zaman tüneli
günaydın sözlük
günaydın canım sözlük
güne sağlam bir tokat gibi beni balkonda karşılayan sıcakla merhaba dedim.
oda 18 derecede mis gibiymiş, inan hiç çıkasım da gelmedi ama fırın parası be sözlük ne yapacaksın?
ekmek ucuz çünkü, bunca yıl kariyer yapıp da o paraya çalışmam kimse kusura bakmasın.
neyse sabah kahve+sigara ayılmasında hemen bir feysbuk (bugün kimin doğum günüymüş diye bir uygulama çıksa da silsek artık feysbuk'u ya)
instagram twitter bildirimleri kontrolü...
öyle önemli biri doğmamış bugün, sıradan çinko karbon 4-5 kişi...
instagramda takip isteklerine bakarken eski sevgilimi gördüm.
dedim önce bir bakayım, psikolojisi ne durumda vs ona göre hayatımın kıyısına köşesine alabilirim insan olarak.
cıks, kabul etmedim.
hafta sonu alaçatı'ya gelmiş, beachte loca pozu vs...
sorry bebeğim, alaçatı'ya gelen insanın psikolojisi değil de zeka düzeyiyle ilgili soru işaretlerim çok fazla benim.
ayrıca o "izmir'e geldim, gelmişken de hani seni bir takipleyesim var" hevesini ben doyurmam.
kim doyuruyorsa doyursun*
doğum günü demişken, neyse demeyelim onu.
sabah spotify'a kızdım, zaten.
ne güzel karmakarışık ve kafası hiç de yerinde olmayan listelerde peşi sıra öyle saçma şarkılar çalıyordu ki...
mesela bir yunan taverna şarkısının peşine ac/dc falan gibi bir ortam.
üst üste3 tane düş sokağı sakinleri şarkısı çaldı.
sen dedim hayırdır ya sabah sabah bu neyin melankolisine sokma çabası?
he girdim mi melankoliye?
tabi ki girdim.
lanet olsun hiç de sevmem mutsuz insan.
neyse, şu kahvemi içip mutlu olacağım söz.
dur önce iqsuz insan gibi serdar ortaç şarkısı açayım özüne sözüne sana doyamıyorum kapıldım seline ah tutunamıyorum sarılıp beline şöyle yatamıyorum fenalaştım haydi geeel
güne sağlam bir tokat gibi beni balkonda karşılayan sıcakla merhaba dedim.
oda 18 derecede mis gibiymiş, inan hiç çıkasım da gelmedi ama fırın parası be sözlük ne yapacaksın?
ekmek ucuz çünkü, bunca yıl kariyer yapıp da o paraya çalışmam kimse kusura bakmasın.
neyse sabah kahve+sigara ayılmasında hemen bir feysbuk (bugün kimin doğum günüymüş diye bir uygulama çıksa da silsek artık feysbuk'u ya)
instagram twitter bildirimleri kontrolü...
öyle önemli biri doğmamış bugün, sıradan çinko karbon 4-5 kişi...
instagramda takip isteklerine bakarken eski sevgilimi gördüm.
dedim önce bir bakayım, psikolojisi ne durumda vs ona göre hayatımın kıyısına köşesine alabilirim insan olarak.
cıks, kabul etmedim.
hafta sonu alaçatı'ya gelmiş, beachte loca pozu vs...
sorry bebeğim, alaçatı'ya gelen insanın psikolojisi değil de zeka düzeyiyle ilgili soru işaretlerim çok fazla benim.
ayrıca o "izmir'e geldim, gelmişken de hani seni bir takipleyesim var" hevesini ben doyurmam.
kim doyuruyorsa doyursun*
doğum günü demişken, neyse demeyelim onu.
sabah spotify'a kızdım, zaten.
ne güzel karmakarışık ve kafası hiç de yerinde olmayan listelerde peşi sıra öyle saçma şarkılar çalıyordu ki...
mesela bir yunan taverna şarkısının peşine ac/dc falan gibi bir ortam.
