zaman tüneli
sezen aksu diyor ki
sen seni bil sen seni, sen sıkı tut çeneni
eline diline hakim ol yoksa öcüler yer seni.
eline diline hakim ol yoksa öcüler yer seni.
devamını gör...
geceye bir sezen aksu şarkısı bırak
devamını gör...
seks yapmanın günümüzde çok kolay olması
nasıl kolay ya? kocaman insanlar birbirinin üstünde hoppidi hoppidi hopluyorlar...
devamını gör...
seks yapmanın günümüzde çok kolay olması
3 dklık iş fjgj
devamını gör...
seks yapmanın günümüzde çok kolay olması
hormonlar onbinlerce yıldır aynı
seks yapma sıklığı da
algı da seçicilik olsa gerek, bir incelik olsa gerek bu atışta.
seks yapma sıklığı da
algı da seçicilik olsa gerek, bir incelik olsa gerek bu atışta.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
gelmiş geçmiş en iyi yabancı dizi
buna sherlock demeyen net olarak aptaldır.
devamını gör...
türk koca
düşman gibş de şapsın dersen
sözlük erkeğini tariflemiş oluyosun
sözlük erkeğini tariflemiş oluyosun
devamını gör...
türk koca
cok sevsin.
cok saygı duysun.
cok sadık olsun.
cok guvensin.
cok korusun.
cok kıskanc da oluyorlar ama olsun;)
kucuk prensin biricik gulu gibi;)
cok saygı duysun.
cok sadık olsun.
cok guvensin.
cok korusun.
cok kıskanc da oluyorlar ama olsun;)
kucuk prensin biricik gulu gibi;)
devamını gör...
sürekli birilerini eleştiren tip
halkı kin ne nefrete sürükleyici başlıklardan biri daha.
devamını gör...
evladına babalık yapmayan baba
o çocuk için bir ömür yük olacak asla unutamayacağı olacak durumdur bu anlatılamaz .bir ömür boyunca aklından çıkmaz .sorunlarını her zaman kendi çözmesi gereken bir evlat bırakır dünyaya
devamını gör...
yabancı koca
ulkeden ulkeye beklentiler degişen;)
1-japon: japonlar kısa oluyor. yarı japon yarı koreli dalyan gibi beyfendi olsun. prensipli. gururlu. onurlu. ahlaklı. calıskan. ve eglenceli. sadık. guzel gozlu.
2-amerikalı: benim guclu olmamı sevsin. parlamamı sevsin. yakısıklı. zeki. kulturlu. eglenceli.
3-fransız: seksi olmamı sevsin. flortoz olmak sadece bir oyundur. hep sadık olacagımdır. emin olsun.
4-italyan: guzel yemek yapsın.
;)
1-japon: japonlar kısa oluyor. yarı japon yarı koreli dalyan gibi beyfendi olsun. prensipli. gururlu. onurlu. ahlaklı. calıskan. ve eglenceli. sadık. guzel gozlu.
2-amerikalı: benim guclu olmamı sevsin. parlamamı sevsin. yakısıklı. zeki. kulturlu. eglenceli.
3-fransız: seksi olmamı sevsin. flortoz olmak sadece bir oyundur. hep sadık olacagımdır. emin olsun.
4-italyan: guzel yemek yapsın.
;)
devamını gör...
seks yapmanın günümüzde çok kolay olması
eskiden de öyleydi aslında ama öyle değilmiş gibi takılırdı insanlar.
devamını gör...
seks yapmanın günümüzde çok kolay olması
çok doğru haydi sözlüğü salın da gidip sevişin, lütfen.
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
#4012346
misafir olarak umduğumda değil, bulduğumda pişirdim*
zaten ben de niye ben pişirdim konusunda bir tık bunalımdayım*
misafir olarak umduğumda değil, bulduğumda pişirdim*
zaten ben de niye ben pişirdim konusunda bir tık bunalımdayım*
devamını gör...
