zaman tüneli
antikapitalist müslümanlar
kapitalist antimüslüman koysalar adını daha cuk otururdu.
bi defa antikapitalist ne demek la hamidolar? içinde kapitalist kelimesi geçen bir kavram kullanıyorsun. yani ben kapitalizme karşıyım ama onun dışında da bir şeye kafam basmıyor, onun yanında ,sağında, solunda, civarında dolaşarak yani tamamen kapitalizmden otlanarak ve kapitalizmin reklamını yapıp yalayarak yeni bir kimlik bulmaya ve ya kazanmaya çalışıyorum.
müslüman kavramı beni tanımlıyor belki ama yetmiyor. yanına illaki bir şeyler eklemem lazım. müslüman çok kofti , ruhsuz, yavan bir kavram. biraz modernze edip süsleyeyim püsleyeyim hafiften de komünist gotu yalayayım da bir şeye benzesin demek isteyen başında da ihsan gotubaşıayrıaçık diye bir model bulunan oluşum.
bi defa antikapitalist ne demek la hamidolar? içinde kapitalist kelimesi geçen bir kavram kullanıyorsun. yani ben kapitalizme karşıyım ama onun dışında da bir şeye kafam basmıyor, onun yanında ,sağında, solunda, civarında dolaşarak yani tamamen kapitalizmden otlanarak ve kapitalizmin reklamını yapıp yalayarak yeni bir kimlik bulmaya ve ya kazanmaya çalışıyorum.
müslüman kavramı beni tanımlıyor belki ama yetmiyor. yanına illaki bir şeyler eklemem lazım. müslüman çok kofti , ruhsuz, yavan bir kavram. biraz modernze edip süsleyeyim püsleyeyim hafiften de komünist gotu yalayayım da bir şeye benzesin demek isteyen başında da ihsan gotubaşıayrıaçık diye bir model bulunan oluşum.
devamını gör...
güzel ama kilometresi yüksek
(bkz: dosta gider)
devamını gör...
fırından yeni çıkmış taze çıtır çıtır erkek
konuşmayı bilmiyordur. altına da sıçar. hatta, bayağı yaygaracıdır da. işlevsel hale gelmesi için 25-30 sene uğraşacak sabrınız varsa tebrik ederim.
devamını gör...
finike
finike ismi, antik yunanca phoinikous (φοινικούς) isminden türemiştir ve bu isim de tarihsel olarak eski denizci fenikelilerle veya kırmızımsı bir ton anlamına gelen yunanca kökle bağlantılı olan phoinix (φοῖνιξ) isminden evrimleşmiştir. kızıl at sürüsü manası olduğu da söylenir. aslında direkt kızıl kahve tonlarına işaret eder o renkte olan birkaç farklı şeye bu ismi koymuşlardır. örneğin zümrüdüanka veya simurg.
devamını gör...
platon’a verdiğim ibretlik ayar
beyler toplanın, olayı baştan anlatıyorum. yıl m.ö. 380 falan. ben o dönem mısırda karnak tapınağı’nın eğitim bölümünde başrahip amon hotep’in yanında katip olarak takılıyorum. hiyeroglif çiziyoruz, geometri kasıyoruz, çöl sıcağında beyin şeyi geçiriyoruz.
bizim tapınağın bahçesine atina’dan bir tip geldi. üstünde bembeyaz cübbe, arkasında üç beş tane çırak. bizim mısırlı çömezleri toplamış etrafına, sütunların arasında yürüyüp yürüyüp felsefe satıyor. sordum bizim katip ibrahim’e, kim la bu entel dedim. abi atina’dan geldi, adı platon’muş. ruhun ölümsüzlüğü, mağara miti falan anlatıp duruyor dedi.
dedim ki la atinalı bebe, burası karnak tapınağı. burada 3000 yıllık geometri var, astronomi var. sen kimi nereye yiyorsun?
aldım papirüsümü, kamış kalemimi, geçtim bunların halkasının ortasına. bu tam şey diyor. bakın toy öğrencilerim, sizin bu tapınakta çizdiğiniz üçgenler, kareler zihninizdeki mükemmel üçgen idealasının sadece kusurlu yansımalarıdır. gerçek bilgi, duyularla değil, sadece ruhun hatırlamasıyla (anamnesis) elde edilir. mısırlı ergenler de vay be, adama bak ne konuştu diye papirüslere not alıyor.
ben daha fazla dayanamadım, hayırdır hemşerim, sen atina demokrasisi'ni çok yanlış anlamışsın. ne demek duyular çöp?
platon bana şöyle tepeden baktı, cübbesini düzeltti
cahil katip, sen burada sadece taşlara resim çizmeyi öğrenmişsin. hakikat, bu maddi dünyada değil, idealar alemindedir. sen bu gözlerinle sadece gölgeleri görürsün.
