zaman tüneli
hacı ben bıraktım o işleri yok necaset üzerine tüy diken executive tosbağa, yok bir çuval inciri çaktırmadan berbat eden lüzumsuz direktör falan, bir zamanlar ana dizisinde edilen yaratıcı küfürler gibi kendime title uydurma işini bırakalı yıllar oluyor, ne o öyle ergen maymunlar gibi anasını satayım. millet şu aralar claude.ai'nin gelişimsel sürecini avantaja çevirip bir sürü elemanı işten çıkartma çabasında, çözdüler tabii işi, 100k'ya yaptıracağı projeyi 2k'ya birkaç saatte anahtar teslim eline alıyor. onun için geçeceksin bu ayakları, coderlar bile coderlığı bıraktılar..
devamını gör...
sözlükteki erkek düşmanlığı
bütün kadınlar bana düşman olur başta
sonra
"ayy armo çok komiksinnn" yazarlar
sonra
"ayy armo çok komiksinnn" yazarlar
devamını gör...
sözlükteki erkek düşmanlığı
başlıkları da erkekler hortlatıyor yalnız, sözlükte hatun kalmadı, ulan yoldash, ewed.
devamını gör...
bir daha dünyaya gelirse yazarların yaşamak istediği ülkeler
ispanya’da iyi yaşardım bu arada.
devamını gör...
eşinin ayaklarını yıkayan erkek
erkek olsa duramazdı, ewed.
devamını gör...
esra erol ile var mısın yok musun
hem varım hem yokum, hamdi bey'e n'aptınız olm, ewed.
devamını gör...
şirkette yaşanan bottleneck'e yaptığım agile müdahale
acele müdahaledir o, kürt dalaşı gibi bir şey olmalı, agile olsa duramazsın, ewed.
devamını gör...
kayınvalide
bazı annelerle yıldızım cok uyusuyor. canım kızım diye seviyorlar beni.
bazı annelerle hic uyusmuyor. sen olma da kim olursa olsun halindeler. benim onca eforuma ragmen herkes benden degerli.
bir eski sevgilim demişti ki:
-agzın var dilin yok. ılımlısın. uyumlusun. alttan alırsın. bir insan senle anlasamıyorsa sorunu kendinde aramalı.
bazı annelerle hic uyusmuyor. sen olma da kim olursa olsun halindeler. benim onca eforuma ragmen herkes benden degerli.
bir eski sevgilim demişti ki:
-agzın var dilin yok. ılımlısın. uyumlusun. alttan alırsın. bir insan senle anlasamıyorsa sorunu kendinde aramalı.
devamını gör...
fenerbahçe
tff'yi yönetiyor
devamını gör...
eşinin ayaklarını yıkayan erkek
aynı zamanda yalama ihtimali de olur.
devamını gör...
eşinin ayaklarını yıkayan erkek
düdüklü tencereyi ocağa koyduktan sonra işten gelen eşinin ayaklarını yıkayan erkektir. yapmayın böyle entellikler aldatirlar valla.
devamını gör...
sahibinden.com
arama filtresine boyasız degisensiz diye işaretliyorsun ve bir sürü ilan çıkıyor.
tıklıyorsunuz adam açıklamaya şurada lokal boya şurada değişen vardır yazıyor. böyle de ilana baktirmak için oelik yapan bir ton satıcı var.
burada araç alacaksanız galerilerden almayın. bireysel satıcıdan alın. galericiler önce fiyatı şişiriyor sonra araç satışları çok düşük diye ağlıyorlar. pandemiden sonra serdar beye opsiyonlanmıştır yalanını kimler sıktı biliyoruz ben esnafından bile alışveriş yapmıyorum. para kazanamasınlar a.k.
tıklıyorsunuz adam açıklamaya şurada lokal boya şurada değişen vardır yazıyor. böyle de ilana baktirmak için oelik yapan bir ton satıcı var.
burada araç alacaksanız galerilerden almayın. bireysel satıcıdan alın. galericiler önce fiyatı şişiriyor sonra araç satışları çok düşük diye ağlıyorlar. pandemiden sonra serdar beye opsiyonlanmıştır yalanını kimler sıktı biliyoruz ben esnafından bile alışveriş yapmıyorum. para kazanamasınlar a.k.
devamını gör...
sahibinden.com
bizim milletin kafadı sadece operasyon çocukluğuna çalılıyo valla
mesela bi ilanı favladınjz
mal satıldı veya ilandan kalktı
adam fiyatını düşüeüp bildirim atıyo sonra ilandan kaldırıyo
hayur amaç nedir yani
mesela bi ilanı favladınjz
mal satıldı veya ilandan kalktı
adam fiyatını düşüeüp bildirim atıyo sonra ilandan kaldırıyo
hayur amaç nedir yani
devamını gör...