çerçeve
kapı çalındığında viktorya tarzı koltukta uzanıyordum. iyi saatte olsunlar! bu saatte gelen kimdir? tembellik tutkalına bulanmış bedenimi zarzor doğrulttum. ayağa kalktım. bu benim için büyük bir şeydi. bir müddet bekledim, bir düşkün gibi. kapı yine çalınmasaydı gönüllü olarak kapanıma tekrar kısılırdım. ilk adımımı atmıştım ki duvardaki tablo yere düştü. kırılan ahşap çerçeveden ve çatlayan camdan gelen sesler birleşti. halbuki düşmesi için görünürde bir sebep yoktu. biraz önce gökyüzüne doğru bakan geyik figürü, artık bana bakıyordu. gözlerinde tutuldum, büyülendim. kapı tekrar çalınınca, rahatsız edici seslerin ardı-arkasının kesilmeyeceğini düşündüm; pencereyi açınca içeriye dolan korna, topuklu ayakkabı, klima motoru sesleri gibi düzensiz ama sürekli. tablonun çerçevesinin alt köşesi ayrılmış ve önceki simetrik görünümünden eser yok: kırılmış, çatlamış, kaymış... güzelliğin dışına sınır çizilirse, çirkinliğin üzeri örtülmezse belirginleşirler. bütünlük bozuldu. tekrar kapı çalındı. korkuyla kaplandım. ya kapı sonsuza dek çalar durursa? ya çerçeveyi yapıştıracak tutkalı almaya çıkamazsam? ya geyiğin bakışları tekrar gökyüzüne dönmezse? sessizlik geri gelinceye kadar uzun süre bekledim. radyo kulesi kadar uzundu. bu benim için küçük bir şeydi. içerideki uyumsuz eşyaların buluştuğu en güzel ortak payda: sessizlik; geri döndü. ben dışarı çıktım.
her şeyin bana yabancı gelmesini, tekrar keşfetmeyi dilerdim. öyle olmadı. mucizevi olmayan sıradan şeyler: dönen tekerlekler, kaldırım işgalcileri, kablolar... beni hayrete düşüren; köşebaşındaki dükkan kapanmış. halbuki işlek iki caddenin kesişiminde... kirli camları içeriden gazete sayfalarıyla kaplanmış. herkes işinde gücünde, kimse fark etmiyor; köşebaşındaki dükkan kapanmış. herkes kayıtsız, kimse bilmiyor; çerçeve kırılmış. zıt yönde hareket eden kalabalık çizgileri. rotalar anlamsız. aceleden adımların -akrebin kendisini yelkovan, yelkovanın kendisini akrep sanması gibi- kimseye bir faydası yok. saniyeler aynı. ben durdum. anladım ki çerçeveyi tamir edemeyeceğim. geri döndüm. bodrum kattaki yuvamın kilidini değiştirilmiş buldum. bir not, bir anahtar… eşyalarımı olduğu gibi çöpe atıp beni teras katına yerleştirmişler.
yeni eşyalara anılar sinmemiş henüz; ruhsuz, dinç ve pürüzsüzler. teras ufka bakıyor ve parmaklıklı pencereler yok. gökyüzünde yavaşlığa yetişmeye çalışan kuşlar, yağmayı bekleyen bulutlar var: mucizevi olan ama sıradan görülen şeyler…
herkes döndüğünü, özgür olduğunu söyleyecek. artık diye başlayacak cümleleri. ben, zamanın artığı olduğumu bileceğim. kırılmış tablodaki bana bakan geyiğin gözlerini özleyeceğim.
iyi saatte olsunlar! kapıyı çalan kimdi?