üst üste3 tane düş sokağı sakinleri şarkısı çaldı.
sen dedim hayırdır ya sabah sabah bu neyin melankolisine sokma çabası?
he girdim mi melankoliye?
tabi ki girdim.
lanet olsun hiç de sevmem mutsuz insan.
neyse, şu kahvemi içip mutlu olacağım söz.
dur önce iqsuz insan gibi serdar ortaç şarkısı açayım özüne sözüne sana doyamıyorum kapıldım seline ah tutunamıyorum sarılıp beline şöyle yatamıyorum fenalaştım haydi geeel
devamını gör...
ceza üniversitesi
akademisyenlerin dışarıda ne işi var. bence yök ayrı bir mekanizma ile cezaevine gitmeye layık akademisyenleri belirlemeli. cezaevlerinde akademiler kurulmalı, öğrenci olmasa da teorik araştırmalar yapılmak üzere kurulan bu cezaeci akademileri, adalet bakanlığına bağlı ceza ve tutukevleri üniversitesi çatısı altinda organize edilmeli.
devamını gör...
hyundai bayon
5 senedir yollarda görülen ve üretimi devam eden, toplamda 70.000 adetten fazla satılan ama burada başlığı bile olmayan * araç.
o beğenmediğimiz yeşil renkli sözlükte hakkında 280'e yakın tanım var.
biz de burada ne yapıyorsak artık kendi kendimize.
o beğenmediğimiz yeşil renkli sözlükte hakkında 280'e yakın tanım var.
biz de burada ne yapıyorsak artık kendi kendimize.
devamını gör...
kandırıldık
sözlüğümüzün afrodizyak seviyesi göz önüne alınacak olursa ''kaldırılmak'' tan evladır. kimleeer kimleri kaldırdı bu sözlükten !
devamını gör...
kandırıldık
kandırılmanız önemli değil. önemli olan şu an karşı söylenenleri dinleyip, acaba kandırılıyor olabilir miyim diye düşünebilmeniz. bu yoksa, aynen şiddetle savunuyorsanız tartışmaya/konuşmaya değmezsiniz.
devamını gör...
günaydın sözlük
sevgiyi yüreğimizin derinliklerinde hissettiğimiz bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
sehpadaki midi klavye (yazar)
selam ben de mini mouse
iyi sözlükler dilerim.
sözlük hakkında kafana bişi takılırsa bana danışabilirsin.
sözlükte mod yok o yüzden asayişi ben sağlıyorum.
iyi sözlükler dilerim.
sözlük hakkında kafana bişi takılırsa bana danışabilirsin.
sözlükte mod yok o yüzden asayişi ben sağlıyorum.
devamını gör...
yazarların bugün yaptığı iyilikler
tanır mısınız bilmem jack london, san francisco erenlerinden
ne demiş kulak ver,
iyilik benim kendime olan inancım. ben de biliyorum kimsenin buna değmeyeceğini…
ne demiş kulak ver,
iyilik benim kendime olan inancım. ben de biliyorum kimsenin buna değmeyeceğini…
devamını gör...
monşerlerin çabuk unutulması
monşer olmasına gerek yok, herkes çabuk unutuluyor.
devamını gör...
nikaragua'da seçim yapmama kararı
reisimizin kıymetini bilelim arkadaşlar. fikrimizin ve seçimlerimizin hiçbir önemi olmamasına rağmen sırf kendimizi değerli hissedelim diye arada bir bize de soruyor birşeyler.
devamını gör...
aziz üstel
devamını gör...
kız arkadaşa alınabilecek hediyeler
bu ara yeni bir bikini alsam çok hoşuna giderdi büyük ihtimalle.
devamını gör...
david gilmour
about face albümü ayda bir kez açıp dinlediğim albümlerden bir tanesi. açıklaması zor bir bağımlılığım var albüme, ruh halim ne olursa olsun her seferinde duruma uyuyor...
devamını gör...
hiçbir tanımı beğenmeyen yazar
çaylakların oy kullanma hakkı olmadığı için benim bu!
