zaman tüneli

yıllardır önceleri içimden, sonraları öksürür gibi yaparak, son zamanlarda da hapşırırmış gibi yapıp insanlara ''sus lan'' diyorum.

başlarda gerçekten konuşmalardaki gereksiz ayrıntıları dinlerken yapmak istemiştim bunu... sonra kafamda konuşmanın ortasında sus lan diye bağırarak komik bi an yaratarak eğlenceli hale getirdim ama size yemin ediyorum ki bu olay bende bi bağımlılığa dönüştü... insanlarla yüz yüze muhabbet edemiyorum artık ben, bir konuşmada en az bir kere sus lan demeyince kendimi parçalama noktasına geliyorum... gözlerim kararıyo, kalp ritmim hızlanıyo, dişlerimi falan sıkıyorum... kendimi sıkıyorum, hani korkuyorum allah korusun çişim falan olsa yapıcam öyle bi sıkış...

bu kısım minik fısıltılarla başladı, şimdilerde öksürür gibi hafif yüksek bi tonla devam ediyo ama bu artık bana yetmiyo, ileride bi şekilde normal ses tonuyla sus lan diyecek bi hile bulacağım... mesela birisi markete gittiğini söylediği an elimi omzuna koyup ''sus lan biliyorum markete gittiğini eheheh'' diyerek konuyu yumuşatırım diye düşündüm ama ya bu da bana yetmezse? ya bağırmam gerekirse ne yapacağım ben?

hatta bunun için insanlarla konuşmadan önce prova yapmaya başladığımı bile hayal edebiliyorum... aynanın karşısına geçip farklı tonlarda “sus lan” demek... doğal mı oldu, fazla agresif mi, komik mi, karşı taraf bunu şaka olarak mı algılar yoksa hayatımın son konuşması mı olur diye değerlendirmek... yarından itibaren bunu kontrollü şekilde söylemenin yollarını araştıracağım... uyanır uyanmaz...

şimdilik kafamda şiddetli öksürüğün içine yerleştirmek, viking metal dinleyicisi hapşırmasıyla söylemek, burnumu çekerken denemek var...

beni korkutan ne biliyo musunuz? karşımdaki insanın ne anlattığını dinlemekten çok, ne zaman sus lan diyeceğimi düşünmeye başlamak...demek ki bağımlılık böyle bi şey... insan önce gereksiz bulduğu bi şeye tepki olarak başlıyo, sonra gereksiz bulduğu o şey olmasa bile tepkisiniı üretmeye devam ediyo... insan psikolojisi ne tuhaf ya...

şimdi ''sus lan...'' pratikleri yaparak uyumaya gideceğim... rahatsız etmeyen, samimi ve hatta yer yer sempatik bulunacak o tonu bularak uyuyacağım... uyuyabilirim umarım...
devamını gör...

benim inandığım hurafelerim var, kendime ait bizzat ben uydurdum. eğlenceli. ama mesela ciddi salak biri olmakla arasında çok ince çizgi var. yani bi yönüyle aşırı salak bi insan olmaya çok yakın. tehlikeli. eğlenceli herşey tehlikelidir zaten.
devamını gör...

en sevdiğim şeyin bu olduğuna karar verdim bu gece...

izlediklerim, okuduklarım ve hatta istemeden de olsa yaptığım şeyin bu olduğunu düşünüyorum... gavurların deadpan humor dediği şey... hayatın başıma getirdiği en korkunç şeyleri bile bir süre sonra son derece ciddi bir meseleymiş gibi ele alıp saçma bir noktaya taşıyabilmek... sanırım beni eğlendiren şey tam olarak bu...

bir insanın hayatının mahvolmasını izleyip “burada blackpink çalsa çok iyi olurdu” diye düşünmek, birinin ölümünün arkasında tamamen mantıksız bir komplo aramak, ortada hiçbir kanıt yokken iki olayı birbirine bağlayıp bundan sonra yaşanacak felaketleri tahmin etmeye çalışmak... bayılıyorum bunları yapmaya...