çıkardım çantadan mısır geometri pergelini, koydum bunun önüne. sonra da tapınak kütüphanesinden çıkardığım, nil nehrinin taşma tarihlerini ve piramitlerin açılarını hesapladığımız devasa hesap papirüsünü masaya vurdum. bak platon efendi. sen atinada gökyüzüne bakıp idealar falan filan diye sallarken, biz bu tapınakta o senin gölge dediğin dünyayı ölçüyoruz. şu gördüğün papirüsteki geometri hesabı olmasa, nil taşınca kimin tarlası nerede bilemezsin, mısır’da kıtlık çıkar, açlıktan birbirinizi yersiniz.
platon hafiften bocaladı: ama, ama o hesaplar sadece zihindeki ideal geometrinin kaba bir uygulaması.
bu sefer sinirlendim. ulan tonton, madem zihnindeki ideal geometri her şeyi çözüyor. al şu pergeli, al şu boş papirüsü. gözlerini kapat, duyularını reddet, sadece hatırlayarak karnak tapınağının ana sütununun gölge açısını ve statik yükünü hesapla. bakalım senin o soyut zihnin, yarın tepemize çökecek olan tavanı ayakta tutabiliyor mu?
platon pergeli eline aldı. sağa döndü, sola döndü. papirüse baktı, sütuna baktı. gözlerini kapatıp hatırlamaya çalıştı ama tık yok. alnından boncuk boncuk terler akmaya başladı.
ne oldu atinalı? idealar aleminde statik hesabı yapamıyor musun? sen mağara miti kasıp milletin kafasını bulandıracağına, gel bizim tapınakta iki yıl gölge boyu ölç de gerçek dünya nasıl işliyor öğren. laf karın doyurmuyor, taşın ağırlığını ancak pergel ve cetvel ölçer.
platon elindeki pergeli yavaşça masaya bıraktı. çıraklarına döndü, dudakları titreyerek. toplayın papirüsleri. akademiyi açınca girişine geometri bilmeyen giremez yazdıracağım. bunlar beni rezil etti dedi.
tapınağın devasa kapısından süklüm püklüm çıkıp gitti. bizim mısırlı öğrenciler de papirüslerini yırtıp bana tezahürat yapmaya başladılar.
bu da böyle bir anımdır. mısır tapınağında felsefe sökmez beyler, adama cetvelle ayar verirler.
bizim tapınağın bahçesine atina’dan bir tip geldi. üstünde bembeyaz cübbe, arkasında üç beş tane çırak. bizim mısırlı çömezleri toplamış etrafına, sütunların arasında yürüyüp yürüyüp felsefe satıyor. sordum bizim katip ibrahim’e, kim la bu entel dedim. abi atina’dan geldi, adı platon’muş. ruhun ölümsüzlüğü, mağara miti falan anlatıp duruyor dedi.
dedim ki la atinalı bebe, burası karnak tapınağı. burada 3000 yıllık geometri var, astronomi var. sen kimi nereye yiyorsun?
aldım papirüsümü, kamış kalemimi, geçtim bunların halkasının ortasına. bu tam şey diyor. bakın toy öğrencilerim, sizin bu tapınakta çizdiğiniz üçgenler, kareler zihninizdeki mükemmel üçgen idealasının sadece kusurlu yansımalarıdır. gerçek bilgi, duyularla değil, sadece ruhun hatırlamasıyla (anamnesis) elde edilir. mısırlı ergenler de vay be, adama bak ne konuştu diye papirüslere not alıyor.
ben daha fazla dayanamadım, hayırdır hemşerim, sen atina demokrasisi'ni çok yanlış anlamışsın. ne demek duyular çöp?
platon bana şöyle tepeden baktı, cübbesini düzeltti
cahil katip, sen burada sadece taşlara resim çizmeyi öğrenmişsin. hakikat, bu maddi dünyada değil, idealar alemindedir. sen bu gözlerinle sadece gölgeleri görürsün.
