zaman tüneli
kızılay'dan tunalı'ya yürümek
zaman bolsa iyi gelir de acelen varsa tüm organlarınla solursun. bir de dönüşü vardır bunun.
devamını gör...
sözlükte açacak başlık arayarak zeka geliştirmek
o yine iyiymiş. ben açılmışına bile malzeme bulamıyorum.
devamını gör...
past lives
son bes yılda izledigim en iyi film.
spoiler:
kız ve oglan 12 yasındadır. birbirlerinin cocukluk asklarıdır.
oglan: birinci oldum ve sen ikinci oldun diye mi aglıyorsun?
kız: evet.
oglan: hep sen birinci oluyordun. ben aglamıyordum. ilk defa seni gectim ve aglıyorsun. şapşal.
kızın ailesi kanadaya tasınmaya karar verir. kızın gitmeden guzel hatırları olsun diye oglan ve oglanın annesiyle bulusma ayarlar:
-oglanın annesi: neden gidiyorsunuz? neden burayı bırakıyorsunuz?
-kızın annesi: bi şeyleri geride bırakırsın ve yeni şeyler kazanırsın.
ve kız gider. kanada ya tasınırlar. sonra kız okumaya ve yazarlık yapmaya tek basına new york a tasınır.
12 yıl sonra cocuk onu facebooktan bulur. cocuk seul de muhendislikte okumaktadır:
oglan: hala her gün aglıyor musun?
kız: hayır. en basta hep aglıyordum. ama sonra burada kimsenin aglamamı onemsemedigini fark ettim. artık aglamıyorum.
oglan: anlıyorum
zira cocukken kız cok aglardı ve oglan yanında durup onu teselli ederdi.
birkac ay sosyal medyadan konusurlar. ikisi de cok heycanlıdır. kız cocuga new york a gel der. cocuk gelemem der. oglan kıza seul e gel der. kız gelemem der.
bir gun kız 'new york a kök salnaya calısıyorum ve tek yaptıgım seul e ucak bileti baknak' der ve oglanı terk eder. oglan yıkılır.
kız kendi gibi yazar amerikalı bi cocukla tanısır. aynı kitapları okumus, aynı filmleri izlemişlerdir. cok severler birbirlerini. evlenirler
oglan cok uzun sure koreli bir kızla sevgili olur. bir 12 sene daha sonra kızla ayrılınca 3 gunlugune cocukluk askını ziyarete gelir.
kızın eşi: o senin cocukluk askın. bunla yarısamam. kendini kaderine engel olmus kotu kalpli amerikalı koca gibi hşssediyorum.
kız: unuttugun nokta şu: ben seni seviyorum.
koca: korece ogrenmeye calısıyorum. cunku geceleri ruyanda korece sayıklıyorsun. orada giremedigim gizli bir dunyan var gibi.
oglan: kocanı sevmenin bu kadar canımı acıtacagını bilmezdim.
kız: korede kader der ki iki insanı kader birlestirise 8000 katmanlık bagları vardır. su an benim kaderim eşimle. ama o 12 yasındaki iki cocuk da hala burda, gecmişimde, bu yasandı.
oglan: biz gecmis versiyonumuzsak, gelecek versiyonumuz da baskaysa, su anda gelecekteki bir versiyonumuzun gecmişimi? su an biz ne oluyoruz?
-kız: bilmiyorum.
kız oglanı takside ugurladıktan sonra esinin yanına gelir. aglamaya baslar. bu kez onu teselli eden 12 yasındaki coukluk askı degil esidir. her sey yerini bulmustur.
oglan: dusunuyorum da tasınmasaydın? ya da birimizden biri digerinin yanına gelseydi? ayrılmıs mıydık? evlenmis miydik?
kız: ı am where ı am supposed to be now.
-spoier-
spoiler:
kız ve oglan 12 yasındadır. birbirlerinin cocukluk asklarıdır.
oglan: birinci oldum ve sen ikinci oldun diye mi aglıyorsun?
kız: evet.
oglan: hep sen birinci oluyordun. ben aglamıyordum. ilk defa seni gectim ve aglıyorsun. şapşal.
kızın ailesi kanadaya tasınmaya karar verir. kızın gitmeden guzel hatırları olsun diye oglan ve oglanın annesiyle bulusma ayarlar:
-oglanın annesi: neden gidiyorsunuz? neden burayı bırakıyorsunuz?
-kızın annesi: bi şeyleri geride bırakırsın ve yeni şeyler kazanırsın.
ve kız gider. kanada ya tasınırlar. sonra kız okumaya ve yazarlık yapmaya tek basına new york a tasınır.
