zaman tüneli
geceye bir şarkı bırak
kıro adamız şurada. s
devamını gör...
tatari ailesi
çocuklar duymasın daki denyo türk ailesinin kızını oynayan ayşecan tatari ile hısım akrabalıkları var mı diye merak etmek ile etmemek arasında kaldığım aile.
devamını gör...
22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı
favorinin kazandığı maçtır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
içimde tam olarak öyle bir geçer zaman ki dizisindeki osmanın o çaresizliği, o sığınma arzusu var. hani yemekte çorba olan sahne.
annesinin yaptığı çorbayı hatırlayıp içmiyordu ama gece babası uyuyunca dayanamayıp buzdolabından gizlice içiyordu ... sonra içti diye o çorba yüzünden kötüleşip ateşler içinde yanarken annesini rüyasında gördüğü o an. ve ardından gidip telefonu alışı, hattın diğer ucunda kimse olmamasına rağmen annesiyle gerçekten konuşuyormuş gibi yaptığı o sahne.
işte tam olarak öyle hissediyorum. sanki etrafımdaki her şey bana yabancı, her şey bana suni ve tatsız geliyor. içimdeki acıyı, o boğazıma oturan yumruyu hafifletecek hiçbir şey yok çevremde. fiziksel bir hastalık değil belki bu ama ruhen tıpkı o ateşi yükselmiş, yalnız ve kimsesiz kalmış çocuk gibiyim. dünyadaki bütün teselliler bana acı ve samimiyetsiz geliyor. içime çekmek istemiyorum hiçbirini.
ben de tıpkı osman gibi, aslında kimsenin orada olmadığını bile bile ahizeyi kulağıma dayamış gibiyim. gerçekte bir ses gelmeyeceğini, karşı tarafta beni dinleyen kimsenin olmadığını bilerek anlatıyorum içimdekileri. sırf o yalnızlığın duvarları üstüme üstüme gelmesin diye, sırf o şefkatli sese, o eski güvenli limana olan özlemim beni tamamen yutmasın diye o kapalı hatta konuşuyorum.
içimde öyle büyük bir boşluk, öyle derin bir eskiye ve güvende olduğum anlara sığınma isteği var ki...
gerçeklik canımı yaktıkça ben o kapalı hattın ucundaki şefkate tutunmaya çalışıyorum. kimse duymuyor, biliyorum. karşı taraftan tek bir nefes bile gelmiyor. ama yine de anlatıyorum, çünkü o hayale tutunmak bu soğuk ve katı gerçekliğin ortasında tek başıma kalmaktan daha kolay geliyor.
ve ben yine çok konuştum...
neyse
öl geber opelina.
annesinin yaptığı çorbayı hatırlayıp içmiyordu ama gece babası uyuyunca dayanamayıp buzdolabından gizlice içiyordu ... sonra içti diye o çorba yüzünden kötüleşip ateşler içinde yanarken annesini rüyasında gördüğü o an. ve ardından gidip telefonu alışı, hattın diğer ucunda kimse olmamasına rağmen annesiyle gerçekten konuşuyormuş gibi yaptığı o sahne.
işte tam olarak öyle hissediyorum. sanki etrafımdaki her şey bana yabancı, her şey bana suni ve tatsız geliyor. içimdeki acıyı, o boğazıma oturan yumruyu hafifletecek hiçbir şey yok çevremde. fiziksel bir hastalık değil belki bu ama ruhen tıpkı o ateşi yükselmiş, yalnız ve kimsesiz kalmış çocuk gibiyim. dünyadaki bütün teselliler bana acı ve samimiyetsiz geliyor. içime çekmek istemiyorum hiçbirini.
ben de tıpkı osman gibi, aslında kimsenin orada olmadığını bile bile ahizeyi kulağıma dayamış gibiyim. gerçekte bir ses gelmeyeceğini, karşı tarafta beni dinleyen kimsenin olmadığını bilerek anlatıyorum içimdekileri. sırf o yalnızlığın duvarları üstüme üstüme gelmesin diye, sırf o şefkatli sese, o eski güvenli limana olan özlemim beni tamamen yutmasın diye o kapalı hatta konuşuyorum.
içimde öyle büyük bir boşluk, öyle derin bir eskiye ve güvende olduğum anlara sığınma isteği var ki...
gerçeklik canımı yaktıkça ben o kapalı hattın ucundaki şefkate tutunmaya çalışıyorum. kimse duymuyor, biliyorum. karşı taraftan tek bir nefes bile gelmiyor. ama yine de anlatıyorum, çünkü o hayale tutunmak bu soğuk ve katı gerçekliğin ortasında tek başıma kalmaktan daha kolay geliyor.
ve ben yine çok konuştum...
neyse
öl geber opelina.
devamını gör...
ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim
herkesin düşündüğü ama söyleyemediği . herkes kendini bir başkasından farklı görür haliyle, haklıdır da. ama bunu bir başkasına söylerse kibir derler.
niçe ne güzel demiş öyleyse.
tevazu da güzel bencesi,
kendini küçültmeden, kendine fazladan bir yükseklik de biçmemektir.
insanların arasına girerken gölgesini büyütmemeyi bilmektir.
sahip olduklarını başkalarının üzerinde bir üstünlük merdivenine çevirmemektir.
övgü geldiğinde yükselmemek, eleştiri geldiğinde de küçülmemektir.
bir odada en çok konuşan kişi olmak yerine, varlığıyla huzur bırakmayı seçmektir.
kendi değerini bilip bunu başkalarına ispat etme ihtiyacı duymamaktır.
başarının sesini yükseltmesine izin vermeden, insanın içindeki sessizliği korumasıdır.
kendini başkalarından üstün görmeden, kendi yolunda dimdik yürüyebilmektir.
sınırdır özü aslında, bir günde olmadı friedrich nietzsche...
içe içe oldu nietzsche.
niçe ne güzel demiş öyleyse.
tevazu da güzel bencesi,
kendini küçültmeden, kendine fazladan bir yükseklik de biçmemektir.
insanların arasına girerken gölgesini büyütmemeyi bilmektir.
sahip olduklarını başkalarının üzerinde bir üstünlük merdivenine çevirmemektir.
övgü geldiğinde yükselmemek, eleştiri geldiğinde de küçülmemektir.
bir odada en çok konuşan kişi olmak yerine, varlığıyla huzur bırakmayı seçmektir.
kendi değerini bilip bunu başkalarına ispat etme ihtiyacı duymamaktır.
başarının sesini yükseltmesine izin vermeden, insanın içindeki sessizliği korumasıdır.
kendini başkalarından üstün görmeden, kendi yolunda dimdik yürüyebilmektir.
sınırdır özü aslında, bir günde olmadı friedrich nietzsche...
içe içe oldu nietzsche.
devamını gör...
olmak istediğin yerde misin
nerede olursan ol sıkıntıların da seninle gelir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
insanların bu kadar oç, dünyanın bu kadar iğrenç olmadığı güzel zamanlardan.
tarkan dudu.
tarkan dudu.
devamını gör...
ne çok insan ve ne büyük ıssızlık
(bkz: charles dickens)’ın (bkz: iki şehrin hikayesi) romanında geçen söz.
devamını gör...
beyaz yakalı dertleri
bebeğim sen bilmezsin avrupa yakasında tanıdığım ilk milyarder eşeğimi ben 5 sene önce ben acar kentte tanıdım. bunlar milyarder eşekler.
üç kuşak istanbulluyuz biz. üsküdar'da boğaz havası soluyarak büyüdük. kanlıca'dan çıkmazdık. ilk defa bu proje ile avrupa yakasına geçtim ben.sıısıs
offf.
üç kuşak istanbulluyuz biz. üsküdar'da boğaz havası soluyarak büyüdük. kanlıca'dan çıkmazdık. ilk defa bu proje ile avrupa yakasına geçtim ben.sıısıs
offf.
devamını gör...
agunzagun
sözlükte ismini görünce acaba şimdi ne yapıyor diye düşünmeye başladığım gta san andreas’la tanıdığım eski youtuber
devamını gör...
yazarların şu an aklından geçenler
öpüşmek. içimde ukde kalan o’nla.
devamını gör...
olmak istediğin yerde misin
sanırım değilim ama herhalde mecburum emin değilim.
devamını gör...
torpil
patlayıcı maddedir ya da başkasına ayrıcalık tanımaktır
devamını gör...
yazarların şu an aklından geçenler
(bkz: sakat sinek nihat efendi)
devamını gör...
arkadaşlık
napim. *
devamını gör...
rüzgar
külün hicreti.
devamını gör...
yazarların şu an aklından geçenler
nihat doğan ne yapıyor acaba? bir anda aklıma düştü. sağlığı falan iyi mi? kimse ile polemiğe giriyor mu acaba bir yerlerde?
ya da yine kendini övüyor mudur şu an birilerine? ya birilerini esir alıp karşısında şarkı söyleyerek cezalandırıyorsa şu an?
ya da yine kendini övüyor mudur şu an birilerine? ya birilerini esir alıp karşısında şarkı söyleyerek cezalandırıyorsa şu an?
devamını gör...
arkadaşlık
biliyorum sestra. it’s ok.
devamını gör...
iyi değildi düşünmek, insan beynini durdurabilmeliydi
(bkz: charles bukowski)tarafından yazılan (bkz: bana aşkını getir)kitabında geçen söz.
devamını gör...
eylül ayı yaklaşırken yaşananlar
eylül ağustostan daha iyi olacak, ekim de eylülden, kasım hepsinden, aralık nirvana.
devamını gör...