çin ekonomi modeli
çin ekonomi modeli, jeopolitik gücü ve üretimi merkeze alan devlet kapitalizminin dünyadaki en başarılı ve acımasız örneği. bu modelin en büyük gücü, serbest piyasanın kendi haline bırakıldığında yaratacağı kaynak israfını engellemesi ve devletin tüm finansal gücü tek bir amaca, yani küresel güç olmaya yönlendirebilmesidir. çin, ekonomiyi halkın günlük tüketim heveslerini tatmin edecek bir araç olarak değil, uluslararası arenada rakiplerini dize getirecek stratejik bir silah olarak kurgulamıştır. bu elbette halkının iyiliğini hiç düşünmediği anlamına asla gelmez.
örneğin çin'de demiryolları devlete aittir ve demiryolu kurumu her yıl mutlaka kasıtlı olarak zarar eder. devlet bilet fiyatını bilerek düşük tutar ve popülasyonun az olduğu yerlere bile demiryolu hatları kurar. bu sayede tren kullanımı inanılmaz şekilde artar. trenler her gün milyonlarca işçiyi, turisti ve beyaz yakalıyı taşır. insan trafiğini gören özel sektör hemen harekete geçer. istasyonun çevresine devasa alışveriş merkezleri, oteller, plazalar, lojistik depoları ve konutlar inşa edilir. yeni restoranlar, dükkanlar açılır. devlet; demiryolu şirketinin bilet satışından ettiği zararı umursamaz. çünkü o istasyonun çevresinde kurulan yeni ekosistemden kurumlar vergisi, emlak vergisi, kdv ve çalışanların gelir vergisini alarak demiryolunda ettiği zararın kat ve kat fazlası kar eder. lakin eğer demiryolu şirketi özelleştirilmiş olsaydı, o şirket zarar etmemek için sadece kalabalık şehirlere ray döşer ve yüksek bilet fiyatları çeker dolayısıyla devlet kırsaldaki sivilden maddi getiri sağlayamazdı. şirket kazanır, devlet kaybederdi.
işte bu modelin temel direği, popülist harcamalardan ve iç tüketim çılgınlığından uzak durarak muazzam bir sermaye birikimi yaratmasıdır. çin devleti, içeride biriken tüm sermayeyi nükleer santrallere, dev limanlara, hızlı tren ağlarına ve yapay zeka teknolojilerine yatırır. bu devasa altyapı yatırımları, uzun vadede sanayicinin üretim maliyetlerini neredeyse sıfıra indirerek ülkeyi küresel ticaretin mutlak hakimi haline getirmiştir.
iş gücü piyasasındaki esneklik ve yapay ücret baskılarının olmaması da bu modelin bir diğer büyük avantajıdır. çin, uzun yıllar boyunca emeğin maliyetini küresel piyasaya göre dengede tutarak dünyanın üretim üssü haline geldi. ancak bu durum onları "ucuz işçi ülkesi" olarak bırakmadı. üretimden kazanılan devasa döviz girdisi, doğrudan sanayide otomasyon, robotik ve yüksek teknolojiye aktarıldı. bugün çin, sadece tişört veya plastik oyuncak üreten bir yer değil; elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, 5g altyapısı ve çip tasarımında batı'yı tehdit eden teknolojik bir süper güçtür.
çin modelinde iç tüketim yüksek vergiler ve kısıtlamalarla bilerek frenlenir. halk kazandığı parayı dışarıdan lüks eşya ithal etmek için harcayamaz; para sürekli sanayi çarklarının içinde döner. bu sayede ülke kronik bir cari fazla üretir. içeriye sürekli döviz girer ama dışarıya para kaçmaz. yerli üretim gücünün artması da çin halkının refahını uzun vadede kalıcı olarak artıracak yegane şeydir. bugünün refahı için yarından vazgeçmek saçmadır ve çin modeli bunun farkındadır.
türkiye'nin de ilham almaya çalıştığı bir ekonomi modelidir, aynı zamanda.