çıkardım çantadan mısır geometri pergelini, koydum bunun önüne. sonra da tapınak kütüphanesinden çıkardığım, nil nehrinin taşma tarihlerini ve piramitlerin açılarını hesapladığımız devasa hesap papirüsünü masaya vurdum. bak platon efendi. sen atinada gökyüzüne bakıp idealar falan filan diye sallarken, biz bu tapınakta o senin gölge dediğin dünyayı ölçüyoruz. şu gördüğün papirüsteki geometri hesabı olmasa, nil taşınca kimin tarlası nerede bilemezsin, mısır’da kıtlık çıkar, açlıktan birbirinizi yersiniz.
platon hafiften bocaladı: ama, ama o hesaplar sadece zihindeki ideal geometrinin kaba bir uygulaması.
bu sefer sinirlendim. ulan tonton, madem zihnindeki ideal geometri her şeyi çözüyor. al şu pergeli, al şu boş papirüsü. gözlerini kapat, duyularını reddet, sadece hatırlayarak karnak tapınağının ana sütununun gölge açısını ve statik yükünü hesapla. bakalım senin o soyut zihnin, yarın tepemize çökecek olan tavanı ayakta tutabiliyor mu?
platon pergeli eline aldı. sağa döndü, sola döndü. papirüse baktı, sütuna baktı. gözlerini kapatıp hatırlamaya çalıştı ama tık yok. alnından boncuk boncuk terler akmaya başladı.
ne oldu atinalı? idealar aleminde statik hesabı yapamıyor musun? sen mağara miti kasıp milletin kafasını bulandıracağına, gel bizim tapınakta iki yıl gölge boyu ölç de gerçek dünya nasıl işliyor öğren. laf karın doyurmuyor, taşın ağırlığını ancak pergel ve cetvel ölçer.
platon elindeki pergeli yavaşça masaya bıraktı. çıraklarına döndü, dudakları titreyerek. toplayın papirüsleri. akademiyi açınca girişine geometri bilmeyen giremez yazdıracağım. bunlar beni rezil etti dedi.
tapınağın devasa kapısından süklüm püklüm çıkıp gitti. bizim mısırlı öğrenciler de papirüslerini yırtıp bana tezahürat yapmaya başladılar.
bu da böyle bir anımdır. mısır tapınağında felsefe sökmez beyler, adama cetvelle ayar verirler.
devamını gör...
siyasetçi yalanları
eşeği ahıra sokmaya çalışan çoban gibi doğru söyleseler de amaç belli olduğundan önemli değildir. retoriğe hakim olanlar iyi siyasetçi olarak anılıyor diğerleri beceriksiz. özünde at gütme siyaset ama artık eşek çobanlığı.
devamını gör...
aptal (yazar)
ortalıkta " ben aptalım" diye dolaşıyor yalnız dikkat etsin bir şeyi 40 defa söylersen olur.
aptal olursun bak demedi deme.
aptal olursun bak demedi deme.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
kaptan kadavra
2026 itibarıyla çooook güzel işler yapmış ve yapmaya devam edecek olan angaralı gruptur. anıl özbek'in yazdığı mükemmel gitar riffleri oset kankoç'un enerjik sahnesi ile birleşince mükemmel işler çıkıyor ortaya. gürkan gürler hem bassta hem de tasarımda mükemmel işler çıkarmakta ayrıca. barkın seydioğulları da anıl özbek ile mükemmel bir gitar line'ı oluşturuyor. davulcu anıl atak zaten mükemmeldi kaldı ki jumping cats adlı bir grupta da çalıyor güncelde. methiye kısmını bitirdiysek gelelim asıl olaya. megadeth konserine ön grup olduklarını duyduğumuzda kitlece delirmiş, gururlanmıştık. konser günü geldiğinde ise sanki ana grupmuş gibi coşturdular ortalığı. ülkemizi çok güzel şekilde temsil ettiler vallahi.
devamını gör...
finike
bebiş şeytan iken, bir süre yaşadığım ilçe. oradan ankara'ya taşındık. sanırım lise 1'e kadar her yaz mutlaka bir giderdik oraya ailecek.
limanın hemen girişinde petek restoran vardı. severdim orayı. ilk petek restoran zamanlarında hemen arka tarafı da denizdi. sonradan doldurup otopark yaptılar.
limanı da o zamanlar yanlış hatırlamıyorsam ya koç ya sabancı alıp, teknelerin önünü kapattırmıştı. gökliman plajını da severdim.
hey gidi mazi. s
limanın hemen girişinde petek restoran vardı. severdim orayı. ilk petek restoran zamanlarında hemen arka tarafı da denizdi. sonradan doldurup otopark yaptılar.
limanı da o zamanlar yanlış hatırlamıyorsam ya koç ya sabancı alıp, teknelerin önünü kapattırmıştı. gökliman plajını da severdim.