12 yıl sonra cocuk onu facebooktan bulur. cocuk seul de muhendislikte okumaktadır:
oglan: hala her gün aglıyor musun?
kız: hayır. en basta hep aglıyordum. ama sonra burada kimsenin aglamamı onemsemedigini fark ettim. artık aglamıyorum.
oglan: anlıyorum
zira cocukken kız cok aglardı ve oglan yanında durup onu teselli ederdi.
birkac ay sosyal medyadan konusurlar. ikisi de cok heycanlıdır. kız cocuga new york a gel der. cocuk gelemem der. oglan kıza seul e gel der. kız gelemem der.
bir gun kız 'new york a kök salnaya calısıyorum ve tek yaptıgım seul e ucak bileti baknak' der ve oglanı terk eder. oglan yıkılır.
kız kendi gibi yazar amerikalı bi cocukla tanısır. aynı kitapları okumus, aynı filmleri izlemişlerdir. cok severler birbirlerini. evlenirler
oglan cok uzun sure koreli bir kızla sevgili olur. bir 12 sene daha sonra kızla ayrılınca 3 gunlugune cocukluk askını ziyarete gelir.
kızın eşi: o senin cocukluk askın. bunla yarısamam. kendini kaderine engel olmus kotu kalpli amerikalı koca gibi hşssediyorum.
kız: unuttugun nokta şu: ben seni seviyorum.
koca: korece ogrenmeye calısıyorum. cunku geceleri ruyanda korece sayıklıyorsun. orada giremedigim gizli bir dunyan var gibi.
oglan: kocanı sevmenin bu kadar canımı acıtacagını bilmezdim.
kız: korede kader der ki iki insanı kader birlestirise 8000 katmanlık bagları vardır. su an benim kaderim eşimle. ama o 12 yasındaki iki cocuk da hala burda, gecmişimde, bu yasandı.
oglan: biz gecmis versiyonumuzsak, gelecek versiyonumuz da baskaysa, su anda gelecekteki bir versiyonumuzun gecmişimi? su an biz ne oluyoruz?
-kız: bilmiyorum.
kız oglanı takside ugurladıktan sonra esinin yanına gelir. aglamaya baslar. bu kez onu teselli eden 12 yasındaki coukluk askı degil esidir. her sey yerini bulmustur.
oglan: dusunuyorum da tasınmasaydın? ya da birimizden biri digerinin yanına gelseydi? ayrılmıs mıydık? evlenmis miydik?
kız: ı am where ı am supposed to be now.
-spoier-
devamını gör...
kızılay'dan tunalı'ya yürümek
çocukken keçiören'den yürürdük lan. önce ulus'a, oradan kızılay'a, oradan tunalı'ya. evet. manyaktık. sıhhiye'deki adliye'nin karşısındaki parkta tinerciler vardı, en tehlikeli etap orasıydı. az kavga edip, dayak yiyip, dayak atmadık orada. az oraya takılıp, daha ilerisine gidememezlik etmedik. evet. manyaktık hepimiz.
devamını gör...
crop ve kot şort kombini yapan kadınlardaki ahlak sorunu
ahlak ve namus deyince sadece kadından konuşan herkes ahlaksız ve namussuzdur diye başlar kahlo.
nietzsche gelip ekler sonra: “kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu odur.”
nietzsche gelip ekler sonra: “kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu odur.”
devamını gör...
ter kokusu
gerçek ve doğal aşkın ne olduğunu bilmeyenler tarafından engellenmeye çalışılan ve aslında feromon salgılayarak, canlıların birbirine çiftleşmek için uygun olup olmadığını anlamasını sağlayan şeydir bu koku.
hayvanlar, insanların sandığının aksine rast gele önüne gelenle düzüşmezler. özellikle koku duyularının beğenilerinde ve eş seçiminde büyük önemi vardır. bir erkek ya da dişi aslan mesela kokusunu beğenmediği karşı cinsiyle asla çiftleşmez. feromon denen kimyasalın üreme stratejisi üstündeki yeri büyüktür.
ama bazı ahmaklar çiçek olmadığı halde çiçek gibi kokma, bütün arıları kendisi üzerine çekme telaşında. ne oluyor sonunda? gidip parfümüne kandığın kadını mesela, yatağa atıyorsun ama sonuçta seks yaparken terliyor kadın, ter kokusunu o anda fark edip, soğuyorsun. halbuki başta fark etmene izin verse, belki de hiç onunla çiftleşme isteğine girmeyecektin bile. makyaj için de öyle. tırt albenili olma çabalarının hezeyanları bunlar.
artık kimse gerçek ve doğal bir aşk yaşayamaz. geçti onlar. güle güle. ben zaten o kadar meraklısı değilim. selametle...
hayvanlar, insanların sandığının aksine rast gele önüne gelenle düzüşmezler. özellikle koku duyularının beğenilerinde ve eş seçiminde büyük önemi vardır. bir erkek ya da dişi aslan mesela kokusunu beğenmediği karşı cinsiyle asla çiftleşmez. feromon denen kimyasalın üreme stratejisi üstündeki yeri büyüktür.
ama bazı ahmaklar çiçek olmadığı halde çiçek gibi kokma, bütün arıları kendisi üzerine çekme telaşında. ne oluyor sonunda? gidip parfümüne kandığın kadını mesela, yatağa atıyorsun ama sonuçta seks yaparken terliyor kadın, ter kokusunu o anda fark edip, soğuyorsun. halbuki başta fark etmene izin verse, belki de hiç onunla çiftleşme isteğine girmeyecektin bile. makyaj için de öyle. tırt albenili olma çabalarının hezeyanları bunlar.