örneğin çin'de demiryolları devlete aittir ve demiryolu kurumu her yıl mutlaka kasıtlı olarak zarar eder. devlet bilet fiyatını bilerek düşük tutar ve popülasyonun az olduğu yerlere bile demiryolu hatları kurar. bu sayede tren kullanımı inanılmaz şekilde artar. trenler her gün milyonlarca işçiyi, turisti ve beyaz yakalıyı taşır. insan trafiğini gören özel sektör hemen harekete geçer. istasyonun çevresine devasa alışveriş merkezleri, oteller, plazalar, lojistik depoları ve konutlar inşa edilir. yeni restoranlar, dükkanlar açılır. devlet; demiryolu şirketinin bilet satışından ettiği zararı umursamaz. çünkü o istasyonun çevresinde kurulan yeni ekosistemden kurumlar vergisi, emlak vergisi, kdv ve çalışanların gelir vergisini alarak demiryolunda ettiği zararın kat ve kat fazlası kar eder. lakin eğer demiryolu şirketi özelleştirilmiş olsaydı, o şirket zarar etmemek için sadece kalabalık şehirlere ray döşer ve yüksek bilet fiyatları çeker dolayısıyla devlet kırsaldaki sivilden maddi getiri sağlayamazdı. şirket kazanır, devlet kaybederdi.
işte bu modelin temel direği, popülist harcamalardan ve iç tüketim çılgınlığından uzak durarak muazzam bir sermaye birikimi yaratmasıdır. çin devleti, içeride biriken tüm sermayeyi nükleer santrallere, dev limanlara, hızlı tren ağlarına ve yapay zeka teknolojilerine yatırır. bu devasa altyapı yatırımları, uzun vadede sanayicinin üretim maliyetlerini neredeyse sıfıra indirerek ülkeyi küresel ticaretin mutlak hakimi haline getirmiştir.
iş gücü piyasasındaki esneklik ve yapay ücret baskılarının olmaması da bu modelin bir diğer büyük avantajıdır. çin, uzun yıllar boyunca emeğin maliyetini küresel piyasaya göre dengede tutarak dünyanın üretim üssü haline geldi. ancak bu durum onları "ucuz işçi ülkesi" olarak bırakmadı. üretimden kazanılan devasa döviz girdisi, doğrudan sanayide otomasyon, robotik ve yüksek teknolojiye aktarıldı. bugün çin, sadece tişört veya plastik oyuncak üreten bir yer değil; elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, 5g altyapısı ve çip tasarımında batı'yı tehdit eden teknolojik bir süper güçtür.
çin modelinde iç tüketim yüksek vergiler ve kısıtlamalarla bilerek frenlenir. halk kazandığı parayı dışarıdan lüks eşya ithal etmek için harcayamaz; para sürekli sanayi çarklarının içinde döner. bu sayede ülke kronik bir cari fazla üretir. içeriye sürekli döviz girer ama dışarıya para kaçmaz. yerli üretim gücünün artması da çin halkının refahını uzun vadede kalıcı olarak artıracak yegane şeydir. bugünün refahı için yarından vazgeçmek saçmadır ve çin modeli bunun farkındadır.
türkiye'nin de ilham almaya çalıştığı bir ekonomi modelidir, aynı zamanda.
devamını gör...
sosyal demokrasi
bence anti-kemalizm'in ta kendisi.
devamını gör...
şirkette yaşanan bottleneck'e yaptığım agile müdahale
bugün 3. çeyrepin en kritik deployment saatlerinde kattaki otomat önünde ciddi bi operasyonel krize intervene etmek zorunda kaldım
lojistik departmanından tır şoförü sabri bey otomatın önünde 1.5 litrelik pet şişeye bardak bardak su dolduruyo arkasındaki kahve pipelineını tamamen blockluyodu
bi yandan da çaycıyla offline sync yürütüyodu
bu net bi bottleneck bi time theftti ve görmezden gelemezdim
yanına yaklaşıp friendly but firm bi tonda:
"sabri bey, buradaki cycle timeı optimize etmemiz gerekiyo. mevcut process flow, arkadaki ekibin bandwidthini consume ediyo. su ikmalinizi daha agile bi modele çekebilir miyiz?" dedim
"yeğenim, yola çıkacam. arabaya su alıyom" dedi
tabi ben konuyu resource allocation olarak okuduğuö için
"problem su almanız değil" dedim
"problem, 1.5 litrelik şişeyi bardak bazlı mikro dolumla doldurmanız. her bardak ayrı bi sprint, ama ortada sprint planning yok. arka sıradaki stakeholderlara bilgi akışı yok. süreç tamamen ad hoc ilerliyo."
cevsp vermesini beklemeden hemen value stream mappingi paylaştım:
"seyahat öncesi pre-workstation alanında damacana veya hazır su temin edin. yol muhabbeti gibi non-core activityeri de otomat önünden çıkarıp ayrı bi time slota alın. böylece throughput artar, lead time düşer."
sabri bey bi süre bana anlameızca baktı
"abi, acelem varsa buyur" dedi
"sabri bey bu bi acele meselesi değil. bu bi operational excellence meselesi. siz şu an benim için sadece su dolduran biri değilsiniz. siz bi continuous improvement candidatesınız."
sabri bey "estafurulla abi" dedi ne alakaysa
bunu pasif kabul olarak yorumladım
sahada her zaman yüzde yüz buy-in bekleyemezsiniz
bazen dönüşüm böyle ile başlar
sonrasınds yıknamış etiyopya kahvemi y6dumlarken şunu düşündüm
büyük dönüşümler bazen yönetim kurulu odasında değil, otomat önünde başlar
olayı linkedinde "operational excellence in daily routines: how i unblocked a human bottleneck" başlığıyla paylaşacağım
management bu casee bayılacak
lojistik departmanından tır şoförü sabri bey otomatın önünde 1.5 litrelik pet şişeye bardak bardak su dolduruyo arkasındaki kahve pipelineını tamamen blockluyodu
bi yandan da çaycıyla offline sync yürütüyodu
bu net bi bottleneck bi time theftti ve görmezden gelemezdim
yanına yaklaşıp friendly but firm bi tonda:
"sabri bey, buradaki cycle timeı optimize etmemiz gerekiyo. mevcut process flow, arkadaki ekibin bandwidthini consume ediyo. su ikmalinizi daha agile bi modele çekebilir miyiz?" dedim
"yeğenim, yola çıkacam. arabaya su alıyom" dedi
tabi ben konuyu resource allocation olarak okuduğuö için
"problem su almanız değil" dedim
"problem, 1.5 litrelik şişeyi bardak bazlı mikro dolumla doldurmanız. her bardak ayrı bi sprint, ama ortada sprint planning yok. arka sıradaki stakeholderlara bilgi akışı yok. süreç tamamen ad hoc ilerliyo."
cevsp vermesini beklemeden hemen value stream mappingi paylaştım:
"seyahat öncesi pre-workstation alanında damacana veya hazır su temin edin. yol muhabbeti gibi non-core activityeri de otomat önünden çıkarıp ayrı bi time slota alın. böylece throughput artar, lead time düşer."
sabri bey bi süre bana anlameızca baktı
"abi, acelem varsa buyur" dedi
"sabri bey bu bi acele meselesi değil. bu bi operational excellence meselesi. siz şu an benim için sadece su dolduran biri değilsiniz. siz bi continuous improvement candidatesınız."
sabri bey "estafurulla abi" dedi ne alakaysa
bunu pasif kabul olarak yorumladım
sahada her zaman yüzde yüz buy-in bekleyemezsiniz
bazen dönüşüm böyle ile başlar
sonrasınds yıknamış etiyopya kahvemi y6dumlarken şunu düşündüm
büyük dönüşümler bazen yönetim kurulu odasında değil, otomat önünde başlar
olayı linkedinde "operational excellence in daily routines: how i unblocked a human bottleneck" başlığıyla paylaşacağım
management bu casee bayılacak
devamını gör...
bir daha dünyaya gelirse yazarların yaşamak istediği ülkeler
norveç tir efenim.
devamını gör...
bir daha dünyaya gelirse yazarların yaşamak istediği ülkeler
portekiz veya japonya olsun bu sefer
devamını gör...

