zaman tüneli
2026'da nato protesto etmek
tabiri caizse ilkelliktir. marjinal solun bu kadar küçük bir kitleye sahip olmasına rağmen medyada bu kadar gürültü çıkarması hakikaten komik. artık nasıl bir medya yapılanmaları varsa.
devamını gör...
insanlığa dair anlam verilemeyen şeyler
dini dili ırkı ne olursa olsun insanlarla mutlaka bir ortak noktan olur. hani diyor ya ruslar. karşılıklı votka içmediğin insanla düşman olma.
beni gören diyor her telden arkadaşın var . dincisi ırkçısı efendisi fırlaması, sessizi. orta yolcu da değilim ama ben şuna inanıyorum. size saygı duyan düzgün davranan konuşan herkesle konuşmalı. konuşurum.
öyle saygısız ne söylediğini bilmeyen sınır bilmeyen tipler var ki. hiç konuşmam konuşmak istemem.
herkesin bir kredisi var insani ilişkilerinde. tabi bu karşılıklı. o krediyi tüketirse tüketirsen insanların gitmesi normal.
beni gören diyor her telden arkadaşın var . dincisi ırkçısı efendisi fırlaması, sessizi. orta yolcu da değilim ama ben şuna inanıyorum. size saygı duyan düzgün davranan konuşan herkesle konuşmalı. konuşurum.
öyle saygısız ne söylediğini bilmeyen sınır bilmeyen tipler var ki. hiç konuşmam konuşmak istemem.
herkesin bir kredisi var insani ilişkilerinde. tabi bu karşılıklı. o krediyi tüketirse tüketirsen insanların gitmesi normal.
devamını gör...
kaç kere öldüm ben
ozan manas şarkısı. benim bunu bağlamada çalabilmem lazım valla güzel olur.
devamını gör...
ermenistan'da siyasi doktrinin değişmesi
2020 yılındaki 2. karabağ savaşı ve ardından 2023'te azerbaycan'ın bölgede kontrolü tamamen sağlaması, erivan hükümetinin türklere karşı düşmanca tutumunu sürdüremeyeceğini netleştirdi. orta doğu'nun en büyük gücü olan türkiye'nin bu çatışmalarda azerbaycan'a aktif destek vermesi üzerine, bu düşmanlığın ermenistan'ın varlığını ve egemenliğini tehlikeye sokacağı anlaşıldı.
işin bir de ekonomik boyutu var. on yıllardır türkiye ve azerbaycan sınırlarının kapalı olması nedeniyle ermenistan; bölgesel enerji, lojistik ve ticaret hatlarının tamamen dışında kaldı. nikol paşinyan, maddi iflası önlemek adına bu tecridin kırılmasını stratejik bir zorunluluk olarak görüyor.
ermenistan bu değişimi hem anayasal/sembolik düzeyde hem de diplomatik sahada attığı somut adımlarla yürütüyor.
ermenistan hükümeti, resmi belgelerden türkiye topraklarında bulunan ararat "ağrı dağı" silüetini ve sembollerini kaldırmaya başladı. ayrıca, türkiye ve azerbaycan'a yönelik örtülü toprak iddiaları barındıran ermenistan bağımsızlık bildirgesi'ne atıf yapan mevcut anayasanın değiştirilmesi gündemde.
paşinyan, şu söylemleriyle bu doktrin değişikliğini ayrıca belirginleştirmişti.
batımızda türkiye'de yaşayan 90 milyon türk var. doğumuzda azerbaycan'da 10 milyon türk yaşıyor. güneyimizdeki iran'da ise 35 milyon türk var. biz ise yalnızca 3 milyon ermeniyiz. artık hayal dünyasından çıkıp gerçekleri görmeliyiz.
bizim 'tarihsel ermenistan' ile 'gerçek ermenistan' arasındaki ilişkiyi netleştirmemiz gerekiyor. tarihsel ermenistan, gerçek ermenistan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tehdit eden en büyük unsurdur. bizim vizyonumuz artık tarihsel idealler peşinde koşmak değil, birleşmiş milletler tarafından tanınan 29.743 kilometrekarelik 'gerçek ermenistan'ı korumak ve yaşatmaktır.