her şeyin bana yabancı gelmesini, tekrar keşfetmeyi dilerdim. öyle olmadı. mucizevi olmayan sıradan şeyler: dönen tekerlekler, kaldırım işgalcileri, kablolar... beni hayrete düşüren; köşebaşındaki dükkan kapanmış. halbuki işlek iki caddenin kesişiminde... kirli camları içeriden gazete sayfalarıyla kaplanmış. herkes işinde gücünde, kimse fark etmiyor; köşebaşındaki dükkan kapanmış. herkes kayıtsız, kimse bilmiyor; çerçeve kırılmış. zıt yönde hareket eden kalabalık çizgileri. rotalar anlamsız. aceleden adımların -akrebin kendisini yelkovan, yelkovanın kendisini akrep sanması gibi- kimseye bir faydası yok. saniyeler aynı. ben durdum. anladım ki çerçeveyi tamir edemeyeceğim. geri döndüm. bodrum kattaki yuvamın kilidini değiştirilmiş buldum. bir not, bir anahtar… eşyalarımı olduğu gibi çöpe atıp beni teras katına yerleştirmişler.
yeni eşyalara anılar sinmemiş henüz; ruhsuz, dinç ve pürüzsüzler. teras ufka bakıyor ve parmaklıklı pencereler yok. gökyüzünde yavaşlığa yetişmeye çalışan kuşlar, yağmayı bekleyen bulutlar var: mucizevi olan ama sıradan görülen şeyler…
herkes döndüğünü, özgür olduğunu söyleyecek. artık diye başlayacak cümleleri. ben, zamanın artığı olduğumu bileceğim. kırılmış tablodaki bana bakan geyiğin gözlerini özleyeceğim.
iyi saatte olsunlar! kapıyı çalan kimdi?
devamını gör...
yaz sıcağı
klşması olmayanlar düşünsün
benane
benane
devamını gör...
sürekli birilerini eleştiren tip
arada itici olur
devamını gör...
aşkın hikayesi
ilyas ve vesile çoculuk aşklarıydı. birbirlerini ilk gördüklerinde kalpleri farklı çarptı. ilk bakışmalarında yüzleri kızardı. ilk el ele tutuştuklarında sanki gök yere indi.
zaman zamanı saatler saatleri kovaladı. araya ayrılıklar bile girdi. ama kalplerinin bir yerlerinde birbirlerinin isimleri yazılıydı. ilyas duygusal haşarı ve atılganken vesile mantıklı akılcı ve güçlüydü. bukadar ayrı bu iki ruh birbirlerini hep çok sevdiler. birbirlerinin gülleri ormanları oldular. ilyas evlilik teklifi ettiğinde vesilenin kalbi duracak gibi oldu. ailelerin itirazlarına rağmen evlendiler. kendi güçleri ile düğün bile yaptılar. sonra her devlet memuru çift gibi yoksulluk çektiler. birlikte pazarda limon sattılar, karpuz hatta süpürge bile sattılar. o soğuk evi sıcacık yuva yaptılar. sonra çocukları oldu. onları çok sevdiler güzel insanlar olarak yetiştirmek istediler. cumhuriyet yurdaşlarıydılar çocuklarını kitaplarla ve bilim dergileri ile tanıştırdılar. çocuklarını hatalarına rağmen sevdiler. bir çınar gibi gölgelerinde sakladılar.
yıllar yılları kovadı çocuklar büyüdü onlar yaşlandı. önce ilyas hastalandı hakka yürüdü.
ağacın dalından önce bir yaprak düştü. rüzgar esti uçustu yere kondu.
vesile çok üzüldü çok. güçlüydü ama hep içine attıyordu. birgün rüyasında gülünü gördü onu yanına çağıdığını duydu narin kalbi dayanmadı 3 ay sonra o da gülünün yanına gitti.
ağacın dalındaki diğer yaprak düştü. hava serinledi rüzgar çıktı. ikinci yaprak ilk yaprağın yanıbaşına geldi.
leyla bak burada iki kalp şeklinde yaprak var hem de yan yana dedi. mecnun yaprağı aldı birini leylaya verdi birini kitabının arasına koydu.
ondan sonra zaten tüm aşıklar leyla ve mecnun oldu. ilyas ve vesilenin aşkıyla çoğaldılar.
yüryüzü aşkın yüzü oluncaya dek bu hikaye hep anlatıldı.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
son zamanlarda zor zamanlar geçiyor olsa da umut etmenin meyvesinin geleceği de bir başka heyecan be.
devamını gör...