galiba ciddiyetle saçmalamak benim için mizah olmaktan çıkıp olayları algılama biçimine dönüşmüş durumda.... başıma kötü bir şey geldiğinde önce üzülüyorum, sonra biraz ağlıyorum, sonra düşünüyorum, sonra olayın içerisinde gereksiz derecede saçma bir bağlantı buluyorum ve nedense o noktadan sonra rahatlıyorum... kahkahalarla gülerek sonlanıyo kafamda...

belki de insanın aklını korumasının en ilkel yollarından biri budur yani bilemem, en azından benim için böyle... bir şey anlamını yitirirken ona yeni ve tamamen saçma bir anlam vermek... saçmalığın farkında olmak ama onu bozacak kadar yüksek sesle gülmemek. sanki gerçekten çok önemli bir şey konuşuyormuşuz gibi son derece ciddi bir yüzle dünyanın en saçma ihtimalini savunmak...
devamını gör...

tanımadığın birine, spontane bir şekilde, kendi videonu çekiyorsun, hayatında her gün varmışım gibi hayatından birinin ismini paylaşıp, yanına alkollü şekilde motor kullanarak gideceğini söylüyorsun ve benim tehlikeli olmadığıma eminsin. iyi özgüven valla. o gece geber deseydim mesela şuan bana yardıranlara like atmazdın heralde? neyin yarasıysa. *

neys’ ırkçıymışsın. bugün okudum. meh. normalde hüzüntü ve muz kabuğu derdim de, bu o da değil. enteresan bir sözlük hayatı.
devamını gör...

(bkz: şeffaflık yanılsaması) başlığında bahsettiğim o sessiz sabotajın ikili ilişkilerdeki en somut karşılığı. insan kendi içinde kopardığı kıyameti tek bir çatık kaşla ya da mesafeli bir kelimeyle apaçık ilettiğini varsayıyor. senin zihninde yeri göğü inleten o kırgınlık, karşı tarafın radarına bile girmiyor. bu masum habersizlik bir süre sonra zihin okuma bekleyen tarafta "beni bilerek umursamıyor, canımı yakmak istiyor" zannına dönüşüp ortalığı ateşe veriyor. ortada henüz kurulmuş tek bir açık cümle bile yokken, kendi kendine beslenen bir kriz masanın ortasına bomba gibi düşüyor.


kendi heyecanını, öfkeni veya kırgınlığını dışarısı için camdan bir akvaryum sanmak sadece yoruyor. dışarıya sızan tek şey en fazla buzlu cam arkasındaki bir gölgeden ibaret. zihnindekini harf harf telaffuz etmediğin sürece anlaşılmayı beklemek nafile bir çaba.
devamını gör...

sonra kendi kendinize barışmanız gerekir zaten.
devamını gör...

edep ne? bende yok. tek cümlemden çözmüşsün işte, ne yazıyorsun daha? farkındaysan ben değil sen benim nickaltımdasın? aptal çocuklarını parayla değil sırayla yolluyorlar bana. seni eğitemem, üşeniyan. evet terbiyesizim. senin gibi prenses şeysi, kumaşı yok bende. beğenmeyen küçük oğluna almasın falan… ya cidden bsg * edepsizim, susamam falan, ıyk.
devamını gör...

gerizeka, benden uzak dur diyorum. daha ne? def, ol.
devamını gör...

he iyi, anladıysan kötü kalplerden uzak dur. bye.
devamını gör...

normalsozluk.com/entry/4072225
cidden bir insanın ölmüş babasıyla ilgili laf edecek kadar düştün mü? o kadar aşağılık ve karaktersiz bir insan mısın?
gerçekten mi?
devamını gör...

babamın mezarına çiçek ektim teyzecim.
senin de gönlüne çiçek eksinler inşallah amin. sarılma emojisiii.
devamını gör...