1915 olaylarının tarihini yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. ne olduğunu, neden olduğunu ve bu olayları kimin aracılığıyla algıladığımızı anlamamız gerekiyor. 1939'da ermeni soykırımı diye bir gündem yoktu. nasıl olduysa 1950'de bu gündem aniden ortaya çıktı. bu nasıl oldu?
eğer mevcut anayasal metinlerimizi ve devlet sembollerimizi (ağrı dağı silüeti gibi) revize etmezsek, dünyaya hâlâ komşularımızın topraklarında gözümüz olduğu mesajını vermiş oluruz. bu durum barışı imkansız kılar ve ermenistan devletinin gelecekte yok olmasına zemin hazırlar.
bu değişikliğin zirve noktası ise dün sabah yaşandı. israil, bir koz olarak elinde bulundurduğu ermeni soykırımı'nı tanıdı. lakin aynı gün erivan hükümeti, bu bildiriye olumsuz dönüş yaptı. nikol paşinyan, bu tanıma girişimine destek vermeyeceklerini açıkladı.
bu işin biraz da jeopolitik zeminine inelim. ermenistan, bir doğu bloğu ülkesi olarak rusya ile iyi ilişkilere sahip olmak zorunda ve dolayısıyla türk devletleriyle iyi geçinmeye mecbur. işin enerji ve ticaret tarafı ise daha kritik.
hindistan-israil-yunanistan-avrupa üzerinden geçen yeni bir ticari enerji ağı inşa edilmek isteniyor. bu girişim kafkas devletlerini tamamen devre dışı bırakıyor ve rusya'nın enerji gelirlerine ket vuruyor. türkiye ise bu ağa tamamen karşı. çünkü biz de rusya üzerinden geçen enerji hatlarını kullanarak kar ediyoruz. aslında mavi vatan inadımız da biraz bununla ilgili. maksadımız israil'in enerji projesinin karşısında durmak.
neler olacağını yakında göreceğiz. vesselam.
işin bir de ekonomik boyutu var. on yıllardır türkiye ve azerbaycan sınırlarının kapalı olması nedeniyle ermenistan; bölgesel enerji, lojistik ve ticaret hatlarının tamamen dışında kaldı. nikol paşinyan, maddi iflası önlemek adına bu tecridin kırılmasını stratejik bir zorunluluk olarak görüyor.
ermenistan bu değişimi hem anayasal/sembolik düzeyde hem de diplomatik sahada attığı somut adımlarla yürütüyor.
ermenistan hükümeti, resmi belgelerden türkiye topraklarında bulunan ararat "ağrı dağı" silüetini ve sembollerini kaldırmaya başladı. ayrıca, türkiye ve azerbaycan'a yönelik örtülü toprak iddiaları barındıran ermenistan bağımsızlık bildirgesi'ne atıf yapan mevcut anayasanın değiştirilmesi gündemde.
paşinyan, şu söylemleriyle bu doktrin değişikliğini ayrıca belirginleştirmişti.
batımızda türkiye'de yaşayan 90 milyon türk var. doğumuzda azerbaycan'da 10 milyon türk yaşıyor. güneyimizdeki iran'da ise 35 milyon türk var. biz ise yalnızca 3 milyon ermeniyiz. artık hayal dünyasından çıkıp gerçekleri görmeliyiz.
bizim 'tarihsel ermenistan' ile 'gerçek ermenistan' arasındaki ilişkiyi netleştirmemiz gerekiyor. tarihsel ermenistan, gerçek ermenistan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tehdit eden en büyük unsurdur. bizim vizyonumuz artık tarihsel idealler peşinde koşmak değil, birleşmiş milletler tarafından tanınan 29.743 kilometrekarelik 'gerçek ermenistan'ı korumak ve yaşatmaktır.
1915 olaylarının tarihini yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. ne olduğunu, neden olduğunu ve bu olayları kimin aracılığıyla algıladığımızı anlamamız gerekiyor. 1939'da ermeni soykırımı diye bir gündem yoktu. nasıl olduysa 1950'de bu gündem aniden ortaya çıktı. bu nasıl oldu?
eğer mevcut anayasal metinlerimizi ve devlet sembollerimizi (ağrı dağı silüeti gibi) revize etmezsek, dünyaya hâlâ komşularımızın topraklarında gözümüz olduğu mesajını vermiş oluruz. bu durum barışı imkansız kılar ve ermenistan devletinin gelecekte yok olmasına zemin hazırlar.
bu değişikliğin zirve noktası ise dün sabah yaşandı. israil, bir koz olarak elinde bulundurduğu ermeni soykırımı'nı tanıdı. lakin aynı gün erivan hükümeti, bu bildiriye olumsuz dönüş yaptı. nikol paşinyan, bu tanıma girişimine destek vermeyeceklerini açıkladı.
bu işin biraz da jeopolitik zeminine inelim. ermenistan, bir doğu bloğu ülkesi olarak rusya ile iyi ilişkilere sahip olmak zorunda ve dolayısıyla türk devletleriyle iyi geçinmeye mecbur. işin enerji ve ticaret tarafı ise daha kritik.
hindistan-israil-yunanistan-avrupa üzerinden geçen yeni bir ticari enerji ağı inşa edilmek isteniyor. bu girişim kafkas devletlerini tamamen devre dışı bırakıyor ve rusya'nın enerji gelirlerine ket vuruyor. türkiye ise bu ağa tamamen karşı. çünkü biz de rusya üzerinden geçen enerji hatlarını kullanarak kar ediyoruz. aslında mavi vatan inadımız da biraz bununla ilgili. maksadımız israil'in enerji projesinin karşısında durmak.
neler olacağını yakında göreceğiz. vesselam.
devamını gör...
normal klima fabrikası
avrupa’ya ihracat yapacak fabrika. (bkz: normal kargo) normal bank (bkz: normal ülkesi) derken klima vantilatör işine girip parayı vurma işi.
devamını gör...
bilimin hamamböceklerine dalgıç kıyafeti geliştirmesi
bilinmeyen yerleri keşfetmek için robotlar yerine hamamböceklerine yönelinmesi olayıdır bilim dünyasında. uzay, yani astronot kıyafeti olarak da kullanılacak aynı tasarım:
nypost.com/2026/06/29/scien...
nypost.com/2026/06/29/scien...
devamını gör...
wolfgang beltracchi
2014 yapımı belgeseli vardır, ilgisini çeken kişiler izleyebilir.
devamını gör...
insanlığa dair anlam verilemeyen şeyler
kafan zehir gibi çalışıyor sanıyorsun. oysa beynin sana oyun oynuyor, sen de buna kanıyorsun..
bir de bunların topluluk halini düşünün; toplasan içlerinden kuş kadar beyin çıkmıyor mesela ama inanarak boş boş konuşabiliyorlar hatta hızla çoğalabiliyorlar..
öyle sanmak, yanılma payı bırakmamak..
aşırı saçma..
bir de bunların topluluk halini düşünün; toplasan içlerinden kuş kadar beyin çıkmıyor mesela ama inanarak boş boş konuşabiliyorlar hatta hızla çoğalabiliyorlar..
öyle sanmak, yanılma payı bırakmamak..
aşırı saçma..
devamını gör...
alınabilecek en yeni arabalar
sevgili yazar, üzgünüm ki sanırım araba kullanıcı çevreniz pek geniş değil ya da bu tanımı kulaktan dolma bilgilerle yazdınız.
egea, corolla, xceed konusunda haklısınız.
focus'la ilgili bilgim pek yok.
ama gelelim sıkıntıya, sorunsuz araba başlığına citroen yazmanız zaten başlı başına bir hata*
c5'leri mesela en yakın sanayideki piyano black kaplamacılara sorun.
10 c5'ten 8'i daha 20bin km görmeden soyuluyor çok komik bir durumda bu kasa.
fransa'da yenisini veriyorlar, türkiye'de de kafasını.
1.0 motorlu aracımsı ford arkadaşı da direkt sandık motorculara sorabilirsiniz. en sevdikleri motor tipidir diyeyim, daha fazla anlatmayayım*
1.0 ve 1.2puretech sayesinde yazlıklarını falan aldılar çünkü.
şu an aracım serviste olduğu için ikame olarak bu egea'nın en full paketini verdiler 1.6 olanı.
ben egea görünce "bu ne yaaa" diyordum eskiden...
3 gündür "ulan alsam mı şunun sıfırını" tadındayım.
araba sessiz, güçlü, konforlu.
fiat kendini aşmış bunda, c segment suvdan buna geçesim var o derece beğendim.
hem parçası, bakımı da elimdekinin 5de 1i fiyatı falan.
egea, corolla, xceed konusunda haklısınız.
focus'la ilgili bilgim pek yok.
ama gelelim sıkıntıya, sorunsuz araba başlığına citroen yazmanız zaten başlı başına bir hata*
c5'leri mesela en yakın sanayideki piyano black kaplamacılara sorun.
10 c5'ten 8'i daha 20bin km görmeden soyuluyor çok komik bir durumda bu kasa.
fransa'da yenisini veriyorlar, türkiye'de de kafasını.
1.0 motorlu aracımsı ford arkadaşı da direkt sandık motorculara sorabilirsiniz. en sevdikleri motor tipidir diyeyim, daha fazla anlatmayayım*
1.0 ve 1.2puretech sayesinde yazlıklarını falan aldılar çünkü.
şu an aracım serviste olduğu için ikame olarak bu egea'nın en full paketini verdiler 1.6 olanı.
ben egea görünce "bu ne yaaa" diyordum eskiden...
3 gündür "ulan alsam mı şunun sıfırını" tadındayım.
araba sessiz, güçlü, konforlu.
fiat kendini aşmış bunda, c segment suvdan buna geçesim var o derece beğendim.
hem parçası, bakımı da elimdekinin 5de 1i fiyatı falan.
devamını gör...
spora yeni başlayanlara tavsiyeler
istikrarlı olacağınız spora başlayın derim.
devamını gör...
opel vectra b
(bkz: çöp)
devamını gör...
ford escort citroen saxo opel tigra
(bkz: çöp)
devamını gör...
kelt halkları
kelt halkları*, günümüz batı uygarlığının kurucu adminlerinin köken aldığı kavimlerin yaşam alanlarını tanımlar:

günümüzün aydınlanma sonrası anglosakson uygarlığı olarak tanımlanan medeniyet hamlesinin kökeni kelt kavimleri ile germen/saksonlar *arasındaki kültürel alaşımdan doğmuştur.
yeni dünya denen kuzey amerika'da vücut bulmuştur. günümüzde globalleşerek tüm küremize yayılmaktadır.
ed.: kurucu, admin, kel ve sakson sözcüklerinin yapabileceği çağrışımlardan dolayı sorumluluk kabul etmem. hem or... şeklindeki yasaklı sözcüğü de kullanmış değilim.

günümüzün aydınlanma sonrası anglosakson uygarlığı olarak tanımlanan medeniyet hamlesinin kökeni kelt kavimleri ile germen/saksonlar *arasındaki kültürel alaşımdan doğmuştur.
yeni dünya denen kuzey amerika'da vücut bulmuştur. günümüzde globalleşerek tüm küremize yayılmaktadır.
ed.: kurucu, admin, kel ve sakson sözcüklerinin yapabileceği çağrışımlardan dolayı sorumluluk kabul etmem. hem or... şeklindeki yasaklı sözcüğü de kullanmış değilim.
devamını gör...
kendinde en sevdiğin özellik
sapyoseksüvelim ben yha
devamını gör...
sözlük erkeklerinin kadın halleri
(bkz: adam madam kayarım ben buna)
devamını gör...
wolfgang beltracchi
sanat tarihinin en büyük dolandırıcılarından biri. aslına bakarsan çok da büyük bir yetenek, bir deha adam...
almandır, çok büyük bir tesadüf eseri yaptığı şey, tamamı da sadece bir kısmı ortaya çıkarılmıştır.
sözlükçüyü kelimelere boğmadan basitleştirelim.
çok yetenekli bir ressamdır beltracchi, ama ressamların resim satarak para kazanamadıkları bilinir, bu sayın beltracchi ' nin işine gelmez, o hayatı içinde resim satarak milyoner olmak istemektedir.
kayıp tabloların listesini bulur, o ressamların stillerini kullandıkları tuval ve renkleri belirler ve bir kaç ahbabıyla birlikte, bu kişiler sahte sanat ajanlarını oynarlar, kendisi de sahte isimler kullanarak , dünyanın birçok ünlü müzesine, kültür bakanlığına, herbiri 60 70 milyona kendi yaptığı tabloları satar. öyle ki tabloları müzelerin reklam panolarında velasquez filan olarak yer alır.
polis, sanattan hiç anlamadığı, bu konu hiçbi dedektifin ilgisini çekmediği için, çok zengin olur, kimsenin dikkatini çekmez. o kadar iyidir ki, "bulunduğu söylenen tablolara" çok çeşitli testler yapılır ve bu testlerin sonuçları da " orijinal" çıkar !!
beltracchi yanlışlıkla bir tablo da kullanması gereken x kırmızını değil y kırmızısını kullanır. o kırmızının kimyasal karışımı tablonun yapıldığı iddia edilen yıllarda bilinmemektedir. yakayı oradan ele verir beltracchi. " aptallık bende hata yapmışım" demiştir sonradan.
susma hakkını kullanarak "eserlerinin" hepsini ifşa etmemiştir. çok büyük ihtimalle birçok ünlü müzede hala beltracchi ' nin tabloları asılı olabilir. bilinmiyor.
