zaman tüneli
en çaresiz hissettiğinde kime gidersin
tanrı'ya.
insanın bir insana koşması manidar bir hareket fakat önce ilk sığınılan allah olmalıdır çünkü allah arkanızda olduğu sürece asla hasar almazsınız. sonra güvenebileceğiniz birine sıkıntınızı anlatabilirsiniz ama burada da dikkatli olmanız gerekir.
maalesef, insanlar iki yüzlüdür. güvendiğiniz insanların gerçekten iyiliğinizi gözettiğinden hiçbir zaman %100 emin olamazsınız. insanlara anlattığınız şeylerin sonradan size karşı kullanılıp kullanılmayacağı da ayrı soru işaretidir. bu yüzden ben hiçbir zaman, hiçbir insana sorunlarımı olduğu gibi ve tüm şeffaflığı ile anlatmam hatta genelde tüm sorunlarımı saklamayı tercih ederim. birine hayatınızı anlattığınız an, tüm kırılganlıklarınızı açtığınız andır. kimse sizin aile hayatınızı ve sizi nereden vurabileceğini öğrenecek kadar şanslı kılınmamalıdır. kimseye kendi ellerinizle böyle büyük çaplı şanslar tanımlamayın.
bugün dost dediğiniz yarın düşman olur. geçmişin düşmanı, bugün en yakın dostunuz olur. bu işler risklidir ve riyakarlık kokar. hiçbir değişen dinamiğe güvenmeyin.
insanın tek koruyucusu allah, tek dostu kendisidir. insan sadece kendisine ihanet etmez. sizin sırlarınızı kimse sizden iyi muhafaza edemez.
insanın bir insana koşması manidar bir hareket fakat önce ilk sığınılan allah olmalıdır çünkü allah arkanızda olduğu sürece asla hasar almazsınız. sonra güvenebileceğiniz birine sıkıntınızı anlatabilirsiniz ama burada da dikkatli olmanız gerekir.
maalesef, insanlar iki yüzlüdür. güvendiğiniz insanların gerçekten iyiliğinizi gözettiğinden hiçbir zaman %100 emin olamazsınız. insanlara anlattığınız şeylerin sonradan size karşı kullanılıp kullanılmayacağı da ayrı soru işaretidir. bu yüzden ben hiçbir zaman, hiçbir insana sorunlarımı olduğu gibi ve tüm şeffaflığı ile anlatmam hatta genelde tüm sorunlarımı saklamayı tercih ederim. birine hayatınızı anlattığınız an, tüm kırılganlıklarınızı açtığınız andır. kimse sizin aile hayatınızı ve sizi nereden vurabileceğini öğrenecek kadar şanslı kılınmamalıdır. kimseye kendi ellerinizle böyle büyük çaplı şanslar tanımlamayın.
bugün dost dediğiniz yarın düşman olur. geçmişin düşmanı, bugün en yakın dostunuz olur. bu işler risklidir ve riyakarlık kokar. hiçbir değişen dinamiğe güvenmeyin.
insanın tek koruyucusu allah, tek dostu kendisidir. insan sadece kendisine ihanet etmez. sizin sırlarınızı kimse sizden iyi muhafaza edemez.
devamını gör...
erkek sevgilinin aşırı titiz olması
ya beni gercekten sinir ediyor bu beyler.
o gelmeden saatlerce temizlik yapmısım.
tepkisi:
-surada bi parca toz kalmıs.
ihih.
o gelmeden saatlerce temizlik yapmısım.
tepkisi:
-surada bi parca toz kalmıs.
ihih.
devamını gör...
en çaresiz hissettiğinde kime gidersin
kendime giderim. başka kimseye güvenmiyorum.
devamını gör...
yalnız yaşamak
ademoğlu kalabalıklar içinde yaşar, yalnız ölür. o vakit ne övünmek yakışır ne yerinmek gerekir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak

walking through the same
road and reaching for your waist
people puttin' us in wall of shame
no worries cuz yourself is wall of fame
in me...
kissing on your face, maybe some good taste
i dont care about pace cause i feel like your haste
i may be a waste, but it doesnt change
the love under the rock i have for you
no take it in your tone
cause i dont mind ringtone of the phone
the feeling i sometimes have for you so fond
wishing to feel it even if im low
tho' look at me, do you see?
the nonsense(?) drama in me
that lots of timelines made by me
there should be a way out
but i couldnt find yet
i wish to find it
before its to late
devamını gör...