artık kimse gerçek ve doğal bir aşk yaşayamaz. geçti onlar. güle güle. ben zaten o kadar meraklısı değilim. selametle...
devamını gör...
kızılay'dan tunalı'ya yürümek
aha en sevdiğim başlık yine hortlamış. aşık olduğumuz eylem
devamını gör...
cem yılmaz’ın kalp krizi geçirmesi
geçmiş olsun.
belki herkes gibi stresi sorunu yaşıyordur veya içsel bunalım yaşadığı oluyordur.
belki de sadece kötü, beslenme ve genetik gibi nedenlerle olmuş olabilir.
ne olursa olsun geçmiş olsun demek bu kadar zor olmamalı.
belki herkes gibi stresi sorunu yaşıyordur veya içsel bunalım yaşadığı oluyordur.
belki de sadece kötü, beslenme ve genetik gibi nedenlerle olmuş olabilir.
ne olursa olsun geçmiş olsun demek bu kadar zor olmamalı.
devamını gör...
crop ve kot şort kombini yapan kadınlardaki ahlak sorunu
türkiye'yi komünizmle yıkamadıkları için pornoyla yıkmaya çalışan hıncal uluç, ercan arıklı, duygu asena gibi 80'lerin erken dönem feministleri, onların propaganda aygıtını yürüten tülay bilginer, necef uğurlu, atıf yılmaz ve müjde ar gibi figürlerin ağızlarına pelesenk ettikleri bir nane vardı. ''kadın cinsel bir meta değildir. '' aslında tıpkı orwell'ın 1984'ünde kullandığı ''savaş barıştır'' metaforu gibi aksini murad eden bir slogandı. aradan geçen noktada gece karanlık basınca sokağa bile çıkmayan orta sınıf kadınından, sabahlara kadar mahremi olmayan heriflerle kafelerde nargile tüttüren sıkma başlarla geldik. bekaret artık nadir gözüken bir özellik oldu. evlilik dışı seks 13-14 yaşlarına kadar indi. bunu amaçladılar diyemiyorum ama son tahlilde gelinen nokta özgürleşen kadının kendisini gayet de cinsel bir meta olarak gördüğü ve sunduğudur.
tabi başlığı açan aklı sıra şafak geçmiş ama ortada büyük bir sorun var. kadının özgürleşmesi uzun vadede kadının aleyhine işliyor ve teşhirci ve pornografik yaşam tarzını içselleştirmiş bir kadını hiçbir erkek nikahına almak istemiyor. oysa ki nihai amaç seksapelini işlevsel bir amaçla taçlandırıp, kendisini maddi ve manevi anlamda gönendirecek bir üst segment erkeğe iliştirmektir. o üst segment erkek de istediği kadını elde edebildiği için, ortada ahlak zaafındaki kadınlar için kısır bir dönü kalıyor.
tabi başlığı açan aklı sıra şafak geçmiş ama ortada büyük bir sorun var. kadının özgürleşmesi uzun vadede kadının aleyhine işliyor ve teşhirci ve pornografik yaşam tarzını içselleştirmiş bir kadını hiçbir erkek nikahına almak istemiyor. oysa ki nihai amaç seksapelini işlevsel bir amaçla taçlandırıp, kendisini maddi ve manevi anlamda gönendirecek bir üst segment erkeğe iliştirmektir. o üst segment erkek de istediği kadını elde edebildiği için, ortada ahlak zaafındaki kadınlar için kısır bir dönü kalıyor.
devamını gör...
kızılay'dan tunalı'ya yürümek
an itibariyle aheste ahaste yaptığım eylem. tam bir terapi.
devamını gör...
bir kez dinleyince tüm gün kafada çalan rock-metal şarkıları
devamını gör...
epilasyon merkezinde 15 bin gizli kamera kaydı çıkması
benimkileri buzlamadan atın, herhangi bir çekincem yok*
devamını gör...
ter kokusu
sevdiğim kadının
ter kokan yerlerini yalarım yalarr
ter kokan yerlerini yalarım yalarr
devamını gör...
leblebici
(bkz: mario gomez)
devamını gör...
ter kokusu
pis koku
devamını gör...
leblebici
bicibicibici leblebici
devamını gör...
bir kez dinleyince tüm gün kafada çalan rock-metal şarkıları
moth into flames.
devamını gör...
crop ve kot şort kombini yapan kadınlardaki ahlak sorunu
özgüvenli olabilirsiniz hanımlar ve giydiğiniz bu kombin bence aşırı tatlı.
ama toplum içinde böyle giyinip de dm kutum, bu kombininizin üstünüzde olduğu görsellerle şenlenmiyorsa burada büyük bir ahlaki çöküş, ikiyüzlülük vardır, bilin istedim.
ama toplum içinde böyle giyinip de dm kutum, bu kombininizin üstünüzde olduğu görsellerle şenlenmiyorsa burada büyük bir ahlaki çöküş, ikiyüzlülük vardır, bilin istedim.
devamını gör...
turan iti
elinde kumpas ile kafatası ölçen kişi.
devamını gör...