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
marketten ekmek alıp hızlıca eve geldim, ekmeği poşetten çıkartıp poşeti mutfak tezgahının üstüne bıraktım, ekmeği tekrar elime alıp dışarı çıktım...
devamını gör...
yazarların bugün yaptığı iyilikler
iyilik demeyelim de dogru sey diyelim.
hayatımın askı can yamanla erkenci kus izliyordum.
bir kız arkadasım aradı. hadi cıkalım dedi. askımla arama hic kimse giremez dedim kapattım;)
sonra cok sevdigim bi kız arkadasım mesaj attı: atesim 39. hastanedeyim.
hemen dedim hangi hastane, geliyorum.
cebimde param yok. akbilim yetecek mi bilmiyorum. neyse. bindim otobuse. bi saatte gittim. bi de uzak. bilmedigim yerler. yolda da biraz tırstım nereye gidiyorum diye.
neyse vardım sukur hastaneye. biraz durdum. ziyaretin kısası makbuldur deyip 10-15 dakika filan durdum. sonra bindim otobuse. bi saatte tıntıntın geri geldim.
vefalıyımdır;)
hayatımın askı can yamanla erkenci kus izliyordum.
bir kız arkadasım aradı. hadi cıkalım dedi. askımla arama hic kimse giremez dedim kapattım;)
sonra cok sevdigim bi kız arkadasım mesaj attı: atesim 39. hastanedeyim.
hemen dedim hangi hastane, geliyorum.
cebimde param yok. akbilim yetecek mi bilmiyorum. neyse. bindim otobuse. bi saatte gittim. bi de uzak. bilmedigim yerler. yolda da biraz tırstım nereye gidiyorum diye.
neyse vardım sukur hastaneye. biraz durdum. ziyaretin kısası makbuldur deyip 10-15 dakika filan durdum. sonra bindim otobuse. bi saatte tıntıntın geri geldim.
vefalıyımdır;)
devamını gör...
hintli kızları seksi bulmamak
lan orda seks, burda seks, ne lan bu?!...sizin seksinizin içine ediim lan ...lan bu sayfaya isterlerse dünyanın her yerinden girerler, burası sizin cinsel ihtiyaçlarınızı tatmin edebileceeniz bi mecra değil, kodumunun beyinsizleri....
arkadaşına özelden yaz onu a be gerizekalı, ben niye senin harf kirliliğine maruz kalıyorum?!...madem bu sayfalarda yazıyosun, kendini biraz kontrol et, kontrolsüz aptal !!...
arkadaşına özelden yaz onu a be gerizekalı, ben niye senin harf kirliliğine maruz kalıyorum?!...madem bu sayfalarda yazıyosun, kendini biraz kontrol et, kontrolsüz aptal !!...
devamını gör...
kız arkadaşa alınabilecek hediyeler
yetişkin bir kadın olduktan sonra aslında "hediyenin" çok anlamsız olduğunu fark ettim. çocukken hediyenin bir anlamı var çünkü kendi ayaklarınızın üzerinde durabilen bir birey olmadığınız için, isteklerinizi başkalarının karşılaması gerekiyor. bu noktada "hediyeler" iyi çalışıyorlar çünkü aslında hediyeler sizin sahip olmak istediğiniz şeyleri oluşturuyorlar.
fakat yetişkin olmuş ve her istediğini zaten kendisi alabilen bir birey için "hediyenin" çokta bir anlamı olmuyor. manevi olarak anlamı tabi ki ayrı çünkü size "'önemsendiğinizi" hissettiriyor ama yetişkin bir insana alınacak hediyenin günlerce, haftalarca ince ince düşünüp- tasarlanılması gerekecek bir olgu olduğunu düşünmüyorum. maksat değerse, hediyenin küçüğü- büyüğü olmaz. bir çiçekte aynı etkiyi uyandırır, bir kalemde. - eğer dürüstçe beklenti sadece önemsenildiğinizi hissetmekse.
sipariş edilen ürünlerin veya talep edilen herhangi bir şeyin satın alınmasını "hediye veya değer biçimi" olarak görmüyorum.