geceleri uyutmayan dertler
kişiden kişiye çok değişir ama türkiye konseptinde genelde ekonomik sıkıntılar, iş yerindeki mobbing veya gönül işleri olur.
maalesef, ellerimizden kayıp giden uykuya karşı çok savunmasızız. uyumayı denesenizde, saatlerce yatakta kalsanızda olmuyor. uyku, istediği zaman sizi seçiyor, istediğinde yalnız bırakıyor. bu yüzden berrak bir zihinle yaşamak, kaygı taşımamak çok önemli. insanı yaşlandıran şey stress- keder ve sıkıntıdır.
ben sorunlarını aşamayan, sürekli kafaya takan insanların terapi almaları gerektiğini düşünüyorum. kendilerini "hasta" olarak konumlandırdığım için değil, bu süreci kendilerine hasar verecek noktaya getirmeden önce çözebilmeleri için.
her şeyin başı maalesef stress. stress, tüm dermatolojik( cilt ) hastalıklarının da ana nedenidir. hayatımın farklı dönemlerinde, üzüntü ve stresten egzama- zona geçirdiğimi hatırlıyorum. hassas bir bünyeniz varsa, işler ters gittiğinde; hemen vücudunuzun bir yerinden fırlayabiliyorlar. keza, üzüntülü bir döneminde annemde zona geçirdi. dayım askerlik döneminde sedef hastalığına yakalandı ve dönemsel olarak ortaya çıkıp duruyor. yengem kuzenimin üniversite sınavı döneminde zona geçirdi. şu aralar halamda yaşadığı kötü süreçler sebebiyle rosacea( gül hastalığı)'nın meydana geldiğinden şüpheleniyoruz.
bu arada mide ve bağırsaklarda stress'e çok duyarlıdır. özellikle reflü ve gastrit gibi rahatsızlıklarınız varsa dikkat! stressle kolayca kabarabilirler hele ki reflü...
bağırsaklar ise ayrı önemlidir. kolaylıkla lavaboya çıkma biçiminiz ve düzeniniz değişebilir. o yüzden kaygı- üzüntü- stresi yönetmeyi öğrenmeniz gerekiyor.
kalp- damar rahatsızlıklarından bahsetmiyorum bile.
hayata 1 kere geliyorsunuz. hiçbir şey sizden değerli değil.
boll bol olumlu düşünme, vücudu dinç tutacak spor( ne yapabiliyorsanız. yürüyüş, dans, yüzme vb) ve sıfır kaygılı bir yaşam ideali!
maalesef, ellerimizden kayıp giden uykuya karşı çok savunmasızız. uyumayı denesenizde, saatlerce yatakta kalsanızda olmuyor. uyku, istediği zaman sizi seçiyor, istediğinde yalnız bırakıyor. bu yüzden berrak bir zihinle yaşamak, kaygı taşımamak çok önemli. insanı yaşlandıran şey stress- keder ve sıkıntıdır.
ben sorunlarını aşamayan, sürekli kafaya takan insanların terapi almaları gerektiğini düşünüyorum. kendilerini "hasta" olarak konumlandırdığım için değil, bu süreci kendilerine hasar verecek noktaya getirmeden önce çözebilmeleri için.
her şeyin başı maalesef stress. stress, tüm dermatolojik( cilt ) hastalıklarının da ana nedenidir. hayatımın farklı dönemlerinde, üzüntü ve stresten egzama- zona geçirdiğimi hatırlıyorum. hassas bir bünyeniz varsa, işler ters gittiğinde; hemen vücudunuzun bir yerinden fırlayabiliyorlar. keza, üzüntülü bir döneminde annemde zona geçirdi. dayım askerlik döneminde sedef hastalığına yakalandı ve dönemsel olarak ortaya çıkıp duruyor. yengem kuzenimin üniversite sınavı döneminde zona geçirdi. şu aralar halamda yaşadığı kötü süreçler sebebiyle rosacea( gül hastalığı)'nın meydana geldiğinden şüpheleniyoruz.
bu arada mide ve bağırsaklarda stress'e çok duyarlıdır. özellikle reflü ve gastrit gibi rahatsızlıklarınız varsa dikkat! stressle kolayca kabarabilirler hele ki reflü...
bağırsaklar ise ayrı önemlidir. kolaylıkla lavaboya çıkma biçiminiz ve düzeniniz değişebilir. o yüzden kaygı- üzüntü- stresi yönetmeyi öğrenmeniz gerekiyor.
kalp- damar rahatsızlıklarından bahsetmiyorum bile.
hayata 1 kere geliyorsunuz. hiçbir şey sizden değerli değil.
boll bol olumlu düşünme, vücudu dinç tutacak spor( ne yapabiliyorsanız. yürüyüş, dans, yüzme vb) ve sıfır kaygılı bir yaşam ideali!
devamını gör...
bir erkekten alınan en güzel iltifat
son sevgilimde cok ilginc bi durum var.
adam hicbir seyimle ilgilenmiyor ayagına yatıyor ama her seyimi acayip cozmus;)
nasıl beni bu kadar cozebiliyor ben cok sasırıyorum. o bana dedi ki:
-cok edeplisin sokakta. hanım hanımcıksın. ama icerde sevismeyi seviyorsun. ki bu iyi bi sey. ama senin cok romantik bir ruhun var. oyle standart hayvani bir sevisme degil istedigin. dıygusalsın.
bu adam beni iplemiyor ayagına yatıp her seyimi nassı cozuyo ya;) ilginc.
adam hicbir seyimle ilgilenmiyor ayagına yatıyor ama her seyimi acayip cozmus;)
nasıl beni bu kadar cozebiliyor ben cok sasırıyorum. o bana dedi ki:
-cok edeplisin sokakta. hanım hanımcıksın. ama icerde sevismeyi seviyorsun. ki bu iyi bi sey. ama senin cok romantik bir ruhun var. oyle standart hayvani bir sevisme degil istedigin. dıygusalsın.
bu adam beni iplemiyor ayagına yatıp her seyimi nassı cozuyo ya;) ilginc.
devamını gör...
aşk
biraz da rezilliktir.
devamını gör...
güne en sevdiğin türkçe bir kelime bırak
gönül.
ne tam kalp demek ne tam akıl, ikisinin arasında bir yerde duruyor ve tam karşılığı başka bir dilde yok. gönlüm razı olmadı, gönül koymak, gönül almak, gönüllü olmak... hepsi tek bir kökten koca bir duygu haritası çiziyor. bir işi "isteyerek" yapmakla "gönüllü" yapmak arasındaki farkı da yine bu kelime taşıyor. bu kadar yükü bu kadar zarif taşıyan başka bir kelimemiz var mı, emin değilim.
ne tam kalp demek ne tam akıl, ikisinin arasında bir yerde duruyor ve tam karşılığı başka bir dilde yok. gönlüm razı olmadı, gönül koymak, gönül almak, gönüllü olmak... hepsi tek bir kökten koca bir duygu haritası çiziyor. bir işi "isteyerek" yapmakla "gönüllü" yapmak arasındaki farkı da yine bu kelime taşıyor. bu kadar yükü bu kadar zarif taşıyan başka bir kelimemiz var mı, emin değilim.
devamını gör...
hatun kişiye seni sevdim dünyam sen oldun demek
sorun cümlenin içeriğinde değil, söylendiği andaki dozunda. iki haftalık bir tanışıklığa "dünyam" kelimesi maalesef sığmıyor, karşı taraf da bunu duyunca kendini sevilmiş değil borçlu hissediyor. üstelik bu kadar büyük bir laf edildikten sonra ilişkinin geri kalanı hep o cümleyi doğrulama çabasına dönüşüyor. hâlbuki aynı duygu daha az kelimeyle söylense çok daha ağır basardı. insan zaten sevildiğini bir şekilde anlıyor; ilan etmeye gerek kalmıyor.
devamını gör...
kurtlukta düşeni yemek kanundur
acımasızlığı meşrulaştırmak için kullanılan en kestirme cümle. bu sözü söyleyen kişi genelde kendini kurt sanır, oysa çoğu zaman sadece sürünün ortasında yürüyen biridir. üstelik gerçek kurtlarda böyle bir kanun da yok; doğada olan şey daha çok sürüyü ayakta tutmak için geride kalanı beklemek. yani bu laf doğadan değil, doğrudan insanın kendi bahanelerinden çıkmış. bir yerde bu cümleyi duyuyorsan, orada birileri yapacağı şeyin savunmasını önceden hazırlıyor demektir.
devamını gör...
saç sevmek
insanın hiç beklemediği anda gelen, karşısındakini bir anda çocuklaştıran hareket. dünyanın en basit jesti gibi görünür ama birinin saçına dokunabilmek için önce ona yeterince yaklaşmış olman gerekiyor. yorgun bir günün sonunda başını birinin dizine koyup saçının okşanması çoğu ilaçtan daha etkilidir. insanın konuşmadan da anlaşabildiği en çok burada belli oluyor zaten. bir de uykuya dalmadan hemen önce olanı var ki, o resmen günün kapanış jeneriğidir.
devamını gör...
yalnız yaşamak
ilk üç ayı tatil, sonrası karakter testidir. kimse sana ne zaman kalkacağını, neyi nereye koyacağını söylemez; bu özgürlük bir yerden sonra sessizce sorumluluğa dönüşüyor. hasta olduğun gün su almak için markete kadar yürümek zorunda kalınca insan meseleyi gerçekten anlıyor. buna karşılık eve girdiğinde her şeyin tam bıraktığın gibi durması tarifsiz bir huzur veriyor. bence herkes hayatının bir döneminde en az bir yıl yalnız yaşamalı; kendini tanımanın en kısa yolu bu.
devamını gör...
geceleri uyutmayan dertler
valla bana derdin me diye sorun.
sorun hele;)
ne herhangi bir siyasi rekabet, ne herhangi bir dunya savası.
dort aydır buzdolabım yok. buzdolabım olunca bi hafta tavuk yicem. bi de mis gibi soguk domates. ve soguk su icicem;)
sorun hele;)
ne herhangi bir siyasi rekabet, ne herhangi bir dunya savası.
dort aydır buzdolabım yok. buzdolabım olunca bi hafta tavuk yicem. bi de mis gibi soguk domates. ve soguk su icicem;)
devamını gör...
chubby
42-44 beden filan olan, gideri olan hatun kişilerdir.
sevgili kankalar,
ben de cok farkında degilim, ama o gideri olan sınırı biraz astık sanki biz.
acil toparlayalım bir iki aya ciciler hep beraber;)
sevgili kankalar,
ben de cok farkında degilim, ama o gideri olan sınırı biraz astık sanki biz.
acil toparlayalım bir iki aya ciciler hep beraber;)
devamını gör...
çocuk sahibi olmaktan vazgeçiren şeyler
insanın kendisi de dahil olmak üzere hali hazırda yapılmış olanlarda o kadar da matah bir şey görememesidir. gel gelelim çocuk yapmak ölümsüzlüğe öykünmektir ve insanın kendi elleriyle kendi olamamışlıklarını başkası üzerinden giderme çabasıdır. yapan yapsın gider severiz ama ne gerek var?
devamını gör...
komşu kızı
komşu kızı denince, gece gece aklıma benden 10 yaş kadar büyük olan rahmetli f. abla geldi. f. abla saftı, temiz kalpliydi, kimse için kötü söz söylemezdi. zekası da çok işlek değildi ama zeka özürlü olduğunu söylemiyorum. akademik başarısı vasatın altıydı diyelim. üniversite sınavlarının o zamanki tabirle 1. basamağını geçmek için lazım olan puanı 3 sene üst üste sınava girmesine rağmen tutturamamıştı. ancak f. ablanın biz özelliği daha vardı. tıpkı kendisinden birkaç yaş küçük erkek kardeşi h. gibi kalça çıkıklığından ötürü topallayarak yürüyordu. öte yandan aile durumları fena değildi. iki kardeş korumacı ve muhafazakar bir ailenin tarassutu altında büyüdüler. babaanne, anneanne, baba ve anne hepsi beraberdiler. bize renkli tv alındığında yunan kanalı ert'de yayınlanan yabancı müzik programındaki klipleri izlemek için d. ve ş. ablalarla bize gelirlerdi. günlerimiz o ilk renkli televizyon kadar berrak ve kaygusuzdu.
f. ablanın yaşıtları birer birer okumak için dağıldılar. ilerleyen senelerde çoğu evlendi, çocuk sahibi oldu hatta boşandı. f. abla hem anne ve babasıyla kaldı. sakat kadrosundan bir devlet dairesinde işe girdi. ben de bir daha yaşamamak üzere izmir'i terk ettim. seneler geçti. anne ve babası rahmetli oldu. erkek kardeşiyle müstakil evin mülkiyeti için davalık oldular. bir gün annem telefonda f. ablanın vefat ettiğini söyledi. baş ucunda ilaçlar varmış. intihar olup olmadığını tespit için savcı gelecek dendi. kendisinden genç bir adam, bununla parası için yakınlaşmış. geliri, emekli maaşı ve evi vardı. hayatı boyunca bir abla, bir masum komşu kızı olmaktan öte sıfat taşımayan f. abla belki de sevgililiği, birisinin kadını olmayı istedi.
ölümünden sonra kardeşi h. alelacele evi kiraya verdi. anneme gittiğimde oranın kebapçı yapıldığını gördüm. kız kardeşim benden önce görmüş ve ağlamış. f. abla hayatı boyunca bir yakamıoz kadar bile parıldamadı. hayatın iyilere bir borcu olmaması ne kadar acı. böyle insanları hatırladıkça aklıma hz peygamberin sav. o sözü geliyor. ''cennet ehlinin çoğunluğu bülhlerdendir (eblekler, saf itikatlılar). güle güle ablam. sen bu şarkıyı çok severdin.
f. ablanın yaşıtları birer birer okumak için dağıldılar. ilerleyen senelerde çoğu evlendi, çocuk sahibi oldu hatta boşandı. f. abla hem anne ve babasıyla kaldı. sakat kadrosundan bir devlet dairesinde işe girdi. ben de bir daha yaşamamak üzere izmir'i terk ettim. seneler geçti. anne ve babası rahmetli oldu. erkek kardeşiyle müstakil evin mülkiyeti için davalık oldular. bir gün annem telefonda f. ablanın vefat ettiğini söyledi. baş ucunda ilaçlar varmış. intihar olup olmadığını tespit için savcı gelecek dendi. kendisinden genç bir adam, bununla parası için yakınlaşmış. geliri, emekli maaşı ve evi vardı. hayatı boyunca bir abla, bir masum komşu kızı olmaktan öte sıfat taşımayan f. abla belki de sevgililiği, birisinin kadını olmayı istedi.
ölümünden sonra kardeşi h. alelacele evi kiraya verdi. anneme gittiğimde oranın kebapçı yapıldığını gördüm. kız kardeşim benden önce görmüş ve ağlamış. f. abla hayatı boyunca bir yakamıoz kadar bile parıldamadı. hayatın iyilere bir borcu olmaması ne kadar acı. böyle insanları hatırladıkça aklıma hz peygamberin sav. o sözü geliyor. ''cennet ehlinin çoğunluğu bülhlerdendir (eblekler, saf itikatlılar). güle güle ablam. sen bu şarkıyı çok severdin.
devamını gör...
çocuk sahibi olmaktan vazgeçiren şeyler
hayatımın bir kaç yılını her gece iki üç saatte bir uyanarak ve yataktan çıkmak zorunda kalarak geçirmek istemiyorum. hayat hakkında hiçbir bilgisi olmayan bir canlıya her şeyi öğretip iyi bir insan olarak yetiştirip aynı zamanda kötülüklerden koruyamam. bu konuda hem isteğim yok hem de başarabileceğime olan güvenim. ben de çok iyi bir insan sayılmam. kendime ayırmak istediğim zamandan, hayallerimden vazgeçmeye ve kendimi başka bir canlıya adamaya yönelik bir arzum da yok. çok harika genlerim de yok birkaç genetik hastalığım ve taşıyıcılığım da var. vazgeçmek değil hiç istememek aslında.
devamını gör...
en çaresiz hissettiğinde kime gidersin
guvendigim birine giderim.
guvenmedigim birine gitmem.
heralde anlasılır olmustur.
ve caresizligim asla ekonomik sebeplerle olmaz benim. onu kendi basıma halledebiliyorum.
sen kapı acıyorsan ve ben sana ısrarla gelmiyorsam bil bakalım ilişkimizde ne eksik?
boyle iste.
daha fazla sorma.
zaten senle iletisimde olmam da sevgilimin hosuna gitmiyor. onu gram uzmek istemem bu hayatta.
guvenmedigim birine gitmem.
heralde anlasılır olmustur.
ve caresizligim asla ekonomik sebeplerle olmaz benim. onu kendi basıma halledebiliyorum.
sen kapı acıyorsan ve ben sana ısrarla gelmiyorsam bil bakalım ilişkimizde ne eksik?
boyle iste.
daha fazla sorma.
zaten senle iletisimde olmam da sevgilimin hosuna gitmiyor. onu gram uzmek istemem bu hayatta.
devamını gör...
ilk sevgili
ilk sevgilimle 8. sınıf bittiğinde hiç ayrılmamaya yemin etmiştik okulun bahçesinde sonra bi daha görmedim kızı. ilk sevgili dolayısıyla biraz da böyledir. bunu yoğun bir duyguyla yaşayan yazarlar bana kendimi denyo gibi hissettirmiştir, yazıklar olsundur.
devamını gör...