çok özel bir ressamdır wolfgang beltracchi...
almandır, çok büyük bir tesadüf eseri yaptığı şey, tamamı da sadece bir kısmı ortaya çıkarılmıştır.
sözlükçüyü kelimelere boğmadan basitleştirelim.
çok yetenekli bir ressamdır beltracchi, ama ressamların resim satarak para kazanamadıkları bilinir, bu sayın beltracchi ' nin işine gelmez, o hayatı içinde resim satarak milyoner olmak istemektedir.
kayıp tabloların listesini bulur, o ressamların stillerini kullandıkları tuval ve renkleri belirler ve bir kaç ahbabıyla birlikte, bu kişiler sahte sanat ajanlarını oynarlar, kendisi de sahte isimler kullanarak , dünyanın birçok ünlü müzesine, kültür bakanlığına, herbiri 60 70 milyona kendi yaptığı tabloları satar. öyle ki tabloları müzelerin reklam panolarında velasquez filan olarak yer alır.
polis, sanattan hiç anlamadığı, bu konu hiçbi dedektifin ilgisini çekmediği için, çok zengin olur, kimsenin dikkatini çekmez. o kadar iyidir ki, "bulunduğu söylenen tablolara" çok çeşitli testler yapılır ve bu testlerin sonuçları da " orijinal" çıkar !!
beltracchi yanlışlıkla bir tablo da kullanması gereken x kırmızını değil y kırmızısını kullanır. o kırmızının kimyasal karışımı tablonun yapıldığı iddia edilen yıllarda bilinmemektedir. yakayı oradan ele verir beltracchi. " aptallık bende hata yapmışım" demiştir sonradan.
susma hakkını kullanarak "eserlerinin" hepsini ifşa etmemiştir. çok büyük ihtimalle birçok ünlü müzede hala beltracchi ' nin tabloları asılı olabilir. bilinmiyor.
çok özel bir ressamdır wolfgang beltracchi...
devamını gör...
ford escort citroen saxo opel tigra
üçü aynı sınıf ve amaca yönelik araçlar değildir.
tigra’nın rakipleri mazda lantis ve megane coupe’du ama (rengi pek fark etmese de özellikle sarı) tigra piyasada “travestiden, temiz” olarak ünlendiği pek satmadı..
peki, bu benzetme haklı mıydı? evet.. gecenin bir yarısı dershaneden çıkıp eve geliyorsun ve abuk sabuk bir kullanma tekniğiyle arabanın biri sokakta rezalet çıkarıyorsa markasını-kullanıcısını merak etmezdik..
bazı arabaların namı maalesef düzelmez:
- scirocco: temizi yoktur, içinde havai fişek patlatılanına rastlamak normaldir.
- çakal kasa bmw: net bir tanımım yok ama basitçe uzak dur.
- renault flash: uçan tabut.
- opel tigra: travesti arabası
- tuğralı doblo: kafa açan muhafazakar enişte arabası.
bu arabalardan adam olmaz.
tersine, bazı arabaların imajını da bozamazsın.
- ince kasa toyota
- iç savaş tipi hilux
- w126 kasa mercedes
- renault toros.
- laz ziya kasa mercedes s serisi.
tigra’nın rakipleri mazda lantis ve megane coupe’du ama (rengi pek fark etmese de özellikle sarı) tigra piyasada “travestiden, temiz” olarak ünlendiği pek satmadı..
peki, bu benzetme haklı mıydı? evet.. gecenin bir yarısı dershaneden çıkıp eve geliyorsun ve abuk sabuk bir kullanma tekniğiyle arabanın biri sokakta rezalet çıkarıyorsa markasını-kullanıcısını merak etmezdik..
bazı arabaların namı maalesef düzelmez:
- scirocco: temizi yoktur, içinde havai fişek patlatılanına rastlamak normaldir.
- çakal kasa bmw: net bir tanımım yok ama basitçe uzak dur.
- renault flash: uçan tabut.
- opel tigra: travesti arabası
- tuğralı doblo: kafa açan muhafazakar enişte arabası.
bu arabalardan adam olmaz.
tersine, bazı arabaların imajını da bozamazsın.
- ince kasa toyota
- iç savaş tipi hilux
- w126 kasa mercedes
- renault toros.
- laz ziya kasa mercedes s serisi.
devamını gör...