hey gidi mazi. s
devamını gör...
sözlük yazarlarının iç organları
(bkz: kalbim temiz)
devamını gör...
evlilik teklifi
varsa eğer geleceğimde öyle bir hanımefendi. en sıradan anımızda yapacağım tekliftir. muhtemelen yüzük alacak parayı da denkleştirememiş olacağım.
beraber döner gömerken ya da ne biliyim işte her zamanki bi aktivitemizde diycem evlenelim mi, iznin var mıdır. ya da benzer bi şey duruma göre buluruz. eğer ki gitar çalıyorsa slide yüzüğü ile teklif ederim muhtemelen. değilse de koparırım yerden bir çiçek parmağına göre ayarlar takarım. üstüne bi de kusura bakma para yoktu kem kümü yaparız. bitti gitti.
beraber döner gömerken ya da ne biliyim işte her zamanki bi aktivitemizde diycem evlenelim mi, iznin var mıdır. ya da benzer bi şey duruma göre buluruz. eğer ki gitar çalıyorsa slide yüzüğü ile teklif ederim muhtemelen. değilse de koparırım yerden bir çiçek parmağına göre ayarlar takarım. üstüne bi de kusura bakma para yoktu kem kümü yaparız. bitti gitti.
devamını gör...
finike
gidenin yanık dondurma yemeden ayrılmaması gereken memleketiim.
devamını gör...
kendin hakkında bir entry bırak
bilmiş bilmiş burada tanım giriyorsun da o kadar eder misin sayın pazuzu? her güne şunu yapıcam bunu yapıcam diye başlıyorsun ama listede sadece bir iki maddenin üstü çizilmiş, ne iş? bir de kendini ferhan şensoy mu sanıyon lan şam şebeği, girdiğin hiçbir tanım komik değil. anan baban tanımlarını görse seni evlatlıktan redderdi lan.
buralarda çok dolaşma ayık ol, öperim belanı. adam ol. hadi bakayım.
buralarda çok dolaşma ayık ol, öperim belanı. adam ol. hadi bakayım.
devamını gör...
siyasetçi yalanları
2017' den beri "önümüzdeki yıl enflasyonu tek rakama indireceğiz !!" diyerek mühlet isteyenler var mesela...artık mühlet istemiyo, tutuklatıyo...
enflasyonu tek rakama indiremedi !! bunu burada tespit edelim, ve tespit edelim ki ekonomist olduğunu söylemesine rağmen hiç, bir ekonomistmiş gibi davranmadı. " bunların kafası basmaz!!" demişti...bize göstersin, kendisinin kafasının bastığı hangi pozitiv gelişme olmuş?!...
bu bahsi geçen gelişimi gösteremediğini kendi de bildiği için, bunu konudan bahseden herkesi tutuklatıyo...
enflasyonu tek rakama indiremedi !! bunu burada tespit edelim, ve tespit edelim ki ekonomist olduğunu söylemesine rağmen hiç, bir ekonomistmiş gibi davranmadı. " bunların kafası basmaz!!" demişti...bize göstersin, kendisinin kafasının bastığı hangi pozitiv gelişme olmuş?!...
bu bahsi geçen gelişimi gösteremediğini kendi de bildiği için, bunu konudan bahseden herkesi tutuklatıyo...
devamını gör...
aptal (yazar)
bu kadar akılla “akıllı” diye nick alsaydı dalga konusu olurdu.
kendisine “aptal” dedi diye şimdi biz hem ne kadar akıllı olduğunu merak ediyoruz hem de aklını savunuyoruz.
böyle kurnaz ve sevimli esnaf da görmedim.
kendisine “aptal” dedi diye şimdi biz hem ne kadar akıllı olduğunu merak ediyoruz hem de aklını savunuyoruz.
böyle kurnaz ve sevimli esnaf da görmedim.
devamını gör...
aptal (yazar)
bana sokrates ya da diyojen gibi geliyor bu abi/ablamız. büyük bir bilgi birikimi var belli.
devamını gör...
huzurlu müzikler
iron maiden-como estais amigos
devamını gör...
yks koçluk
gereği yoktur. mezuna kalan (tercihen birkaç kez) üst dönemlere akıl danışmak daha etkili olacaktır. eşekten düşenin halini eşekten düşen anlar mantığıyla imece usulü hareket etmek daha doğru geliyor bana.
devamını gör...
hayırlı cumalar
tüm müslüman dostların geçmiş cuması mübarek olsun.
devamını gör...