normalde hiç takmadığım bir şeydir. ben de yapıyorum bunu ve bana yapılınca da insanlık hali, işi vardır diye düşünürüm ama bunu bilerek veya taktik olarak yapan insanlara ayar oluyorum. bi de bu tipler sohbeti kendisi başlatıp cevap vermeme gibi saçma sapan işler yapıyorlar.
devamını gör...

gecenin bir kör vaktinde insanın göğüs kafesine kurşun gibi oturan o kadim ses. makamın o kırılgan çaresizliği gazelhanın serbest nefesiyle birleştiğinde göğse öyle bir ağırlık çöküyor ki gece vakti kül tablasında unutulan sigara kendi kendine tükenip gidiyor. hançereden yükselen feryat dumanla birlikte odanın havasını ağırlaştırırken, masadan ya da balkondan kalkabilmek pek mümkün olmuyor. aralarında en sevdiğim (bkz: hüseyin hüsnü bey) icrasında geçen şu dizeler vaziyeti özetlemeye yeter:

can hasta düşüp şiddeti sevdayı serinden,
kan doldu ciğer huni dili pür kederimden
ey meh yetiş muzdaribim yarelerinden,
bitmekte hayat ateşi ahı seherimden,
aşkım yetişir eylerem elçek ciğerimden...


başıma bela olan şu kara sevdanın şiddetinden canım takatsiz kaldı, dermansız düştüm / kederle dolup taşan yüreğimin kan ağlamasından bağrıma kan oturdu / ey ay yüzlü sevgili yetiş, açtığın yaraların ızdırabından kıvranıyorum / seher vakitleri göğe saldığım ahların yangınından ömür ateşim sönüyor, hayatım tükeniyor / sevdiğim artık yeter, feryat figan ediyorum, şu paraladığın ciğerimden çek artık elini.

devamını gör...

başladı gene başımı şişirmeye. çatı katı sandığın kadar güzel değil olm. en son hayalet görüldü orada. ben değil, ama görüldü. ben de inandım, detaylı bir anlatımdı çünkü. neys’

ben gitme demedim, o da kalmadı. hatrımı da sormaz yarın. öyle işte. nefes, nefese söylediğin şarkıların hakkını bi tek ben veriyorum gibi hissediyorum bazen, *.

gönlü çoktan yola çıkmış bi’ kere…
devamını gör...

julia roberts'tan devam edecez hayata mecbur. bi şekilde tutunmak lazım.
devamını gör...

beni sal. babanın mezarına bi git, çiçek falan ek.
devamını gör...

yuo düzeltmicem, seni yamuk seviyom, maymunummm. evim yanıyor bi dk, ben de pokemon avladım hiç hemşire görmedim? sen beni kiminle aldatıyorsun? anka kuşu deme bena.

yarın phoenix küpelerimle gidicem işe, el mahkum. senin yüzünden! ya da, senin yüzünden falan. iki anlama taktım, küpelerimi de yarın takacağım, of neys’… xoxo
devamını gör...

bu gece dualarım seninle olacak teyzecim.
umarım ruhun huzura kavuşur ve mutlu olursun. pempe kalpp.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

geçenlerde çolpan ilhan'a yollanıp açılmamış okunmamış mektuplar almıştım.

bu onlardan biri.
artist olmak istiyormuş... tıpkı çolpan ilhan gibi.
devamını gör...

allah şifa versin ben de geçen gün kalori hesaplayıp soğuk sandviç falan yedim üstelik aynı gün 2 adet erkek yazarı oyladım karma denen allahın belası bi anda buluyor kuzum parasız sağlık deyince benim aklıma pokemon'daki hemşire joylar geliyor pürüzsüz her sanrı gibi eylemsiz, gurursuz her anka kuşu gibi heyecanlı bir gensoru önergesi bu.

ve ben gerçekten neyden söz ettiğini bilmiyorum umarım düzelirsin.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim