zaman tüneli
okay okay
devamını gör...
mekke savunma antlaşması
20. yy düzeni çöküyor. yenisi hala kurulmadı devletler yeni ittifaklar arıyor.
abd-iran savaşında apaçık ortaya çıktı. abd müttefiklerini koruyamıyor. körfez ülkeleri arayış içinde, geçtiğimiz aylarda pakistan-hindistan çatıştı. türkiye-avrupa birliği ilişkilerinin tarihi 60 yılı aştı hala kapıda bekliyoruz.
daha önce benzer bir uygulama yapılmıştı. şubat-mart 2016'da suudi arabistan'da 20'den fazla islam/arap ülkesi ile bir birlik kurulmuş yaklaşık 200 bin asker ile dönemin en büyük askeri tatbikatlarından biri yapılmıştı. (islam ordusu ''kuzeyin gök gürültüsü tatbikatı'' 11 mart 2016)
yakında bölge ülkelerinden mekke savunma anlaşmasına yeni katılımlar olur. türk devletleri de katılırsa güçlü bir ittifak olur.
atatürk'de 8 temmuz 1937'de sadabat paktını kurmuştu. (türkiye, iran, ırak ve afganistan).
abd-iran savaşında apaçık ortaya çıktı. abd müttefiklerini koruyamıyor. körfez ülkeleri arayış içinde, geçtiğimiz aylarda pakistan-hindistan çatıştı. türkiye-avrupa birliği ilişkilerinin tarihi 60 yılı aştı hala kapıda bekliyoruz.
daha önce benzer bir uygulama yapılmıştı. şubat-mart 2016'da suudi arabistan'da 20'den fazla islam/arap ülkesi ile bir birlik kurulmuş yaklaşık 200 bin asker ile dönemin en büyük askeri tatbikatlarından biri yapılmıştı. (islam ordusu ''kuzeyin gök gürültüsü tatbikatı'' 11 mart 2016)
yakında bölge ülkelerinden mekke savunma anlaşmasına yeni katılımlar olur. türk devletleri de katılırsa güçlü bir ittifak olur.
atatürk'de 8 temmuz 1937'de sadabat paktını kurmuştu. (türkiye, iran, ırak ve afganistan).
devamını gör...
koaksiyel hoparlör
hoparlörlere baktığınızda genelde iki adet yuvarlak görünür. biri bass sesleri diğeri tiz ve mid leri verir. birde üç yollu hoparlörler vardır, üç delik vardır bass, tiz, mid. koakisyel hoparlörler ( sanırım patent kef'e ait) bir bass hoparlör var görünüşte ama göbeğindeeeeee karnabahar gibi gizlemişler onları oraya. yerden kazanç, sesten kazanç, tek delik...




devamını gör...
türkiye'de adalet bakanı olması
adamda tam fetöcü tipi var. ama hangisinde söylemem. bin tane bakan geldi geçti, biri işte tahmin edin.
devamını gör...
nefret ve merhamet arasında kalmak
birbirleriyle vs oluşturacak iki duygu değildir nefret ve merhamet. hem kim ben nefretten yanayım der ki? herkes klavye meleği pardon yeryüzü meleği değil mi zaten?
devamını gör...
godspeed you black emperor yüzünden müzikten atılmak
godspeed you! black emperor sevmediğimi söylediğim için müzikten atıldım. evet yanlış okumadın, müzikten atıldım. olayın bu kadar büyüyeceğini tahmin etmedim açıkçası...
sonuçta ''sevmedim.'' demenin kimseye hakaret etmediğini düşündüm, elimde selfie çubuğuyla konser basmadım, grubun fotoğrafına kalemle bıyık çizmedim, kimsenin babasına sövmedim. sadece dinledim ve hoşuma gitmedi.
ama grubun fanları bunu kişisel algıladılar. hangi şarkıyı dinlediğimi sordular, storm'u 3 kez dinledim diye cevap verdim... işte işler orada değişti. keşke dilim kopsaydı da demeseydim onu... çünkü godspeed you! black emperor fanları normal fan değilmiş. bunlar müzik dinlemiyor, müziğin mevcut düzenine karşı mücadele ediyorlar. müzik anarşistiymiş bunlar... grubun kendisi zaten yıllardır “müzik endüstrisine başkaldırı” falan diye anılıyor, ben de saf saf karşılarında oturup “ama şarkıyı sevmedim” diyorum. belli ki yanlış yerde yanlış cümleyi kurmuşum.
biri bana “sen müziği tüketilecek bir ürün sanıyorsun” dedi. diğeri “godspeed'i beğenmek zorunda değilsin ama neden beğenmediğini politik olarak sorgulaman gerekiyor” diyerek aşağıladı... ben o sırada sadece 22 dakikalık bir şarkının 18. dakikasında neden şarkıya girmediler acaba bir sorun mu oldu diye düşünüyorum...
karşımdaki insanlar müziğin kurallarını reddediyor, ben ise şarkının biraz daha kısa olmasını istiyorum. adamlar kapitalizme, müzik endüstrisine ve ana akım kültüre savaş açmış; benim derdim “bu şarkı biraz uzun değil mi?'' gibi bir soru olunca baktım olay kötü bir yere gidiyor... bana artık bakmıyorlar bile, görmezden geliniyorum...
en son biri bana “sen zaten müziği yanlış yerden dinliyorsun” dedi. haklı olabilir... keşke nerede dinleyebileceğimi de sorsaydım diyorum hatırladıkkça... çünkü ben hala bir şarkıdan keyif almaya çalışıyorum. meğer burada keyif almak da burjuva bir alışkanlıkmış... gözümün yaşına, ağlamamın şiddetine bakmadılar... attılar beni müzikten... “peki şimdi ne dinleyeceğim?” diye bağırarak, ağlayarak sorarken cevap bile vermediler. en son yere bağdaş kurmuş ağlarken içlerinden birisi acıdı da ''git radiohead dinle sen...'' diyerek son sözü söyledi...
şimdi evde sessizce oturup radiohead açtım. daha fazla ileri gitmeyeceğim. bugünlük bu kadar müzik yeter.
sonuçta ''sevmedim.'' demenin kimseye hakaret etmediğini düşündüm, elimde selfie çubuğuyla konser basmadım, grubun fotoğrafına kalemle bıyık çizmedim, kimsenin babasına sövmedim. sadece dinledim ve hoşuma gitmedi.
ama grubun fanları bunu kişisel algıladılar. hangi şarkıyı dinlediğimi sordular, storm'u 3 kez dinledim diye cevap verdim... işte işler orada değişti. keşke dilim kopsaydı da demeseydim onu... çünkü godspeed you! black emperor fanları normal fan değilmiş. bunlar müzik dinlemiyor, müziğin mevcut düzenine karşı mücadele ediyorlar. müzik anarşistiymiş bunlar... grubun kendisi zaten yıllardır “müzik endüstrisine başkaldırı” falan diye anılıyor, ben de saf saf karşılarında oturup “ama şarkıyı sevmedim” diyorum. belli ki yanlış yerde yanlış cümleyi kurmuşum.
biri bana “sen müziği tüketilecek bir ürün sanıyorsun” dedi. diğeri “godspeed'i beğenmek zorunda değilsin ama neden beğenmediğini politik olarak sorgulaman gerekiyor” diyerek aşağıladı... ben o sırada sadece 22 dakikalık bir şarkının 18. dakikasında neden şarkıya girmediler acaba bir sorun mu oldu diye düşünüyorum...
karşımdaki insanlar müziğin kurallarını reddediyor, ben ise şarkının biraz daha kısa olmasını istiyorum. adamlar kapitalizme, müzik endüstrisine ve ana akım kültüre savaş açmış; benim derdim “bu şarkı biraz uzun değil mi?'' gibi bir soru olunca baktım olay kötü bir yere gidiyor... bana artık bakmıyorlar bile, görmezden geliniyorum...
en son biri bana “sen zaten müziği yanlış yerden dinliyorsun” dedi. haklı olabilir... keşke nerede dinleyebileceğimi de sorsaydım diyorum hatırladıkkça... çünkü ben hala bir şarkıdan keyif almaya çalışıyorum. meğer burada keyif almak da burjuva bir alışkanlıkmış... gözümün yaşına, ağlamamın şiddetine bakmadılar... attılar beni müzikten... “peki şimdi ne dinleyeceğim?” diye bağırarak, ağlayarak sorarken cevap bile vermediler. en son yere bağdaş kurmuş ağlarken içlerinden birisi acıdı da ''git radiohead dinle sen...'' diyerek son sözü söyledi...
şimdi evde sessizce oturup radiohead açtım. daha fazla ileri gitmeyeceğim. bugünlük bu kadar müzik yeter.
devamını gör...
güne bir motivasyon cümlesi bırak
ne edersen kendine.
devamını gör...
öğlen birası
her öğünde olduğu gibi haramdır.
devamını gör...
yeterince takdir edilmemiş mfö şarkıları
tabii ki bazen şarkısı. pek övülmemiş bir şekilde kıyıda köşede duruyor.
bu şarkıyı en ayrıcalıklı kılan şeylerden biri de şarkıyı mazhar'ın değil, fuat'ın söylemesi.
bu şarkıyı en ayrıcalıklı kılan şeylerden biri de şarkıyı mazhar'ın değil, fuat'ın söylemesi.
devamını gör...
kef ls luxe
kef ls50 nin bir üstünü çıkarmışlar, ananızı dikeyim...bir durun lan, hayalin üstünü kurmak öyle he değince olmuyor. henüz tc de yok, buradaki fiyatıda belli değil orada 4000 dalırs. bilemiyorum altan... tipi bok gibi, dinozor yumurtasına benziyor (teselli)
devamını gör...
seni seviyorum diyemeyen erkekler
babam ya. hani babalar kızlarına karşı daha yumuşak olurdu?
kızım kahve yapsında içelim minnoş ellerinden dediğinde falan seni seviyorum demiş gibi hissediyorum.
kızım kahve yapsında içelim minnoş ellerinden dediğinde falan seni seviyorum demiş gibi hissediyorum.
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
miyav, mimiyav miy miyav miv.
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
otur mamanı ye, balkon camına çıkma, kuşları rahat bırak. rulo peçeteyi de parçalamayı bırak artık.
devamını gör...
şahi
bizans zindanlarından kaçırılan macar urban ustaya döktürülen, çizimlerini bizzat fatih sultan mehmetin yaptığı savaş topu.
800 kiloluk gülleleri yaklaşık 1 mil(1600 metre) fırlatabilen şahi zamanın en büyük silahıydı. 70 çift öküz ve bir yeniçeri ortasının çektiği şahi topu edirnedeki başarılı denemelerinin ardından ancak 2 ayda kuşatma için istanbul’a getirildi. bu toplardan istanbul kuşatması için dört tane yapılmış ise de biri savaş esnasında parçalandı.
istanbul’un fethinden sonra bu toplardan 42 tane daha yaptıran fatih, topları çanakkale yarımadasına yerleştirdi. 1807 yılında ingilizler çanakkale’yi kuşatmış iseler de alamadılar. şahi yapımından üç buçuk asır sonra dahi kusursuz çalışıyordu.
1866 yılında abdülaziz elde kalan son şahi topunu kraliçe victoriaya hediye etti. bugün ingiltere’de sergilenen şahi abdülaziz’in hediyesidir.
800 kiloluk gülleleri yaklaşık 1 mil(1600 metre) fırlatabilen şahi zamanın en büyük silahıydı. 70 çift öküz ve bir yeniçeri ortasının çektiği şahi topu edirnedeki başarılı denemelerinin ardından ancak 2 ayda kuşatma için istanbul’a getirildi. bu toplardan istanbul kuşatması için dört tane yapılmış ise de biri savaş esnasında parçalandı.
istanbul’un fethinden sonra bu toplardan 42 tane daha yaptıran fatih, topları çanakkale yarımadasına yerleştirdi. 1807 yılında ingilizler çanakkale’yi kuşatmış iseler de alamadılar. şahi yapımından üç buçuk asır sonra dahi kusursuz çalışıyordu.
1866 yılında abdülaziz elde kalan son şahi topunu kraliçe victoriaya hediye etti. bugün ingiltere’de sergilenen şahi abdülaziz’in hediyesidir.
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
senin uyanık olduğun her dakika o koca götünü patpatlamak zorunda mıyız?
veteriner sana diyet verdi, mamanı değiştirdik. 6 aydır yarım kilo veremedin. yağ tulumu şişko.
ama seni herkesten çok seviyorum. ben otururken yanımda durduğunda neredeyse boyun boyuma denk olduğu için kolayca sarılıyoruz.
6 yaşını geçtin, bende o malum stres başladı. ara sıra gizlice ağlıyorum ama senin haberin yok.
geçen ömrümün üç dört katını daha yaşarsın umarım, benim devasa şişkom.
veteriner sana diyet verdi, mamanı değiştirdik. 6 aydır yarım kilo veremedin. yağ tulumu şişko.
ama seni herkesten çok seviyorum. ben otururken yanımda durduğunda neredeyse boyun boyuma denk olduğu için kolayca sarılıyoruz.
6 yaşını geçtin, bende o malum stres başladı. ara sıra gizlice ağlıyorum ama senin haberin yok.
geçen ömrümün üç dört katını daha yaşarsın umarım, benim devasa şişkom.
devamını gör...