"bana iphone/macbook/ watch al"
"arabamı yeniler misin?"
"bana şu yakut yüzüğü/ şu elmas kolyeyi alır mısın?"
"chanel/ celine çanta istiyorum"
"tatile amerikaya gidelim" ve niceleri....
bunların hediyenin kendi mantığıyla alakası yoktur. bunu iyi ayırmak gerekir. hediyeye bir bedel biçiliyorsa veya size almanız için bir liste veriliyorsa uzaklaşın. bir şeyler ters gidiyor demektir. insan bir demet, kese kağıdına sarılı, sarı laleye bile düşer. eğer maksat gerçekten sevildiğini hissetmekse.
kız arkadaşlar içinde durum aynıdır. büyük markalardan, büyük ücretlere ürünler almanıza gerek yoktur. gerçek dostluk bir kahve,
iş yerine gönderilen şık bir çikolata veya çiçekle gayet pekişebilir. şu ekonomide bunlara bütçe ayırmak bile gayet önemli bir davranıştır. büyük beklentilerde olan kız arkadaşlarınızla arkadaşlık ilişkilerinizi gözden geçirin. hiçbir arkadaşlık kutlama ve hediye sistemini dayatamaz.
tavırları ve niyetleri iyi analiz etmek önemlidir.
fakat yetişkin olmuş ve her istediğini zaten kendisi alabilen bir birey için "hediyenin" çokta bir anlamı olmuyor. manevi olarak anlamı tabi ki ayrı çünkü size "'önemsendiğinizi" hissettiriyor ama yetişkin bir insana alınacak hediyenin günlerce, haftalarca ince ince düşünüp- tasarlanılması gerekecek bir olgu olduğunu düşünmüyorum. maksat değerse, hediyenin küçüğü- büyüğü olmaz. bir çiçekte aynı etkiyi uyandırır, bir kalemde. - eğer dürüstçe beklenti sadece önemsenildiğinizi hissetmekse.
sipariş edilen ürünlerin veya talep edilen herhangi bir şeyin satın alınmasını "hediye veya değer biçimi" olarak görmüyorum.
"bana iphone/macbook/ watch al"
"arabamı yeniler misin?"
"bana şu yakut yüzüğü/ şu elmas kolyeyi alır mısın?"
"chanel/ celine çanta istiyorum"
"tatile amerikaya gidelim" ve niceleri....
bunların hediyenin kendi mantığıyla alakası yoktur. bunu iyi ayırmak gerekir. hediyeye bir bedel biçiliyorsa veya size almanız için bir liste veriliyorsa uzaklaşın. bir şeyler ters gidiyor demektir. insan bir demet, kese kağıdına sarılı, sarı laleye bile düşer. eğer maksat gerçekten sevildiğini hissetmekse.
kız arkadaşlar içinde durum aynıdır. büyük markalardan, büyük ücretlere ürünler almanıza gerek yoktur. gerçek dostluk bir kahve,
iş yerine gönderilen şık bir çikolata veya çiçekle gayet pekişebilir. şu ekonomide bunlara bütçe ayırmak bile gayet önemli bir davranıştır. büyük beklentilerde olan kız arkadaşlarınızla arkadaşlık ilişkilerinizi gözden geçirin. hiçbir arkadaşlık kutlama ve hediye sistemini dayatamaz.
tavırları ve niyetleri iyi analiz etmek önemlidir.
devamını gör...

