri
(bkz: şenay)
devamını gör...
güzel kadın isimleri
mahpeyker çok güzel isim
haremden çıkamayan isim
devletler yıkan zalımın kızı...
haremden çıkamayan isim
devletler yıkan zalımın kızı...
devamını gör...
nickaltınıza tanım girmesini istediğiniz yazarlar
ben pek önenmsemem yazsa da normal şeyler yazsın sıkıntı yok benim için saçma sapan şeyler yazmasın yeter
devamını gör...
cinsel enerjiyi dönüştürmek
bunun için nikah önemli, istimna uygun değildir yani kişi eğer erkekse müslüman ya da ehli kitap eş bulmalıdır.
devamını gör...
güzel kadın isimleri
(bkz: özge)
devamını gör...
farkındalığı yüksek bireylerin yalnızlaşması
#3035761 şurada rahmetli üzerinden buna değinmiştim.
devamını gör...
güzel kadın isimleri
devamını gör...
tez yazmak
yavaş yavaş yazın canım. tez yazınca ne oluyor.
devamını gör...
kadınların erkeklere hesap sorma konusundaki pervasızlığı
kadın: “bana çiçek almayı unuttun.”
adam düşünür: “yine başladı, her şeyin hesabını sormaya.” kadının asıl derdi: 3 gündür aynı “unutkanlık” numarasının yapılması.
adam düşünür: “yine başladı, her şeyin hesabını sormaya.” kadının asıl derdi: 3 gündür aynı “unutkanlık” numarasının yapılması.
devamını gör...


